DARENDE'DEKİ GÖNÜL MEDENİYETİ HAKKINDA NE DEDİLER?

Somuncu Baba

"Bu beldenin toprağı¸ emanet edilene sahip çıkan sağlam bir imanı temsil ederken¸ her dem aydınlık saçan fikirleri bakınız¸ ülkemizin sınırlarını da aşarak dünyaya yayılmaktadır. İşte onların manevî hayatlarının devam ettiğinin en büyük işareti bu faaliyetlerdir. Somuncu Baba'nın ismi unutulmamıştır¸ fikirleri unutulmamıştır; canlı olarak ismi de fikirleri de yaşamaktadır."


Gönül iklimimiz; gönül dünyamızı yüzünün nuruyla¸ sözünün sürûruyla ışık ışık donatan¸ gönül sultanlarının hayatlarını¸ fikirlerini ve eserlerini tanımak suretiyle genişler.


Yaşadığı asra hizmet¸ gönüllere muhabbet mührünü vuran mürşid-i kâmiller bıraktıkları eserlerle¸ daha doğrusu¸ ölümsüzlük sırrına eren eserleriyle canlı olarak aramızda yaşamaktadırlar.


Onlar ciddi bir manevî eğitimden geçerek kâmil bir insan olarak yetişmişler ve insanları kemal sıfatlarıyla olgunlaştırmak için gönül kazanmışlardır. “Gönül Medeniyeti”ni bu şekilde inşâ etmişlerdir.


Bizim gönül medeniyetimizin esası¸ sevgi ve aşktır. Allah'ın yarattığı her varlığı kutsal bilip¸ yaratılanı Yaratandan dolayı sevmek inancı gönül medeniyetinin temel felsefesidir. Gönül mimarları¸ gönül medeniyetini muhabbetle inşâ etmişlerdir.


Bugün insanlık âlemi işte bu gönül medeniyetini kuracak¸ gönül mimarlarına muhtaçtır.


Hulûsi Efendi ve Gönül


Hulûsi Efendi Hazretleri ilim ve irfan adamı idi. Gönül medeniyetini ilim¸ adalet¸ sevgi¸ rahmet¸ hoşgörü¸ şefkat gibi eskimeyen evrensel değerler üzerine inşa etmişti. Göz kamaştırıcı eserleriyle tarihe imzasını atan¸ önce gönüllere hitap eden¸ gönüllere değer veren bir mürşid-i kâmildi.


Medeniyetle “gönül” arasında sıkı bir bağ ve bütünlük vardır. İnsan gönlü keşfettikçe¸ gönle değer verdikçe medenileşmiştir. “Âlemden maksat âdemdir¸ âdem ise gönülden ibarettir.” sözüyle ilahî tecelli yeri olan gönlün kudsiyetine işaret edilmiştir. Hulûsi Efendi¸ Dîvân'ındaki bir beyitte şöyle buyurur:


Demişlerdir gönüldür Kâ'betu'llâh


Nazargâh-ı Hudâşâzı gönüldür


Şiir dünyamızda; gönül kırmak Allah'ın evini (Beytullâhı) tahrip etmek¸ gönül yapmak da Kâbe inşâ etmek olarak tavsif edilmiştir.


Anı bir kimse taş urup yıkarsa


Denir yık Kâ'be'yi yıkma gönüldür


Halis bir gönlün sahibi olan insan da elbette yücedir¸ değerlidir. Eşref-i mahlûkat olan insan¸ âlemin seçilmişi¸ kâinatın göz bebeğidir. Hakikat denizinden inci mercan toplayan bir dalgıçtır:


Hulûsî'yâ hâs gerek


Bahrine gavvâs gerek


Gönülde ihlâs gerek


Gönül yâra yâr olur


Benîâdemin asıl yüceliği¸ “Yere göğe sığmadım da inanan kulumun gönlüne sığdım.” mealindeki kudsî hadisin sırrına mazhar olmasıdır. Gizli hazineyi içinde barındırmasıdır. İşte bu gerçeği bizlere fısıldayan iki beyit:


Nüsha-i kübrâ demidir âdemin


Âdemi bil âdem ol âdem gönül



“Küntükenz”in mahzeni zâtındadır


Bil Hulûsî sırrın olma kem gönül


Gönül ilahî tecellinin merkezidir. Gönül daima nefs ile mücadele içerisindedir. Manevî açıdan yetişen insanlar¸ maddenin hâkimiyetinden kurtularak¸ gönülle işbirliği yaparlar.


