GÖNÜL DÜNYAMIZIN HAKİKAT GÜLLERİ: KİTAPLARIMIZ

Somuncu Baba

“Kitap denilince bizim aklımıza ilk gelen kitapların en üstünü olan Kur'anı Kerim'dir.

“Kitap denilince bizim aklımıza ilk gelen kitapların en üstünü olan Kur'anı Kerim'dir. İlahî bilginin en müstesna kaynağı da odur. Dört semavi kitabın en sonuncusu¸ hepsini içine alan Kur'an.”

Hacca ya da umre ziyaretine giden her mü'min¸ dostlarına ikram olsun diye mübarek zemzem suyundan getirir. Asırlardır kimisi¸ deri kırbalarda¸ toprak testilerde¸ kimisi ağzı lehimli tenekelerde¸ kimileri de günümüzde olduğu gibi plastik bidonlarda getirmektedir…
Bazen gümüş tepsilerde işlemeli fincanlarda ziyaretçilere sunanlar olduğu gibi¸ altın yaldızlı cam bardaklarda sunanlar da olmuştur. Hiç olmazsa bir bakır tasla da ikram edilmiştir. Sonuçta o mübarek su mü'minin dudağına değip ona hayat bahşetmiş¸ gönlüne huzur vermiştir…
Yüzyıllardır o hazineden testi testi yüreğe huzur serpen zemzem misali bereket devşiren edipler¸ şairler eserlerini o hazinenin güzellikleriyle doldurmuşlar… Kimi şiir olarak sunmuş kıymetli cevherlerini kimi mensur metinler halinde… Eskiden iki derinin arasında mürekkep yazılı metinler olarak okuyucusuna ulaşan kitaplar¸ altın yaldızlı sayfalarda¸ tezhiplenip sultanlara takdim edilmiştir. Şimdilerde iki karton kapak arısında mürettep olarak meraklı nazarlara arzı endam ediyor kitaplar¸ bilgi hazinesi kitaplarımız…
Sonuçta kitap; kutsala hizmet ediyorsa içindeki değer daha da artar¸ içindeki hazineler daha da kıymetlenir…
İlahi Bilginin Kaynağı
İşte ilâhî bilginin kaynağı da Allah'ın bitmek tükenmek bilmeyen ledün hazinesidir. Kitap denilince bizim aklımıza ilk gelen kitapların en üstünü olan Kur'anı Kerim'dir. İlahî bilginin en müstesna kaynağı da odur. Dört semavi kitabın en sonuncusu¸ hepsini içine alan Kur'an. Cebrail (a.s) vasıtasıyla Hz. Muhammed (s.a.v)'e vahyolunan. Bir kavmi değil¸ mesajlarıyla bütün insanlığı ve bütün zamanları kuşatan. Vahiy kâtipleri tarafından yazılan¸ tek nokta eksik olmayıp¸ eksilmeyecek olan¸ Allah (c.c) tarafından ebedîyete kadar muhafaza olunan. Hz. Ebubekir zamanında çoğaltılan Furkan. Onu kitap haline getirdi Hz. Osman… Onbeş asırdır çeşitli dillere çevrilerek bütün dünyaya ışık saçan nur kaynağı. Ona hürmeti en üstün şekilde tutarak yüceldi Âli Osman…
