AĞABEY'E VEFA

Somuncu Baba

Geçen yıl Hakk’a yürüyen örnek insan Ahmet Şemsettin Ateş’in hâtırasına Nasihat Yayınları’ndan yeni bir kitap neşredildi: “Şemsnâme/Şeyhzâdeoğlu Ahmet Şemsettin Ateş”.

Geçen yıl Hakk’a yürüyen örnek insan Ahmet Şemsettin Ateş’in hâtırasına Nasihat Yayınları’ndan yeni bir kitap neşredildi: “Şemsnâme/Şeyhzâdeoğlu Ahmet Şemsettin Ateş”. Sevenlerince “Ağabey” namıyla meşhur olmuş Ahmet Şemsettin Ateş’in çeşitli yönleriyle ele alındığı 520 sayfalık kitap¸ kalın karton kapaklı ve ciltli. Kitap sayfalarının yeşilin hafif tonundan seçilmiş olması kitaba muhtevanın yanında şeklen de bir uhrevilik katmış.
Takdim kısmında Ahmet Şemsettin Ateş’in kardeşi ve Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Mütevelli Heyet Başkanı H. Hamidettin Ateş Efendi şunları söylüyor: “Ahmet Ağabey¸ ilk önce benim ağabeyimdi. Benden iki yaş büyüktü. Onun için ev halkı tarafından ona ilk defa ağabey diye ben hitap ettim. O¸ mahalle arkadaşlarına da ağabeylik yaptı. Onu her tanıyan dostu oldu¸ ona ağabey diye seslendi.” H. Hamidettin Ateş¸ ağabeyinin okuma heveslisi bir şahsiyet oluşunu ifade ederken ondaki okuma hevesinin ve ilme düşkünlüğünün fıtrî hatta ırsî olduğuna işaret ediyor. Onu binlerce kitabı olan bir babanın evladı olması hasebiyle¸ kitaplarla dost olan bir okuyucu¸ bir şiir meraklısı ve yazıcısı genç olarak tanıtıyor.
H. Hamidettin Ateş Efendi¸ ağabeyinin çeşitli alanlardaki hususiyetlerini de şöyle anlatıyor: İş hayatında hiç kimseden borç almayan bir tüccardı. Bağımsız yaşamayı tercih ederdi. Eğitimciliği ve mühendisliği hak etmesine rağmen Peygamberlik mesleği olan tüccarlığı tercih etmişti. Cömertti¸ dürüsttü¸ şefkatliydi¸ hoşgörülüydü¸ eğitimciydi¸ paylaşımcıydı¸ hayırseverdi¸ gönül ehliydi¸ lider vasıflıydı¸ vakıf insanıydı¸ saygılıydı¸ sabırlıydı…
Merhum Ateş’i “Cemâli gönül defterlerine ve hafızalara altın kalemlerle nakşedilen gül güzelliğinde bir resim…” şeklinde tasvir eden Musa Tektaş¸ Ahmet Şemsettin Ateş hakkında şunları söylüyor: “Hz. Peygamberin sülalesinden¸ Somuncu Baba’nın nesep silsilesinden¸ Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi’nin gül kokulu hanesinden doğan bir kâmil gönül… İrfanı bizzat yaşayarak babasından öğrendi. Annesinin ak sütü gibi temiz bir neslin evladı olarak boy verdi¸ kemâle erdi… Kitap kokulu evlerinde kitaplarla koyun koyuna büyümüştü. Ona yakın olanlar Hak dostlarına yaklaştı…”
Bu takdim ve önsözden sonra Ahmet Şemsettin Ateş’in biyografisine ve edebî yönü ile şiir değerlendirmelerine yer veriliyor. Bu bölümde Ağabey’in şiirlerinde işledikleri temalar üzerinde duruluyor. Ağabey¸ şiirlerinde insan hayatını ilgilendiren her konuya yer veren samimi mısralar yazmış. Özellikle şiirlerinde işlediği şefkat ve yardım duygusu¸ vatan ve ana sevgisi¸ Darende sevgisi gibi hususlar üzerinde durulmuş.