Şeyh Hamid-i Veli Camii¸ Cumhuriyet döneminde¸ 1945 yılında¸ Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri'nin imamete geçmesiyle de esaslı bir tamirat görmüştür. 1945'li yıllarda Hazret'in caminin ihyası için yazdığı manzumeyi birlikte okuyalım:


Şeref-i memleket Şeyh Hâmid


Ya'ni ol Hazret-i Avn-i Mâcid


(Memleketin manevî övüncü¸ beldemize şeref veren Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri'nin burada bulunması bizim için en büyük lütuftur. Onun ismi kadar yüce himmeti vardır.)


Mekânların şerefi içerisindekilerin şerefi ile doğru orantılıdır. Yani Şerefi'l-mekân bi'l-mekîn.”dir. Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri'nin burayı yurt olarak seçmesi ve buranın onun son istirahatgâhı olması¸ Darende ve civarı için ayrı bir övünç kaynağıdır. Yukarıda bahsettiğimiz şehirlere can veren bir merkez olması hasebiyle Osmanlı Devleti dönemindeki bir müfettiş şöyle demektedir:


Tohma Nehri misl-i kevser¸ şehr içinde cârîdir


Zikr-i tesbîh-i Hüda¸ mânâ anların kârıdır



Feyz-ü menbadır o su¸ içse kalbin arıdır


Şeyh Hamid-i Velî gibi¸ Şahı var Dârende'nin


Evlatlarının yüzyıllardır yapmış olduğu hizmetler¸ özellikle son 50-60 yıldır yapılan tanıtım faaliyetleri o mübarek zatın ismini yüzyıllar ötesine taşımakta¸ ziyaretçiler ruhaniyetinden feyiz almaktadır.


H. Hamidettin Ateş Efendi¸ bu hususta şu önemli tespitlerde bulunmuştur:


Gönül Medeniyeti


“Somuncu Baba Hazretleri'nin Darende'de bulunması¸ Darende ve bölge için bir lütuf¸ bir ihsan-ı ilahîdir. Yerin şerefi oturanın şerefi iledir¸ bu toprakları şereflendirenler de yüce neseb-i Rasûlullah'a (s.a.v.) mensup olan zevatlardır. İlçemizi¸ maneviyatları ile güzelleştirip yaşanılabilir hâle getirenler¸ Somuncu Baba'lar¸ Hulûsi Efendi'lerdir. Bu zevat-ı kiramlar Darende'de olmasalardı Darende'nin diğer ilçelerden bir farkı olmazdı.


Onlar bu mekânı şereflendirmiş¸ bu vadiye hayat vermiş¸ canlılık katmışlardır. Manevî hayatiyetleri devam ettiği için¸ asırladır yüzbinlerce insan¸ onu ziyaret etmekte¸ adeta evlatlarında vücut bulmuş manevî şahsiyetiyle müşerref olmaktadır. Bu beldenin toprağı¸ emanet edilene sahip çıkan sağlam bir imanı temsil ederken¸ her dem aydınlık saçan fikirleri bakınız¸ ülkemizin sınırlarını da aşarak dünyaya yayılmaktadır. İşte onların manevî hayatlarının devam ettiğinin en büyük işareti bu faaliyetlerdir. Somuncu Baba'nın ismi unutulmamıştır¸ fikirleri unutulmamıştır; canlı olarak ismi de fikirleri de yaşamaktadır.


Bizlere emanet etmiş olduğu vakfı ve hizmet ideali¸ Allah'a binlerce hamdolsun¸ en iyiye ve en güzele doğru sağlam ve emin adımlarla yürümekte¸ hizmetlerimiz dalga dalga genişlemektedir. Vakfımızın yurt içinde ve yurt dışında yürütmüş olduğu sosyal ve kültürel faaliyetler¸ gönül dostlarımızın destekleriyle her geçen gün artmaktadır. Biz de daha çok insana ulaşmak¸ hizmet götürmek¸ daha çok insanın gönlünü kazanabilmek¸ ‘Gül ve Gönül Medeniyeti'nin tesisi için bütün gücümüzle çalışmaktayız.”


