EVLİYÂYI BULUŞTURAN GEMİ

Somuncu Baba

“Sefine-i Evliya¸ Osmanlı coğrafyasında 18.¸ 19. asırlar ile 20. asrın ilk çeyreğinde varlığını devam ettiren tekke¸ zaviye ve hankâhlara¸ buralarda bulunan mürşidlere¸ derviş ve müridlere dair bilgiler içeren bir ansiklopedi mahiyeti taşıyor.”

“Sefine-i Evliya¸ Osmanlı coğrafyasında 18.¸ 19. asırlar ile 20. asrın ilk çeyreğinde varlığını devam ettiren tekke¸ zaviye ve hankâhlara¸ buralarda bulunan mürşidlere¸ derviş ve müridlere dair bilgiler içeren bir ansiklopedi mahiyeti taşıyor.”

Düne kadar cemiyet hayatımızın önemli müesseselerindendi tekkeler¸ zaviyeler… Daha kapılar aralanır aralanmaz¸ Ahmed Yesevî dervişleri akın akın Anadolu'ya geldiler ve fethin tamamlanması için nefeslerini salıverdiler iklimimize. Manevî fethin devamlılığı için de nesilden nesile ulaşacak müesseseler kurdular¸ her biri bir müessese olan şahsiyetler yetiştirdiler. Kurdukları müesseselerde eğitim-öğretim faaliyetinin her türlüsünü gerçekleştirdiler. Bu faaliyetlerin ana eksenini Kur'an ahlâkı oluşturuyordu. Tekke ve zaviyelerde gönül erleri bir yandan kalpleri fethediyor¸ Allah ve Resûlü’nün sevgisini yayıyor¸ rızalarını kazanmayı öğütlüyor¸ bir yandan da cemiyet hayatının maddi unsurlarının teşekkülü için uğraşıyorlar¸ insanları meslek sahibi ediyorlardı.
Anadolu'nun fethini müteakip İslâm coğrafyasının değişik yerlerinden gelen tarikatlar¸ bu topraklarda değişik kollara ayrılarak ve genişleyerek varlıklarını asırlarca sürdürmüşler ve fonksiyonlarını icra etmişlerdir. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte fonksiyonlarını icra imkânı da asgariye inmiştir. Günümüzde¸ coğrafyaya salıverilen nefes varlığını ve hükmünü değişik müesseselerde devam ettirmektedir.
Sefine-i Evliya¸ Osmanlı coğrafyasında 18.¸ 19. asırlar ile 20. asrın ilk çeyreğinde varlığını devam ettiren tekke¸ zaviye ve hankâhlara¸ buralarda bulunan mürşidlere¸ derviş ve müridlere dair bilgiler içeren bir ansiklopedi mahiyeti taşıyor.
Eserin müellifi Osmanzâde Hüseyin Vassaf¸ eseri kaleme almaya küçük hacimli bir eser olan Esma-ı Esrar'ı şerhetmek maksadıyla 1900 yılında başlamıştır. Esma-ı Esrar¸ belli başlı tarikatların silsilelerine yer veren bir eserdir. Sefine-i Evliy⸠Esma-i Esrar'da yer alan isimlerin yanısıra eserde yer almayan isimleri de ele almış¸ tarikatların kurucularını¸ şeyhlerini ve mensupları arasındaki meşhur şahsiyetleri de konu edinmiş¸ şahıslar hakkında kısa bilgiler vermiştir. Bunun sonucunda 54 sayfalık Esma-i Esrar'ı şerh maksadıyla yazılmaya başlanan Sefine-i Evliya beş büyük ciltten oluşan bir eser haline gelmiştir.
