CUMHURİYET KADROLARINI YETİŞTİREN OKUL MEKTEB-İ SULTÂNÎ : GALATASARAY

Somuncu Baba

Eğitim kurumları¸ ülkelerin gelecekleri/kaderleri üzerinde belirleyici ve etkin bir role ve güce sahiptirler. Ancak bunun gerçekleşmesi için o kurumların¸ donanımlı ve yetkin olması gereklidir. Tarihimizde Fâtımîlerin Şiî öğretiyi yaymak amacıyla kurduğu el-Ezher (972)1 ve sonraları Sünnî öğretiyi savunmak amacıyla ona alternatif olarak kurulan Nizâmiye Medreseleri (1066)2 gibi devlet eli ve inisiyatifiyle teşekkül ettirilmiş nitelikli “resmi” eğitim ve öğretim kurumları bunun bir kanıtıdırlar.

Eğitim kurumları¸ ülkelerin gelecekleri/kaderleri üzerinde belirleyici ve etkin bir role ve güce sahiptirler. Ancak bunun gerçekleşmesi için o kurumların¸ donanımlı ve yetkin olması gereklidir. Tarihimizde Fâtımîlerin Şiî öğretiyi yaymak amacıyla kurduğu el-Ezher (972)(1) ve sonraları Sünnî öğretiyi savunmak amacıyla ona alternatif olarak kurulan Nizâmiye Medreseleri (1066)(2) gibi devlet eli ve inisiyatifiyle teşekkül ettirilmiş nitelikli “resmi”eğitim ve öğretim kurumları bunun bir kanıtıdırlar.

Yakın tarihimizde¸ yani Islahat Fermanı’nından (1856) sonra zayıflama ve gerileme döneminde kurulmuş bir eğitim kurumu da Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’(lisesi)dir. Bu eğitim müessesesi¸ Osmanlı’nın son yüzyılına ve Yeni Türkiye Cumhuriyet’ine çok farklı alanlarda bürokrat ve memur yetiştirmiş en önemli kurumlardan biridir. Bürokrat Yetiştiren Kurumlar Klasik Osmanlı çağında bürokrat yetiştiren kurum olarak Enderun ön plana çıkmaktadır. Bu “Saray Okulu”¸ Osmanlı’da¸ devlet adamı yetiştirme geleneğindeki özgünlüğünün bir ifadesidir. 19. yüzyılda Enderun¸ yerini Galatasaray ve Mülkiye gibi yönetici yetiştiren kurumlarla birlikte Tıbbiye Mektebi¸ Baytar Mektebi ve Mühendis Mektebi gibi yatılı ve burslu kurumlara bırakmıştır.(3)

II. Abdülhamit (1842-1918) döneminde¸ Avrupa’ya öğrencilerin gönderilmesi¸ Fransız Devrimini hazırlayan düşünürlerin fikirlerinden etkilenmelerine sebep olmuştur. Yurt dışına öğrenci gönderme teşebbüsü¸ Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu gerileme ve çökme problemini önlemek ve tedavi etmek için bir çare olarak görülmüştür. Aydınların ve yönetici elit kadronun sorusu hep aynıydı: “Biz neden geri kaldık? Devlet nasıl kurtulur?”. Avrupa’nın bilim ve teknolojide hızlı gelişme kaydetmesi Osmanlı münevverlerinin yönünü Batı’ya çevirmesine sebep olmuş; 1826’da Tıp Mektebi’nin¸ 1868’de Galatasaray Lisesi’nin ve Robert Koleji’nin eğitime başlaması¸ Batı tarzı eğitim anlayışını¸ dolayısıyla Garp düşüncesinin Türkiye’deki etkinliğini artırmasını hızlandırmıştır. Bu düşünceler¸ o dönemde Avrupa’da revaçta olan materyalist ve pozitivist fikirlerden oluşmaktaydı. Özellikle Tıp Mektebi¸ pozitivist¸ Darwinci ve Freudçu fikirlerin odağı haline gelmişti.(4)

