ÜMİT FEHMİ SORGUNLU VE

Somuncu Baba

Kimdir
1949 yılında Kayseri'de doğdu. Sanat hayatına 1968 yılında şiirle başladı. Şiirleri mahallî gazete ve dergilerde yayınlandı.

Kimdir
1949 yılında Kayseri'de doğdu. Sanat hayatına 1968 yılında şiirle başladı. Şiirleri mahallî gazete ve dergilerde yayınlandı. 1970 yılından sonra yazı ve şiirlerini ulusal dergi ve gazetelere göndermeye başladı. 1972 yılında “Onlar” adlı şiir antolojisinde yer aldı. Daha sonraları bir yayınevi kurarak¸ Meçhuller (hikâye) ve Adımlar (şiir) antolojilerini hazırladı. 1976 yılında “Doğuş” edebiyat dergisini çıkardı. 1995 yılında “ÖNCÜ” edebiyat¸ kültür ve sanat dergisinin genel sanat yönetmenliğini yaptı. Akın Günlük ve Hakimiyet gazetelerinde “Divit Sanat” adında bir kültür¸ sanat eki hazırladı. Mahallî radyo ve televizyonlarda programlar yaptı. 1982'de KASD (Kayseri Sanatçılar Derneği) Hikâye Teşvik¸ 1984 Kayseri Olay Gazetesi hikâye¸ 1987 Kayseri Gazeteciler Cemiyeti röportaj¸ 1991 Basın Yayın Genel Müdürlüğü röportaj¸ 1992 Kayseri Akın Günlük Gazetesi Türk Edebiyatına Hizmet Ödüllerini aldı. 1970 yılından beri Hisar¸ Eğitim ve Kültür¸ Bilim ve Düşünce¸ Doğuş¸ Küçük Dergi¸ Kültür ve Sanat¸ Erciyeş Kültür Dünyası¸ Tepe¸ Konevî¸ Somuncu Baba¸ Altınoluk¸ Berceste¸ Yağmur¸ Dergâh ve Türk Edebiyatı gibi birçok edebiyat dergisinde şiir ve hikâyeleri yayınlandı.
Hâlen “Berceste” kültür sanat ve edebiyat dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapmakta olan yazar¸ Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ve İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir. Bir kamu kuruluşundan emekli olan Ü.F.Sorgunlu evli ve dört çocuk babasıdır.
Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisinde¸ İhsan Işık'ın Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi'nde¸ Abdullah Satoğlu'nun Kayseri Ansiklopedisinde¸ Ahmet Sıvacı'nın Kayseri Güldestesi'nde ve Muhsin İlyas Subaşı'nın Ağırnaslı Sinan adlı antolojisinde biyografisine ve eserlerine yer verildi. Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Öğr. Gör. Bekir Oğuzbaşaran'ın danışmanlığında¸ Bekir Yeşilyaprak tarafından hayatı¸ edebî kişiliği ve hikâyeleri üzerine bir bitirme tezi hazırlanmıştır (70 sayfa¸ Kayseri 2002).
Eserleri :
1- Acılar Nerede Başlar (Hikâye¸ Ocak Yayınları¸ 104 Sayfa¸ 1983)
2- Yağmur Yağmıyordu (Hikâye¸ Se-Da Yayınları¸ 80 sayfa¸ 1987)
3- Eylül Vurgunu (Hikâye¸ Geçit Yayınları¸ 112 sayfa¸ 1997)
4- Gülün Müjdesi (Hikâye¸ Kaynak Yayınları¸104 sayfa¸ 2005)
Hikâye Anlayışı
Ümit Fehmi Sorgunlu Kayseri'de son 30-35 yıldır edebiyat uğrunda emek harcayan¸ sanatın çilesini çeken¸ şiir¸ hikâye¸ deneme¸ röportaj¸ kitap tanıtma yazıları yazan¸ mahallî gazetelerde kültür sanat sayfaları hazırlayan¸ köşe yazarlığı yapan ve Kayseri'deki her türlü kültürel ve sanatsal oluşumun içinde yer alan bir edebiyatçı. Onu kâh Kayseri Sanatçılar Derneği (KASD) ve Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi yönetim kurulu üyesi olarak görürsünüz¸ kâh yarışmalar düzenleyen¸ antolojiler çıkaran¸ çeşitli yarışmalarda dereceler alan bir sanatçı olarak tanırsınız. Bilindiği gibi taşrada yazar ve şair olmak zor zenaattir. Hele Kayseri'de…
