SEVGİ ODAKLI AİLE

Somuncu Baba

Dinimizde aile kavramı¸ oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Evliliği düşünenlerin tamamına yakını iyi bir aile yaşantısının olmasını amaçlayarak ömür boyu sürecek bir birlikteliğe “evet” derler.

Dinimizde aile kavramı¸ oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Evliliği düs¸ünenlerin tamamına yakını iyi bir aile yas¸antısının olmasını amaçlayarak ömür boyu sürecek bir birlikteliğe “evet” derler. Herhangi bir aile olus¸urken¸ kadın ve erkeğin en önemli beklentileri; evlenmeden önce yas¸adıkları sevgi¸ saygı ve dürüstlük gibi kavramları ailenin güvenli sınırları içinde koruyabilmektir.
Dünya ve ahiret mutluluğunu hedef alan dinimiz¸ toplumun en önemli
temeli olan aileyi sevgi ve saygıya dayanan bir kurum¸ bir birliktelik olarak
nitelendirmis¸tir. Özellikle aileyi diğer ilis¸kilerden ayıran
en belirgin fark¸ aile bireyleri arasında her s¸eyden önce sevginin
egemen olmasıdır. Sevginin kaynağı yüce Allah’tır. Yuvalar bu sevgi
ile kurulur¸ anne-babalar çocuklarını bu sevgi ile besler ve büyütür.
Sevgi odaklı bir aile¸ s¸efkat ve güzel ahlâk temelleri üzerine
kurulur. Bu özellikleri tas¸ıyan ailedeki bireyler; bas¸ta Allah’ı
olmak üzere¸ birbirlerini¸ çocuklarını¸ bütün çocukları
ve insanları hatta yaratandan ötürü bütün yaratılanları
severler. Çünkü sevgi odaklı ailenin özünde Allah
sevgisi vardır. Sevginin hâkim olduğu bir ailede samimiyet ve affetme ön
plandadır.
Aile ortamında sevgi olduğunda¸ herkes hatalarına¸ eksiklerine rağmen kabul
edileceğini bilir. Es¸ler birbirleri için özveride bulunurlar.
İs¸birliği ve yardımlas¸ma sevgi odaklı ailelerde daha yüksektir.
Es¸ler birbirlerini korur ve sahiplenirler. Erkek kadının¸ kadın erkeğin
izzet¸ namus¸ vefa¸ sevgi¸ saygı¸ doğruluk¸ s¸efkat¸ merhamet¸ karakter
ve kis¸iliğinden asla s¸üphe duymazlar.
Merhamet ve sevginin gereği¸ es¸ler birbirlerinin üzüntüsüne¸
sıkıntısına¸ bolluğuna¸ darlığına ortak olurlar. Zira sevgi¸ merhamet ve s¸efkat
hep iyi ve güzel günlerde olmaz. Önemli olan dar ve zor günlerde
birbirlerine yardımcı olabilmektir. Aynı zamanda ailesinde sevgi ekseni olus¸turan
es¸ler¸ birbirlerine ellerinden geldiğince fedakârlık göstermelidirler.
Yeri geldiğinde¸ es¸lerden biri hayat arkadas¸ı için bazı
haklarından feragat etmesini bilmelidir.
Bir insan hanımını ve çocuklarını Allah için sevmelidir. Diyelim
ki kalbinde onlara kars¸ı olan sevginin azaldığını hissetti. Bu durumda
yapacağı s¸ey; onlara kars¸ı davranıs¸larında adaletli olmak
ve haklarına dikkat etmektir. Kalbindeki sevgileri azaldı diye onlara soğuk
tavırlar sergilemek¸ haksızlık yapmak¸ sert davranmak helal değildir. Böyle
yaparsa zulüm yapmıs¸ olur ve vebale girer. Zaten İslâmın aile
içerisinde olmasını istediği sevginin en dikkat çekici yönü;
modern ailelerdeki sevgiden ayıran ve devamlılık kazandıran özelliği; bu
duyguların sevap umudu¸ azap endis¸esi ve ebedî hayat inancının var
olmasıdır. Es¸lerdeki ahiret inancı ve Allah’ı razı etme arzusu gibi
hassasiyetler¸ aile içerisinde merhamet ve sevgi duygularını pekis¸tirdiği
gibi¸ aynı zamanda süreklilik kazandırır. Böylece ailede huzur¸ istikrar
ve güven devam etmis¸ olur.
İslâm’da es¸ler birbirlerine kars¸ı yükümlü ve