Galatasaray Sultânîsi’nin Kuruluşu

Açılış Amacı
Galatasaray Sultânîsi’nin açılışına Şeyhülislâm ve diğer dinlerin temsilcileri birlikte katılmışlardır. Okul¸ Fransız liseleri model alınarak¸ dersleri Fransızca verilen¸ müdürü ve öğretim kadrosunun çoğu Fransız olan ve Müslüman¸ Rum¸ Ermeni¸ Yahudi öğrencileri Fransız dili ve kültürü içinde birbirine yakınlaştıracak¸ Osmanlılaştıracak bir yapı içerisinde teşekkül ettirildi. Batılılaşma yanlısı devlet adamları için bu okul¸ Batı medeniyetini ve diğer dinlere mensup olan “millet”ler arasında Fransa uydusu bir Osmanlılık birliğini besleme amacına hizmet edebilecek bir müessese idi. (6)

Galatasaray Sultânîsi’nin açılmasının iki önemli temel amacı vardı. Bunlardan ilki¸ liyâkatli ve donanımlı memur yetiştirmek ve Tanzimat’ın esaslarını uygulayacak seçkin zümreyi teşkil etmekti. Hedeflenen bu amaçlar gerçekleşerek¸ bu okuldan mezun olan çok sayıdaki kimse devlet kadrolarında görev aldılar. Özellikle de dış işlerinde (hâriciyede) ve devletin diğer kademelerinde Galatasaraylılar kayda değer bir yekûn oluşturmaktaydı. İstanbul’un zengin Müslüman ailelerinin bu okula gönderdikleri çocukları sayesinde Fransız kültürüyle birlikte futbol¸ tiyatro¸ folklor vb. faaliyetler Türkiye’ye girdi. Nihayetinde modernleşmenin bir vasıtası olarak Galatasaray¸ Türkiye’deki değişim ve dönüşümlerin gerçekleşmesinde çok hayatî bir güç işlevine sahip oldu. Okulun yönetimi Türk hükümetlerinin elinde olmasına rağmen¸ Fransa’nın kontrolü sürekli varlığını hissettirdi. Öyle ki¸ Okulun 100. yılı kutlamalarına katılmak üzere Fransa Cumhurbaşkanlarından Charles de Gaulle 1968’de ve Galatasaray Üniversitesi kuruluşu için yapılan imza töreninde bulunmak üzere François Mitterand 1992’de Türkiye’ye gelerek okula ziyarette bulundular.(7)

Okulun Açılışı

Zamanın padişahı Sultan Abdülaziz’in 1867’deki Fransa ziyareti sonrasında oluşan havanın etkisiyle okul açılmasına izin verilmiş ve Fransa bu hususta hiçbir yardımdan çekinmemiştir.(8) Nitekim Galatasaray Sultânîsi¸ çoğunlukla Fransızca ve Fransız hocaların gözetimde eğitimine devam edecekti. Bununla birlikte Fransız hükümeti¸ nitelikli yönetici ve öğretmenler göndermiş; kütüphane¸ laboratuar ve müzelerin teşekkülüne imkân hazırlamıştır.(9) Tanzimat’ın ilk devlet adamları¸ Galatasaray ve diğer eğitim kurumlarında her türlü kolaylığı sağlamışlardır.(10)

“Sultânî” kavramı¸ Galata-saray’la birlikte kurulmuş olan ilk liseye verilen Mekteb-i Sultânî adı ile kültürümüze girmiştir. Batı ilim ve irfanıyla vasıflı aydınları yetiştirmek amacıyla kurulmuş olan bu okul¸ Fransa’nın Hıristiyan öğrencilerin gidebilecekleri orta öğretim kurumunun (lise) açılması yönündeki ısrarı sonucu olarak doğmuştur. Sonunda Mekteb-i Sultânî¸ 1 Eylül 1868’de resmî olarak açılmıştır.(11) Okulun açılması¸ Osmanlı devlet adamları ile Fransız Elçiliğinin ortak mutâbakatları sonucunda gerçekleşmiştir.