Edebiyat dünyasına şiirle giren Ümit Fehmi Sorgunlu¸ kendisini daha sonra hikâye türüne vakfetmiş bir yazar arkadaşımız. Onunla 30 -35 yıldır tanışıyoruz. Sahabiye Medresesindeki küçük bir odadan ibaret olan Kayseri Sanatçılar Derneğinde yıllarca sanat için edebiyat için nice günler ve geceler birlikte çalıştık. 1979-81 yılları arasında rahmetli Muin Feyzioğlu ağabeyimizle birlikte¸ başta Muhsin İlyas Subaşı olmak üzere Sorgunlu¸ Ahmet Sıvacı¸ Mahir Sürmelibey¸ Kadir Özdamarlar ve daha nice arkadaşla birlikte 24 sayı süren ve Türkiye çapında ses getiren Küçük Dergi'yi çıkardık. 1981 ve 82 merhum Muzaffer Tok başkanlığı döneminde KASD Edebiyat Armağanları verdik. 1980'li yıllarda Mahmut Çağlıgöncü'nün sahibi olduğu Kültür ve Sanat dergisini çıkaran kadro içinde yer aldık. Sorgunlu son dört yıldan beri de aylık kültür sanat edebiyat dergisi Berceste'nin genel yayın yönetmenliğini yapmakta¸ Kayseri'den ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden kalem ürünlerini gönderen bir çok yazar ve şairle birlikte yerelden ulusala oradan da evrensele giden bir sanat çizgisinde edebiyat ve kültürümüze hizmet etmeye çalışmakta.
Bizim kültürümüzde halk hikâyeleri ve meddah hikâyeleri bulunmakla beraber Türk edebiyatında ilk modern hikâye örnekleri Tanzimat döneminde görülmeye başlar. Anlatma esasına dayalı olan hikâye türü¸ olmuş ya da olması imkân dâhilinde olan olayları anlatan kısa metinlerdir. Hikâye ile roman ve tiyatro arasında bazı benzerlikler bulunsa bile bu türlerin birbirinden ayrılan yönleri daha fazladır. İlk hikâye ve roman yazarlarımız arasında Namık Kemâl¸ Ahmet Mithat Efendi¸ Şemsettin Sami¸ Nâbîzâde Nâzım¸ Recaizâde Ekrem¸ Mîzancı Murat¸ Sami Paşazâde Sezaî¸ Müftüoğlu Ahmet Hikmet¸ Halit Ziya Uşaklıgil gibi isimler de vardır.
Hikâye sanatında sıkça kullanılan bir tasnif vardır: 1- Olay hikâyesi (Mopasan tarzı hikâye)¸ 2- Durum hikâyesi (Çehov tarzı hikâye) Bunlardan birincisi daha çok bir olaya dayanan öykülerdir. İkincisinde ise psikolojik durumlar ve tahliller ön plandadır. Türk hikâyeciliğinin unutulmaz ismi Ömer Seyfettin genellikle birinci gruba giren hikâyeler kaleme almıştır. Ümit Fehmi Sorgunlu'nun hikâyeleri de büyük ölçüde bu gruba girmektedir. Hemen hemen bütün hikâyelerinde belli başlı bir olay anlatılır ve bu hikâyeler çoğunlukla sürprizli bir biçimde sona erer. Buna edebiyatta terdîd sanatı denilmektedir.
Acılar Nerede Başlar adlı ilk hikâye kitabında 14 adet hikâye bulunmaktadır. İkinci kitabı Yağmur Yağmıyordu'da ise 11 hikâyesi yer almıştır. Üçüncü hikâye kitabı olan Eylül Vurgunu üç bölümden meydana gelmektedi: Birinci bölüm¸ Yağmur Yağmıyordu¸ Eylül Vurgunu¸ Askerin Türküsü adlarını taşımakta ve kitap 17 hikâyeden oluşmaktadır.
Ümit Fehmi Sorgunlu Türk milletinin millî manevî değerlerine saygılı¸ bağlı bir sanat anlayışına sahiptir. Hikâyelerinde bu genel çerçeveyi zedelemeden ve yaşanmışlık olgusunu başa alarak aile¸ gurbet¸ aşk¸ siyasî olaylar¸ ölüm ve tarih gibi konu ve temaları işlemiştir. Bu hikâyelerde ele aldığı konuları dört grupta toplamak mümkündür.
