ELVEDA RAHMET AYI

Somuncu Baba

“Şüphesiz ki Allah insanlara zulmetmez¸ fakat insanlar kendi nefislerine zulmederler.” (Yunus 44)

“Bu rahmet ayında bağışlanmayan ne zaman bağışlanır? Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesinde kabul edilmeyen dua ne zaman kabul edilir? Hz. Ali (r.a) Ramazan'ın son gecesi şöyle seslenmiştir: “Acaba kim makbul onu kutlayalım¸ kim mahrum¸ ona taziyede bulunalım.” Ey ibaretleri kabul edilenler! sizlere müjdeler olsun.”

Zaman ve mekânları değerli kılan¸ Allah'ın onlara verdiği değer ve insanlara sundukları güzelliklerdir. Rahmet ve bereket ayı Ramazan’ı değerli kılan da onun insanlara açtığı rahmet kapısıdır.
Gelişiyle maneviyat iklimimize rahmet saçan¸ gönüllere feyzi ilahiden damlalar sunan¸ huzur ve mutluluğumuzu kat kat artıran mübarek ay Ramazan'ı uğurladığımız şu günlerde¸ gönlümüzdeki sevinç ve heyecan yerini hüzün ve vedanın verdiği burukluğa bıraktı. Daha şimdiden bir yıl sonra gelecek olan rahmet ayını özlemeye başladık. Nasıl özlemeyelim ki… Kur'an ayı Ramazan'da gönüller Kur'an'a doydu. Günah ve isyanlardan kararan kalpler ibadet ve taatla¸ Allah'ı zikirle yeniden cilalandı. Fakirler¸ yoksullar¸ yetimler ve muhtaçlar¸ aylardır midesine sıcak bir lokma girmemiş miskinler Ramazan'ın bereketiyle bereketlendiler.
Bu mübarek ayda bazı insanlar iyilik yaptı¸ güzel ameller işledi. Bazıları da kötü hâl ve davranışlarda bulunarak bu fırsat ayını boşa geçirdi. Ramazan¸ onda işlediğimiz amellere göre bizim lehimizde veya aleyhimizde şahitlik edecektir. Oruçlarına¸ namazlarına iyilik ve güzelliklerine devam edenlerin lehine şahitlik edecek; gafletleri¸ isyanları¸ cimrilikleri ve yüz çevirmeleri dolayısıyla da ihmalkârların aleyhine şahitlik edecektir. Şüphesiz bu mübarek ayda mutlu olan¸ karlı çıkan; ibadetlerinin eksiklerini tamamlamaya gayret edip¸ ihlâs ve samimiyetle nefsini hesaba çekip tevbe ve istiğfara muvaffak olandır. Çünkü Peygamberimiz “İbadetlerin azda olsa devamlı olanı makbuldür” buyuruyor. Bir ay oruç tutup namaz kıldıktan sonra Ramazan'ın gidişiyle tekrar eskiye dönen insan zarardadır¸ hüsrandadır.
Bu rahmet ayında bağışlanmayan ne zaman bağışlanır? Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesinde kabul edilmeyen dua ne zaman kabul edilir? Hz. Ali (r.a) Ramazan'ın son gecesi şöyle seslenmiştir: “Acaba kim makbul onu kutlayalım¸ kim mahrum¸ ona taziyede bulunalım.” Ey ibaretleri kabul edilenler! sizlere müjdeler olsun. Ey ibadetleri reddedilenler! Allah musibetinizi gidersin. Ramazan ayının hayrını kaçıran ne çok şey kaçırmıştır. Nasibi kabul ve bağışlanma olan ile nasibi zarar ve hüsran olan arasındaki fark ne büyüktür. Bu fırsat mevsimini çok iyi değerlendirenlere ne mutlu.
Oruç ve namazla Rabbimizin çağrısına icabet ettiğimiz gibi Ramazan'dan sonra da ibadetlerimizde ve yaşantımızın tamamında O'nun çağrısına icabet etmeliyiz. Çünkü kalpler Allah'ın zikrine boyun eğip¸ Kur'an ve sünnette birleşirse insanlık sıkıntılardan kurtulur.
Bundan sonraki hayatımızda salih amellere devam edip hayır işlemekte yolumuza devam etmeliyiz. Devam etmeliyiz ki Rabbimizin rızasını kazanalım. Şunu iyi bilmeliyiz ki Ramazan ayı bitse de mü'minin ameli ölünceye kadar bitmez. İyiliğin kabul edildiğinin bir delili de o iyiliği başka bir iyiliğin takip etmesidir. Ayların Rabbi birdir ve o yaptıklarımızı hakkıyla görendir¸ bilendir. Allah'ı ancak Ramazan'da bilenler ne kötü insanlardır.
Mevlamız bu ayın sonunda yapmamız gereken bazı ameller belirlemiştir. Bunlar eksiklerimizi tamamlar¸ kusurlarımızı kapatır¸ ecrimizi ve sevabımızı arttırır. Bizleri istiğfara¸ tevbeye ve şükretmeye sevkeder. Fıtır sadakası ve zekat bizleri oruca ve namaza muvaffık kıldığı için Allah'a bir şükürdür. Oruçlunun boş ve kötü sözden arınması içindir. Miskinleri doyurmak Müslümanlar arasındaki kardeşlik ve dostluk duygularını harekete geçirmek ve bu güzellikleri devam ettirmek içindir. Allahu Teala şöyle buyuruyor: “Bütün bunlar sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık¸ Allah'ı tazim etmeniz şükretmeniz içindir. (Bakara 185)
Başımıza gelen bela ve musibetlerin birçoğu yaratılış gayemize ve Allah'a verdiğimiz ahde uygun yaşamadığımızdan dolayı olduğunu hatırdan çıkarmamalıyız. Allahu Teala yüce kitabında “Şüphesiz ki Allah insanlara zulmetmez¸ fakat insanlar kendi nefislerine zulmederler.” (Yunus 44) buyurmaktadır. O halde hayatımıza bir çeki düzen vererek salih kul olma yolunda gayret etmeliyiz. Mübarek Ramazan ayını yeni bir başlangıç kabul edip¸ bu ayda kazandığımız güzel hal ve davranışlarımızı bundan sonra da devam ettirmeliyiz. Yaşadığımız birçok sıkıntı ve problemlerin kendiliğinden hallolduğunu göreceğiz.
Bu vesile ile dünyanın dört bir yanında zulüm ve sıkıntı içerisinde yaşayan Müslümanlara ve Pakistan'da deprem felaketinden dolayı zor günler geçiren kardeşlerimize de dua etmeyi unutmayalım. Nice Ramazanlara kavuşmayı Cenab-ı Allah'tan niyaz eder¸ bayramınızı tebrik ederim.

Sayfayı Paylaş