Şemsnâme’nin bir başka bölümü ise Ahmet Şemsettin Ateş’in kaleminden¸ kurucusu olduğu Somuncu Baba Dergisinde yayınlanan başyazılarından meydana geliyor. Burada Ahmet Şemsettin Ateş’in Somuncu Baba’nın iki aylık çıktığı Mart-Nisan 2002 sayısından başlayıp¸ Mart 2006 sayısına kadar olan yazılarına yer verilmiş. Bu yazıların biri Çiçeklerin Başı Güldür başlığını taşıyor burada şöyle diyor Ahmet Şemsettin Ateş:
“Gül deyince aklıma sen gelirsin Efendim¸
Gül mevsimi mevsimlerin en güzeli¸ baharın muştusudur. Sabahın seherinde¸ âşığın ezberinde¸ gül zikri vardır.
Gülün muhabbeti gönülde en derinde.
Gül açar yanaklarda pembe pembe¸ gül renkli bulutlarla gül yağar üzerimize.
Gül sevinçtir¸ gül neşe.
Kırmızılık yaraşır gül ile ateşe.
Gül seni temsil eder¸ sen değil misin gül-ter.
Gül açmış bahçelerde bülbül öter.
Gül kokusunu hissedince sen düşersin aklıma.
Senden aldığı kokuyu âleme yayar¸ bunu ancak âşık mizaçlılar duyar.”
Evet¸ her halükârda âşık ve şair mizaçlı olduğu belli olan Ağabey’in Somuncu Baba dergisinde çıkan onca şiiri de bunu gösteriyor ki kitapta¸ yazılarından sonra Ahmet Şemsettin Ateş’in yayınlanan şiirlerine yer verilmiş.
Ağabey’in şiirlerine baktığımız zaman onda coşkulu bir yüreğin terennümlerini işitir¸ yürek çırpıntılarının kanat seslerini duyar¸ gönül yangınlarının ateşi ile karşılaşırız. Şiir tekniği açısından çok kuvvetli olmamakla birlikte bu manzumelerle Ateş¸ içten¸ samimi ifadeleri ile her Türk gencinin hissettiği duyguları gösteriyor bize. Ağabey kimi şiirlerinde hece ölçüsü¸ kimilerinde serbest ölçüyü denemiş.
Ahmet Şemsettin Ateş’in şiirlerinde Darende’nin toprakları ayrı bir yer tutar:
Sen toprakların yücesi
Sen dudakların hecesi
Sen esen rüzgarın sesi
Yalnız sensin Darende’m
Ağabey’e vefa niteliği taşıyan bu kitapta Ateş’in yayınlanmamış şiirleri de önemli bir yekûn tutuyor. Ahmet Şemsettin Ateş’e ithafen yazılan şiirlerde ise onun çeşitli insanî özellikleri üzerinde durulmuş. Türk edebiyatının nazım türlerinden biri de sagu/mersiye/ağıttır. Tarih boyunca milletimiz değer verdiği kimselerin ölümü ardından manzumeler söylemiş¸ duydukları acıyı terennüm etmişlerdir. Kitabın bir bölümünde Ahmet Şemsettin Ateş için söylenmiş onca güzel şiirler dikkat çekiyor. Vefatından sonra yazılanlar ve söylenenler de onu bir bakıma ölümsüzleştiriyor.
Sevenleri için güzel bir hatıra ve albüm niteliği de taşıyan eserde örnek bir hayat yaşayan Şeyhzâdeoğlu Ahmet Şemsettin Ateş’in çeşitli zamanlardaki fotoğraflarına ve belgelerine de yer veriliyor. Musa Tektaş tarafından yayına hazırlanan kitap¸ Nasihat Yayınları’nın Mart 2007 tarihli¸ 11. eseri olarak tarihe yeni bir kayıt düşüyor.

Sayfayı Paylaş