SAHİBİNİN KORUDUĞU İSİM(LER)

Somuncu Baba

Heybesinde taşıdığı vedayı beklenmedik zamanlarda emininin önüne seren mürekkep; isimdir kaleme. Kalem de sır(dır) mürekkebe. Ne kalem onsuz yapar ne de mürekkep kalemsiz. İki ayrı damar birleşir bir bütün olur o bütün birdir¸ tekdir¸ sevgilidir¸ candır¸ şifadır¸ hazandır Yunus’un terkisinde de sadâkattir…

Heybesinde taşıdığı vedayı beklenmedik zamanlarda emininin önüne seren mürekkep; isimdir kaleme. Kalem de sır(dır) mürekkebe. Ne kalem onsuz yapar ne de mürekkep kalemsiz. İki ayrı damar birleşir bir bütün olur o bütün birdir¸ tekdir¸ sevgilidir¸ candır¸ şifadır¸ hazandır Yunus’un terkisinde de sadâkattir…
Kalem emir kuludur ki sır küpü diye yâd edilir. Deryada kaptandır¸ zindanda meşale… Ruhun eşi¸ yüreğin aşıdır ve emire ilk itaat edendir kalem…
Kalem âmâdır sen göz olursun ona. Yüreğini paylaşırsan o da nefes olur sana ve dil; üçüncü bir şahıs.. Sorularla cevapların harmanlandığı mekânda kavrulunca dil; çukur bir kaba birikir kamburlu kâbuslar. Ter rehberdir¸ göz kapaklarında ağırlaşan harfler de esirdir dil altına. Pas tadı buruk bir acıyla gererken ruhu¸ isim aynadan izler gülün intiharını. Özenle yerleşirler zaman aralığına öyle bir albümü doldurur ki isim; göz aşina¸ dil aşina¸ ruh aşina.
Hayat duvarları nemi hissedince önce avuç içlerin garipser seni. Sabır yeniden isimlenir. Tevekkül dilden düşmeyince gönül semasına yağar isimler…
Kalem gururla taşıdığı ismin kervanıyla önce çölden geçer. Güneş harareti sunar billur bir kâsede. Kervan içtikçe ismi; hararet daha da şiddetlenir ve yüreğe akar inci taneleri … Hardır / nardır dökülür tane tane …
• Hz Musa asa demişti avuç içlerini¸ sarıp sarmalayana. Asa ismi Kızıldenize deyince küfür yıkanıp öyle çerçevelenmişti ibret nazargâhına. Hikmet burcu birbirine katmıştı dönenceleri. İman mücevheri ziyadan geçilmez / parlayan bir yakut iman…
Firavun ismi küfrün ateşi /esfeli safilin! Usta taze kalmalıydı ki bu isim tevbe yumağı sarılsın an be an..
• Hz İbrahim aşk demişti vücudunu yakmayan ateşe. Ateş ismi imansızlık çölünde kavurup unutulmaz kılmıştı Nemrutu. O nefis ki kin ve nefretini kusuyordu. Yükselince alevler ateşe atıldı İbrahim. Şimdi üzerinde gülden bir hırka / küffar şaşkın… İbret çerçevesine yerleşti bu unutulmaz isim. Aç olan ruh doyacak bu ismi andıkça ..
• Hz Süleyman ilham demişti Seba melikesi Belkıs’ın eteğini toplatan saraya. Rüzgar ve cinler emrine verilen o insan¸ gönül zenginliğini saraya nakşetmiş o incelikle Belkıs imanla şereflenmişti. Dillere destan o isim; gafil olan yüreklere nehir¸ çağlayan¸ deniz¸ derya…
Bu çemberden geçmeli / ibret merdiveninde bu insan için yüremeli …
• Hz İsa teslimiyet demişti o sırra. Tablo hazırdı. Çarmıha gerilecek bir sevgili. Zulüm küfre katık ve ibret kumaşına işlenen o isim ki Hakk’ın rahmetiyle semalara yıldız gönüllerde güneş…
İman kapısını ardına kadar açtı ki hakkı dileyen bu dergâha yüzünü sürsün diye!
• Hz Meryem iffet demişti taşıdığı ruha / ıslanmıştı iftira yağmurunda ne zamanki konuştu Hz. İsa beşiğinde / pâk oldu Meryem müşriklerin dilinde. O mübarek isim nakşoldu ibret beldesine. İman ışığı yakılır bu iffet abidesi doldukça testiye…
• Hz Muhammed sabır demişti lügat manası alçak olan bu âleme. Mübarek dişi kırılan¸ Ebu Lehe’in ağır sözlerine sabrını kalkan yapan¸ âlemlere rahmet olarak inen o yüceler yücesi¸ bir de aşk demişti aldığı her nefese. Aşk ipiyle işlenmişti müminin kalbine. Ne mübarek isim o isim / nurla süslenmiş o isim / hakla anılmış o isim… Zayıfladıkça iman akar bu isimden bir çağlayan yüreğe….
İsim cam’dır kırmaya kalktığın. Ah’tır üzerine attığın
Can ve ten kafesinde ibrete bilediğin ismin nefesi / nefes sana.
Elinde isimden bir harita / kaybolursan içinde sen içinde hikmet…

Sayfayı Paylaş