MERHAMETLİ OLUN' MERHAMET BULUN…

Somuncu Baba

“Merhametli olanlara Rahman (olan Allah) merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki¸ göktekiler de size merhamet etsin.”

“Merhametli olanlara Rahman (olan Allah) merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet
edin ki¸ göktekiler de size merhamet etsin.”
Rahman ve Rahim olan Allah¸ tüm varlıkları rahmetiyle yarattı. Rahmet¸ kullarına
karşı Raûf olan Rabb’in her nimetine sinmiştir. İlahi
bir lütuf olan rahmetle insana hayat bahşedildi¸ türlü nimetler
verildi. Rahmetim her şeyi kuşatmıştır2 ilahi nidasıyla
kimi zaman müjdeli bir rüzgâr¸ kimi zaman gökten inen yağmur3¸
bazen de kalpleri kaynaştıran sevgi oldu rahmet.
Allah’ın engin merhameti Rahman ve Rahim isimleriyle ifade edilir. İnanan¸
inanmayan her kul¸ bu isimlerin tecellisiyle hayat bulmuştur. Merhametlilerin
en merhametlisi olan Allah¸ rahmetinin yansıması olarak müminler için öğüt¸
şifa¸ hidayet ve rahmet olan Kur’an-ı Kerim’i4 indirmiştir.
Bunun yanında âlemlere rahmet olarak gönderdiği Rasûlü¸
insanlar için her zaman şefkat ve merhamet kaynağı olmuştur.
Zira merhamet onun zatıyla bütünleşmiştir. İlahi rahmetin
yeryüzündeki müşahhas örneği olan Allah Rasûlü’nün
her anı rahmettir. Konuşması rahmet¸ daveti rahmet¸ duası rahmet¸ hâsılı
tüm âlemler için varlığı rahmet…
Müminlere karşı çok şefkatli olan rahmet peygamberinin
sözleri de insanları sevgi ve merhamete çağırmaktadır: “Merhametli
olanlara Rahman (olan Allah) merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki¸
göktekiler de size merhamet etsin.5” “İnsanlara merhamet etmeyene
Allah da merhamet etmez.6” Hadislerde Allah’ın merhametine nail olmanın¸
gökteki meleklerin mağfiret dualarını almanın ölçüsü olarak
yeryüzündeki canlılara merhametle davranmak emredilmektedir.
Merhamet kelimesinin kökü olan rahmet kelimesi¸ Allah’ın kullarına
olan ihsan ve lütfuyla birlikte sevgi ve şefkatini de ifade etmektedir. Özü ve
sözüyle rahmete çağıran Peygamberimiz¸ Merhameti Rahman’dan
bir damar7 şeklinde tanımlamıştır. Nitekim başka bir hadislerinde “Allah’ın
rahmeti yüz parçaya ayırdığını¸ doksan dokuzunun kendisine ait olduğunu¸
bir parçanın ise yeryüzündekilere verildiğini”8 belirtmektedir.
İşte insanlar ve hayvanlardaki merhametin kaynağı budur. Bu lütuf
ile insanlar birbirlerini sevmekte¸ anne yavrusuna şefkat göstermektedir.
Ancak Allah’ın kullarına olan rahmeti¸ en şefkatli varlık olan annenin
yavrusuna olan sevgisi ile dahi kıyaslanamaz
Allah’ın rahmetinin en büyük tezahürü olan Allah Rasûlü¸
her haliyle merhamet kaynağıdır. O rahmet pınarıdır. O¸ hanımlarına iyi bir
eş¸ çocuklarına şefkatli bir baba olmuş¸ yetimlerin
başını okşamış¸ fakirlerle yemeğini paylaşmış¸
hayvanlara dahi merhametle muamelede bulunmuştur. Müminlere çok
