BİR BAYRAM COŞKUSU BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ ANMA MERASİMİ

Somuncu Baba

Bir bayram coşkusuyla¸ sabahın erken saatlerinde geceden otobüslerle veya özel araçlarıyla yola çıkmış binlerce insan Darende Somuncu Baba Külliyesi'ne doğru akın akın geliyor… Yüzlerde tebessüm¸ gönüllerde sevinç… Herkes selamlaşıp¸ hâl hatır soruyor birbirine… Bayramlaşmaya gelmiş bir ailenin fertleri gibi… Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Hazretleri'nin gönül çağrısına¸ davetine icabet için 18 Temmuz 2015 Cumartesi¸ Ramazan Bayramı'nın ikinci günü Darende'de birleşiyor muhabbetli gönüller… Vakıf Mütevelli Heyet Başkanı Muhterem H. Hamidettin Ateş E


Bir bayram coşkusuyla¸ sabahın erken saatlerinde geceden otobüslerle veya özel araçlarıyla yola çıkmış binlerce insan Darende Somuncu Baba Külliyesi'ne doğru akın akın geliyor… Yüzlerde tebessüm¸ gönüllerde sevinç… Herkes selamlaşıp¸ hâl hatır soruyor birbirine… Bayramlaşmaya gelmiş bir ailenin fertleri gibi… Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Hazretleri'nin gönül çağrısına¸ davetine icabet için 18 Temmuz 2015 Cumartesi¸ Ramazan Bayramı'nın ikinci günü Darende'de birleşiyor muhabbetli gönüller… Vakıf Mütevelli Heyet Başkanı Muhterem H. Hamidettin Ateş Efendi'nin misafiri olarak karşılanıyorlar¸ misafir ediliyorlar¸ kendilerine ikramlarda bulunuluyor. Darende Belediye Başkanı Dr. Süleyman Eser de¸ organizasyonun ev sahiplerinden biri olarak uzaktan yakından programa katılan resmi protokolü ve gönül dostlarını karşılıyor¸ Vakıf Başkanı'mızla birlikte…


Bugün Kutlu Bayramız


Saat 9.00'u biraz geçtikten sonra¸ bütün haşmetiyle¸ Somuncu Baba'nın gönül çadırında¸ Hulûsi Efendi'nin muhabbet otağının altında sıra sıra dizilen canlar¸ bu manevî iklimin havasını teneffüs ederken¸ Hafız Fatih Çollak Bey'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle gönüller inşirah buluyor. Sunucu Fatih Kerimoğlu da Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî'den bir dörtlükle hem gelenleri selamlıyor hem de bayram coşkusunu dillendiriyor:


Seyyid Hulûsi namımız


Sabah oldu akşamımız


Bugün kutlu bayramız


Gelin dostlar bize gelin


Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Demir açılış konuşmasında çok önemli hususlara değinerek şunları dile getiriyor:


“Çifte bayram yaşadığımız bu mübarek günde¸ Allah dostlarına ev sahipliği yapan bu mübarek mekânda ve onların mânevî huzurunda¸ Türkiye'nin uzak yakın birçok ilinden¸ ilçesinden köyünden¸ alperenler diyarı¸ Osmanlı mirası Bosna Hersek'ten gelen gönül dostlarımızla birlikte bu güzel atmosferde Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Hazretleri'ni anmak amacıyla bir araya geldik. Programımızın hayırlı olması ve hayırlara vesile olması niyazıyla hepinizi saygıyla selamlıyor¸ hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum.


Aslında Vakfımız¸ Hz. Peygamber (s.a.v.)'den günümüze kadar; asırlardır devam eden temiz silsilesinin günümüzdeki tezahürü olarak¸ kurumsal bir inkişafla insanlığın ümidi¸ kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda Vakfımız¸ bütün faaliyetlerini¸ yaptığı her hizmeti Allah'ın rızasını gözeterek gerçekleştirmektedir. Gül nesli;  geçmişte olduğu gibi¸ günümüzde de insanlığa hizmet misyonunu yerine getirmekte¸ yaratılanı Yaratan'dan ötürü sevmek şuuruyla hizmetlere ciddi ve titiz bir şekilde devam etmektedir.


