İYİKİ VARSIN ARKADAŞIM

Somuncu Baba

İnsanın sadık arkadaşa olan ihtiyacı¸ önemli olan zaruri ihtiyaçlarından daha önemsiz değildir. Dost ve arkadaşları itibariyle huzur ve emniyet içinde bulunan bir insan¸ diğer bir çok hususlarda da güven içinde sayılır.

Akıllı bir insan; çevresiyle olan ilişkileri bozulduğunda¸ onlarla arasındaki hoşnutsuzluğu kısa sürede giderip¸ dostluğunu ve arkadaşlığını yenilemesini bilen insandır. Bundan daha akıllısı da titizlik gösterip arkadaşlarıyla ve dostlarıyla hiçbir zaman uyumsuzluğa düşmeyen kimsedir.
Çevresiyle sık sık çekişip münakaşa edenlerin dostları da az olur.

İnsanın sadık arkadaşa olan ihtiyacı¸ önemli olan zaruri ihtiyaçlarından daha önemsiz değildir. Dost ve arkadaşları itibariyle huzur ve emniyet içinde bulunan bir insan¸ diğer bir çok hususlarda da güven içinde sayılır.

Akıllı bir insan; çevresiyle olan ilişkileri bozulduğunda¸ onlarla arasındaki hoşnutsuzluğu kısa sürede giderip¸ dostluğunu ve arkadaşlığını yenilemesini bilen insandır. Bundan daha akıllısı da titizlik gösterip arkadaşlarıyla ve dostlarıyla hiçbir zaman uyumsuzluğa düşmeyen kimsedir.
Çevresiyle sık sık çekişip münakaşa edenlerin dostları da az olur. Dostlarının hem çok hem de vefalı olmasını arzu eden kimse¸ onlarla gereksiz münakaşalardan kesinlikle kaçınmalıdır.

İmam-ı Gazali der ki:”İyi arkadaş; esans satan esansçıya benzer. O¸ sana güzel kokusundan ikram etmese de¸ onun güzel kokusundan yararlanırsın. Kötü arkadaş ise; demircide ateş körükleyen körükçüye benzer. O¸ seni demirin ateşinde yakmasa da¸ dumanı ile rahatsız eder.”

Dostluk ve arkadaşlık her şeyden önce bir gönül işidir. Onun riya ve aldatmacalarla elde edileceğini zannedenler hep aldanmışlardır. Böyle akıllı geçinen¸ çıkarcı ve menfaatçi insanların çevresinde kendilerine aldanmış üç-beş saf insan bulunsa da dostluklarını kesinlikle uzun süre devam ettiremezler.

Resulullah (sav.) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde: “Birbirlerini sevmede¸ birbirlerine merhamette¸ birbirlerine şefkatte müminlerin misali¸ bir bedenin misali gibidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa¸ diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler.”buyuruyor. Şu halde insan¸ üyesi olduğu cemiyette¸ beraber bulunduğu bir toplumda¸ bir arkadaş gurubunun içerisinde; onlardan herhangi birisinin ızdırabı ve rahatsızlığı karşısında ilgisiz kalamaz. Onlara şefkat ve merhamet duygularıyla bağlanmalıdır. Dostların ve arkadaşların birbirlerine karşı bu bağlanma şekli¸ insanlığımız ve bilhassa imanımız icabı herkeste olması gerekir. Yine Peygamberimiz (s.a.v.): “Merhametli olmadıkça iman etmiş olmayacaksınız.” buyurmuşlardır. Sahabeler: “Ey Allah'ın Resulü hepimiz merhametliyiz.” dediler. “Hayır.” dedi. “Bundan maksat¸ sadece ehlinize¸ ailenize olan merhametiniz değil¸ bilakis; umuma (herkese) olan merhametinizdir.”

Halife Me'mun der ki: “Arkadaşlık ve kardeşlik üç kısımdır.
1-Gıda gibidir. Vücut gıdasız asla olamaz¸devamlı gerekmektedir.
2-İlaç gibidir. Bazı zamanlarda ihtiyaç duyulur. İlacı sadece hastalandığımız durumlarda alırız.
3-Hastalık gibidir. İnsan hiçbir zaman onu istemez. Ama o¸ gelir seni bulur.

Küçük-büyük herkesin dünyada samimiyetle bağlanacağı¸ neşesini ve üzüntüsünü paylaşacağı¸ içini dökeceği dostlara ihtiyacı vardır. Dünya menfaati ve çıkar düşüncesi olmaksızın içten bir sevgi ve Allah rızası için kurulan dostluklar sürekli olur. Bu tür dostluklar güzel ahlak sahiplerinin özelliklerindendir. Aslında bütün Müslümanlar birbirlerinin dostu ve kardeşidirler. Buna rağmen bazen insanın daha çok sevdiği¸ daha samimi duygularla bağlandığı dostlarının bulunması normaldir.Resulullah (s.a.v.) ile Ebu Bekir (r.a.) arasındaki dostluk işte böyle bir dostluktur.

