TATİLDE EĞLENİRKEN ÖĞRENMEK

Sevgili Çocuklar!
Bir eğitim-öğretim yılını daha geride bıraktık. Geçirdiğimiz bu yıl içerisinde her biriniz okuduğu eğitim kademelerinin gerektirdiği bilgileri öğrenebilmek için büyük bir gayret göstererek¸ çalışıp yoruldunuz. Hepinizin iyi derecelerle bir üst sınıfa geçtiğini umuyoruz.

Sevgili Çocuklar!
Bir eğitim-öğretim yılını daha geride bıraktık. Geçirdiğimiz bu yıl içerisinde her biriniz okuduğu eğitim kademelerinin gerektirdiği bilgileri öğrenebilmek için büyük bir gayret göstererek¸ çalışıp yoruldunuz. Hepinizin iyi derecelerle bir üst sınıfa geçtiğini umuyoruz.
Dinlenmek¸ çalışan ve yorulan her insanın hakkıdır. Elbette ki tatil sizin en doğal hakkınızdır.
İşte tatil geldi. Birçok arkadaşımız tatillerini geçirmek üzere çoktan belirledikleri yerlere ulaştılar bile. Bazı arkadaşlarımız dağ eteklerinde kamp yapacak; bazı arkadaşlarımız deniz kenarlarında kumlarla oynayıp¸ sularda serinleyecek; bazı arkadaşlarımız tatilini akrabalarının yanında geçirecek¸ sıla-ı rahim yapacaklar.
Yaz okullarını tercih eden arkadaşlarımız olacak. Onlar tatillerini spor ve eğlence ile geçirirken¸ bazılarımız da aileleriyle birlikte özel tatil beldelerinde yaz günlerinin tadını çıkarmaya çalışacaklardır.
Bazı arkadaşlarımızın da gidecek yerleri olmadığı için yaşantılarında bir değişiklik yapmadan hayatın umut yollarında sevda ezgileri ile coşacaklardır.
Öyle arkadaşlarımız da olacak ki; ellerinde Elif cüzleri ve Kur-an'ı Kerim'leri ile Kur’an Kursları'nın ve camilerin yolunu tutacaklardır.
Bütün bunları uzaktan seyreden¸ sadece resimlere bakıp tatilin ne demek olduğunu yazılarda okuyan arkadaşlarımız olacak. Onlar hayatın zorlukları gereği “çalışıyorlar.” Ya bir tamirhanede çıraklık yapıyorlar¸ ya ayakkabı boyuyorlar. Biraz daha şanslı olanlar ise daha temiz ve sağlıklı ortamlarda su¸ çekirdek¸ dondurma¸ mendil satıyorlar. Hepsinin ortak yönü “Maddi Yetersizlik”.Çalışmak zorunda olan arkadaşlarımıza “Kolay Gelsin” diyoruz. Umutlarını yitirmesinler¸ gelecek güzel günler onları bekliyor.
Çoğu zaman kendimizden uzak tuttuğumuz fakat her an bizi de yakalayacak olan bazı gerçekler vardır. Mesela: Hastalıklar¸ beklenmedik kazalar¸ ölümler… Bu gibi sebeplerden dolayı¸ evden dışarıya çıkamayan tatili hüzünle geçen ve sıcak yaz günlerini iyi değerlendiremeyen arkadaşlarımızın olmaması için hep dua edelim.
Sevgili Arkadaşlar¸ bizim tembellik yapmaya¸ boş oturmaya¸ yaz sıcaklarının rehavetine kapılmaya hakkımız yok. Tatil dediğin nedir ki; göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bu günleri dinlenmenin yanında faydalı şeyler öğrenerek geçirelim¸ öğrendiklerimizi tekrar edelim. Hikâye¸ masal kitapları ve yaşımıza uygun dergiler okuyalım. Gittiğimiz yerlerdeki müzeleri¸ tarihi eserleri gezelim ve onlar hakkında bilgi edinelim ki; tatil dönüşü arkadaşlarımıza anlatacaklarımız olsun.
Sıcak ve bunaltıcı yaz günlerinde kumsalda arkadaşlarımızla oynamak¸ denizde yüzmek hepimizin hoşuna gider. Deniz kıyısında oynayıp eğlenirken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. Oysa güneşin yararı olduğu kadar¸ zararı da vardır. Bu nedenle¸ özellikle güneş ışınlarının çok kuvvetli olduğu öğle saatlerinde dışarıda fazla kalmamaya özen gösterin. Aksi takdirde 'Güneş Çarpması' gibi olumsuz ve istenmedik durumlarla karşılaşabilirsiniz. Güneşten faydalanacağınız en uygun zamanlar¸ sabah saatleri ya da ikindi sonrasıdır.
Dikkat etmeniz gereken diğer bir nokta da yemek yedikten hemen sonra güneşe çıkmamaktır. Çünkü kanı deriye çekerek sindirimi yavaşlatır.
Sıcak günlerde serinlemek isteyen arkadaşlarımıza birkaç tavsiyede bulunalım
1-Plaj veya denize büyüklerinizle birlikte gidin
2-Bilenlerden mutlaka yüzme öğrenin.
3-Karnınız tıka-basa dolu iken denize girmeyin.
4-Plajlarda tehlikeli yerleri gösteren işaret ve levhalara uyun.
5-Yüzme öğrenmeden sakın boyunuzu aşan sulara girmeyin.
6-Sırt üstü yüzmeyi öğrenin. Çünkü ayağınıza kramp girdiği zaman bu şekilde yüzmek zorunda kalabilirsiniz.
Yaz aylarında terleme yolu ile su kaybettiğimiz için¸ daha fazla suya ihtiyacımız vardır. Sıcak aylarda bol bol su içelim. Su içerken de bazı noktalara dikkat etmeyi unutmayalım! Susadınız mı?
1- Her ne halde olursa olsun kesinlikle soğuk su içmeyin. En fazla serin olsun.
2- Terliyken¸ yorgunken soğuk su içmeniz hastalanmanıza neden olabilir.
3- Suyu oturarak ve yudum yudum için. Bir solukta içmeyin. Doğrusu bir bardak suyu üç yudumda içmektir.
4- Su içmeye başlarken 'Besmele' çekmeyi unutmayın¸ içtikten sonra da 'Elhamdülillah' demeyi alışkanlık haline getirin.
5- Sevap kazanmak istiyorsanız özellikle bunaltıcı sıcaklarda daima başkalarına su ikram edin. “Su gibi aziz ol” duasını büyüklerinizden alma çabası içinde olun.
Allah’a emanet olun sevgili çocuklar.

Sayfayı Paylaş