sorumlu kılınmıs¸lardır. Kars¸ılıklı hak ve görevlerini bilip
buna göre hareket ederlerse¸ aile ocağı mutluluk ve nes¸e kaynağı
olur. Ailede erkeğin kadına nasıl davranacağı konusunda Peygamberimiz (s.a.v.)
s¸öyle buyurmus¸tur: “İmanı en olgun olan mümin¸
ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da¸ kadınlarına en
güzel davrananınızdır.” Sevgili Peygamberimiz iyi kadınları tarif
ederken de¸ “yüzüne baktığında için açılır¸ bir
ricada bulunduğunda kırmaz¸ yanında bulunmadığında her s¸eyini kutsal
bir emanet olarak korur” buyurmus¸lardır. Es¸ bazen anne-babadan
daha yakındır. İnsan es¸ine söylediği bazı sırları anne- babasına
söyleyemeyebilir. Kur’ân-ı Kerimde bu konuda s¸öyle
buyrulmus¸tur.” Onlar (kadınlar) size örtüdürler¸
siz de onlara örtüsünüz!” (Bakara¸ 87)
Evlilikte hiçbir ilis¸kide bulunmayan bir sadakat ve sevgi bulunması
gerekir. Bu saygı ve sevginin kaybedilmemesi için ölçülü davranılması
gerekmektedir. Bunun için de yapıcı ve üretici güçlerin
korunup gelis¸tirilmesi gerekmektedir. S¸üphesiz çocukları
hayata kars¸ı motive eden ve onların en iyi s¸ekilde yetis¸mesine
zemin hazırlayan etmen “sevgi ve saygı dolu¸ birliktelik ruhunu yansıtabilen” mutlu
anne-babalardır. Evliliğin sekteye uğramadan yürüyebilmesi için
es¸lerin değer yargıları¸ görüs¸leri ve amaçları
arasında uyum olması gerekmektedir. Bunun için bazı altın kurallar vardır:
1- Es¸inin mutlu olacağı ve kendini iyi hissedeceği sözler söylemeli.
Herkesin iyi s¸eyler duymaya ihtiyacı vardır. Birbirlerine yardım etmeli¸
birbirine inanmalı ve bunu kars¸ısındakine ifade etmeli.
2- Es¸ine kars¸ı olan ilgisini¸ sevgisini beden diliyle göstermeli.
Es¸inin dost ve akrabalarını kendi akrabaları gibi görmeli¸ onun ilis¸kilerine
ve sevdiklerine saygı duymalı. Her zaman adil ve dürüstlüğü esas
almalı.
3- Es¸iyle mümkün olduğu kadar fazla zaman geçirmeli.
Evlilikte mesai saati uygulaması olmaz. S¸u saatte konus¸ulur¸ bu
saatte konus¸ulmaz denilemez. Evlilik 24 saat kesintisiz destek demektir.
Unutmayın; es¸inize ayırdığınız her bir dakika evlilik ve aile huzuruna
yansıyacaktır.
4- Yeteneklerini¸ kaynaklarını ailesine yardım etmek üzere yerinde ve yeterince
kullanmalıdır. Es¸ler iyilik adına elindeki imkânları aile dıs¸ında
arkadas¸ ve dost için kullanıp¸ es¸ine ve çocuklarına
hiç olmazsa aynı imkânları sunmuyorsa huzurun bozulmasına ve güvenin
azalmasına sebep olacaktır.
5- Es¸iyle aralarında ortak heyecan uyandıracak konular ve ilgi alanları
bulmalı. En azından es¸inin sevdiği bir programı sevmeli¸ severek okuduğu
kitaba ilgi duymalı¸ severek ve heyecanla anlattığı siyasî konuları dinliyor
görünüp destek olmalı. Es¸lerden biri aile olarak pikniğe
gitmeyi bir özlem olarak hissediyorsa destek olup ailenin birlikteliği
adına uygun zamanda¸ uygun yerlere gidilmesi hos¸ kars¸ılanmalı.
6- Es¸ine sadakat göstermeli. Es¸ini önemsemeli. Es¸iyle
arasında uyumlu bir hayat sürmeye çalıs¸malı. Es¸inin
kis¸iliğini ve yeteneklerini kabul ederek¸ ona “sen değerlisin” mesajı
vermeli. Es¸ler birbirlerine bazı s¸eyleri s¸artlı olarak verebilirler.
Fakat sevgi ve saygı “kayıtsız¸ s¸artsız” olmalıdır.
Rabbimizin verdiğine razı olarak; O’nun istediği s¸ekilde evlilik
yapma ve hayat kurma gayretinde bulunmak¸ her Müslüman’ın görevidir.

Sayfayı Paylaş