ŞEYH HÂMİD-İ VELİ MİNBERİNDEN HUTBELER 43.HUTBE

Somuncu Baba

ES-SEYYİD OSMAN HULUSİ EFENDİ(ks.)

İslâm Dini ve Birlik
43. Hutbe

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)

Muhterem Cemaat-i Müslimin!
Din; beşeriyetin zaruri bir ihtiyacıdır. İnsanlar arasında bu duyguyu hissetmeyen hiçbir fert yoktur. Beşerin Hazret-i Âdem'den beri devam edegelen hakiki ve yegâne dini ise Müslümanlıktır. Nitekim Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'in bir âyetinde: “Allah indinde makbul din ancak Müslümanlıktır” (Âl-i İmran¸ 19.) buyuruyor. Bununla beraber İslâmiyet'in diğer dinlere uyanlara karşı müsamahalı ve hatta lütufkâr kaldığı ilmî ve tarihî bir gerçektir. İslâm gerçek dinin adıdır. Sonradan uydurulmuş bir kelime değildir. Biraz evvel tercümesi geçen âyet-i kerimeden anlaşılacağı veçhile; bu dine Kur'an-ı Kerim¸ İslâm adını vermiştir. Çünkü İslâm kelimesinin lafız manasıyla tezammun ettiği muhteva-i hakikatte bu dinin ruhunu ifade etmektedir. Şöyle ki: İslâm müsâlemet eder. Yani Müslüman¸ Allah ile insanlarla ve bahusus içinde yaşadığı cemiyet fertleri ile tam bir barış ve iyi niyet üzere bulunan ve bu esasa hayatta devam eden kimsedir. Nitekim Peygamberimiz¸ Müslümanı “Başkalarına eli ile¸ dili ile zarar vermeyen kimsedir” diye tarif eder. Anlaşılıyor ki Müslümanlık içtimaî ve ahlâkî bir dindir. Bu dinin gayesi ferdi¸ cemiyete faydalı olarak yetiştirmektir. İlk bakışta yalnız fert ile ilgili olduğu zannolunan ibâdetlerimizde bile ahlâkî ve içtimaî çok hikmetler vardır. Yeter ki basiretle görüp dikkatle tatbik edelim.
Aziz din kardaşlarım! İslâm dininin diğer bir adı da “Tevhid dini”dir. O ki¸ Allah'ın birliği esasına dayanır. Bu isim aynı zamanda cemiyetin hayat ve saâdet kaynağı olan birlik ve beraberlik kaidesi ve bunun önemine işaret eder. İslâm'ın temel taşı olan tevhid¸ böyle bir mana taşır ki bozulması cemiyet için felaket olur. Bunun içindir ki¸ büyük Peygamberimiz “Birlik rahmet¸ tefrika âfettir.” buyuruyor. Bu hususta Hazret-i Kur'an¸ Müslümanları¸ parçaları birbirine kenetlenen yekpare bir binaya benzetiyor. Şu halde birbirimizi koruyup esirgemekte sevip saymakta¸ bir vücudun uzuvları mesabesinde bulunduğumuzu asla hatırdan çıkarmamalıyız. Birbirimize karşı iyi niyetle ve faydalı olmaya çalışmalıyız¸ birbirimizi incitmemek dinimizin emri ve icabı olmakla beraber aynı zamanda insanlık şiarıdır.
Siyer kitaplarını mütalâa ile Peygamberimizin ashabı ile arasındaki içtimaî birliği görenlerin bu âhenk ve resanete hayran olmamaları mümkün değildir.
Aziz cemaat! Hûlasa olarak arz ve tekrar ederim ki dinimiz bir vücud gibi olmamızı ve birbirimize karşı hürmetkâr bulunmamızı emreder. Binaenaleyh; tam birlik ve beraberlik içerisinde milletimizin ve memleketimizin yükselmesi için çalışmak hem millî ve hem de dinî borcumuzdur. Her karış toprağı aziz şehitlerimizin mukaddes kanları ile sulanmış bulunan bu cennet vatan bizden bunu bekler.

Sayfayı Paylaş