Sadırdan Satıra Dökülenler


Şimdi de¸ çeşitli vesilelerle Somuncu Baba Külliyesi'ni ziyarete gelenlerin “Ziyaretçi Özel Defterine” yazdıkları satırları birlikte okuyalım. İlk olarak Somuncu Baba Hazretleri'nin oğlu Yusuf Hakiki Baba'nın torunlarından olan Sadi Somuncuoğlu Bey'e kulak verelim:


“Somuncu Baba ve Osman Hulûsi Efendi'yi anmak üzere düzenlenen faaliyetlere katılmak üzere¸ bu güzel şehir Darende'ye ikinci defa geliyorum. Burada gördüğüm göz kamaştırıcı hizmetler karşısında büyük bir memnuniyet duydum. Maddî ve manevî yönden ne güzel hizmetler yapılmış. Bu manevî merkezin bütün Türkiye'ye uzanan hayırlı tesirlerini¸ insanlarımızın yollarını aydınlatan sonuçlarını gördüm.


Hizmeti geçenlere¸ başta Hamid Hamidettin Efendi olmak üzere¸ teşekkürlerimi sunarım. Allah hepsinden razı olsun.”


Sadi Somuncuoğlu


20 Haziran 2009


2011 yılının Mart ayında Darende'ye koro üyeleriyle bir ziyarette bulunan İstanbul Tarihî Türk Müziği Topluluğu Müdürü Ömer Tuğrul İnançer; Darende'de Somuncu Baba Külliyesi ve civarındaki yerleri ziyaret edip¸ buranın ayrı bir manevî atmosferi olduğunu ve herkesi etkilediğine işaret ettikten sonra: “Bu üçüncü ziyaretim¸ her bir gelişimde ayrı bir haz duyuyorum. Özellikle Hulûsi Efendi Vakfı'nın örnek hizmet ve çalışmalarıyla mükemmel bir ortama dönüşen Darende¸ güzellikleriyle dünyadaki cennet köşesidir. Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi'nin maneviyatı¸ günümüzde Hamidettin Ateş Efendi'nin öncülüğünde ışıklar yaymaya devam etmektedir. Her gittiğimiz yerde¸ güzel iş ve hizmetlerden bahsederken hep burayı örnek gösteriyoruz.” dedi. İnançer¸ sonra da deftere şu notları düştü¸ imzasıyla:


“Hulûsi Efendi Hazretleri¸ cedd-i emcedi Fahr-i Kâinat Efendimiz'ehayrü'l-hafîd olduğu gibi¸ Hamid Efendi Hazretleri de¸ hafîd-i Hamid olmuş. Barekallah… Maşallah…


Vakfın çalışmaları gönül imarı hedefinde… Bina fâni¸ insan dünyada fâni ama ba'de'l-mahşer bâki. İşte bu vakıf bakî hizmet ifa ediyor. Tebrik etmek haddimiz değil; ancak şükranlarımızı arz ederiz.


Belli ki Allah muîn. Rasûl-i zişân-ı şefaatkâr ve Hamideddin-i Veli Efendimiz ve cümle evliyâ mededkâr… Himmet niyaz ederek… (Kelâmın sonu gelmiyor…)”


20 Mart 2011 / Ömer Tuğrul İnançer


Gönül Dünyasında Güzel Nakışlar


Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri'ni ziyaret eden herkesin gönül dünyasında güzel nakışlar kalmıştır. İşte onun şahitlerinden birisinin ziyaretçi defterine yazdığı notlardaki samimiyeti:


“Tasavvuf dünyası hakkında ilk defa 1985 yılı sonlarında¸ Darende'de büyük İslâm âlimi Osman Hulûsi Efendi Hazretleri'yle tanışarak bilgi sahibi oldum. Vefatına kadar yanı başında defalarca yemek yemek¸ ikram ettiği çayları tatmak emsalsiz bilgi ve yüksek tevazuu ile yanında bulunmuş olmaktan dolayı kendimi şanslı saymaktayım.


Başlattığı vakıf hizmetlerinin ve yayınların çok büyük gelişme kaydetmesi¸ kendisinin ne kadar yüksek bir değerde olduğunun bir işaretidir. Sohbetlerini¸ Cuma günü hutbelerini hayatımın güzel anları olarak daima hatırlıyorum.


