CEMAATLE NAMAZIN¸ STRESİ YENMEYE KARŞI OLUMLU ETKİLERİ

Somuncu Baba

“Namaz esnasında¸ hele toplu olarak kılınıyorsa¸ bu duygu yoğunluğu zirveye ulaşır ve namazdan alınan haz ve mutluluğu arttırır.”

“Namaz esnasında¸ hele toplu olarak kılınıyorsa¸ bu duygu yoğunluğu zirveye ulaşır ve namazdan alınan haz ve mutluluğu arttırır.”

Camilerde ibadet etmek¸ günümüz insanı için her zaman olduğundan daha fazla bir öneme sahiptir. Çünkü durmak bilmez bir koşturmaca yaşıyoruz. Ne kadar çok iş yaparsak yapalım¸ yapamadıklarımız çoğunlukta oluyor ve hayatın hızına yetişemiyoruz. Bütün bu yoğunlukta kendimizi dinleme fırsatımız hiç olmuyor. Üstelik hayatın sayısız risk ve tehlikeleri her yanımızı kuşatmış durumda. Kendimizi bir kıskacın arasında hissediyoruz çoğu kez. Anlaşılmadığından yakınıyor herkes. Herkes stresten şikâyetçi ama stresi aşabilmek herkes için aynı derecede kolay değil. Güvenli ve huzur verecek bir liman arıyoruz aslında. Sığınabileceğimiz ve şartsız sevgi ve ilgi bulabileceğimiz¸ bize yakın ve bizi anlayacak¸ kusurlarımızı yüzümüze vurarak bizi reddetmeyecek¸ ikiyüzlülük ve yalanın olmadığı bu liman hemen yanı başımızdaki camilerden başkası değil aslında. Bunaldığımız anda namaz kılarak kendimizi anlatacağımız¸ içimizi dökeceğimiz¸ yüce Mevla ile yakınlaşacağımız bu dingin ve huzurlu atmosfer¸ bütün sorunlarla başa çıkmamızda adeta bir klinik fonksiyonu görmektedir. Böyle bir vasıtayla stresle başa çıkabilmek¸ inanan bir bireyin önemli bir avantajı olarak görülebilir. Nitekim strese açık olmada olduğu gibi1 başa çıkabilme konusunda da kişilik donanımı etkili bir role sahiptir. Çünkü inanan bireyler camiye devam ederek her şeyden önce dini duygu zenginliği yaşarlar. Dini duygu¸ dini inancın en önemli boyutlarından biridir. İlahi bir kuvvetin varlığından kaynaklanan düşünce¸ tasavvur ve hareketlerin insanda uyandırdığı duygudur.2
İnanmak her şeyden önce içsel(deruni) bir yaşantıdır. İnsanın tüm benliğinde o inancı hissetmesi gerekir. Zaten yapısı itibarıyla inanç¸ tüm benliği kuşatan tek ruhî faktördür.3 Namaz esnasında¸ hele toplu olarak kılınıyorsa¸ bu duygu yoğunluğu zirveye ulaşır ve namazdan alınan haz ve mutluluğu arttırır. Allah’a yakın olduğunu hisseden kişi¸ sorunlar karşısında daha güçlü ve umutlu olarak hayata bakar. Ayrıca bir imamın arkasında cemaatle namazını kılan Müslümanlar¸ yanlış ve eksik ibadet etme kaygısı ve stresi yaşamazlar. Nitekim ülkemizde yapılan araştırmalar¸ bu konunun halkın ruh sağlığını olumsuz etkileyen dini problemler arasında önemli bir yeri olduğunu göstermektedir.4 Ayrıca Sudanlı psikiyatrist Malik Babikir Bedri’nin bir bayan hastasını tedavide kullandığı onu camiye ve cemaate yönlendirmesi olayını bir örnek olarak aktarmak istiyorum. Bedri’nin aktardığına göre bu hastanın derdi¸ artık kağıtları biriktirme ve ibadetlerini uzun ve yorucu bir biçimde tekrarlamaktır. Psikoloji bilimi bunu “obsesyonel nevroz” ismi verilen bir hastalıklı durum olarak değerlendirir. Bilindiği gibi¸ biz Müslümanlar her biri beş ile on dakika süren günde beş kez namaz kılarız. Fakat bu hasta günlük namaz ibadeti için her gün saatlerce zaman harcamak zorunda kaldığını belirtmektedir. Bedri hastasının durumunu şöyle anlatmaktadır:
“Namazını bitirir bitirmez kaç rekat kıldığı konusunda şüpheleniyor ve aynı namazı yeniden kılmaya başlıyordu. Bu süreci genellikle fiziken yorulup güçsüz düşünceye kadar tekrarlıyordu. Kağıt biriktirme huyunun kendisine zararı dokunmadığını fakat namaz kılarken karşılaştığı güçlükten kurtulmak istediğini söylemişti. Gerçekten onu ilk gördüğümde mükemmel bir namaz kılmak için kendi keşfettiği başarısız ritmik davranışlarını tekrarlıyordu”5
