BİR MAHCUP MİSAFİR RAMAZAN

Somuncu Baba

Sayılı günlerde damla damla rahmet yağar koca bir yılın sıcağında kavrulmuş gönüllere. Gece daha bir başkadır¸ gece daha çok hissedilir¸ gece daha çok yaşanır ve gece sükunetini yerleştirir namazla ve oruçla beslenen¸ Kur'an ile kendine gelen ruhlarımıza. Ve geceler bir barınak oluverir arınmak için.

Sayılı günlerde damla damla rahmet yağar koca bir yılın sıcağında kavrulmuş gönüllere. Gece daha bir başkadır¸ gece daha çok hissedilir¸ gece daha çok yaşanır ve gece sükunetini yerleştirir namazla ve oruçla beslenen¸ Kur'an ile kendine gelen ruhlarımıza. Ve geceler bir barınak oluverir arınmak için. Elbette diğerlerinden daha ayrı olacaktır içinde “kadir”i barındıran geceler.
Bütün yıl elleri ardında gezenlere fark atacaktır elbette yıl boyunca elleri semadan ayrılmayanlar bu sayılı günlerde. Kimilerinin elleri ve dilleri bağlanacaktır¸ kimilerinin yetimlerin başlarını merhametle okşayan elleri daha çoğuna ulaşacaktır. Kimileri ise dillerine daha bir bal katıp anlatacaktır kendini yaratanı ve bir zamanlar batıl ile savaşıp diğer yandan karınlarına taş bağlayanları ve bağ kurmaya çalışacaklar yaşananlarla¸ ayrıca çoğu da ağlayacak ulaşamadıklarına..
Yine de yeni bir umut¸ yeni bir gün dönümü¸ yeni bir bismillah bu sayılı günler. Anne babalarda yaptıkları ibadetin ciddiyeti şu kenarda dursun¸ çocuklar her gece gözlerini ovarak uyanır ve hep tekne orucu tutarlar öğle ezanına kadar.
Daha hızlı dönmeye başlar dünya¸ arabalar daha hızlıdır ikindi vakitlerinde¸ otobüsler daha yoğun¸ fırınlar daha hızlı çalışırlar¸ ekmeklerin buğusu daha hızlı dağılır. Daha çok gidilir camilere¸ daha çok varılır secdelere ve eller daha çok uzanır göklere. Ekmeğin kokusu¸ yemeğin buğusu¸ karın gurultusu daha bir hissedilir bu sayılı günlerde. Sayılı günlerdir bunlar¸ hidayet rehberi olan¸ çabucak geçiverir avucumuzdan¸ parmaklarımızın arasından kayan kum taneleri gibi.
Yaşanılan her yılın Ramazan’ı elbette o yıl için çok özeldir. Lakin yaşadığımız şu yıllar¸ diğerlerine oranla daha hareketli ve daha zalim. Dünya ikindi vaktini çoktan tüketti ¸ dünyanın günü gün batımına yaklaştı ve hava yavaş yavaş kararmaya başladı. Bu nedenle bu yıllar dua yılları¸ Allah 'ı çokça anma zamanları ve kapanıp secdeye toprakla bir oluncaya kadar¸ göz yaşlarımız yeni fidanlar filizlendirene kadar orada kalınmalı.
Dünyanın günü gün batımını yaşarken ve her sabah güneş battığı yerden doğmuyorken¸ yüreklerimizin özlemini ona verelim. Bu Ramazanda yüreklerimizi göz yaşlarımızla temizleyelim. Dünyanın bir yakasında kozalaklarla ağaçtan ağaca sıçrayan bir yangın başlamış ve biz televizyonları karşımıza almış bir masal dinler gibi¸ bir çizgi film izler gibi izliyoruz yüreği yangın yeri anaları ve tüm yaşayanlardan tüm yaşananlar nedeniyle ümidini kesmiş¸ gözlerinin feri sönmüş yavruları.
Düşününce aklıma gelen tek varlık küçük bir serçecik oluyor. Hz. İbrahim ateşe atıldığında gagasında bir damla su ile yangını söndürme çabasında ki o küçücük kuş. Hani “senin gagandaki o bir damla su ile bu yangın sönmez” diyene “olsun¸ en azından tarafım belli olsun ” diyen o serçeciği durmadan hatırlıyorum. Elbette benim duamla bu yangın hemencecik sönmeyecek lakin damlalar bir araya gelip bir sel oluşturacak ya da en azından tarafım belli olacak. Peki ne olacak tarafım belli olunca? Bir vebalden kurtulacağım ve vicdanım daha az rahatsız olacak .
Bir tek olmadığımı hatırlayacağım ve dualarımla yalnızlara bir tek olmadıklarını hatırlatacağım. Ramazan geliyor¸ gelince de çabucak gidiyor¸ tam anlamı ile Ramazan’ı yani sağnak sağnak rahmet yağmurunu tüm feyzi ile yaşayamasak da¸ onun bitişi biz günahkâr kulları üzüyor. Yine yeni bir umutla gelecek olan yılı bekliyoruz. Ve bu döngüyü mütemadiyen yaşıyoruz. Herkes ayrılıklara üzülür ve hasret çekebilir lakin değer bilen çok nadir görülür¸ misafiri hakkı ile ağırlayan ev sahipleri gibi.
Rabbim bizi Ramazan’da arınanlardan¸ onun hasreti ile yanmakla kalmayıp değerini bilenlerden¸ kendini affettirebilenlerden eylesin. (Amin.)

Sayfayı Paylaş