Vakfımızın başlıca hizmet alanları hakkında özet bir bilgiyi arz etmek istiyorum. Vakfımız¸ başta eğitim olmak üzere¸ sosyal yardımlar¸ kültürel faaliyetler¸ tarihî eserlerin ihyası¸ sağlık alanındaki hizmetler¸ ihtiyaç duyulan alanlara inşa ettirdiği sosyal tesisler¸ dinî ve mânevî değerlerin korunması ve yeni nesillere aktarılması¸ çevreyi koruma ve güzelleştirme çalışmaları¸ şefkat gülleri tarafından tertip edilen kermesler gibi ciddi hizmetler sunmaktadır.


Vakfımızın hanımlar komisyonu olarak görev yapan Şefkat Gülleri¸ büyük bir fedakârlık ve gayretlerle¸ ülkemizin birçok il ve ilçesinde el emeği göz nuru kermesler düzenlemektedir. Bu kermeslerden elde edilen gelirler gerek eğitim faaliyetlerinde gerekse sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi öğrenci ve ailelere Vakfımız aracılığıyla ulaştırılmaktadır.


Eğitim alanında; ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar verilen burslar¸ başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin faydalandığı yurtlar ve özel okullar¸ Bosna Hersek gibi yurtdışından ülkemize getirilerek eğitimlerine destek olunan öğrenciler ilk anda akla gelenlerdir.


Sosyal yardımlar denildiğinde¸ Ramazan ayı başta olmak üzere yılın her ayında muhtaç kişi ve ailelere yapılan gıda yardımları¸ sıcak yemek yardımları¸ kılık kıyafet bağışları¸ kurban kesimi ve et dağıtımı dikkat çeken hizmetler olarak öne çıkmaktadır.


Tarihî eserlerin restorasyonu alanında¸ Darende'mizde ihya edilmemiş bir tarihî eser kalmamıştır. Halen bakım ve onarımları hassasiyetle gerçekleştirilmektedir.


Ankara¸ Konya¸ Sivas¸ Amasya¸ Elbistan¸ Karabük¸ Samsun ve birçok yerde vakfımızın öncülüğünde¸ gönül dostlarımızın bağış ve katkılarıyla¸ sosyal tesisler inşa edilmiş ve hizmete sunulmuştur. İnşaallah¸ bugün temel atma törenini gerçekleştireceğimiz Darende Sosyal Tesislerimiz en yeni ve en güzel sosyal tesisimiz olacaktır.


Çevre çalışmaları kapsamında¸ Darende başta olmak üzere¸ birçok il ve ilçede yaptığımız ağaçlandırma ve yeşil alan çalışmaları sayesinde¸ güzel yurdumuzun daha yeşil ve yaşanılır bir ortama kavuşmasına katkı sağlamaktayız.


Elbette bu özetini sunduğum çalışmaların tamamı¸ Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız  Hamid Hamidettin Ateş Efendi'nin önderliğinde “Her canlıya hizmet” düsturu çerçevesinde planlı ve programlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Huzurlarınızda kendilerine kalbi şükranlarımızı ve hürmetlerimizi arz ediyorum. İleri ufuklara bakan¸ geleceği mazideki köklerimizle inşa etmeyi hedefleyen¸ birçok hayrî hizmetle birlikte¸ bu Külliye'nin böylesi güzel hâle gelmesi¸ Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Muhterem H. Hamidettin Ateş Efendi'nin gönlündeki güzelliklerin hizmetlere bir yansımasıdır. Bizler aslında her eserin her taşında¸ her güzel gönlün nakışında bu güzellikleri görebiliriz.”



