SIRLARIN FAŞ OLDUĞU CAMİ SEBEBİ GÜZEL¸ YAPISI GÜZEL¸ YAZISI GÜZEL¸ AÇILIŞI DAHA GÜZEL BİR MABED; BURSA ULU CAMİ

Somuncu Baba

Herşeyi güzel olan bu Caminin duvar yazılarının işlendiği dahası bir sergiyi andıran Caminin içinin kitaba aktarılmış nefis bir albümü¸ titiz bir çalışma¸ ayrıntılı teknik bilgi¸ doyurucu açıklama.

Herşeyi güzel olan bu Caminin duvar yazılarının işlendiği dahası bir sergiyi andıran Caminin içinin kitaba aktarılmış nefis bir albümü¸ titiz bir çalışma¸ ayrıntılı teknik bilgi¸ doyurucu açıklama. İşte Zafer İhtiyar'ın hazırladığı Bir Hüsn-i Hat Sergisi Bursa Ulu Cami kitabı¸ Kaynak Kitaplığı tarafından 2005'de yayınlanmış¸ Editörlüğünü Şeref Yılmaz'ın yaptığı eser 160 sayfa kuşe kağıt renkli baskı nefis bir cilt.
Hem hatlar sergilenmiş sayfalarda hem de tarihî Caminin geniş bir tarihçesi ve mimarî özellikleri sunulmuş. Bununla da kalınmamış tabii Ulu Caminin çevresinde önem arzeden kütüphanelerden de söz edilmiş.
Hat sanatının özellikleri¸ yazı çeşitleri de genişçe ele alınmış.
Zafer İhtiyar'ın Giriş'te yazdığından anlaşılan o ki; ‘Bursa'da Ulu Cami’ adlı Kazım Baykal'ın eseri konu ile ilgili tek eserdi¸ fakat cami duvarlarındaki yazıların manaları verilmemişti. Bunların verilmeyişini yazar bir eksiklik olarak görüp bu eksikliği doldurmak üzere bu eseri hazırladığını belirtmektedir.
Eserin üslubu da zaten bir rehberin tanıtımı¸ anlatımı tarzındadır. Yazarın yerinde bir tespiti; diğer tarihi eserlerimizde olduğu gibi Bursa Ulu Cami ziyaretçilerinin yerlileri duvarlardaki yazıları sadece seyretmişlerdir. Yabancılar ise daha fazla bilgi almanın fırsatını bulurlar.
Cami içindeki Şadırvan'ın öyküsü size tanıdık gelebilir. Caminin yeri Yıldırım Beyazıd'ın damadı Seyyid Emir Sultan Hazretlerine bizzat Peygamber Efendimiz tarafından parmağıyla işaret edilir.
Ancak orada bir de yaşlı bir kadının evi vardır ve rızası yoktur. Daha sonra alınan bu yerin üzerinde namaz kılınmaz düşüncesiyle şadırvan yapılmış.
Camiyi Niğbolu Zaferinin ardından ahd ettiği üzere eğer zafer kazanırsam 20 cami yaptıracağım diyen Padişah Yıldırım Beyazıd yaptırmıştır.
Ancak damadı Emir Sultan hazretleri de 20 ayrı cami yerine 20 kubbeli büyük bir Cuma camisi yapılmasını istemiş. İşte o cami bu camidir.
600 yıldır okunan Mevlid'in yazarı merhum Süleyman Çelebi de bu camide imamlık eden zatlardan biridir. Mevlid de bu camide doğmuştur. Onun doğuşuna sebep olan hadiseyi burada okuyabilirsiniz.
Yazılar¸ tablolar şeklinde renkli olarak basılmış¸ numaralanmış ve her yazının manası izahı yapılmış¸ kim tarafından yazıldığı belirtilmiştir. Ayet¸ hadiş kelam-ı kibar türünden sözler dışında bazen de Kur'an’da da geçen bazı olaylar konuşmalar anlatılmış. Misal olarak 56. sayfada Hz. İbrahim (a.s.) Allah'ın sevgisini kazanmış ve “Allah İbrahim'i dost edinmişti” (Nisa Suresi 125. ayet) ayetinde ifade edildiği gibi “Halilim dostum” hitabına mazhar olmuş¸ malı mülkü çok olan fakat cömertliği ile bilinen büyük peygamberlerden biridir. Melekler kendi aralarında hayret makamında konuşuyorlar: “Neden Allah ü Teala Hz. İbrahim'e (a.s.) Halilim¸ dostum diye hitap ediyor?” Sonrasını ve ötesini tabloların yanında okuyabilirsiniz.