Bedri¸ klasik psikolojik tedavi tekniklerinin hiçbirinin hastayı iyileştirmeye yetmediğini¸ bu nedenle hastanın dini inanç ve davranış duyarlılıklarını esas alarak hastayı cemaatle namaza yönlendirip sonuçta başarı sağladığını şu sözlerle aktarmaktadır:
“O ilk olarak psikoanalitik kökenli Sudanlı bir psikoloğa görünmüştü. Sonuç olumsuzdu. Müracaat ettiği bir psikiyatrist KC.T. ve elektrikli uyku tedavisi dahil her türlü yöntemi uygulamış¸ fakat obsesyonel ritüellerde hiç bir iyileşme görülmemişti. Ben ilk olarak¸ klasik davranış tedavisini¸ nefret ettirme ve sistematik duyarsızlaştırma tedavilerini uyguladım¸ fakat sonuç hayal kırıcı idi. O zaman anladım ki¸ obsesyonel nevroz¸ tedavisi güç bir rahatsızlıktı. Bununla ilgili en etkili davranışsal tekniklerden birisi yoğun anksiyeteye rağmen hastayı ritüellerini yapmaktan alıkoyarak hapsetmekti. Yani el yıkama obsesyonel rahatsızlığı olan bir kişiyi hiç suyun akmadığı bir odaya kapatmaktı. Fakat hastamı namazını kılmasından alıkoyabilir miydim? Bunu ne ben¸ ne hastam¸ ne de genelde toplum kabul edebilirdi.
Ona¸ namazlarını bir imamın arkasında kılarsa namazından sorumlu olmayacağı ile ilgili İslamî kuralları anlattım. Bu kurallara göre o sadece imamın hareketlerini izleyecek ve eğer imam Kur’an’ın ayetlerini sesli olarak okursa onları sadece dinleyecekti. Bu kurallar kendisine ayrıntılı bir şekilde açıklandıktan sonra¸ öğrendiklerini dilerse Müslüman şeyhlere(bilginlere) danışabileceği ve bundan böyle namazlarını tek başına kılmaması tavsiye edildi. İslam’da papazlık kurumuna benzer bir kurum yoktu¸ herhangi bir kişi namazında ona imamlık yapabilirdi. Şansına o günlerde Ramazan ayına yaklaşıyorduk. Sudanlı yaşlı kadınların geceleri devam ettikleri uzun teravih namazlarına ilgi duymuştu. Ona¸ güzel sesli bir imamı olan Omdurman camisine devam etmesini söyledim. Ben de namazlarımı aynı camide kıldım. Onun her gece annesiyle birlikte gelip¸ bir saatten fazla süren teravih namazlarını sonuna kadar kıldığını gördüm. Arada namazdan sonra kısa süren bir iki konuşmamız olmuştu. Ramazan ayının sonunda tedavi edilmeyen kağıt biriktirme rahatsızlığı dışında namazla ilgili obsesyonel ritüeli tamamen kaybolmuştu. Aynı «model» tekniği abdest almada obsessif-kompülsif davranışlar gösteren Suudlu genç bir erkek hastanın tedavisinde de kullandım. Nevrotik ve güvensiz hastalar dini duyguların uyandırılmasıyla kolayca gevşeyebilmekte ve aşkın bir sükunete kavuşabilmektedirler.”6
Nitekim bu olayda da görüldüğü gibi¸ dini duyguların uyanmasında etkili bir faktör olan cemaatle namaz¸ bireyin stresini azaltarak¸ kendini mutlu ve huzurlu hissetmesine yol açmakta ve ona bu konuda yardımcı olmaktadır.

* Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi.

Dipnotlar

1- Acar Baltaş¸ Zuhal Batlaş¸ Stres ve Başaçıkma Yolları¸ Remzi Kitabevi¸ 7. Basım¸ İstanbul¸ 1989.
2- Hüseyin Peker¸ Din Psikolojisi¸ s.105.
3- Hayati Hökelekli¸ Din Psikolojisi¸ T.D.V. Yay.¸ Ankara¸1993¸ s. 187.
4- Bkz. M.Doğan Karacoşkun¸ “Din Hizmetlerinde Psikolojik Formasyon Yeterliliğinin Önemi ve İlahiyat Fakültelerindeki Psikoloji Eğitimi Üzerine Görüş ve Öneriler”¸ Türkiyede Yüksek Din Eğitiminin Sorunları¸ Yeniden Yapılanması ve Geleceği Sempozyumu¸ S.D.Ü. İlahiyat Fakültesi¸ Isparta¸ 2003.
5- Malik Babikir Bedri¸ Müslüman Psikologların Çıkmazı¸ İnsan Yay.¸ İstanbul¸ 1984¸ s. 75.
6- Bedri¸ a. e.¸ s.76-77.

Sayfayı Paylaş