Osmanzade Hüseyin Vassaf¸ eserini yaklaşık 25 yıllık bir çalışmadan sonra 1925 yılında tamamlamıştır. Eser¸ devrin meşhur alimleri tarafından büyük takdirle karşılanmış ve basılması için teşvik edilmiştir. Eser¸ tamamlandıktan sonra ilk baskısının yapılması için matbaaya teslim edilmiş¸ ancak Harf İnkılâbı sebebiyle basım gerçekleştirilememiştir. Daha sonra 1990 yılında eserin ilk cildinin¸ 1999'da ise ikinci cildinin yayınlandığını biliyoruz.
Sefine-i Evliyâ'da 2000 civarında ismin kısa hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında bilgi yer almaktadır. Osmanzade Hüseyin Vassaf¸ eseri kaleme alırken hayatta olan şahsiyetlerle bizzat görüşmüş¸ akrabaları ve dostlarıyla temasa geçmiştir. Bizzat görüşemediği kişilerden mektup aracılığıyla bilgi istemiştir. Müellif¸ eseri kaleme alırken muhtelif tarikatların hankâh¸ tekke ve zâviyelerini ve buralarda bulunan kabir ve türbeleri bizzat ziyaret etmiş¸ bazılarının fotoğraflarını çekmiştir. Fotoğrafları çekilen yapıların bir kısmı günümüzde ayakta değildir. Eser bu anlamda da çok önemli bir eksiği tamamlamaktadır.
Sefine-i Evliyâ'nın el yazması tek nüshası bulunmaktadır. Eser hazırlanırken herhangi bir sadeleştirmeye gidilmemiş¸ metnin orijinalliğinin bozulmamasına dikkat edilmiştir. Eserde yer alan Arapça ve Farsça metinler olduğu gibi yazılmış¸ tercümeleri dipnotla verilmiştir. 2000 civarında şahsiyetin hayatı hakkında bilgi veren eser bir anlamda geniş bir sufîler ansiklopedisidir. Çoğu Anadolu'da yetişmiş olan bu şahsiyetlerin büyük bir kısmı hakkında başka kaynaklarda bilgi bulmak mümkün değildir. Eserin bir başka özelliği de bahsedilen şahsiyetler arasında şair olanların şiirlerinden örnekler vermesidir.
Eserin günümüz alfabesine çevirilerek basılması¸ araştırmacılar için esere ulaşma güçlüğünü ortadan kaldırmış¸ eski alfabeyi okuyamayan meraklılar için de istifadeye sunulmasını sağlamıştır. Eser¸ edebiyat¸ tarih¸ kültür tarihi ve tasavvuf sahasında çalışma yapanlar için önemli bir kaynak niteliğindedir. Bu bakımdan da önemli bir boşluğu doldurmuştur. Eser¸ titiz bir çalışmanın sonucudur ve aynı titizlik basımında da elden bırakılmamıştır. Bir eserin basımı kadar sunumu da önemlidir. Bu anlamda eserle ilgili olarak yapılan tanıtım toplantısı¸ basılan tanıtım kitabı¸ baskının kalitesi ve eserin tüketiciye orijinal kabıyla birlikte ulaştırılması da takdire değer bir çabadır ve esere atfedilen değerin bir göstergesidir.
Bu kadar hacimli bir eseri yayına hazırlamak şüphesiz büyük bir sabır ve cesaret gerektirmektedir. Yine bu çapta bir çalışmanın kusursuz olması da neredeyse imkânsızdır. Eseri hazırlayan kıymetli ilim adamları Prof. Dr. Mehmet Akkuş ve Prof. Dr. Ali Yılmaz'ı kültürümüze yaptıkları hizmetten ötürü yürekten kutluyoruz. Bu çalışmayı yapmakla büyük bir boşluğu doldurmuşlardır. Bu iki bilim adamımızı çalışmada gösterdikleri titizlikten dolayı da ayrıca kutlamak gerekir.
Sefine-i Evliy⸠Kitabevi¸ Hazırlayanlar Prof. Dr. Mehmet Akkuş-Prof. Dr. Ali Yılmaz

Sayfayı Paylaş