Kültürümüzde yazıya¸ yazılı herhangi bir şeye hürmet etmek¸ üstüne basmamak¸ oturmamak¸ ayakaltına almamak¸ dini hassasiyetin bir gereğidir. Bizim ecdadımız da buna azami dikkat etmiş önem vermiştir. Biz adeta yazıyı resmetmişiz.
“Kur'an Mekke'de nazil oldu¸ Mısır'da okundu¸ İstanbul'da yazıldı” ifadesi boşuna söylenmemiştir. Hattatlarımız abdestsiz kalem tutmazlarmış. Bu Ulu Cami ki işcisi abdestsiz iken taşı yerine koyamamış. Ustabaşı “hayrola elinde taşı gezdirip duruyorsun” dediği zaman “efendim abdestsizim” deyince padişaha durum anlatılır ve derhal caminin yanına bir de hamam yaptırılır. İşte hassasiyet bu.
Kitap yazı çeşitleri hakkında da bilgi verirken camiden örnekler de gösterilmiş.
Küfi yazı (ki Ulu Camide bu yazı çok kullanılmış) sülüs yazı (en çok da bu yazı çeşidi kullanılmış) Nesih yazı (kolay okunabilirliği sebebiyle genellikle Kur'anı Kerim’den ayetler bu yazıyla yazılmış) muhakkak yazı¸ Reyhani yazı¸ Ta'lik yazı (örneği çok yazılardır)¸ Divanî yazı (Osmanlılar devlet yazışmalarındaki sahtekârlığı önlemek için zor okunur ve kelime arasına ilave yapılamayacak şekilde girift yazıları “divane” ve “celi divane” diye iki çeşidi bulunan bu yazıyı bulup geliştirmişlerdir.) kullanılmıştır.
Hz. İbrahim ve melekler arasında geçen olayı resmeden büyük bir Levha da mevcuttur.
Tuğra¸ Tuğra…
Osmanlı padişahlarının simgesi ve bir tür imzasıdır. Kelime itibarıyla Oğuz Türkçesinde “Hakan'ın imzası buyruğu” anlamındaki “Tuğrag” kelimesinden gelir. Türklerin geliştirdiği bir yazı biçimidir.
Bu yazı çeşitlerini örnekleriyle Ulu Cami'de görebilirsiniz. Kitap da ise anlamlarını da okuyabilirsiniz.
Güzel müstesna bir hizmet olmuş 160 sayfa¸ büyük boy. Cami içinden ve dışından diğer fotoğraflarla zengin bir albüm olmuş.
Kaynak kitaplığı hakikaten bir kaynak kazandırmış ilgilenenlere ve geleceğe. Müteşekkiriz.
Güzelin güzeli sözlerden bir kaçını fikriniz olsun diye sıralıyorum;
Allahü müfettihül – ebvab “Allah kapıları açandır.” Altına da bununla alakalı bir dua küfi yazı ile “İftah lenaebuüb'el hayrat “Bizim için bütün hayır kapılarını aç”
“Men Sabera Zafera” “Sabreden zafere erer” Hadis-i Şerif
Veşavirhum fi'l emr (“İşleri onlarla müşavere et”) (ali – İmran suresi¸ 159. ayet) (Kitabın 53. sayfasında resim 19)
Sayfa 80¸ 81'de ise mescitteki mümin ile münafığın durumu şöyle sunulmuş. “El-mü'minü fi'l mescit ke's semeki fi'l – ma “Mescitteki mümin¸ sudaki balık gibidir.” Bu yazı hizasında aynı hadisin devamı yazılmış. “Ve'l münafıku fi'l mescit ka't tayri fi'l kafes.” “Mescitteki münafık ise kafesteki kuş gibidir.” Sudan çıkan balık olmayı kim diler ki.
“Ya Deyyan mine'l kabuli ve'l İhsan” “Ey kullarının hiçbir amelini zayi etmeden karşılığını veren¸ din gününü mutlak sahibi olan Allah'ım¸ bizim amellerimizi ihsanınla kabul eyle.”
Vav'lardan Çekinin
Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.