Edebî eserlerde en çok Kur'an ayetlerinden istifade edilmiş¸ iktibas yoluyla metin ya da lafız olarak zikredilmiştir. EsSeyyid Osman Hulûsi Efendi'de eserlerinde bu yolu izlemiştir. O’nun Divan'ına baktığımızda bunu açıkça görebiliriz:
Osman Hulûsi Efendi Kur'an'a olan âşinalığını şöyle dile getirir;
Bîçâre hâfız gönlümüz¸
Âyînei Rahmân bizim.
Bilsen serâpâ sînemiz¸
Hep menşedi Kur'ân bizim1
“Ey dertlerine çare bulamayan hâfız; bizim gönlümüz Hakk'ın tecelli ettiği bir âyine olduğu gibi sînemiz baştan başa Kur'an talebiyle doludur” ifadesiyle beyan etmişlerdir.
Yüz dört kitâbın sırrını yârın yüzünden okuyup
Ol mushafı hüsn ile dolmuş mağzı Kur'ân olmuşum2
beytinde ise Allah'a vasıl olan bir mürşidi kâmil olarak O'nun yüzünün güzelliğinde yüz dört kitabın hikmetini okuyup¸ Hak kelamlarının sırlarına vâkıf olup¸ sînesinin Kur'an'ın özü gibi olduğunu söylemiştir.3
Hulûsi Efendi Ramazaniyesinin bir dörtlüğünde Kur’an’ın indiği rahmet iklimi¸ mübarek Ramazan ayının ve bu ayda nazil olan ayetlerin yüceliğini şöyle işaret etmektedir:
Âyet âyet beyyinât nâzil mübârek şânına
Ey nüzûlü rahmet âyâtı fürkan merhabâ
Seyyidü'şşühûr deyu tebşîri kadretti sana
Seyyidi'lkevneyni Rusül fahri zîşân merhabâ4
Sayfalardaki Gül Kokusu
Kur'anı Kerim'den sonra bizlere Allah Rasulü’nün bıraktığı en önemli kaynak ve emanet¸ hadisi şeriflerdir. Peygamber Efendimizin mübarek kelâmından dökülen inci taneleri. Kur'an hükümlerini destekleyen¸ açıklayan ve bizzat peygamberimiz tarafından söylenmiş hadisler… Herhalükârda Kur'an'dan sonra ikinci kaynak. Onun içindir ki İslâm edebiyatının ikinci beslendiği pınar… Osman Hulûsi Efendi'de bu pınardan doya doya içmiştir. Kütüphanesindeki hadis külliyatlarının yanında gönül dünyasına nakşolmuş hakikat güllerini eserlerine de bol bol serpiştirmiştir. Buna da bir misâl Mektûbat'tan verelim. Ailesine yazdığı 23. mektuptan iki beyit:
Bir hadîsinde buyurmuş bize Fahrı Âlem
Nicedir kıymeti üm kadri peder incinme