Vefakar olmak¸ yani dostluğu devam ettirmek de bizim görevimizdir. Resulullah¸ kendi dostlarımız gibi baba dostlarının da gözetilmesini emretmiştir.
“Vefa konusunu Osman Hulusi Efendi de eserlerinde oldukça işlemiş ve hayatında vefa duygusuna çok önem vermiştir. İnsanlara da bu hususa dikkat etmeleri konusunda tavsiyede bulunmuş¸ dostluğun esasını ve başlangıcını buna bağlamıştır.

Vefa gösterirken karşıdan bunu görmeyebilirsin¸ hatta cefa bile çekebilirsin¸ ama sen vefadan vazgeçme¸ umulur ki o bir gün bu haline pişman olur.
Arkadaşlar sevilen insanlar arasıdan seçilir. İnsan sevdiğinin kusurunu görmez. Eksiklerini ve hatalarını fark etmez. Onun ahlakını benimser. Bunun için arkadaş seçerken dikkatli olmak gerekir. Rast gele bir arkadaş seçimi insanı felaketlere sürükleyebilir. Akılsız dost¸ akıllı düşmandan daha çok zarar verir.

Anne ve babalar¸ arkadaş seçiminde çocuklarına yardımcı olmalı¸ onlara yol göstermelidirler. Çocukların kimlerle dost ve arkadaş oldukları devamlı kontrol edilmeli¸ kötü arkadaşın insanı sürükleyeceği kötülükler hakkında uyarılmalıdır. Gerekirse iyi kişilerle arkadaş olmaları sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki¸ iyi arkadaş¸ bizi insanlara sevdiren¸ ihtiyaç duyduğumuzda ve yalnız kaldığımızda yanımızda olan¸ düştüğümüzde elimizden tutan kişidir. (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kaynak Kitap)

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Dostunu severken ölçülü sev¸ günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap¸ günün birinde dostun olabilir.”Arkadaşlarımıza karşı sevgimizde de¸ nefret ve düşmanlığımızda da ölçülü olmalıyız. Daha çok affedici olabilmeliyiz.
Arkadaşlıkla ilgili çok önemli adaptan birisi de sır tutmaktır. Ağzı gevşeklik hoş olmadığı gibi¸ ağzı gevşeklerle samimi olmak ve dostluk kurmak hoş değildir. Hadis-i Şerifte: “Bir kimse bir şey konuşur¸ sonra da etrafına bakınırsa bu söz oradakilere emanettir. (sır olarak saklanmalıdır.) buyurulur. Yine başka bir hadiste: “Sırrımı koru¸ güvenilir ol.”buyurulmuştur

Arkadaşın ehemmiyetini en fazla vurgulayan hadislerden birisi:”Kişi sevdiği ile beraberdir.” Yine: “Kişi dostunun dini üzeredir.” Hadis-i Şerifleridir.
Arkadaşlık sadece bu dünyada beraberlik değildir. Çünkü ruh bedenden ayrılınca¸ dünyada beraber olan ruhlar öbür dünyada yine beraber olacaklardır. Unutulmamalıdır ki iyi arkadaş insanı cennete götürür.

“Bostan ve Gülistan” adlı kitapta şöyle rivayet edilir: Bir gün avcılar bir karga topluluğunu yakalar. Karga topluluğunun içinde de o esnada bir bülbül bulunmaktadır. Hikaye bu ya. Avcılar bu kargaları tek-tek vurmaya başlarlar.Bülbül avcılara yalvarır: Ne olur beni bırakın. Ben bunlardan değilim¸ bunları tanımam bile.” der. O zaman avcı: “Bunları tanımıyorsun da aralarında işin ne?” cevabını verir.

Bir insanın dostlarına karşı sadakati¸ onların acılarını vicdanında duyup¸ lezzetlerini kendi lezzetleri gibi bildiği ölçüdedir. Dostlarının ağlamasıyla ağlayamayan¸ onların gülmesiyle gülemeyen vefalı dost sayılamaz. Kötü günlerde ve tehlike anında¸ dostlarının yanında bulunmayan bir kişinin dostlukla alakası yoktur. Maneviyat deryasının¸ gönül incisi şu öğütleri de günlük hayat rotamızda¸ kendimize kılavuz kaptan yapalım sevgili çocuklar:

Cafer-i Sadık (ra.) diyor ki: 'Şu kimselerle arkadaşlık etme: 1-Yalancı ile¸çünkü sen ona inanırsan aldanırsın. Zira o serap gibi uzağı yakın ve yakını uzak gösterir. 2-Ahmak ile¸ çünkü sana kârı dokunacak yerde zararı dokunur. 3- Cimri ile¸ çünkü o¸ mübrem ihtiyacını bile vermez. 4-Korkak ile¸ çünkü o¸ bir lokmaya ve hadda daha azına da seni satar. Bir lokmadan daha az ne olur? Diyenlere o bir lokmayı ümit ederek satar¸ sonra o lokmada eline geçmez .
Arkadaşlarımızın gıda gibi sürekli olması ve arkadaşlıkta da gıda gibi olmamız dileği ile¸ sizlere gönlünüzce eğleneceğiniz bir yaz tatili geçirmenizi temenni ediyorum.

Sayfayı Paylaş