Peygamberimiz ve Aile

Cenab-ı Allah’ın en güzel nimetlerinden olan aile, insanoğluna huzur ve sükûnet veren, çocuklar ve temiz rızıklarla güzelleşen kutsal bir birlikteliktir. Aile, Rabb’imizin yeryüzündeki ayetlerinden biri olup onun rahmeti ile sevgi, saygı, şefkat ve muhabbete erişen bir kurumdur. Bireyleri olumsuzluklara, tehlikelere karşı koruyan sağlam ve güvenli bir limandır. Aile, toplumun en küçük fakat en önemli yapıtaşı, hayatın bütün aşamalarına etki eden başlangıç noktasıdır.

Küreselleşen dünyada aileyi hedef alan ve aile içinde yaşanan sorunlar hepimizi etkilemekte, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de tehdit etmektedir.  Kitle iletişim araçlarının gelişimi değer ve sınır tanımaksızın aile mahremiyetini, aile bireylerinin haklarını ve ailenin saygınlığını zedeleyebilmektedir. Sadakatsizlik, vefasızlık, tahammülsüzlük, bilinçsizlik ve şiddet gibi sebeplerle ailelerimiz ciddi anlamda zarar görmektedir. Dolayısıyla ailenin kurulması, korunması ve sağlıklı bir şekilde geleceğe taşınması için çözüm üretmek hepimizin sorumluluğudur. Bu bağlamda Kur’an ve sünnetten beslenen sağlam referanslarla ve değişmez sabitelerle bugünün ailelerine yol gösterecek akademik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı, öteden beri özelde milletimiz genelde insanlık için ele alınması önem arz eden konuları kamuoyunun gündemine taşımayı, böylece toplumsal bir duyarlılık ve hassasiyete vesile olmayı görev kabul etmektedir. Bu bağlamda 2019 yılı Mevlid-i Nebi Haftası teması “Peygamberimiz ve Aile” olarak belirlenmiştir.

Hafta vesilesiyle gerçekleştirilecek pek çok etkinliğin yanında “Peygamberimiz ve Aile” adıyla hazırlanan bir kitap da müftülükler kanalıyla halkımıza ulaştırılmıştır.

112 sayfadan oluşan eserde yer alan ana konular şu şekildedir: Kur’an’da Aile: Sevgi, Şefkat ve Merhamet İklimi, Aile Saadeti İçin Kur’an’dan Öğütler, Aile İlişkilerinde Hz. Peygamber’in Örnekliği, Hane-i Saadetin Bir Ferdi Olarak Allah Rasûlü (s.a.v.) ve Örnekliğinin Mahiyeti, Hz. Peygamber’in Hanımlara Karşı Sergilediği İncelik ve Zarafet Anlayışı, Aileyi Ayakta Tutan Ahlâkî Değerler, Aile Üzerine Düşünceler, Toplumsal Değişme Sürecinde Aile Kurumunda Yaşanan Farklılıklar ve Süreklilikler, Aile ve Mahremiyet.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş kitabın sunuş bölümünde Peygamberimiz ve ailesi ile ilgili olarak şu ifadelerde bulunmuş:

“Allah Rasûlü’nün aile hayatı kıyamete kadar bütün insanlar için eşsiz bir örneklik arz etmektedir. Nitekim onun aile hayatında uyguladığı ilke ve prensipler, tüm zamanlarda önemini ve işlevini kaybetmeden varlığını sürdürmüştür. Bu açıdan, toplumun en küçük birimi olan ailedeki mutluluk ve huzurun, toplumsal mutluluk ve huzurun temin edilmesindeki vazgeçilmez şart olduğunu en güzel örnekleriyle Hz. Peygamber’in aile yaşantısında görmek mümkündür. Bu meyanda Sevgili Peygamberimiz; ihsan, adalet, merhamet gibi kurucu değerler üzerine inşa edilen ailede kadın ve erkeğin birbirleri üzerinde hak ve sorumlulukları olduğunu müteaddit defalar dile getirmiştir. Bu çerçevede, özellikle kadınlara iyi muamelede bulunulmasını, şiddeti besleyen her türlü kötü söz ve davranıştan uzak durulmasını, aile birliğinin üst düzey bir bilinçle tahkim edilmesini, eşlerin birbirine güven duyup bağlılık ve sadakat göstermesini, ortaya çıkması muhtemel problemler karşısında sabırlı ve anlayışlı davranılmasını önemsemiştir.

***

Temel ilkelerini yüce dinimiz İslâm’dan alan, kültür ve geleneğimiz içinde karakteristik özelliklere sahip olan aile yapımızı, özünü yitirmekten ve yozlaşmaktan korumak hepimizin müşterek ve yegâne sorumluluğudur. Bunun için de öncelikle ailede hayat bulacak, oradan topluma yayılıp dünyaya huzur katacak iyilikleri ve ahlâkî değerleri yaşatma idealini kuşanan herkese önemli yükümlülükler düşmektedir.”

Dergimiz yazarlarında Prof. Dr. Ali Akpınar hocamız da “Aile İlişkilerinde Hz. Peygamber’in Örnekliği” konusu altında kaleme aldığı yazıda şunları dile getirmiş: “Hz. Peygamber, yakınlarına ve ailesine düşkün bir kişi idi. Onun insanlık sevdalısı bir kişi olarak öncelikle akrabalarını uyarmakla işe başlaması ve aile bireylerini asla ihmal etmemesi bunun açık kanıtıdır. Çünkü o, “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz, seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takva iledir.” emrinin muhatabıydı. Peygamberimiz davetine önce kendi ailesinden başlamış, eşi Hz. Hatice ve kızları başta olmak üzere aile fertleri ona ilk iman edenler arasında yer almıştır. O, akrabalarına son derece düşkündü, onların diğer problemleriyle ilgilendiği gibi, dinî yaşantılarıyla da çok yakından ilgileniyordu. Hiçbir zaman onlarla ilişkiyi kesmedi. Sıla-i rahim üzerinde her zaman ısrarla durdu. Amcası Ebu Talib başta olmak üzere yakınlarının Müslüman olması için ümidini yitirmeyerek sonuna kadar uğraştı.

***

Akraba ilişkilerinde de en güzel, içten ve canlı örnekleri biz, Hz. Peygamber’in hayatında bulmaktayız. O diğer bütün insanlara olduğu gibi, kan bağı ve evlilik bağlarıyla oluşan akrabalarına da gereken ilgi, sevgi ve saygıyı her zaman göstermiştir. Onların maddi ve manevi yönleriyle ilgilenmiş, onlara yardım etmiş, onların doğru yola gelmeleri, iyi bir Müslüman olarak dünya ve ahiret saadetine erebilmeleri için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Hayatlarında olduğu gibi, ölümlerinden sonra da yakınlarını dua ve güzelliklerle anarak en güzel vefa örneğini sunmuştur.”

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları

Tel: 0 312 295 72 93 – 94

Sayfayı Paylaş