Ümmühâtın kademi tahtı buyurmuş cennet
Öpmeğe pâyini bu müjde yeter incinme5
Peygamberimizin¸ “Cennet anaların ayağı altındadır” hadisi şerifini manzum olarak işlemiş¸ annebabaya olan hürmeti dillendirmiştir. Eserlerinde hadislerin bazen metin olarak bazen de anlam olarak sıkça kullandığını görmek mümkündür.
Kitap Dünyamız
Kur'an ve Hadisten beslenen¸ ilâhî bilgi kaynağının cevherlerini derûnunda gizleyen âriflerin eserleri de bizler için başvurulacak¸ istifade edilecek kitaplardır.
Kitaplar¸ insanlar arasında fikir¸ bilgi ve duyguların yayılmasına vesile olan kültür hazineleridir. İlim ve sanatı¸ zekâ ve kültürü dünden bugüne olduğu kadar evrensel boyutlara da taşıyan bu hazineler¸ bütün insanlığın paylaştığı bir medeniyet tecrübesinin kapısıdır.
Öyle kitaplar vardır ki¸ milletlerin öz kültürlerinin eseri olmak üzere nesillere hiç zedelenmeyecek bir kimlik bağışlar. Bunlar¸ uzun yıllar¸ hatta asırlar boyunca zevk ile okunup istifade edilirken bir milletin toplum olma ruhunu da şekillendiren eserler olmuştur. Türk medeniyetinin bu sınıfa girecek eserleri ve kültürünün temel taşları olan bütün o eski kitaplar¸ şimdi taş duvarların soğuk ve rutubetli ortamında¸ yan yana istiflenmiş olarak bir okuyucunun merhabasını beklemektedir. Bizi biz yapan¸ her şeyiyle biz olan ve bizim olan bu eserler¸ maalesef kütüphanelerin sıkıcı dünyasından dışarı taşamamakta¸ onca olumsuzluğa rağmen geçmişten geleceğe uzanabilmek için direnip durmaktadır. Bir yanda alfabe değişikliği¸ diğer yanda dile yapılan gayri tabiî müdahaleler zinciri altında bırakılması¸ her geçen gün biraz daha tarihe gömülmeye mahkûm olan bütün bu kitapların¸ bir an evvel genç nesillere tanıtılmasını ve yeniden okuyucu ile buluşturulmasını zarurî kılmaktadır. Nesiller arasında meydana gelmiş bulunan kopukluğun giderilmesi¸ kendisini tanımadan yabancı kültürlere kapılan nesillerin yozlaşmadan kurtarılması ve hatta yerli kültürümüzün¸ bütün insanlığın ve medeniyet dünyasının ortak malı olmak üzere¸ milletlerarası ilim ve sanat ortamına sunulabilmesi için bu tür eserlerin¸ artık kütüphane raflarından indirilmesi gerekmektedir. Nesiller arasında manevî bir bağ oluşturacak bu eserlerin bilhassa gençlere sunulması¸ devlet politikası haline gelmesi gereken bir kültür meselesidir.6
Asırlardır İslâm coğrafyasında¸ Anadolu'da Mevlâna'nın Mesnevî'si¸ Muhyiddini Arabi'nin Fütuhat ve Füsus'u¸ Sa'dîi Şirazi'nin Bostan ve Gülistan'ı¸ Abdurrahman Câmî'nin¸ Baharistan'ı¸ Eflakî'nin MenakıbülArifin'i¸ Feridüddin Attar'ın MatıkutTayr¸ ve Pendnamesi¸ Niyazi Mısrî'nin eserleri¸ Muhammediye¸ Ahmediye¸ Battalnâme başta olmak üzere daha adını sayamadığımız eserler okunup¸ hatta ezberlenip dilden dile anlatılıp aktarılmıştır. Bizim insanımız bu eserlerin anlatılmasıyla beşiklerde ninni olarak uyumuş¸ bu öğütlerin¸ menkıbelerin¸ hikmetlerin sohbetleriyle büyümüştür. Onun için her mutasavvıfın sohbetinde¸ her tekke ve divan şairinin eserinde¸ her yazılı metnin içinde bu hikmet deryalarından damlalar bulunmaktadır. Gönül dünyamızın hakikat gülleri olarak herdem bizim gönül iklimimizde gül rayihaları ile açılmaktadır kitaplarımız.
Gül neslinden olan Osman Hulûsi Efendi'nin; hayat kaynağımız¸ arasında gül yapraklarını kuruttuğumuz kitabımız Kur'an’dan¸ gül kokulu Peygamberimizin gül dudaklarından dökülen gül rayihalı sözlerinden¸ bize cennetin sekiz kapısını açan güzel kokulu çiçek bahçelerinden¸ cennet esintilerinden sunduğu gül demetleri; Divan¸ Mektûbat ve Hutbeler'inde deste deste durmaktadır.
Güle gönül verelim¸ gül destelerini derelim…

DİPNOTLAR

1 Ateş¸ EsSeyyid Osman Hulûsi¸ Dîvânı Hulûsii Darendevî¸ c.1¸ s. 237¸ Ankara¸ 1997.
2 Ateş¸ Dîvân¸ c.1¸ s. 199.
3 Bkz. Palakoğlu¸ İsmail¸ Gönüller Sultanı EsSeyyid Osman Hulûsi Efendi¸ s. 204¸ II. Baskı¸ Ankara¸ 2005.
4 EsSeyyid Osman Hulûsi Efendi’nin Ramazaniyesinden.
5 Ateş¸ EsSeyyid Osman Hulûsi¸ Mektûbatı Hulûsii Darendevî¸ s.6¸ Ankara¸ 1996.
6 Hasan Ali Kasır¸ Seyrani¸ s. 8¸ Timaş¸ İst¸ 2001.

Sayfayı Paylaş