Hulûsi Efendi'nin Mamur Ettiği Darende


Darende Belediye Başkanı Dr. Süleyman Eser ise hizmetlerin dahi iyi anlaşılabilmesi için farklı bir pencere açıyor dinleyicilerin ufkuna:


“Peygamber vârisi olan Hak dostları¸ iyilik¸ insan eğitimi ve davranış mükemmelliğinin zamanlara yayılmış zirveleridir. Yani onlar¸ Hazreti Peygamberi ve ashâbını görme şerefine nâil olamayanlar için¸ örnek alınacak yüksek şahsiyetlerdir. Hak dostları¸ içinde bulundukları her muhit için rahmet ve bereket vesilesidirler. Toplumun bütün kesimlerine rahmet saçan bir şefkat ve muhabbet membaıdırlar. Gönülleri bütün mahlûkatı kucaklayan bir dergâhtır. Toplum için sanki bir mânevî rehabilite merkezleridir. Ayrıca onlar¸ imân ehli için bir mıknatıs gibi câzibe merkezi hâlindedirler. Zira Cenâb-ı Hak¸ kendi ahlâkıyla ahlâklanmış olan bu sâlih kullarını sevmiş ve sevdirmiştir.


Asırlardır Şeyh Hamid-i Veli/Somuncu Baba Camii'ni ayakta tutan ruh; saf iman¸ tertemiz bir itikat¸ hizmet aşkı¸ ruh birlikteliği ve kültürel değerlerimizdir. Çeşitli restorasyonlarla bu mabedin yüzyıllardır etrafına ışıklar saçması bir kültürel faaliyettir. Yüzbinlerce ziyaretçiye daha iyi hizmet verebilmek maksadıyla yapılan imar ve ihya faaliyetleri¸ Vakıf hizmetleri ile vücûda gelen yeni camii projesi gönül birliğinin en müstesna örnekleridir.


Hulûsi Efendi'nin¸ Darende merkezindeki her okul¸ cami ve kültür yapıtında harcı vardır. Kendi okulunu kendin yap kampanyasına katkısından ötürü Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıkça Malatya'yı temsilen Ankara'ya davet edilen tek kişidir. Dinî olduğu kadar¸ millî ve insanî duyguları da inançla dolu olan ve evrensel bir kültüre sahiptir.


Hulûsi Efendi yaşamış olduğu¸ mamur etmeye çalıştığı Darende'nin sağlık hizmetleri açısından da en üst seviyeye gelmesini çok arzulamıştır. Bu gayeye matuf olarak¸ şahsî gayretleriyle ilçe hastanesine bir jeneratör temin edip¸ hastaneye bağışlamıştır. Sağlık Bakanı Mehmet Aydın zamanında Darende'nin ihtiyacı olan¸ Hızır Acil Servis Ambulansı'nın alımı için¸ 10 Mart 1986 tarihinde zamanın Sağlık Bakanı'na yardım çekini takdim ederken Darende'nin sağlık sorunları dile gelmiş ve Darende'ye 200 yataklı hastane yaptırmayı vaat etmiştir. Darende'nin¸ gerek Malatya merkezine ve gerekse diğer komşu il merkezlerine uzak olması sebebiyle bu hizmet çok daha da önem kazanmıştır. Onun bu arzusu kendisinin başlattığı hizmetleri ileri safhalara taşıyan oğlu Hamidettin Efendi'nin gayretleri ile gerçekleşmiş¸ özel hastane konfor ve özelliklerini taşıyan muhteşem bir sağlık tesisi ortaya konmuş¸ bu esere Hulûsi Efendi'nin ismi verilerek hizmet taçlandırılmıştır.


Allah'a binlerce kere şükrediyoruz ki¸ iyi ki Somuncu Baba Hazretleri burayı yurt edinmiş¸ evlatları Darende'yi mekân tutmuştur. Allah bu mâneviyat ışıklarını üzerimizden eksik etmesin.”


