ÇOCUKLAR İÇİN

Somuncu Baba

Çocuklar İçin sayfamızda yayınlanmasını arzu ettiğiniz; bilmece¸ bulmaca¸ fıkra ve şiirlerinizi bekliyoruz çocuklar…

Bir Hadisi Şerif

Resûlullâh (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: “Allah'a ve âhiret gününe imânı olan¸ ya hayır söylesin¸ ya ağzını mühürlesin. Allah'a ve âhiret gününe imânı olan¸ komşusuna ikrâm etsin. Allah'a ve âhiret gününe imânı olan¸ misafirine ikrâm etsin.”
Hadis-i Şerif

İlkbahar ve Biz
İlkbahar¸ tabiatın kışın derin uykusundan uyanışıdır. Bir tek uyanan bahar mıdır? Tabi ki hayır. Mis kokulu çiçekler¸ desen desen böcekler¸ güzel sesli kuşlar…
İlkbahar¸ insana hep mutluluk verir. İnsan hep ilkbaharda bahçesinde¸ tarlasında doğa ile iç içe olur. Öten kuşlar ve böcekler insana huzur verir.
Herkesin bir önceki mevsimden hayalleri vardır. Köyüne gitmek¸ bisikletine binmek¸ bahçede top oynamak gibi birçok planı vardır herkesin. Peki¸ biz ne planlıyoruz? İnşallah hepimizin de güzel planları vardır ilkbahara dair. Herkese iyi baharlar!

Bilmeceler
Limonun canı ne zaman sıkılır?
Limonota olduğunda

Bir bilmece çözülmezse ne olur?
Bilmemece

Kral yaşlanınca ne olur?
Kurulanır

En duygusal köfte hangisidir?
İçli Köfte

Malatya'dan kayısı gelir¸ ondan sonra ne gelir?
On bir
Çanakkale Zaferi
Çanakkale Zaferi¸ biz şanlı Türklerin tarihe kazımış olduğu en mükemmel ve olağanüstü savaşlardan biridir. Çanakkale Zaferi sadece Türkler için değil¸ tüm dünya için çok önemlidir. Hepimiz duymuşuzdur¸ “Çanakkale geçilmez” diye.
Çanakkale Zaferi¸ her Türk gencinin¸ çocuğunun¸ yaşlısının öğrenmesi ve anlaması gereken konudur. Yani bu demek oluyor ki Çanakkale'nin Türkler için ne kadar önemli olduğunu bilmek hepimizin görevi olmalıdır. Nasıl ki¸ televizyonlardaki filmlerde meydana gelen kahramanlık olaylarını¸ oyuncuların nasıl savaştıklarını vs… aklımıza yazıp; günlerce birbirimize anlatabiliyorsak¸ Çanakkale Zaferini de öyle iyi bilmeliyiz. Ama Çanakkale¸ bu çizgi filmler kadar basit değildir. Kahraman Türk Askerleri Çanakkale Zaferi'nde gözlerini bile kırpmadan bu vatan uğrunda canlarını feda etmişlerdir. Bütün dünya¸ bu kazanılan zaferi bu güne kadar unutamamıştır.
O büyük Çanakkale Zaferi'ni bizde öğrenmesi ve her 18 Mart günü bütün şehitlerimizi duâ ile anmalıyız.
Nihâl ÖNDER

Bunları Biliyor musunuz?
1- Kangurunun geri geri yürüyemediğini!
2- Timsahların dillerini dışarı çıkaramadığını!
3- Bir karıncanın kendi ağırlığının 150 katı kadar yük taşıyabildiğini!
4- Sivrisineklerin 1 saniyede 1000 kez kanat çırptıklarını!

