YÜREĞİMİ AZATLIK’TA BIRAKTIM

SON.111

İstanbul’dan havalanan yüreğim,

Azerbaycan diyarına süzüldü.

Hak yol üzre kabul olan dileğim,

Bayrağımın yıldızına yazıldı.

 

Bakü toprağına ayak basanda,

Ay yıldız altında özüme döndüm.

“Gardaşım” sözünü duyduğum anda,

Vuslatın aşkıyla kor gibi yandım.

 

Azerbaycan, istiklali kutlarken

Öz kardeşler birbirine karıştı.

Türküler, şiirler ve marşlar derken

Kadim dostlar güzellikte yarıştı.

 

Kanım dondu Azatlık’ı gezerken

Sandım 20 Ocak bende canlandı.

Şehitlerim gökyüzünde yüzerken

Al bayrak altında ruhum dinlendi.

 

Bir mavi çarşaftı Hazar Denizi,

Apardı ruhumu şehit katına.

Yüce Rabbim, mahzun etme sen bizi;

Erelim cümlemiz gül beratına.

 

Gence’de bir akşam söz dile geldi,

Şiir bülbülleri bir bir şakıdı.

Ozanlar elinde saz dile geldi,

Gönül atlasına kilim dokudu.

 

Bir yiğit tanıdım, adı: Hüseyin.

Namaz kılmam için seccade verdi.

Dilleri bülbüldü, kalbi güvercin;

Say ki yüreğini kalbime serdi.

 

Tohuz’da bir sabah bülbül dinledim,

Karabağ esirken susmam, diyordu.

Her nefeste ta yürekten inledim,

Ölmeden figanı kesmem diyordu.

 

Kışlada gururla halaya durdum,

Azerbaycan askeriyle kol kola.

Çifte bayrakların altında girdim,

Milletime ışık veren bu yola.

 

İstanbul’a doğru yelken açarken

Bakü semasına son defa baktım.

Öz kardeşim için candan geçerken

Yüreğimi Azatlık’ta bıraktım.

Sayfayı Paylaş