İSLAM İLE TANIŞIP¸ TANIŞMAKLA KALMAYANLAR… JACKİE FRANK

Somuncu Baba

“Yıllardır kendimi dindar bir Hristiyan olarak tanıtmama rağmen ancak İslâm’ı tanıyıp Müslüman olduktan sonra huzuru buldum…”

“Yıllardır kendimi dindar bir Hristiyan olarak tanıtmama rağmen ancak İslâm’ı tanıyıp Müslüman olduktan sonra huzuru buldum…”

İlk olarak ülkemize hoş geldiniz Jackie Hanım. Okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?
Aslen Amerikalıyım. Üç çocuk annesiyim. Normalde Amerika’da yaşıyoruz ama son iki yıldır çocuklarımızın Türkçe ve Türk kültürünü öğrenmeleri için İstanbul’da ikamet ediyoruz. Çocuklarımla beraber ben de Türkçe öğreniyorum.
Ülkemizde bulunma nedeninizi öğrendik¸ peki bize biraz da Müslüman olmadan evvelki hayatınızdan bahseder misiniz?
Müslüman olmadan evvel dindar bir Hristiyandım. Katolik mezhebine benzer bir mezhep olan Episcopaleandım. Katoliklikten tek farkı Hz. Meryem’in kutsallığına fazla yer verilmeyişidir. Çok iyi bir Hristiyanlık eğitimi gördüm. Küçük yaşımdan beri kiliseye düzenli olarak gittim. Yüksek okula başladığımda dünya dinleri dersi aldım. Bütün dünya dinlerini başta Hristiyanlık¸ Yahudilik¸ İslâm olmak üzere genel hatlarıyla öğrendim. Ama kendi dinimin doğruluğundan hiç şüphe duymamıştım.
Kendi dininizin doğruluğuna bu kadar emin olmanıza rağmen¸ sizin bu düşüncelerinizi değiştiren İslâm dini ile tanışmanız nasıl oldu?
Üniversitede muhasebe bölümünü bitirdikten sonra bir restaurantta müdür olarak işe başladım. Çalıştığım yerde Yahudi¸ Yahova şahidi¸ Hristiyan ve iki tane de Müslüman çalışan vardı. Bu çalışanlarla ara sıra din üzerine sohbetlerimiz oluyordu. Birbirimize dinlerimizi anlatıyorduk. Kolejde aldığım dünya dinleri dersi¸ bana daha önceden başka dinler hakkında alt yapı hazırlamıştı zaten. Bu tartışmalar vesilesi ile başka dinlerde de doğrular olabileceğini anladım. Yani artık sadece Hristiyanlığı değil başka bir dininde hak din olabileceğini anlamıştım. Fakat yine de o dönemde ki amacım bu iki Müslümanı Hristiyan yapmaktı. Müslümanlardan biri benim bu çabamı anlayınca çok ilginç bir şey söyledi; “benimle benim dinim hakkında konuşmak istiyorsan önce benim kitabımı oku dedi ve İngilizce bir Kur’an hediye etti. Kur’an okumaya başladıktan çok kısa bir süre sonra daha Bakara Suresi’ni bitirmeden Kur’an’ın gerçekleri söylediğini anladım. Sadece aklımda üç soru vardı. Bu soruları Kur’an’ı bana veren kişiye sordum.
– İslâm; Hz. İsa hakkında ne diyor? Bu benim için gerçekten çok önemli idi. Çünkü Hz. İsa o yaşıma kadar hayatımda büyük bir yer teşkil etmişti.
– Müslümanlar Hz. Muhammed’i nasıl algılıyorlar¸ ona tapıyorlar mı?
– Bir de namazı merak ettim. Biz kilisede dizlerimiz üzerinde oturarak dua ediyoruz. Neden Müslümanlar secde ediyor¸ diye sordum.
Bu kişi tüm soruları en ince detayına kadar cevapladı. Ve artık Kur’an’ın¸ Allah’ın indirdiği bir kitap olduğunu ve İslâm’ın hak din olduğunu biliyordum.