Mekteb-i Sultânî’nin programı¸ 18-20 yaş arasındaki öğrencilere yönelikti. Bu sayede hem bu okula girebilecekler¸ hem de dönemin üniversitesi olan Dârulfünün şubelerinin derslerini takip edebileceklerdir. (12)

Eğitimin Dili ve Diploma

Galatasaray Sultânîsi’nin derslerinde ağırlıklı olarak Fransızca okutulması karşısında¸ Türkçe derslerine de gerekli önem verilmiş¸ öğrencilerin Osmanlı kültür ve irfanından uzaklaşmalarının önüne geçilmeye çalışılmıştır.(13) Türkçe bilmedikleri için¸ Fransız öğretmenlerin yanlarında bir tercüman bulundurmaları gerekmekteydi.(14)
Okul öğrencilerinin yarı yarıya Müslüman olması kararı da alınan(15) Galatasaray Sultânîsi¸ ilk ve yüksek eğitim arasında dinler arası bir orta öğretim kurumu olarak eğitimine 1 Eylül 1868 tarihi itibariyle resmen başladı.(16) İlk mezunlarını 1870-1871 öğretim yılı sonunda veren okul¸ öğrencilerine hak ettiği diplomaları eğitimlerinin sonunda verdi. Bu diplomanın¸ Fransız liseleri diplomalarına denkliği kabul edildi.(17) 1890 yılında okul mezunlarının bazılarına sadece Türkçe’den¸ bazılarına da sadece Fransızca’dan verilen diploma usulü kaldırılarak tek tip bir diploma verilmesi uygulamasına geçildi.(18)

(Devam edecek)

DİPNOT

1 Geniş bilgi için Bkz. K. Voller¸ “Ezher” mad.¸ İslam Ansiklopedisi¸ İstanbul 1993¸ IV¸ 433-442.
2 Bkz. İbrahim Kafesoğlu¸ “Nizâm-ül-Mülk” mad.¸ İslam Ansiklopedisi¸ İstanbul 1993¸ IX¸ 332.
3 İlber Ortaylı¸ “Enderun”¸ Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek¸ XV. baskı¸ İstanbul 2006¸ 180.
4 Ramazan Altıntaş¸ “Biyolojik Materyalistlerin Temel Yanılgıları”¸ İlim ve Sanat¸ sayı: 43¸ İstanbul 1997¸ 74; Şerif Mardin¸ Türk Modernleşmesi (Makaleler: 4)¸ 15-16.
5 Adnan Şişman¸ “Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi”¸ TDV İslâm Ansiklopedisi¸ İstanbul 1996¸ XIII¸ 323-324.
6 Niyazi Berkeş Türkiye’de Çağdaşlaşma¸ yay. haz: Ahmet Kuyaş¸ II. baskı¸ İstanbul 2002¸ 242.
7 Şişman¸ a.g.m.¸ 326.
8 Osman Ergin¸ Türk Maarif Tarihi¸ İstanbul 1977¸ I-II¸ 481.
9 Ergin¸ a. g. e.¸ 483.
10 Şerif Mardin¸ Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu¸ çev: Mümtaz’er Türköne¸ Fahri Unan¸ İrfan Erdoğan¸ red. ve yay. haz: Ömer Laçiner¸ II. baskı¸ İstanbul 1998¸ 311.
11 Yahya Akyüz¸ Türk Eğitim Tarihi¸ X. baskı¸ Ankara 2006¸ 167.
12 Koçer¸ a. g. e.¸ 80. (Naklen; Edouvard-Phlippe Engelhardt¸ Türkiye ve Tanzimat¸ Devlet-i Osmaniye’nin Tarih-i Islahâtı¸ 1826-1882¸ müt: Reşat¸ İstanbul 1328¸ 496).
13 Bayram Kodaman¸ Abdülhamid Devri Eğitim Sistemi¸ Ankara 1991¸ 141(naklen; Mahmut Cevat¸ Maârif-i Umumiye Nezâreti târihçe-i teşkilât ve icrâatı¸ İstanbul 1338/1922
14 Koçer¸ a. g. e.¸ 80.
15 Koçer¸ a. g. e.¸ 80.
16 Berkeş a. g .e.¸ 242.
17 Şişman¸ a.g.m.¸ 325.
18 Kodaman¸ a. g. e.¸ 138-139..

Sayfayı Paylaş