RUH SAĞLIĞI VE DİNİ İNANÇ

Somuncu Baba

Ruh sağlığı psikolojide genellikle şöyle tanımlanır: Duygusal ve sosyal olgunluk¸ bireyin kendisi ve çevresiyle barışık olması¸ hayatın sorumluluklarına dayanma gücü¸ karşılaştığı sorunları çözebilme¸ kişinin hayat gerçeğini kabul etmesi¸ razı olma ve mutluluk hissi duyabilmesidir. Ruh sağlığı yerinde olan bir birey ise¸ özetle şu özelliklere sahiptir:

Ruh sağlığı psikolojide genellikle şöyle tanımlanır: Duygusal ve sosyal olgunluk¸ bireyin kendisi ve çevresiyle barışık olması¸ hayatın sorumluluklarına dayanma gücü¸ karşılaştığı sorunları çözebilme¸ kişinin hayat gerçeğini kabul etmesi¸ razı olma ve mutluluk hissi duyabilmesidir. Ruh sağlığı yerinde olan bir birey ise¸ özetle şu özelliklere sahiptir:

-Kendine ve başkalarına karşı dürüsttür.
-Doğru gördüğü şeyi dile getirecek kadar cesurdur.
-Yapması gereken işi en güzel şekilde yapabilir.
-Kim olduğunu¸ kim olmak istediğini bilir.
-Yaşadıklarını¸ uzun boylu savunma mekanizmalarına başvurmadan kabullenir.
-Kendi varlığını kabullenip¸ bir birey olarak değerini hisseder¸ gücünü kavrar¸ kapasitesini bilir ve başkalarını tanıyıp¸ onlarla kendisi arasındaki farkları kabullenir.
-Başkalarıyla ilişkilerinde iyi ve doyurucu olur ve olgun bir kişiliğe sahiptir.

Yüce dinimiz¸ bütün bu özellikleri geliştirmeyi teşvik etmiş¸ olumlu ve olgun bireyler oluşturmayı hedeflemiştir. Allah (c.c.)'ın ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in emir ve yasaklarına uygun yaşayan inançlı bir insan¸ ruh sağlığı yerinde bir insandır. Çünkü böyle bir insan¸ hayatın riskleri karşısında¸ olumlu davranabilme gücünü¸ inancından alır. İnanan bir insan için bu dünya¸ her şeyden önce bir imtihan yeridir. Çeşitli acılara ve sıkıntılara sabretmek¸ öldükten sonra karşılıksız bırakılmayacak ve ödüllendirilecektir. Ayrıca İslam'ın herkes için sevgi¸ hoşgörü ve ahlak üzere temellendirilmiş bir dünya oluşturma çabası da¸ hem bu dünyada¸ hem de âhirette insanın huzur ve mutluluğuna katkı sağlar. Böylece Allah'a inanan bir insan¸ hem kendisi¸ hem de diğer insanların mutluluğu için canla başla çalışır. Karşılaştığı zorluklar karşısında Allah'ın gözetim ve korumasında olduğunu bilir. Nitekim Allah-ü Teâla:

"İmana ermiş olan ve zulüm işleyerek imanlarını karartmayanlar¸ işte onlardır güven içinde olacak olanlardır¸ çünkü doğru yolu bulanlar onlardır" buyurarak¸ inananlara manevi dinamizm katar. Kur'an bu dinamizmi takva kavramıyla açıklar. Takva¸ insanın¸ Allah'ın emrettiklerini yapıp¸ yasaklarından kaçınarak kendini kötü davranışlardan korumasıdır. Takva sahibi bir mü'min¸ yaptığı işlerde¸ doğruluk ve adâlete uyar. İnsanlarla iyi ilişkiler kurar. Düşmanlık ve haksızlık yapmaktan kaçınır. Çünkü o¸ yaptığı bütün işlerde Yüce Allah'a yönelmekte¸ onun hoşnutluğunu arzulamaktadır. Bu yüzden de takva¸ insanı iyi ve güzel davranışlar yapmaya götürür. Olumlu ve kâmil bir kişilik geliştirmeyi sağlar. Dolayısıyla Allah¸ bizlerden takva sahibi olmamızı isterken¸ ruhen sağlıklı ve mutlu olmamızın yolunu da göstermektedir.

Ruh sağlığını koruyan bir diğer konu da ibadetlerdir. Namaz¸ oruç¸ hac¸ zekat gibi ibadetler¸ insanın olumlu ve olgun olmasını destekleyen¸ hayatın sorumluluklarına karşı insana güç veren diğer dinamiklerdir. İbadetlerini yapan insanlar¸ hayatın güçlüklerine katlanmayı¸ kötü isteklerini kontrol etmeyi¸ insanları sevme ve onlara iyilik etmenin mutluluğunu yaşarlar. Namaz¸ oruç¸ hac¸ zekat gibi ibadetler¸ insanların sosyal birliktelik¸ yardımlaşma ve dayanışma duygularını artırır. Bu da olumlu sosyal duygular geliştirmenin önemli bir yoludur. Namaz kılmak için camide bir araya gelerek yakınlaşmak¸ oruç tutarak fakir ve aç kimselerin halini anlayarak¸ onlara daha fazla yardımcı olmak¸ zekat vererek "veren el¸ alan elden daima üstündür" hadisi gereğince sahip olunan maldan¸ hiçbir rahatsızlık duymadan ve istekle vermek¸ hac ederek tüm müminlerle kaynaşmak¸ olumlu sosyal duygular geliştirebilmenin mükemmel yollarıdır. Sosyal bir varlık olarak¸ diğer insanlarla böylesine doyurucu ve güzel ilişkiler kurabilmemiz¸ ruh sağlığımızı korur ve bizi mutlu eder.

Sonuç olarak¸ güçlü dini inancı olan bir insan¸ kendini güven içinde hisseden¸ kendi güç ve kabiliyetlerine güvenen¸ cesaretli¸ girişimci¸ gözü tok ve sabırlı kimsedir. Sevgili Peygamberimizin ifadesiyle hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama bağlı¸ ama aynı zamanda yarın ölecekmiş gibi âhiretini unutmayandır. Yani dengeli¸ kendisi ve çevresiyle barışık ve kamil bir kişiliktir. Kısaca bilinçli bir mümin¸ ruh sağlığı yerinde bir insan demektir.

* Cumhuriyet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

Sayfayı Paylaş