Hikâye
Oğlum'a ve Kızım'a…
Meryem Aybike SİNAN

Yıllar önceydi. Çocukluğumun pembe yeldirmeli baharını yaşıyordum. Gökyüzü daha mavi¸ güneş daha parlak¸bahçeler daha geniş¸komşular daha içtendi.Kayısılar henüz sararmaya başlamıştı. İlkokul birinci sınıftan ikinci sınıfa geçmiştim.
Yaz mevsiminde kırkikindi yağmurları adı verilen ani bir yağmur boşalır sonra yerini günlük güneşlik bir havaya bırakırdı. O zamanlar gök gürlemelerinden fena halde korkar ¸annemin eteklerine yapışırdım. Annemin Duâlarıyla sakinleşir. korkumu öyle yenerdim.
Zühre Teyze ¸bitişikteki kayısı bahçesinin sahibiydi. Şimdi başındaki bembeyaz örtüsü¸duru Türkçe'si aklımda kaldı. Her sabah bitişik bahçeden “Zahide” diye annemi çağıran sesiyle uyanırdım. Saatlerce annemi sohbete tutar¸dertlerini anlatır¸ anlatırdı. Annem her defasında bıkıp usanmadan gülümseyerek onu dinlerdi. Her gün aynı şeyleri anlatsa da annem bıkkınlık ifadesi göstermezdi.
Bir gün yine bir yağmur sonrası¸ annemle konuşurlarken bahçesine giren haylaz çocuklardan şikayet ettiğini duymuştum. Anneme:
– Bu çocukların anneleri helal haram nedir anlatmıyorlar. Çocuk helal nedir haram nedir bilecek kızım. Yoksa yaş büyüdükçe haram lokma büyür¸ büyür de çığ olup yutar ahretini adamın.
Sıcak bir yaz sabahında erkenden uyanmış¸ kayısı bahçemizde geziniyordum. Gözüme birden Zühre Teyzenin bahçesindeki bir ağaç ilişti. Üzerinde kocaman nar gibi bir kayısı duruyordu. Koskocaman bahçemizde öyle güzel görüneni hiç görmemiştim. Ağaç hemen bahçemizin sınırındaydı.Birden elimi uzattım. Ancak uzatmamla geri çekmem bir oldu. Zühre Teyzenin haramla ilgili sözlerini hatırlamıştım. Ürpererek eve koştum. Yüzüm kızarmıştı. Koskoca kayısı bahçemiz dururken¸ başkasının kayısısına imrenmiştim.
Ertesi sabah ayaklarım beni yine aynı noktaya götürmüştü.Birden o göz diktiğim kayısının bizim bahçeye düştüğünü gördüm. Sevinçle elime aldım. .Bu meyveye büyük bir iştihayla baktıktan sonra aniden ait olduğu bahçeye atıverdim. Üzerimden büyük bir yük kalkmışçasına rahatlamıştım.
Hayatımın ilk ve önemli bir sınavını verdiğim için büyük bir sevinç duymuştum.
“Senden gider nesillere soy kızım
Kursağına helal lokma koy kızım
İffet süstür bu gömleği çıkarma
Allah versin sana temiz soy kızım..”
Şair Mürsel Gündoğdu'nun da dediği gibi bir helal lokmanın geleceğimiz için¸ toplumumuz için ne denli önemli olduğuna vurgu yapan Zühre Teyze şimdi ebedi hayatta..Ne zaman helal haram konusu açılsa çocukluğumun Zühre Teyzesi aklıma gelir. Bir başka şair ne güzel söylemiş;
Sofralarda bereket¸ gönüllerde muhabbet
Bir evde olur ise¸ oradadır saadet.
Helal tebessüm verir¸ helal güller açtırır
Haramla gelir elem haramla gelir şiddet…
Bereket¸ iyi niyet büyüklerle berabermiş. Büyüklerimizi birer birer kaybettikçe bunu daha iyi anlıyoruz. İyi ki kulak vermişim onun altın gibi sözlerine. Şimdi çevremde gittikçe azalan Zühre Teyzelerin inci tanesi sözlerine ne çok muhtacım. Allah çevremizi nur yüzlü ¸güzel sözlü büyüklerimizden eksik etmesin….

Sayfayı Paylaş