Anadolu'nun Mânevî Mimarları


Merasime ilk defa katılan AK Parti Malatya Milletvekili Av. Nurettin Yaşar Somuncu Baba Külliyesi'nin Türkiye'de inanç merkezileri arasında en önemli yerlerden biri olduğunu belirterek¸ her ziyaret ettiğinde ayrı bir mutluluk duyduğunu dile getiriyor.


Külliye'yi tarihsel bir perspektiften değerlendiren Yaşar¸ “Coğrafya biliminde haritalar çizilirken nirengi vardır¸ belli yükseltilerde noktalar tespit edilir¸ onlar birleştirilerek haritalar oluşturulur. Medeniyet coğrafyaları oluşturulurken de Anadolu'nun birçok yerinde böyle nirengi noktaları vardır. Bizim yakın çevremizdeki bölgeler Darende¸ Arapkir¸ Eğin¸ Diyarbekir¸ Urfa¸ Kerkük'tür. Bunlar kültür haritasının nirengi noktalarıdır. Bu Osmanlı'da Selçuklu'da böyle bir harita gözetilerek Balkanlara kadar uzatılır. Her yerde böyle mübarek bir silsile-i meratip içerisinde yerleşik olan zatlar vardır. Bunlar oranın mânevî kültür dünyasını inşa ederler. Somuncu Baba ve Osman Hulûsi Efendi zinciri ve onun son halkası olan¸ kendisiyle tanışmaktan gurur duyduğum¸ şeref duyduğum¸ her zamanda gururla yâd edeceğim Hamidettin Efendi aynı zincirin halkaları olarak bu medeniyet sürecinin sürekliliğini devam ettirmektedirler.” cümleleriyle vakıf medeniyetine farklı bir açıdan işarette bulunuyor.


Malatya Milletvekili Av. Bülent Tüfenkçi de selamlama konuşmasında Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi'nin Darende'den tüm İslâm coğrafyalarına ışık saçan mânevî önderler olduğunu¸ onların hatıralarını yâd etmek¸ izinden ve yolundan gitmek insanların maddî ve mânevî dünyalarında çok büyük ufuklar açtığını söylüyor.


Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Hazretleri hakkında bilgiler veren uzman tarihçi Resul Kesenceli ise şu cümleleriyle dinleyicilerin bayram sevincine sevinç katıyor:


“Bizleri bugün bir araya getiren¸ mânevî birlikteliğimizi sağlayan Somuncu Baba ve Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri¸ bir gönül sesi olarak bugün burada yankılanmakta¸ ruhaniyetlerinin etkisi net bir şekilde görülmektedir. Şeyh Hamid-i Veli/Somuncu Baba Hazretleri Ankara Kara Medrese'de müderris olan Numan'ı¸ Şucauddin Karamanî vasıtasıyla çağırır. Müderris Numan davet üzerine hemen harekete geçerek huzura gelmek için yola koyulur. Hazret kendisi ile görüşür¸ günlerden bayram sabahıdır ve şöyle buyurur: ‘Bize iki bayramı birlikte yaptırdın¸ senin ismin Bayram olsun.' Bundan sonra Hacı Bayram-ı Veli olarak tanınır. Bu gün burada yine bir bayram sabahı¸ Şeyh Hamidi Veli Hazretleri ve Hulûsi Efendi Hazretleri'nin mânevî huzurundayız.”


Anma merasiminin öğleden sonraki kısmına katılan TBMM Başkanı İsmet Yılmaz Beyefendi¸ Vakıf Başkanı H. Hamidettin Ateş Efendi ile bir süre görüşerek¸ faaliyetler hakkında bilgiler alıyor. Anadolu erenlerinden Somuncu Baba ve onun neslinden gelen büyük mutasavvıf ve Divan şairi Hulûsi Efendi'nin hoşgörü çağrısının dünyaya duyurulmasında Vakfın yapmış olduğu başarılı organizasyonlardan dolayı teşekkür ediyor. Mütevelli Heyet Başkanımız H. Hamidettin Ateş Efendi'de komşu ve kardeş ilçe Gürün'ün böylesine büyük bir devlet adamını yetiştirmiş olmasının mutluluk ve gurur verici olduğunu kaydederek günün anısına semaver ve “Asırlara Hitaben Âlim/Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi” adlı 2 ciltten oluşan. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in kaleme aldığı kitap setini hediye ederek kendisinin TBMM Başkanı seçilmesi hasebiyle yeni görevinde başarılar diliyor.