İttaku'l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü (s.a.s) bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının¸ çekinin” diyor. Mesela Vali olmak¸ veli olmak¸ varis olmak¸ vekil olmak¸ vezir olmak¸ vakıf malını değerlendirmek¸ vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor¸ Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.Herşeyi güzel olan bu Caminin duvar yazılarının işlendiği dahası bir sergiyi andıran Caminin içinin kitaba aktarılmış nefis bir albümü¸ titiz bir çalışma¸ ayrıntılı teknik bilgi¸ doyurucu açıklama. İşte Zafer İhtiyar'ın hazırladığı Bir Hüsn-i Hat Sergisi Bursa Ulu Cami kitabı¸ Kaynak Kitaplığı tarafından 2005'de yayınlanmış¸ Editörlüğünü Şeref Yılmaz'ın yaptığı eser 160 sayfa kuşe kağıt renkli baskı nefis bir cilt.
Hem hatlar sergilenmiş sayfalarda hem de tarihî Caminin geniş bir tarihçesi ve mimarî özellikleri sunulmuş. Bununla da kalınmamış tabii Ulu Caminin çevresinde önem arzeden kütüphanelerden de söz edilmiş.
Hat sanatının özellikleri¸ yazı çeşitleri de genişçe ele alınmış.
Zafer İhtiyar'ın Giriş'te yazdığından anlaşılan o ki; ‘Bursa'da Ulu Cami’ adlı Kazım Baykal'ın eseri konu ile ilgili tek eserdi¸ fakat cami duvarlarındaki yazıların manaları verilmemişti. Bunların verilmeyişini yazar bir eksiklik olarak görüp bu eksikliği doldurmak üzere bu eseri hazırladığını belirtmektedir.
Eserin üslubu da zaten bir rehberin tanıtımı¸ anlatımı tarzındadır. Yazarın yerinde bir tespiti; diğer tarihi eserlerimizde olduğu gibi Bursa Ulu Cami ziyaretçilerinin yerlileri duvarlardaki yazıları sadece seyretmişlerdir. Yabancılar ise daha fazla bilgi almanın fırsatını bulurlar.
Cami içindeki Şadırvan'ın öyküsü size tanıdık gelebilir. Caminin yeri Yıldırım Beyazıd'ın damadı Seyyid Emir Sultan Hazretlerine bizzat Peygamber Efendimiz tarafından parmağıyla işaret edilir.
Ancak orada bir de yaşlı bir kadının evi vardır ve rızası yoktur. Daha sonra alınan bu yerin üzerinde namaz kılınmaz düşüncesiyle şadırvan yapılmış.
Camiyi Niğbolu Zaferinin ardından ahd ettiği üzere eğer zafer kazanırsam 20 cami yaptıracağım diyen Padişah Yıldırım Beyazıd yaptırmıştır.
Ancak damadı Emir Sultan hazretleri de 20 ayrı cami yerine 20 kubbeli büyük bir Cuma camisi yapılmasını istemiş. İşte o cami bu camidir.
600 yıldır okunan Mevlid'in yazarı merhum Süleyman Çelebi de bu camide imamlık eden zatlardan biridir. Mevlid de bu camide doğmuştur. Onun doğuşuna sebep olan hadiseyi burada okuyabilirsiniz.
Yazılar¸ tablolar şeklinde renkli olarak basılmış¸ numaralanmış ve her yazının manası izahı yapılmış¸ kim tarafından yazıldığı belirtilmiştir. Ayet¸ hadiş kelam-ı kibar türünden sözler dışında bazen de Kur'an’da da geçen bazı olaylar konuşmalar anlatılmış. Misal olarak 56. sayfada Hz. İbrahim (a.s.) Allah'ın sevgisini kazanmış ve “Allah İbrahim'i dost edinmişti” (Nisa Suresi 125. ayet) ayetinde ifade edildiği gibi “Halilim dostum” hitabına mazhar olmuş¸ malı mülkü çok olan fakat cömertliği ile bilinen büyük peygamberlerden biridir. Melekler kendi aralarında hayret makamında konuşuyorlar: “Neden Allah ü Teala Hz. İbrahim'e (a.s.) Halilim¸ dostum diye hitap ediyor?” Sonrasını ve ötesini tabloların yanında okuyabilirsiniz.
