GENÇLİK SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI

Somuncu Baba

“Günümüz gençliğin problemlerinden bir diğeri de ahlaki çöküntüdür. Nesli ve aile yapısını bozan ahlaksız davranışlardan sakınmak gerekir. İslâm’ın amaçlarından olan nesli korumak ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için gençlerimize iyi bir din eğitimi verilmelidir.”

“Günümüz gençliğin problemlerinden bir diğeri de ahlaki çöküntüdür. Nesli ve aile yapısını bozan ahlaksız davranışlardan sakınmak gerekir. İslâm’ın amaçlarından olan nesli korumak ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için gençlerimize iyi bir din eğitimi verilmelidir.”

Gençlik¸ çocukluk ile erişkinliği bağlayan bir köprüdür. Genç için çocukluk dönemi geride kalmıştır¸ fakat genç henüz yetişkin toplumda belli bir noktaya ulaşmış değildir. Bu yüzden gençlik çağı bir belirsizlik ve arayışlar devresidir. Bu çağ¸ hayat için bir yön ve hedefin arandığı¸ meslek ve ailevi rollerin üstlenilmesi için gerekli kişilik özelliklerinin kazanıldığı¸ ferdin daha müstakil ve sorumlu bir kimse olarak hareket etmeye başladığı bir hazırlanma dönemidir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nca gençliğin tanımı şöyle yapılmaktadır. Gençlik; buluğa erme sebebiyle¸ biyolojik ve psikolojik bakımdan çocukluğun sonu ile¸ toplum hayatında sorumluluk alma dönemi olan 12-24 arasında kalan yaş grubudur.1
Bilimsel çalışmaların sonuçları ve bu dönemin en başta gelen psikolojik özelliklerinden bazıları şunlardır: Kişilik bunalımı¸ isyankârlık¸ hayat gayesi oluşturma¸ sorumluluk duygusunun gelişmesi¸ hayattan tatmin arama¸ macera ve hareket isteğidir.
Gençlik çağı bağımsızlık ve topluma karışma çağıdır. Genç evden kopar¸ çevreye yönelir. Spora ilgi artar. Spor ve diğer faaliyetler gençte¸ yaşıtlarıyla kaynaşma imkânı sağlar. Kendisini arkadaşları ile kaynaştırır.2
Gencin kim olduğunu¸ neye inanıp değer verdiğini¸ hayattan ne elde etmeyi beklediğini değerlendirmesini içeren bir kimlik kazanma sorunu vardır. Gençler¸ soyut düşünme özellik ve yeteneklerini kullanarak¸ ana-baba ve yakın çevrenin davranışları ve beklentilerini yeniden değerlendirmeye başlarlar. Sevgili Peygamberimiz çocuklarımıza karşı görevlerimizi şu şekilde vurgulamaktadır. “Çocuklarınıza güzel davranıp iyilikte ve ikramda bulununuz¸ onları en güzel şekilde terbiye ediniz”.3
Gençliğimizin problemleri daha çok meslek ve eş seçiminde görülmektedir. Aşırı hayalcilik refah hastalığı¸ özenti¸ kimlik bunalımı ve kendini tanımama idealsizlik ve lakaytlık¸ bencillik¸ ahlaki ve manevi değerlerin azalması¸ uyuşturucular¸ fanatizm ve kötü alışkanlıkların kazanılması¸ zararlı yayınlar ve terör odaklarının varlığı¸ ailenin bozulması ve güvensizlik¸ işsizlik ve gelecek kaygısı¸ başkaları ile ilişki kuramama.. .gibi durumlar gençliğimizin temel problemleridir.
Ülkemizde son yıllarda çok köklü toplumsal ve kültürel değişmeler yaşandı. Değişen toplum düzeni içinde farklı rol beklentileri ve bu değişime paralel biçimde değişmeye zorlanan gençler ruhsal bir gerilim ortamında kimlik arayışını sürdürmek durumda kalmışlardır. Kendi yaşı gereği değer yargıları içinde hızla değişen genç¸ içinde yaşadığı toplumun değerlerinin de hızla değişmesi karşısında bunalıp bocalayarak hiçbir değere inanmayan ideal ve amaçtan yoksun günübirlik uğraşlar ve maddi zevklerle oyalanan¸ kendine ve çevresine yabancılaşan bir tip haline gelmektedir.
Günümüz gençliğinin sorunları içinde çocukluk yaşlarına kadar inen alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ilk sıralarda yer almaktadır. İslâm’ın temel amacı; dini¸ aklı¸ nefsi¸ nesli ve malı korumaktır. Dinimizin çok değer verdiği ve korumaya çalıştığı akla zarar veren alışkanlıkların başında alkol ve uyuşturucu gelmektedir. Bunlar hem toplumu hem de bireyin çevresinde bulunanları olumsuz etkiler. Gençlerimiz bu tür kötü alışkanlıklardan uzak durmalıdır.
Günümüz gençliğin problemlerinden bir diğeri de ahlaki çöküntüdür. Nesli ve aile yapısını bozan ahlaksız davranışlardan sakınmak gerekir. İslâm’ın amaçlarından olan nesli korumak ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için gençlerimize iyi bir din eğitimi verilmelidir. Günümüzde gençlerin kendilerini korumaları için sağlam bir imana sahip olmaları gerekir. Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Ölmeden önce yaşamın¸ yaşlılıktan önce gençliğin¸ çok işten önce boş zamanın değerini biliniz”4 demiştir.
