GÜL ARZUSU (NA'T TAHLİLLERİ)

Somuncu Baba

Vedat Ali Tok Kimdir?
Kayseri'de 2005'te Laçin Yayınları arasında birinci baskısı yapılan eserin arka kapağında yazar şu cümlelerle tanıtılmaktadır:

Vedat Ali Tok Kimdir?
Kayseri'de 2005'te Laçin Yayınları arasında birinci baskısı yapılan eserin arka kapağında yazar şu cümlelerle tanıtılmaktadır: "1966 yılında Kayseri/Pınarbaşı/ Büyük Karamanlı köyünde doğdu. İlk¸ orta¸ lise ve yüksek öğrenimini Kayseri'de tamamladı. 1988 yılında Fen-Edebiyat Fakültesini bitirdi. Aynı yıl edebiyat öğretmenliğine başladı. 1996 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eski Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalında Prof. Dr. Cihan Okuyucu'nun danışmanlığını yaptığı teziyle yüksek lisansını bitirdi. Şu anda Berceste Dergisinin yayın danışmanlığını yapan Vedat Ali Tok'un daha önce de Espiye Gündemi¸ Yağlıdere'nin Sesi (Espiye ve Yağlıdere Giresun'un ilçeleridir. Yazar buralarda ve Tirebolu'da uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapmıştır.) gibi bazı yerel gazetelerde haber müdürlüğü ve yayın danışmanlığı görevlerinde bulundu. Şiir ve yazıları bazı gazetelerle Berceste¸ Yeniden Diriliş¸ Erciyes (Kayseri)¸ Uzun Sokak (Trabzon)¸ Bilge (Ankara)¸ Somuncu Baba (Darende) Yeni Dünya¸ Sarmaşık Kültür (İstanbul)¸ Bizim Külliye (Elazığ) gibi dergilerde yayınlanmaktadır.
Hâlen Kayseri Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği görevini de sürdüren Vedat Ali Tok'un bundan başka yayınlanmış; Türk Şiirinde Hz. Muhammed (SAV) (1997)¸ Şiir Terimleri/ Nazım Tür ve Şekilleri (1998)¸ Açıklamalar ve Örneklerle Edebî Sanatlar Ansiklopedisi (2005) isimli kitapları bulunuyor."
Gül Arzusu (Na't Tahlilleri):
Tarihte makarr-ı ulemâ (bilginler yatağı) olarak da bilinen Kayseri'nin önemli yayınevlerinden Laçin Yayınları'nın 84.sü olarak orta boy 344 sayfa hâlinde basılan ve birinci baskısı Eylül 2005'te okuyucusuna sunulan eserin kapak tasarımı yazarın ağabeyi akademisyen Fuat TOK tarafından yapılmış. Yazar¸ eserini sebeb-i hayatı babasına ve küçük yaşta kaybettiği kızına şu sözlerle ithaf etmiş: "Bu kitabı yazmam esnasında Hakk'a yürüyen babam Hacı Abdullah'ın ve cennete kavuşmak için acele eden kızım Muazzez Elif'in aziz hâtıralarına…"
Kitabın başında bir çeşit takriz sayabileceğimiz Erciyes Üniversitesi öğretim görevlisi¸ yazar-şair Bekir Oğuzbaşaran'ın "Naatları Okurken" başlıklı yazısı yer alıyor. Kitabın içindekiler bölümüne göz attığımızda şunları görüyoruz: Önsöz ve Girişin başına benim de çok sevdiğim¸ son derece yaygın¸ fakat birçok yerde yanlış biçimleri ile yer alan kime ait olduğu belli olmayan şu beyit epigraf olarak konulmuş: Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl / Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl. Bunu Na't başlıklı kısa bir metin takip ediyor. Bu metnin ara başlıkları; "Mevlid¸ Vasıfları¸ Mucizeleri¸ Miraç¸ Hicret¸ Şefaat-nâme" şeklinde sıralanmış.
