GÜLERYÜZLÜ OLMALIYIZ

Somuncu Baba

Hepimiz dünyada faniyiz. Gelip geçiciyiz. Bu yüzden hayatı aşın ciddiye alıp¸ asık suratlı olmak doğru değildir.

Hepimiz dünyada faniyiz. Gelip geçiciyiz. Bu yüzden hayatı aşın ciddiye alıp¸ asık suratlı olmak doğru değildir. Üzülecek¸ kızacak şeylerle günlük yaşantımızda sık sık karşılaşırız. Ancak bunların gülünecek yanlarını görüp tebessüm etmeye çalışırsak inanın daha mutlu oluruz.
Sonra güleryüzlü olmak bulaşıcıdır. Etrafa gülücükler saçan insanlar¸ çevreye mutluluk dağıtmış olmaktadırlar. Gülümseme¸ her meslek sahibi için adeta sihirli bir anahtardır.
Bir defasında trafikte giderken olmadık bir hata yapmıştım. Tehlikeye soktuğum araç sahibi kızgınlıkla bana bakarak söylenmişti. Onu gülerek ve özür dileyerek cevaplayınca¸ sihirli bir söz söylemişcesine yumuşadığını ve onun da tebessüm ettiğini gördüm. Halbuki aynen karşılık verseydim vahim sonuçlar doğabilirdi. Zararını tazmin edeceğimi söyleyerek el sıkıştım. “Fazla değil¸ gerek yok” dedi ve kart değişimi yaptık.
Karşılaştığımız insanlara karşı hem saygılı¸ hem de gülücük ve göz temasıyla davranmalıyız. Bunu yaptıkça¸ kendimizde de güzel değişiklikler olduğunu görürüz. Çoğu insan da tıpkı bizim gibidir aslında. Onların da aileleri¸ sevdikleri insanlar¸ endişeleri¸ dertleri¸ hastalıkları¸ beğendikleri ve beğenmedikleri şeyler ve korkuları vardır.
Öyle kişiler muayeneye geliyorlar ve dertlerini anlatıyorlar ki benim de bazen şaşırdığım oluyor. Dıştan zengin ve ulaşılmaz görünen bir insan¸ kendi içinde bir dert yumağı olabiliyor veya etrafa yüksekten bakan gurur abidesi kişilerin problemlerle yüklü olduğunu müşahede ediyorum.
Bu yüzden biz karşımızdakine gülümseyerek davrandığımızda o insanın da iyi olduğunu ve minnettar kaldığını anlayabiliriz. Herkesin birbirine ne kadar benzediğini görünce¸ insanların içindeki masumiyeti de görmeye başlarız. İnsanların genellikle kötü niyetli olmadığını kabul etmek¸ içimize katıksız bir mutluluk verecektir.
“Mizah duygusuna sahip olan kişi¸ insanın acısını¸ kederini ve mutsuzluğunu da anlayabilir. Mizah¸ zaaflarımızı ve kızgınlığımızı kabul ettiğimizi gösterir. Ama aynı zamanda gülmek¸ özgür olduğumuzun da işaretidir.”
Dr. Martin Grotjahn

Rakamlarla Gülmek
Beyinde gülme merkezinin alanı 4 santimetrekaredir.
Yetişkinlerin günlük toplam gülme süresi 6 dakikadır.
Çocuklar günde ortalama 400 defa gülerler.
Gülmenin bilimsel yönlerini inceleyen araştırmacıların sayısı tüm dünyada 200 kadardır.
Gülerken nefes verme hızı saatte 100 kilometreye çıkar.
Gülerken 17 adet yüz kası harekete geçer.

Tebessümün Faydaları
Nükte ve espri yönlerimizi geliştirmemiz mutluluğumuzu artıracaktır. Çünkü gülmek insana çoğu zaman ilaç gibi gelir. Üstelik bedavadır.
Gülmek¸ endişelerimizi dağıtır. Streş depresyon¸ korku ve üzüntülerimizle başa çıkmamıza yardımcı olur. Rahatsızlıklarımızın iyileşme sürecini artırır.
Bağışıklık sistemimiz¸ gülücüklerimiz arttığı oranda güçlenir. Yine hormonal sistemimiz de pozitif etkilenir. Ayrıca gülücükler yorgunluğumuzu giderir. Kızgınlık ve panik için de birebirdir. Gülmek tıbbî¸ psikolojik ve sosyal açıdan büyük yararlar sağlar. Gülünce solunum sistemimiz kuvvetlenir. Bedenimizin aldığı oksijen artar¸ gergin adalelerimiz gevşer ve ağrılarımız diner. Nabız ve tansiyonumuz düşer. Gülen insanla iletişim kolaydır. Bu da pek çok avantajlar demektir.
Gülmek kalbi hem güçlendirir¸ hem de nabız atışlarını düzenler. Gülerken vücudumuza normale oranla dört kat daha fazla oksijen pompalanır.
Günlük yaşantımızda yaşadığımız sıkıntıları kolay unutmamıza yardımcı olur.
Bir dakika gülmek seksen vücut kasını harekete geçirir. Bu da oniki dakikalık bir koşunun sağladığı faydaya eşittir.
Vücut ağrılarının azalmasına yardım eder. Gülmek gerçekten Allah’ın bir lütfudur.
Gülerken beyne kan gider. Böylece beyin hızlı çalışır ve sorunlar daha kolay çözülür.

Gülmek Mutluluktur
Alman Focus Dergisi’nin yayınladığı araştırma sonuçlarına göre; günde birkaç defa gülmek sadece mutluluk anlamına gelmiyor¸ aslında bizi daha sağlıklı ve başarılı yapıyor. Çünkü gülerken; yüz kaslarımızdan karın kaslarımıza kadar birçok bölgemiz harekete geçer ve beyne sinyaller gönderir. Bu sinyaller sayesinde günümüz neşeli geçer.

Sayfayı Paylaş