Din ve dini hayatın en önemli boyutunu teşkil eden ibadetlerin kişinin ruh sağlığına önemli katkıları vardır. Gençlik döneminde dini yaşantılar ve ibadetler¸ bireye kendini anlamayı¸ olumlu ve olumsuz yönlerini tanıyıp kabullenmeyi öğretir.
Gençlik bir milletin varlığının temel taşı¸ dinamik gücü ve geleceğinin güvencesidir. Hz. Ömer “Gençliği olmayan bir millet yok olmaya mahkumdur.”
Gençlik bir ovayı sulayan ırmak gibidir. Eğer bu ırmağın akışı düzenlenir¸ kanallarla ova salınırsa¸ verimi artırır¸ toprak bol ürün verir¸ faydalı olur. Yön verilmez kendi haline bırakılırsa zararlı olur.5 Gençleri aşırı serbest bırakmak da¸ baskı yapmak da uygun değildir. Anlayış¸ hoşgörü ve sevgiyle problemler çözülmelidir.
Toplumun daha ileri bir hayat seviyesine ulaşmasında¸ gençliğin önemli bir yeri bulunmaktadır. Gençliğin ülke kalkınmasında sorumluluk ve görevini yerine getirebilmesi eğitim ve öğretim sistemi ile doğrudan ilişkilidir. Gençlerin ailelerinin sosyo-ekonomik düzeyi ve toplumsal kurumların gençlere götürdüğü hizmetlerin düzeyi¸ onların yetişme koşullarını belirler. Atalarımız “Ne ekerseniz onu biçersiniz” demişlerdir.
Gençler üzerinde en etkili olan toplumsal kurumlarımızın başında aile gelmektedir. Çocuğa ilk bilgilerin verildiği yer aile ocağıdır. Bu nedenle ailenin sağlam olması ve anne-babanın çocukları ile iyi bir iletişim kurması gerekir. İkinci olarak arkadaş grubu gençler üzerinde etkili olmaktadır. Atalarımız “üzüm üzüme baka baka kararır” sözü ile bireylerin arkadaşlarından etkilendiğini “Söyle dostunu söyleyeyim senin kim olduğunu “ sözü ile de iyi arkadaş seçmenin önemini vurgulamışlardır. Okul ve eğitim kurumları ile birlikte kitle iletişim araçları da gençlerimizi etkilemektedir.
Gencin yetişmesi ve sağlam bir kişilik kazanması için imkanların seferber edilmesi gerekir. Kendi gençliğine yatırım yaparak¸ onları ruh¸ zihin ve beden olarak zinde yetiştirme imkanına kavuşan toplumlar kendi geleceklerine yatırım yapmış olurlar. Gence verilecek eğitim tarzının başında¸ ona iyi örnek olmak gelir. Burada aileye ve büyüklere iyiyi temsil etme görev ve sorumluluğu düşmektedir. Büyüklerin kendilerini düzeltmeden gençliği düzeltmeleri çok zordur. Kuranı Kerim’de Hz. İbrahim şu şekilde dua ederek çocuk istemiştir: “Ey Rabbimiz! Bizi sana ibadet edenlerden kıl! Çocuklarımızdan sana itaat eden bir ümmet çıkar…”6 Çocuklarımızın iyi olması için Allah’a dua etmek gerekir. Aileler çocukları arasında ayrım yapmamalı ve kendi çağı ile çocuklarının durumlarını karşılaştırmamalıdır. Hz. Ali “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil¸ onların yaşayacakları zamana göre yetiştiriniz” diyerek çağdaş eğitimin verilmesini tavsiye etmiştir.
Günümüzde gençlerimizin birtakım problemlere düşmemeleri için şunlara dikkat etmeliyiz:
1. Gençlere sağlam bir aile terbiyesi verilmeli ve anlayışla yaklaşılmalı¸
2. Ailede ve okulda gençlere doğru bilgiler verilmeli¸
3. Maddi ve manevi yönden dengeli bireyler olarak yetiştirilmeli¸
4. Gençlere sorumluluk bilinci verilmeli ve onlara örnek olunmalı¸
5. Gençleri sosyalleştirerek içinde yaşadıkları topluma uyumlu hale getirilmeli¸
6. Gençler kötü arkadaş grubundan uzak durmalı ve iyi arkadaş edinmeli¸
7. Boş zamanlarını kitap okuyarak ve faydalı işler yaparak geçirmeli¸
8. Kötü alışkanlıkların başladığı İnternet¸ birahane ve kahvehane gibi yerlerden uzak durulmalı¸
9. Alkol ve uyuşturucu kullananlardan ve satanlardan uzak durmalı¸
10. Gidecekleri yerler konusunda ailesine ve büyüklerine danışmalı¸
11. Gençlerin hür ve bilimsel düşünme gücüne¸ geniş bir dünya görüşüne sahip¸ insan haklarına saygılı ve çevre bilinci yerleşmiş bireyler olmaları sağlanmalıdır.
Türk milletinin milli¸ ahlaki¸ insani¸ manevi ve kültürel değerlerini benimseyen¸ koruyan ve geliştiren¸ ailesini¸ vatanını¸ toplumunu seven ve daima yükseltmeye çalışan geçler yetiştirmek gerekmektedir.

* C.Ü. İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi.

Dipnotlar:

1- DPT. Gençlik ve Spor¸ V. Beş Yıllık Kalkınma Planı¸ Rapor No: 104¸ Ankara¸ 1983¸ s. 13.
2- Komisyon¸ 12- 24 Yaş Gençlerin Sosyo-Ekonomik Sorunları¸ M.E.B yay¸ Ank¸1986. s.9
3- İbn Mace¸ Edep¸ C. II. 1211¸ s. 368.
4- Fethulbari¸ s. 14 / 9.
5- Neşet ÇAĞTAY¸ Geçmişten Bugüne Türk Gençliği¸ İş Bank. Yay. Ankara.1986¸ s.1.
6- Bakara suresi¸ s. 128.

Sayfayı Paylaş