Kitabın kapağında çölden doğan bir büyük gül (Şah Gül) motifi bulunmaktadır. Bunu şakku'l-kamer mucizesine işaret eden ikiye bölünmüş ay motifi tamamlamaktadır. Bilindiği gibi gül¸ Peygamberimizin remzidir. Hilâl ise İslâm'ın. O Gül'e de Hilâl'e de canımız kurban…
Bundan sonra kitabın kahir ekseriyetini Na'tlar adlı bölüm teşkil etmektedir. Kitabın sonunda iki sayfalık bir bibliyografya bölümü de bulunmaktadır. Önceden hesap edilmediği halde¸ ister tesadüf deyin¸ isterseniz tevafuk veya tetabuk deyin kitapta Yûnus Emre'den Nurullah Genç'e 63 Müslüman Türk şairinin birer naatı tahlil edilmektedir. Bu durum karşısında insan şu sözü hatırlamadan edemiyor: Söyleyene değil¸ söyletene bak. Merhum Üstad Necip Fazıl'ın Esselâm (Mukaddes Hayattan Levhalar) adlı eseri de Peygamberimizin yaşadığı yıl sayısından kinâye olarak 63 şiirden oluşmaktaydı.
Kitaptaki örnekler kronolojik bir sıra takip etmektedir. Yazar¸ bu 63 şairin ön plânda gelen bir naatının metnini vermekte¸ daha sonra bu naatı yerine göre şerh¸ yerine göre tahlil etmektedir. Bunu yaparken ele aldığı şairin yaşadığı dönemi göz önüne almaktadır. Açıklama metni içinde aynı şairin varsa başka naatlarından da örnekler vermektedir. Her bölüme orijinal bir ad koyması da kitabı daha da ilgi çekici hâle getirmektedir.
Öncelikli anlamı Peygamberimizi övmek maksadıyla yazılmış şiir olan naatları açıklamak için en başta bu şiirlerde telmih veya iktibas edilen âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerden faydalanmakta¸ bunları dipnotlarıyla da takviye etmektedir. Tabii şiirleri açıklarken edebiyat bilgilerinden¸ şiir sanatından ve edebî sanatlardan yararlanmak da takip ettiği usullerdendir. Bundan dolayı Gül Arzusu hem dînî hem de edebî bir gayreti ifade etmektedir. Bana göre bu kitap hem bir şiir incelemesi¸ tahlili¸ tefsiri¸ yorumu¸ şerhidir¸ hem de içerdiği İslâmî Türk şiiri örneklerinden dolayı bir dînî ve tasavvufî şiirler güldestesidir. Eserde sadece manzum naat örneklerine yer verilmiş¸ herhangi bir mensur naat örneğine ise yer verilmemiştir. Aslında yazar¸ eser okunduğunda da anlaşılacağı üzere¸ Türk şiirindeki bütün naatları bir araya getirmek gibi bir amaç da taşımamaktadır. Yine de Müslüman olan ilk atalarımızdan bu yana bin yıllık İslâmî Türk edebiyatı geleneğinin belli başlı ve ünlü naatları bu kitapta ele alınmıştır.