1-Çevresinde gördüğü ve etkilendiği olaylar¸ 2- Kendisine anlatılan olaylar¸ 3- Bizzat yaşadığı olaylar¸ 4- toplumsal bir konuyu anlatabilmek için kendi muhayyilesinde yarattığı (kurmaca) olaylar:
Ümit Fehmi Sorgunlu'nun hikâyeciliği¸ hikâyeleri ve hikâye kitapları hakkında bugüne kadar çeşitli yayın organlarında bir çok yazar tarafından değerlendirme yazıları ve röportajlar yayınlanmıştır.
Gülün Müjdesi
Kitabın ismi bana Sezai Karakoç'un Gül Muştusu şiir kitabının adını çağrıştıyor. Kaynak Yayınları arasında Eylül 2005'te çıkan kitap¸ adını¸ içindeki bir hikâyeden alıyor. Gülün Müjdesi'nde yazarın 16 hikâyesi bulunmaktadır. Bilindiği gibi gül edebiyatımızda Peygamberimizi sembolize eder. Yunus Emre'miz¸ “Gül Muhammed teridir” der. Vedat Ali Tok Na't Tahlillerinden oluşan kitabına da Gül Arzusu adını vermiştir. Elif'in ya da lale'nin Allah'ı hatırlatması gibi… Sorgunlu¸ Gülün Müjdesi derken hikâyesinin adı ve içeriği ile¸ anlaşılan¸ bir mesaj vermek istemektedir. Kitap¸ adıyla bile okuyucunun ilgi ve dikkatini çekmektedir. Gülün Müjdesi'ndeki hikâyeler (Altın Taç¸ Beterin Beteri¸ Dönüş¸ Gecenin Nefesi¸ Gülün Müjdesi¸ Hacda Ziyafet¸ Karanlığa Doğan Nur¸ Kutlu Yol¸ Küçük Kıyamet¸ Küskün Bebek¸ Büyük Vuslat¸ Ufukların Anahtarı¸ Ağıtçı Kadın¸ İki Gül¸ Ön Teker¸ Çaresizler) hem bize özgü yaşantıları gerçekçi bir biçimde anlatmakta¸ hem de İslâm'ın evrensel mesajını edebiyat imbiğinden geçirerek okuyucusuna sunmaktadır. Bu kitaptaki hikâyeler önceki kitaplarında bulunan öykülerine nazaran daha bir durmuş¸ oturmuş dil ve anlatıma daha fazla özen gösteren ve zevkle okunabilecek bir niteliktedir. Bu eserinden hikâyecinin çıraklık ve kalfalık dönemini geride bıraktığı anlaşılmaktadır. Ümit Fehmi Sorgunlu'nun 30 yıldan fazla emek verdiği hikâye türünde çok da fazla kitap çıkardığı söylenemez. Topu topu dört hikâye kitabı var onun. Bu biraz da imkân meselesidir. Anlaşılan yazar gazete ve dergilerde yayınladığı çok sayıdaki hikâyesini kitaplarına almamıştır.
İslâmî Türk Edebiyatı tutumunu benimsemiş olan hikâyeci bu kitabı ile bize bundan sonra daha iyi eserler verebileceğini de göstermiş olmaktadır. Kanaatimce Ümit Fehmi Sorgunlu hikâyenin tıpkı şiir gibi bir dili işleme sanatı olduğunu unutmaz ve Türk ve dünya hikâyeciliğini yakından takip eder ve Türk ve İslâm tarihini zengin bir kaynak olarak yeniden keşfederse bize yeni ve güzel hikâye kitapları verebilecek kapasite ve birikime sahiptir.
Ben size Gülün Müjdesi'ndeki hikâyelerin konularını özetleyecek ve anlatacak değilim. Tatmayan bilmez¸ denilmiştir. En iyisi kitabı alarak bütün hikâyeleri bizzat okuyarak onların tadına varmaktır. Çünkü; arka kapağında da ifade edildiği gibi¸ “Birbirinden güzel değişik hikâyelerin yer aldığı bu kitap yaşarken fark edemediğimiz ince ayrıntılara dikkat çekiyor.”
Gülün Müjdesi¸ bana göre yazarın bu kitabın arkasından gelecek yeni ve güzel başka hikâye kitaplarının da müjdesini vermektedir.

Sayfayı Paylaş