İslâm ile tanıştıktan sonra sizi İslâm’a çağıran neydi? Sizde İslâm ile tanışıp tanışmakla kalmayıp bu deryanın içerisine girdiniz. Peki¸ en çok neden etkilendiniz?
Müslüman olmamda beni en çok Kur’an-ı Kerim etkiledi. Kur’an-ı Kerim içinde de ayet-el kürsi’den çok etkilendim. İlk okuduğumda içim ürperdi. Yeryüzünde hiçbir din yoktur ki¸ ‘ayet-el kürsi’deki sözlere itiraz etsin ve karşı çıksın. Anlamı o kadar büyük ve etkileyici ki¸ monoteist bir dinin söyleyebileceği her şeyi tek bir ayette söylüyor. İşte bu ayet beni İslâm’a götürdü. Ve oniki yıl evvel 19 Mayıs 1994’ te Kelime-i Şehadet getirdim. O günden beri büyük bir huzur içerisinde yaşıyorum. Tek bir gün dahi Müslüman olduğum için pişmanlık duymadım. Müslüman olduktan altı ay sonra Müslüman oluşuma vesile olan bu bey bana evlenme teklifi etti¸ elhamdülillah on iki yıldır huzurlu bir İslâm aile hayatı yaşıyoruz.
Müslüman olduktan sonra İslâm’ın güzelliklerini yaşarken O’nun için neler yaptınız?
Başlangıçtan beri İslâm’ın tanıtımı ile meşgulüm. Yaşadığım eyaletteki yerel camii de öğretmenlik yaptım¸ bir yandan öğreniyor diğer yandan öğretiyordum. Evimi Müslim¸ gayrimüslim herkese açtım. İslâm’ı öğrenmek isteyenlere temel İslâmî bilgiler veriyor¸ Müslüman olarak gelenlere de şayet bilmiyorlarsa Kur’an-ı Kerim öğretiyordum. Çocukları Müslüman kendisi Hristiyan aileler geliyor ve hakkı hakikati öğrendikten sonra onlar da Müslüman oluyorlardı. Ayrıca oturduğum şehirdeki Müslüman okulunda müdire olarak çalıştım. Hapishanelere gidip Müslüman bayan mahkûmlara nasıl daha iyi Müslüman olunur ve eski yaptıkları suçları tekrar işlememeleri konusunda sohbetler veriyor ve İslâm ahlakının güzelliklerini anlatıyordum. Tabii Amerika’da Müslüman kadın deyince akla gelen bir sterotip var¸ insanlar Müslüman bir kadının eğitimli olabileceğine pek ihtimal vermiyor. Benimle tanıştıktan sonra önce şaşırıyorlar biraz konuştuktan sonra İslâm’ı yanlış tanıdıklarını anlıyorlar. Ve pek çoğu Müslüman oluyor.
Müslüman olduktan sonra hayatınızda daha başka neler değişti?
Şu an yaşadığım hayat¸ tabiî ki Müslüman olmadan evvelki hayatımdan çok çok farklı. İslâm’ı seçtikten sonra gayrimüslim arkadaşlarım benden uzaklaştılar. Bu hayat yolculuğunda benimle beraber yürümek istemediler. Müslüman olduktan sonra yani eskiye dair çok fazla şey kalmamıştı. Ama ben de yeni hayatımda çok değişiklik yaptım ve artık sadece bu dünya için yaşamıyordum. Araba¸ kariyer artık bu kaygılar benden çok uzaktaydı. Sadece Allah için yaşıyorum ve çok huzurluyum. Çoğu insan bunu anlayamıyor¸ “muhasebe bölümünü iyi bir derece ile bitirdin neden kariyer yapmıyorsun?” diye soruyorlar. Ama artık kariyer gibi dünyevi istekler bana uzak¸ hayatımı insanların İslâm’ı tanımasına harcamak istiyorum. Amerika’ya döndükten sonra tekrar eski çalıştığım Müslüman okuldaki görevime devam etmek istiyorum.
Biz de size bundan sonraki hayatınızda inandığınız gibi yaşamanızı diler¸ bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim. Müslüman olduğum için Allah’a hamdü senalar olsun.

Sayfayı Paylaş