Tüm insanları en güzel şekilde kucaklayan¸ onlara moral veren¸ engin anlayışı ile gönüllerde taht kuran merhum Osman Hulûsi Efendi ile tanışmış ve kendisi ile görüşebilme şansını elde edebilmiş olmayı¸ Yüce Rabb'imin bir ikramı olarak kabul ediyorum. Kendisinin imzalayıp verdiği Nasihat kasidesi hayatımı düzenlememde çok büyük yol gösterici olmuştur. Attığı hizmet adımlarının dalga dalga büyüyerek devam etmesi toplumumuz için bir şanstır.


Yüce Rabb'im¸ sırrını yüceltsin. Maneviyatından nasiplenmemizi sağlasın. Hürmetlerimle…”


21.05.2012


Necdet Kırceylan


1985-1990 yılları TZDK Bölge Müd./Malatya


“Bismillahirrahmanirrahim


Evliyanın büyüklerinden Somuncu Baba'nın kabr-i şerifini ziyaret etmenin mutluluğu ve huzurunu idrak ettim.


Büyüklerin himmet ve bereketinin¸ ümmet-i Muhammed(s.a.v.)'in üzerinde olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim.”


30 Ekim 2013


Abdulhamit Kayıhan OSMANOĞLU


2. Abdulhamid Han'ın 4. kuşak torunu.


H. Hamidettin Ateş Efendi¸ Hulûsi Efendi Hazretleri'nin sanat ve estetiğe verdiği önemi şöyle açıklıyor:


“Hulûsi Efendi Hazretleri sanata¸ sanatçıya¸ sanatkâra çok önem verirdi. El emeğine¸ alın terine değer verirdi. Bir dönem¸ gençlik yıllarında kendisi de esnaflık yapmış¸ marangozluk sanatıyla meşgul olmuştu. On ikiye yakın sanatının olduğunu söylerler. Bunlardan hatırımda kalanlar¸ kitap ciltlemek¸ mühür kazımak¸ şiraze örmek¸ marangozluk¸ köşkerlik¸ hurûfat baskısı gibi sanatları olmuştur. Özellikle estetiğe dikkat eder¸ bir eser yaptıracağı zaman en güzel ustaları itina ile seçer¸ gider arar bulur ve onlara yaptırır¸ emeğinin karşılığını da kat-be-kat vermeye itina gösterirdi. Yaptığı eserlerin sanat ve estetik yönünü en güzel şekilde ön plana çıkarmak için teknik insanlarla istişare eder¸ en güzel eserleri ortaya çıkarırdı. Bu durum¸ Hulûsi Efendi Hazretleri'ne bir Allah vergisi idi. Kendisi Dîvân şairi olduğu için şâirâne bir ruh yapısına ve estetik anlayışa sahip olduğu düşünülebilir. Ayrıca bir mürşid-i kâmil olarak mükemmel bir anlayış ve hizmet felsefesi vardı.”


Babasından ve yüce ceddinden tevarüs eden zarafet¸ nezâket ve sanat anlayışı ile estetiği günümüz şartlarında geniş bir ufukla yorumlayan H. Hamidettin Ateş Efendi'nin yaptığı¸ yaptırdığı¸ yapımına vesile olduğu eserleri görenler hayranlıklarını gizleyemezler. Şimdi de bu hususa işaret eden birkaç notu birlikte okuyalım: (Bu arada Kenan Işık Bey'e sıhhat ve şifa dileyelim.)


“Anadolu'nun kadim kültürünün en değerli yörelerinden biri¸ benim için en değerlisi Darende ve Darende'yi Darende yapan ölümsüz Hulûsi Efendi Külliyesi'ni bir kere daha ziyaret ederek günün kalabalığı içinde kirlenen ruhumu yıkamak istedim.


Her gelişimde olumlu anlamda değişen¸ farklılaşan bu külliye ve çevresinin her yıl artan ziyaretçileri ile bir yaşam biçimine dönüşmüş olması¸ canlılığı ile yine benzerlerinden ayrılıyor.


Kadim Anadolu ve İslâm kültürünün en değerli temsilcilerinden biri olan Hulûsi Efendi Hazretleri'nin mirasına sahip çıkan¸ onu koruyup kollayan ve gelecek nesillere bırakanlara başta Hamidettin Efendi olmak üzere selamlar¸ saygılar…”


Y. Kenan Işık


18 Haziran 2010


“Böyle bir külliyeyi insanlığın hizmetine sunduğu için Allah'a şükreder¸ yapanlara teşekkür ederim.”


