PEYGAMBERLER DİYARI ŞANLIURFA

Türkiye'ye girdik Gaziantep'e doğru yol almaya başladık. İmam Çağdaş'ta çok güzel bir öğle yemeği yedik.

Türkiye'ye girdik Gaziantep'e doğru yol almaya başladık. İmam Çağdaş'ta çok güzel bir öğle yemeği yedik. Türkiye'ye gelmenin ve yemeklerin lezzeti tarif edilmez ölçüde güzeldi. Öğle yemeğinden sonra Boyacı Camii'nde öğle namazını kıldık. Gaziantep'te çarşıyı tüm kafile olarak gezdik. Çarşı içerisinde Yuşa Peygamberin kabrini ziyarette bulunduk. Burada Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Yuşa Peygamberin hayatını anlattırdı. Bakırcılar çarşısını gezdikten sonra Gaziantep şehir müzesine gittik. Burada tarih boyunca yaşamış medeniyetleri seyrederken insanın acziyetini ve Cenab-ı Allah'ın kudretini bir kez daha müşahede ettik.

Gaziantep'ten Adıyaman'a doğru yola çıktık. Uzunca bir yolculuktan sonra otelimize yerleştik kısa bir dinlenmeden sonra gece 02.00 de kalkarak Nemrut'a çıkmak üzere otelin lobisinde bir araya geldik. Bizleri bekleyen dolmuşa binerek Nemrud'a doğru yola revan olduk. Bir saatlik yolculuktan sonra Nemrut eteklerine geldik ve burada Vakıf Başkanımızla birlikte sabah namazını kıldıktan sonra hep birlikte yürüyerek Nemrut Dağına çıktık. Buradan güneşin doğuşunu ve muhteşemliğini seyrettik.

Nemrut'ta yapılan heykelleri ve çok tanrılılığın nasıl yok olduğunu gözlerimizle görürken güneşin doğuşunun muhteşemliği ile Allah'ın kudretini tüm hücrelerimizde hissettik. Güneşin doğması ile ilgili bazı arkadaşlar “Efendim güneşin doğması ne kadar güzel” dediklerinde Vakıf Başkanımız “Hira mağrasında güneşin doğuşu daha güzeldir.” diye buyurdu. Geri dönüşte aşağı doğru inerken “Maksat o yardır yârin unutma…” ilahisini gruptaki arkadaşlar yüksek sesle okudular. Tüm arkadaşlar bundan çok etkilendi ve duygulandılar.

Otele dönüş yolunda güzel bir bahçede sabah kahvaltısını yaptık. Kahvaltıdan sonra çay içildi ve çok güzel sohbet yapıldı. Dönüşte Roma döneminden kalma Cendere köprüsü gezildi. Arkasından Karakaya Tümülüsü gezildi ve Şanlıurfa ‘ya doğru hareket edildi. Şanlıurfa'da Hz. İbrahim Camii'nde Cuma namazı kılındıktan sonra öğle yemeği yenildi. Tarihî çarşı gezildi¸ Hz. İbrahim'in doğduğu yer ziyaret edildi. Vakıf Başkanımız Hz. İbrahim ile Nemrut arasındaki mücadeleyi anlattırdı.

Dünyanın ilk üniversitesinin bulunduğu yer olan “Harran” ziyaret edildi. Konik evler gezildi tarihî nitelikleri incelendi ve burada çay ve mırra kahvesi içildi.

Hz. Eyüp Peygamberin ziyareti yapıldı. Vakıf Başkanımız Hz. Eyüp Peygamberin hayatını anlattırdı. Tüm arkadaşlar huşû içerisinde dinlediler ve bundan çok etkilendiler. Akşam yemeğinde Urfa'nın sıra gecelerinden biri tertiplendi fakat burada Necmettin ve Fehmi ağabeyler de ilahiler okuduktan sonra Vakıf Başkanımız yaptığımız Ortadoğu seyahatinin değerlendirmesini yaptılar.

Şanlıurfa'dan Mardin'e geçildi ve tarihî Mardin evleri gezildi sonra Mardin çarşısı dolaşıldı ve Mardin Ulu Cami gezildi. Gerçekten şaheser bir tarihî yapıdır. Burada Peygamberimizin sakal-ı şerifi ziyaret edildi. Sonra öğle yemeği yenildi ve Abdullatif Camiinde öğle namazı kılındı. Mardin'den hareket edildi ve tarihî şehir Hasankeyfe gelindi buradaki tarihî yerler ziyaret edildi. Sonra Tillo'ya doğru hareket edildi. Buradaki dostların ziyaretinden sonra İsmail Fakirullah Hazretleri ve Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin türbeleri ziyaret edildi.

Tillo'dan dönüşte Siirt'teki Veysel Karanî Hazretlerinin türbesi ziyaret edildi. Ve akşam namazı kılındı buradan hareketle Diyarbakır'a gelindi akşam yemeğinden sonra Darende'ye doğru hareket edildi. Gece boyunca yolculuktan sonra Darende'ye gelindi en zoru ise bir samimiyet ortamı tesis eden bu seyahatten sonra ayrılık oldu. Tüm kalpler hüzünlendi ve sevgi yumağı halini aldı.

Cenab-ı Hakk tüm sevenlere samimi ortamlarda¸ dostlarıyla yolculuk yapmayı nasip etsin.

Sayfayı Paylaş