GENÇLİK VE UYUŞTURUCU

Somuncu Baba

Uyuşturucu bağımlılığı günümüzde özellikle gençleri tehdit eden büyük bir tehlike durumundadır.

Uyuşturucu bağımlılığı günümüzde özellikle gençleri tehdit eden büyük bir tehlike durumundadır. Şartlar ne olursa olsun bütün uyuşturucular zararlıdır. Doğru düşünme becerisini ve davranışları olumsuz etkileyen her madde uyuşturucudur¸ tehlikedir. Hafifinden başlayanlar bağımlılığa doğru yol almaktadır.
Uyuşturucu kullanımı paranoyaya¸ hissizliğe¸ dalgınlığa ve öğrenme bozukluğuna sebep olmakta; motivasyonu düşürmektedir. Fiziksel gelişimi durdurmaktadır. Uyuşturucunun vücutta bıraktığı kalıcı izler bir sonraki nesli bile etkilemektedir.
Niçin Kullanıyorlar?
Uyuşturucuya başlamak için birçok bahane sözkonusu olabilmektedir:
* Ümitsizlik¸ hayal kırıklığına uğramış gençlik aşkı¸ iş bulamama korkusu¸ aileyle anlaşamama gibi problemler yaşanıyor olabilir. Genç¸ uyuşturucu ile bu sıkıntılardan güya kaçmak isteyebilir.
* Güzel bir gelecek vaad eden ve hayatta her şeye sahip olduğu düşünülen çocuklar da uyuşturucunun ağına düşebilirler.
* Bazen bir defa denemek veya merak için kullanmak da bağımlılığa götürebilir.
* Kendini iyi hissetmek¸ farklı görmek¸ herhangi bir acı duymaktan kaçınmak¸ heyecan aramak¸ utangaçlıklarını yenmek için de kullanabilirler.
Nasıl Anlaşılır?
Gün geçtikçe uyuşturucu kâbusuna karşı daha sıkı tedbirler alınmasına rağmen bu korku dünyada pekçok ailede yaşanıyor.
Uyuşturucuya karşı mücadelenin her yolu deneniyor. Bu yollardan bir tanesi de ailelerin bu konuda bilgili ve uyanık olmasıdır. Sayacağımız maddelere dikkat ederek¸ bir aile¸ çocuğunun uyuşturucu kullanıp kullanmadığını anlayabilir.
1) Eve gelmeyen çocuk neler yaptığını saklamaya çalışır. Ve gerçeği gizlemek için yalan söyler. Bazen o gece neler yaptığını¸ nereye gittiğini gerçekten unutmuştur.
2) Sakin bir kişi olarak tanıdığınız çocuğunuz âniden sinirli veya aşırı vurdumduymaz¸ umursamaz¸ hiç bir şeyle ilgilenmeyen bir kişiliğe bürünür.
3) Çocuk okuldan kaçmaya başlar. Özellikle öğle saatlerinde¸ uyuşturucu aldıktan sonra¸ okuldan sık sık kaçması dikkati çeker.
4) Eski arkadaşlarıyla görüşmemeye başlar. Yeni yeni arkadaşlar edinir. Bu yeni arkadaşları¸ yaşça ondan büyük olurlar ve hiçbir zaman kendi ailesinin evine gelmezler.
5) Uyuşturucu kullananların fizik görünüşlerinde bazı değişiklikler belirir. Tenin rengi hastalıklı gibidir. Yüzün rengi kaybolur¸ gözler çukurlaşır¸ bakışlar anlamsızlaşmaya başlar.
6) Uyku saatleri değişir. Gündüzleri uyuma isteği duyarlar. Gece ise¸ uyuyamazlar. Çocuk uyuşturucuyu gece almışsa bütün gece gayet canlı olur¸ ancak sabaha doğru yorgun ve huzursuz olduğu için yataktan kalkamaz.
7) Etraftakilerden sürekli para isterler. Ama bu paranın nereye gittiğini açıklayamazlar. Para bulamadıkları zaman hırçınlıkları son haddine ulaşır. Hiç iştahları olmaz ve devamlı kilo kaybederler.
8) Ders başarılarında âni düşüşler ortaya çıkar.
Şüpheli Durumda Ne Yapmalı?
Böyle bir durumdan şüphelenildiğinde paniğe kapılmadan aile genci karşısına alarak onunla samimi olarak konuşmalı ve onu muhakkak bir psikiyatri uzmanına götürmeye iknâ etmelidir. Psikiyatri uzmanının tavsiye ve telkinlerine uymalıdır.
Bağımlılıktan Korunmak
Uyuşturucu bağımlısı olduktan sonra bundan kurtulmak¸ güçlü bir irade ve üstün bir gayret gerektirir. Tabii uğraştırıcı¸ masraflı ve uzun süren tedavi ile birlikte kişi istekli ve niyetli ise bu bağımlılık zincirini kırabilir.
Fakat tedavide başarı oranı çok düşüktür. Bağımlıların çoğu “yaşayan ölü” durumunda¸ topluma yük olarak yaşantılarını sürdürmektedirler ve genellikle de araya giren bir sebep (kaza¸ zehirlenme¸ intihar vs.) ile ileri yaşlara varmadan hayatları bitmektedir.
Bu yüzden bağımlılığa düşmemenin tek yolu uyuşturuculara hiç yaklaşmamak¸ onu kullananlardan uzak durmaktır.
Uyuşturuculardan korunmada en büyük vazîfe aileye düşmektedir. Aile¸ toplumun en küçük kurumu ve hücresidir. En başta anne ve baba¸ çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar¸ her türlü sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne-babalarına açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince değerlendirilmeleri şarttır.
Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
• Gerçek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar.
• Kötü arkadaş gruplarından uzak durmaları gerekir. Böyle kişiler davranışlarından¸ hareket ve sözlerinden anlaşılır.
• Boş zamanları en iyi şekilde (okumak¸ kültürel ve diğer faydalı faaliyetlerde bulunmak gibi meşguliyetlerle) değerlendirmelidirler.
• Yine gençlik dönemi; halk arasında söylendiği şekliyle “delikanlılık” devresidir. Bu yaşlarda kişilik icabı¸ gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere girebilir¸ kararlarda isteksizlik olabilir. Gençler bu hususu daima göz önünde tutmalı¸ büyüklerin uyarılarını dikkate almalıdırlar.
Son olarak gençlerimizi uyuşturucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki¸ uyuşturucu¸ kumar¸ şans oyunları¸ sapıklıklar¸ fuhuş¸ evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen¸ ortaya çıkaran ortama “uyuşturucu kültürü” adını veriyoruz. Zararlı alışkanlıkların temelinde bu alt kültür vardır ve bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır.
Bu kültürün filizlendiği birahane¸ pub¸ diskotek¸ kahvehane¸ kumarhane¸ meyhane ve benzeri yerlerden uzak durulmalıdır.
Bira ve “alkolsüz” denilen bira¸ alkolizm ve uyuşturucu batağının başlangıç basamağıdır.
Yine millî ve manevî değerlerimiz¸ yüzyıllardan beri nesilden nesile intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu değerlere sarılmak zorundayız.

Sayfayı Paylaş