Tunç Başaran / Yönetmen


21 Kasım 2013


“Burasını görmeme vesile olan arkadaşıma teşekkür ediyorum. Beni çok etkiledi. Mimarisi¸ güzelliği¸ temizliği ve uhrevî havası hiç aklımdan çıkmayacak.


İlk fırsatta yine gelmek umuduyla…”


Sevin Okyay / Sinema Eleştirmeni


“Somuncu Baba Külliyesi'ne ‘ilk' gelişim ama ‘son' olmayacağı kesin. Büyüleyici bir ortam. Bu havayı solumaktan mutluyum. Böylesine mükemmel bir türbenin ziyaretçisi olmak ayrıcalık. Müzesiyle¸ türbe bölümüyle¸ kütüphanesiyle unutulmayacak izler bıraktı bende.


Emeği geçen herkese ve bizleri güler yüzle ağırlayan Darendeli dostlarımıza teşekkürlerimle…”


21 Kasım 2013


Canan Tan / Yazar


Malatya'da düzenlenen Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali için gelen sanatçı grubu ile¸ yukarıda görüşlerini paylaştığımız sanatçıların beraberinde sanat dünyasının başka önemli sîmaları da vardı. Onlar da Somuncu Baba Külliyesi'ni gördüklerinde hayret ve hayranlıklarını belirttiler. Sinema sanatçısı Bulut Aras şunları söyledi: “Yurt dışına gittiğimizde zaman zaman Hıristiyanların mabedlerini ziyaret eder¸ temizlik ve tertiplerini görünce¸ bizim ülkemizdeki camilerin¸ dinî yapıların da¸ İslâm'ın ruhunu yansıtan¸ temizliğini¸ düzenini insanlara görsel olarak gösteren yerler olması gerektiğini hep içimden geçirirdim. Bugün artık gönlüm rahat ve huzurluyum. Ülkemizdeki camilerden¸ türbelerden biri olan Somuncu Baba Külliyesi'ni görünce ruhum ferahladı. Dinimizin yüceliğini¸ temizliğe verilen önemi¸ tertip ve düzeni burada gördüm. Demek ki¸ bizim ülkemizde de¸ mabedlerimiz bakımlıymış ve estetik açıdan hâlen güzelliklerle bezenmekte imiş. Sadece tarihî yapılarda değil yeni yapılarda da estetik ruh¸ İslâm'ın gönül medeniyeti inşa ediliyor¸ yaşatılıyormuş… Elhamdülillah dedim.”


Ziyaretçi Defterinden Notlar


“Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ahfadından Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri'nin ve mübarek dedeleri Somuncu Baba Hazretleri'nin¸ diğer Allah dostlarının manevî feyiz ve bereketlerinin yakinen hissedildiği Darende'de bulunmayı nasip ettiği için Yüce Rabbime sonsuz hamd ü senalar ediyorum.


Cenab-ı Hak bizlere dostlarının ahlakıyla ahlaklanmayı¸ onlar gibi yüce dinimize hizmet edebilmeyi nasip eylesin inşallah.


Bu güzel beldemizin daha da güzelleşmesine emek veren¸ başta Osman Hulûsi Efendi Vakfı Başkanı Muhterem Hamidettin Ateş Hoca'm olmak üzere¸ bütün gönül dostlarına kalbî teşekkürlerimi arz ediyor¸ kendilerine nice güzel çalışmalar yapabilmelerini nasip etmesini Allahu Teâlâ'dan niyaz ediyorum.”


14.12.2013


Mustafa Erkan / Sinop İl Müftüsü


“Hulûsi Efendi Vakfı'nı ve Somuncu Baba'yı bugün ziyaret etme bahtiyarlığına sahip olmanın heyecanını paylaştım. Vakfın hizmetlerini takdirle karşılıyorum. Cami ve etrafının çok temiz ve düzenli olması bizleri çok sevindirmiştir. Buna hizmet eden¸ buna vesile olan herkese teşekkür ederim. Katkıda bulunanlardan Allah razı olsun dileğimle…”


Mahmut Demirtaş


Adıyaman Valisi


“Peygamberimizin soyundan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri'nin ve dedesi Somuncu Baba Hazretleri'nin maneviyatının dolu dolu hissedildiği bu feyizli mekânda bulunmaktan dolayı çok mutluyum.