Bosna-Hersek İle Gönül Köprüsü


Geçtiğimiz yıllarda birkaç kez Bosna- Hersek'e giden H. Hamidettin Ateş Efendi'yi ziyaret ve yapılan anma merasimine konuk olarak katılan Boşnak dostlarımızın; kadın çocuk demeden yolları aşarak büyük bir grupla bugün bizimle aynı havayı teneffüs ediyorlar. Ayrı bir neşe olarak gönülleri sevindiriyorlar. Aslında bir manevi gönül köprüsünün tesis edilmiş olduğunu göstergesi olarak tarihe not düşülüyor.


Merasime katılan 50 kişilik Bosna-Hersek grubu adına Suad Mujakic'in Boşnakça konuşmasını Adnan Beciregiç'in Türkçe çevirisiyle sözü bağlayalım:


“Kıymetli dostlar¸ biz dost ve kardeş ülke Bosna-Hersek'ten geliyoruz…


Biz dün¸ Bosna Hersek'te¸ Fatih Sultan Mehmed Han'ın Bosna'nın fethinde otağını kurduğu tepeden Saraybosna'yı seyrettikten sonra¸ bugün de¸ Fatih Sultan Mehmet Han'ı yetiştiren Akşemseddin ve Hacı Bayram-ı Veli'nin mürşidi Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri'ni¸ onun neslinden 20. yüzyılın tasavvuf bilgesi Hulûsi Efendi Hazretleri'ni ziyarete geldik.


Darende'de bu Külliye'de¸ kendimizi kendi evimizdeymişiz gibi hissettik. Darende; evleriyle¸ camisiyle¸ tekkesiyle¸ bedesteniyle sanki bir Bosna-Hersek şehri gibidir.


Çünkü şehirleri inşa ve ihya eden Allah dostları¸ her tarafta Allah rızası için vakıflar kurmuş¸ imaretler yapmışlar.


İslâm'ın güzelliklerini yüreklerle birlikte¸ inşa ettikleri eserlerin ruhuna nakşetmiş ve ziyaret edenlere gönülden aktaracak bir mânevî köprü kurmuşlardır.


Öncelikle¸ Bosna-Hersek Savaşı'nda 7. ordu komutanlığı yapan¸ sonra tasavvuf ve irfan hizmetleriyle gençlerin ve sevenlerinin gönlünü kazanan büyüğümüz¸ Şeyh Halil Hulûsi Brizina Efendi'nin başta Hamidettin Ateş Efendi Hazretleri olmak üzere¸ bütün burada bulanan Türk kardeşlerimize selamını getirdik.


Kabul buyurun Efendim. Halil Hulûsi Birizina Efendi¸ Darende'yi ve Hamidettin Ateş Efendi'yi çok seviyor. Gerçekten çok seviyor. Allah için seviyor. Karşılıksız seviyor. Çünkü o gerçek dostunu iyi biliyor.


17-21 Mayıs 2013 tarihleri arasında gerçekleştirdikleri Bosna-Hersek ziyaretinde¸ başta Hamidettin Ateş Efendi olmak üzere¸ 200 kişilik grubu Saraybosna Havaalanı'nda güllerle karşıladık.


Şimdi de gülün gerçek diyarı¸ otuz yapraklı gül şehri Darende'de güllerle güler yüzle karşılandık.


Hamidettin Efendi'nin ve Hulûsi Efendi Vakfı'nın misafiriyiz. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz.