Kültürümüzde yazıya¸ yazılı herhangi bir şeye hürmet etmek¸ üstüne basmamak¸ oturmamak¸ ayakaltına almamak¸ dini hassasiyetin bir gereğidir. Bizim ecdadımız da buna azami dikkat etmiş önem vermiştir. Biz adeta yazıyı resmetmişiz.
“Kur'an Mekke'de nazil oldu¸ Mısır'da okundu¸ İstanbul'da yazıldı” ifadesi boşuna söylenmemiştir. Hattatlarımız abdestsiz kalem tutmazlarmış. Bu Ulu Cami ki işcisi abdestsiz iken taşı yerine koyamamış. Ustabaşı “hayrola elinde taşı gezdirip duruyorsun” dediği zaman “efendim abdestsizim” deyince padişaha durum anlatılır ve derhal caminin yanına bir de hamam yaptırılır. İşte hassasiyet bu.
Kitap yazı çeşitleri hakkında da bilgi verirken camiden örnekler de gösterilmiş.
Küfi yazı (ki Ulu Camide bu yazı çok kullanılmış) sülüs yazı (en çok da bu yazı çeşidi kullanılmış) Nesih yazı (kolay okunabilirliği sebebiyle genellikle Kur'anı Kerim’den ayetler bu yazıyla yazılmış) muhakkak yazı¸ Reyhani yazı¸ Ta'lik yazı (örneği çok yazılardır)¸ Divanî yazı (Osmanlılar devlet yazışmalarındaki sahtekârlığı önlemek için zor okunur ve kelime arasına ilave yapılamayacak şekilde girift yazıları “divane” ve “celi divane” diye iki çeşidi bulunan bu yazıyı bulup geliştirmişlerdir.) kullanılmıştır.
Hz. İbrahim ve melekler arasında geçen olayı resmeden büyük bir Levha da mevcuttur.
Tuğra¸ Tuğra…
Osmanlı padişahlarının simgesi ve bir tür imzasıdır. Kelime itibarıyla Oğuz Türkçesinde “Hakan'ın imzası buyruğu” anlamındaki “Tuğrag” kelimesinden gelir. Türklerin geliştirdiği bir yazı biçimidir.
Bu yazı çeşitlerini örnekleriyle Ulu Cami'de görebilirsiniz. Kitap da ise anlamlarını da okuyabilirsiniz.
Güzel müstesna bir hizmet olmuş 160 sayfa¸ büyük boy. Cami içinden ve dışından diğer fotoğraflarla zengin bir albüm olmuş.
Kaynak kitaplığı hakikaten bir kaynak kazandırmış ilgilenenlere ve geleceğe. Müteşekkiriz.
Güzelin güzeli sözlerden bir kaçını fikriniz olsun diye sıralıyorum;
Allahü müfettihül – ebvab “Allah kapıları açandır.” Altına da bununla alakalı bir dua küfi yazı ile “İftah lenaebuüb'el hayrat “Bizim için bütün hayır kapılarını aç”
“Men Sabera Zafera” “Sabreden zafere erer” Hadis-i Şerif
Veşavirhum fi'l emr (“İşleri onlarla müşavere et”) (ali – İmran suresi¸ 159. ayet) (Kitabın 53. sayfasında resim 19)
Sayfa 80¸ 81'de ise mescitteki mümin ile münafığın durumu şöyle sunulmuş. “El-mü'minü fi'l mescit ke's semeki fi'l – ma “Mescitteki mümin¸ sudaki balık gibidir.” Bu yazı hizasında aynı hadisin devamı yazılmış. “Ve'l münafıku fi'l mescit ka't tayri fi'l kafes.” “Mescitteki münafık ise kafesteki kuş gibidir.” Sudan çıkan balık olmayı kim diler ki.
“Ya Deyyan mine'l kabuli ve'l İhsan” “Ey kullarının hiçbir amelini zayi etmeden karşılığını veren¸ din gününü mutlak sahibi olan Allah'ım¸ bizim amellerimizi ihsanınla kabul eyle.”
Vav'lardan Çekinin
Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.
İttaku'l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü (s.a.s) bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının¸ çekinin” diyor. Mesela Vali olmak¸ veli olmak¸ varis olmak¸ vekil olmak¸ vezir olmak¸ vakıf malını değerlendirmek¸ vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor¸ Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.

Sayfayı Paylaş