Yüce Rabb'im buranın feyzini¸ maneviyatını¸ huzurunu her zaman kalbimizde hissettirsin. Buradaki bu güzel insanların çalışmalarını arttırarak devam ettirsin.”


20.07.2014


Fatih Mehmet Erkoç


K. Maraş Büyükşehir Belediye Başkanı


Gönül Samimiyetini Yakinen Hissetmek


“Darende Somuncu Baba Külliyesi'ni ziyaret etmekten gayet memnun oldum. Anadolu erenlerinin bulunduğu Malatya'mızda böyle bir manevî değerin bulunduğu mekânın bakımlı¸ tertipli ve düzenli bir şekilde insanlarımıza hizmet vermesi¸ gönüllere huzur katması kültür ve medeniyetimiz açısından gayet önemlidir. İnsanların akın akın geldiği bu cazibe merkezinin ruhlara dinginlik veren bir atmosferinin olduğunu bizzat müşahede ettim.


Somuncu Baba'nın ekmeklerinin ruhları doyuran lezzetini¸ Osman Hulûsi Efendi'nin hoşgörülü ve aydınlık fikirleriyle bu külliyeye hayat veren Mütevelli Heyet Başkanı H. Hamidettin Ateş Bey'in tebessümlü yüzünü gören her ziyaretçi bu mekândaki gönül samimiyetini yakinen hissetmektedir. Bu nedenle¸ bize gösterilen alaka ve misafirperverlikten dolayı müteşekkirim.


Anadolu'da manevî değerlerin diri ve insanlık hizmeti için gayret gösteren bir faaliyet içerisinde olduğunu görmek isteyenler¸ gelip burada doğal ve manevî güzelliklerin bir bütün olarak Darende Somuncu Baba Külliyesi'nde birleştiğini bizzat görebilirler.


İlim ve irfan kenti Darende'de olmaktan dolayı mutluluğumu ifade eder¸ çalışmalarınızda başarılar dilerim.


Selam ve sevgilerimle…”


19 Ekim 2014


Süleyman Kamçı


Malatya Valisi


“Çok güzel ve nadide ilçenizi ziyaretim sırasında çok etkilendim. En içten şükranlarımı sunar¸ başarılar dilerim. Somuncu Baba Türbesi ve şehir müzesi yetkililerine de saygılarımı sunarım. Zengin geçmişinizle gerçekten övünmeniz gerekiyor. Kosova ve Türkiye halkları birbirine karşı dostluk hissine sahiptirler. Kosova ile Darende halklarının birbirlerini daha yakından tanıyacağını ümit ediyorum.


En içten şükranlarımla…”


4 Nisan 2015


Avni Spahiv


Kosova Ankara Büyükelçisi


“Malatya'da gördüğümüz inanılmaz misafirperverlikten sonra Malatyalı dostlarımız Darende'ye de uğrayalım dediler. İtiraf etmeliyim ki¸ Malatya'ya gelişimiz sırasında Darende'den geçerken burası bir şehir olarak çok fazla dikkatimi çekmemişti.


Aman ya Rabb'im¸ ne güzel bir yer böyle! Güzelliğini saklamış bu şehir. Mütevazı insanlarıyla gezdiğimiz bu yerlerin¸ buranın çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini düşündürdü bana. Manevî değerler ile doğal güzelliklerin buluştuğu bu yere daha çok önem verilmeli. Ben bir birey olarak burayı anlatacağım dostlarıma. Güzel şeyler paylaşınca çoğalır¸ tıpkı dostlukların paylaşılınca çoğalması gibi…”


4 Nisan 2015


Güner Ureya


Kosova Cumhuriyeti


Ankara Büyükelçiliği Elçi/Müsteşar


“Manevî huzurunda eriştiğimiz bu sükûn atmosferini bize bahşeden¸ böylesi bir maneviyat yoğunluğunu sağlayan bu yüce gönül önünde saygıyla eğiliyoruz.


Darende'yi ve Malatya'yı aşan bir aklın ve estetik anlayışın hâkim olduğu bu vadiyi inşa eden idrak¸ inşallah bu sınırları aşarak gönül mimarisini fizikî mimariye inşa eder temennisi ve hayranlığıyla gözlerimiz arkada¸ derin iç huzuru ve mesruriyetle bedenen ayrılıyoruz. Hayranlık ve dua ile…”


17.05.2015


Nurettin Yaşar / Mustafa Erdoğan

Sayfayı Paylaş