11 Temmuzda; Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç ve Allah için mücadele edenlerin¸ o uğurda can veren yakınlarımızın¸ Srebrenitza şehitliğindeki bembeyaz berraklığını yüreğimizde hüzün olarak hissederken¸


18 Temmuzda; burada bembeyaz mermerlerle döşenmiş¸ bembeyaz duvarlarla örülmüş¸ Somuncu Baba Külliyesi'nde bayram sevincini yaşıyoruz¸ elhamdülillah…


18 Mayıs 2013 tarihinde Saraybosna'da Vakfınız tarafından yapılan Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Hazretleri'nin anıldığı panel de çok anmalıydı.


Büyüklerimizin evrensel mesajlarının bütün dünya insanlarına yol gösterecek bir istikamette olduğunu¸ Boşnakça konuşan akademisyenler her cümlede¸ her kelimede haykırıyorlardı.


Biz de bugün burada gerçekten mânevî bir atmosferin içinde¸ mâneviyat büyüklerinin insanlığa ışık saçtıklarını görüp¸ gerçekleri dile getirerek¸ hakikati haykırıyoruz.


Başçarşı'daki hissettiğimiz kardeşlik duygusunu Hamidiye Çarşısı'nda aynen hissettik. Burada yalçın kayaları görünce İgman Dağı'nı hatırladık.


Hırvatların savaş esnasında yıktığı Mostar Köprüsü'de dost ve kardeş ülke Büyük Türkiye'nin katkılarıyla yeniden yapıldı. Mostar şehrindeki köprü nasıl mahalleleri birbirine bağlıyorsa¸ buradaki gönül köprüsü de¸ Darende ile bütün dünyadaki kardeşlerimizin gönüllerini birbirine bağlıyor.


Şeyhimiz Halil Hulusi Efendi bize söylerdi ki: ‘Bizim çocuklarımız milletlerimizi birleştiren köprüler gibidir. Çünkü bu köprüler muhteşem bir yapıdır.' Onun için insanlar bu köprülere hayran olmaktadır.


Ama aynı zamanda bu köprülerin amacı iki sahili birleştirmektir. Onların üzerinden insanlar bir sahilden diğer sahile geçmek için onları kullanmaktadır. Doğrusu ona rağmen bu köprülere herkes ayak basıyor ama köprüler yine de ayakta kalıyor.


Bizim Şeyh Babamız Halil Hulusi Efendi derdi ki: ‘Çocuklarım¸ siz insanları birleştiren köprüler olun ve insanlar arasındaki sevgiyi dostluğu yaşatın.'


Bizim bu sempozyuma gelmemizin amacı Darende ve Saray Bosna¸ Hamid Hamidettin Ateş ve Halil Hulûsi arasındaki kardeşliği ve sevgiyi oluşturmak içindir.


Darende'de Blagay Tekkesi'ni andıran bir güzellikle karşılaştık. Yine kendimizi kendi yurdumuzda gibi hissettik.


Darende'de Somuncu Baba Hazretleri Tohma Nehri kenarında tekkesini kurarken¸ Saltuk Buğra Han ise Buna Nehri kıyısında Blagay Tekkesi'ni inşa etmiş.


600 yılıdır iki tekke de ruhları ihya etmekte¸ kırılan gönülleri inşa etmekte¸ tasavvufî yol ile insanlığa hizmet etmektedir.


Bu vesileyle bütün devlet erkânını ve çok değerli ev sahibimiz¸ bizi misafir eden konuksever büyük insan¸ Hamidettin Ateş Efendi'yi bir kez daha huzurlarınızda muhabbetle selamlıyorum.


Bütün Bosna Hersek halkından Türkiye'ye¸ Darende'ye¸ burada bulunan kardeşlerimize selamlar getirdiğimizi dile getiriyorum.


İlginiz¸ şefkat ve sıcak bir karşılama gösterdiğiniz için en derin duygularla teşekkür ederim. Böyle bir kardeşimiz olduğu için biz çok mutluyuz.


Es selamu aleyküm!”


Sayfayı Paylaş