Peygamberimize karşı olan hasret duygularımızı¸ özlemlerimizi ifade eden Gül Arzusu'nda şu şairlerimizin naatları açıklanmıştır: Yûnus Emre¸ Şeyyad Hamza¸ Süleyman Çelebi¸ Yazıcıoğlu Mehmed¸ Eşrefoğlu Rûmî¸ (Dede Ömer) Rûşenî¸ Zâtî¸ Fuzûlî¸ Taşlıcalı Yahya Bey¸ Şemseddin Sivasî¸ (Mehmed) Muhyî¸ Seyyid Nizamoğlu¸ Hâkânî¸ Sultan Ahmed Han (Bahtî)¸ Ganî-zâde Nâdirî¸ Aziz Mahmud Hüdâyî¸ Abdülehad Nûrî¸ Niyâzî-i Mısrî¸ Neşâtî¸ Nâbî¸ (Buhûrîzâde Mustafa) Itrî¸ Bursalı İsmail Hakkı¸ Yahyâ Nazîm¸ Bursalı İsmail (Beliğ)¸ Sezâî-i Gülşenî¸ Neylî¸ Neccarzâde Şeyh Rız⸠Salâhî-i Uşşâkî¸ Şeyh Gâlib¸ Leylâ Hanım¸ Ahmed Kuddusî¸ Seyrânî¸ Hersekli Ârif Hikmet¸ Şeref Hanım¸ Ziya Paşa¸ Muallim Naci¸ Ferit Kam¸ Ali Ekrem Bolayır¸ Mehmet Âkif Ersoy¸ Osman Kemâlî¸ Hasan Basri Çantay (Şeydâ)¸ Yaman Dede¸ Ârif Nihad Asya¸ Kemal Edip Kürkçüoğlu¸ Necip Fazıl Kısakürek¸ Osman Hulusî Efendi¸ Ali Ulvi Kurucu¸ Faruk Kadri Timurtaş¸ Gökhan Evliyaoğlu¸ Turgut Uyar¸ Bekir Sıtkı Erdoğan¸ Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu¸ Sezai Karakoç¸ Abdullah Satoğlu¸ Mehmed Aslan¸ Muhsin İlyas Subaşı¸ Yahya Akengin¸ Mustafa Miyasoğlu¸ İbrahim Şahin¸ Mustafa İslamoğlu ve Nurullah Genç.
Milletimizin dînî duygu ve düşüncesini¸ hassasiyetini en güzel ifade eden şairlerimizden biri hiç şüphesiz Yûnus Emre'dir. Onun şiirleri sehl-i mümtenî özelliği taşımakta yediden yetmiş yediye¸ ümmîden¸ âlime kadar herkesin kafasında ve gönlünde yer etmektedir. O "Adı güzel¸ kendi güzel Muhammed" i de en iyi anlatanlardan biridir. "Yâ Muhammed canım arzular seni"¸ sözü ile milletimizdeki Peygamber sevgi ve özlemini ebedî bir biçimde dile getirmiştir. Yazarın kitabına isim koyarken Yûnus Emre'nin bu mısraından da esinlenmiş olabileceğini düşünüyorum.
Kitapta yer alan isim listesinden de anlaşılacağı üzere naatları incelenen şairler arasında padişahlar¸ devlet adamları¸ sadrazamlar¸ paşalar¸ şeyhler¸ kadınlar¸ dîvân¸ halk ve tekke şairleri¸ yeni Türk edebiyatının çeşitli dönemlerine ait isimler¸ ilim¸ fikir ve din adamları¸ hâsılı her toplum kesiminden imzalar bulunmaktadır. Bu demektir ki Türk milleti devirler boyunca ve her tabakadan insanıyla Allah'ını ve Peygamberini sevmekte¸ O'nu ve O'nun altın çağını özlemekte¸ O'na olan duygularını en güzel bir biçimde dile getirmeye çalışmaktadır. O bakımdan bir edebiyatçının bu konularla ilgilenmesi onun için hem meslekî¸ hem millî¸ hem de dinî bir vecibe olmaktadır.
Son zamanlarda¸ başta Berceste olmak üzere¸ çeşitli edebiyat dergilerinde deneme¸ inceleme ve eleştiri yazılarını zevkle okuduğumuz¸ röportajlarını takip ettiğimiz¸ Türkçe-Edebiyat öğretmenliğine 18 yılını vermiş Vedat Ali Tok'u bu güzel çalışmasından dolayı tebrik eder¸ daha nice güzel eserlere imza atmasını beklediğimizi ifade etmek isteriz.
Hepimizin ortak çabası o Gül'ün şefaatine nail olmak için değil midir…

Sayfayı Paylaş