düşkün olan Hz. Peygamber¸ özellikle inananlar arasında
bu duyguların yerleşmesi için çalışmış ve
müminlerin tek vücut olup sevinç ve acılarını paylaşmalarını öğütlemiştir.9
Müminler arasında sevgiyi yaymak¸ merhameti gönüllere nakşetmek
için kin¸ düşmanlık¸ hased¸ gıybet yasaklanmış¸ bunların
yerine selamlaşma¸ hediyeleşme¸ sadaka¸ sıla-i rahim tavsiye edilmiştir.
Rahmetini çocuklardan da esirgemeyen¸ onları öpen¸ başlarını
okşayan¸ onlarla şakalaşan Allah Rasûlü’nün
bu samimiyetini gören Akra b. Hâbis bu duruma şaşırmıştır.
Kendisinin çocuklarını hiç öpmediğini söylemiş¸
Peygamberimiz (s.a.v) de “Allah senin kalbinden merhameti söküp
atmışsa ben ne yapabilirim”10 buyurmuştur. Yine Allah Rasûlü kızı
Zeyneb’in çocuğu can çekişirken ağlamış ve
buna şaşıranlara da “Bu bir rahmettir. Allahu Teala onu kullarının
kalplerine koymuştur. Allah ancak merhametli olan kullarına rahmet eder”11
buyurmuştur. Allah’ın rahmetine nail olmanın ölçüsü mahlûkata
merhametli davranmaktır. Buna hayvanlara iyi muamele de dâhildir. Zira
her canlının hayatı muhteremdir ve taşıdığı candan ötürü merhametle
muameleye müstahaktır. Bir rivayette fahişe bir kadının dahi susuzluktan
kıvranan bir köpeğe su vermesi nedeniyle Allah’ın affına nail olduğu
anlatılmaktadır.12 Bir başka hadiste ise bir kediyi hapsederek aç ve
susuz bırakan bir kadının¸ bu davranışından dolayı azabı hak ettiğinden
bahsedilmektedir.13 Şu halde Allah’ın merhameti ya da azabı mahlûkata
yapılan muamele ile bağlantılıdır. İman nuruyla zihni aydınlanan¸ ilahi rahmetle
gönlü temizlenen mümin¸ her canlıya merhametle yaklaşmalıdır.
Rahman ve Rahim olanın adıyla yaşanan bir hayatta mümin¸ rahmet insanı
olmalıdır. Bu şuurla yaşanan ömürde hiçbir cana
karşı zulme yer yoktur. Çağımızın merhamet bekleyen dünyasına
inanmış insan rahmet esintileri taşımalıdır. Yaratılanları Yaradan’a
duyulan aşktan dolayı seven; âlemdeki her canlıya bu gözle
bakan ve Allah’a imandan sonra mahlûk-u Huda’ya şefkat
umdesi kadar güzel bir şey olmadığını düşünen Hulusi
Efendi¸ herkesi merhametli olmaya şöyle çağırmaktadır: Güneş gibi
şefkatli¸ yer gibi tevazulu¸ Su gibi sehavetli¸ merhametle dolu ol…14

Dipnotlar
1- Ebû Davud¸ Edeb 58¸ had. no: 4941.
2- Arâf 7/156.
3- Arâf 7/57.
4- Yunus 10/57.
5- Ebû Davud¸ Edeb 58¸ had. no: 4941.
6- Muslim¸ Fedâil 15¸ had. no: 66; Tirmizî¸ Birr 16¸ had. no: 1922.
7- Tirmizi¸ Birr ve Sıla 16¸ had. no: 1924..
8- Buhari¸ Edeb 19¸ had. no: 6000.
9- Buhari¸ Edeb 27¸ had. no: 6011.
10- Buhari¸ Edeb 18¸ had. no: 5997.
11- Buhari¸ Merdâ 9¸ had. no: 5655.
12- Buhari¸ Bed’ü’l-Halk 17¸ had. no: 3321.
13- Müslim¸ Birr ve Sıla 134¸ had. no: 6677.
14- Ateş¸ Es-Seyyid Osman Hulûsi¸ Divân-ı Hulûsî-i
Darendevî¸ İstanbul¸ 1986¸ s. 123.

Sayfayı Paylaş