Gece Türküsü

Beni çağırma çöle, ben zaten oradayım,
Bilmem bu çöl nerdedir, bilmem ben neredeyim?
Işık tut yollarıma Senden Sana gideyim.
Beni bana bırakma dergâhına al beni,
Bir ışık kapısı aç, ötesini nedeyim,
Üzerime örtü yap o sıcacık gölgeni.

Bak, kuşların dilinde benim çığlıklarım var,
Ah, çöllere düşsem de üstüme gelir dağlar,
Dolunay geceleri hayallerime doğar.
Her gece kaderini kendi eliyle dokur,
Acımazsan halime, yüreğime dert yağar.
Saatlerin yönünü çevir bana doğru kur.

Sensiz rüyalarımı yıldızlarla bölüştüm,
Senin için bilmem ki hangi türküye düştüm?
Gözlerin kelepçe mi, ateşlerinde piştim?
Beni yakma umudun alevden pençesinde,
Kırdım prangaları yıllarca Sana koştum,
Kanamasın gözlerim buluşma gecesinde.

Dervişin asasına asılmasın kaderim,
Ben de aşk dervişiyim, izlerinden giderim.
Yandıysam bu çöllerde kaderime gülerim
Ufuklar umuduma her gün bir kapı açar,
Sende buldum sonsuzu bunu bilesin derim,
Her gün gönlümden kuşlar gölgene doğru uçar.

Yönümü sormasınlar, kuşandım kâinatı,
Kaç çileyle boğuştum geçmek için sıratı,
İçimde şaha kalkmış, deli rüzgârın atı,
Gider sonsuza doğru, ruhumu kanatarak,
Kaybolsun ister miyim böyle bir saltanatı?
Derdim aşkla beslenir beni bu halde bırak!

Sanki bir vahşi kuşun peçesine tutsağım,
Direnmeyi kaybettim artık geçiyor çağım,
Tutmazsan ellerimi söner bir gün ocağım,
Beni bu halde koyma, yıldızlara sar beni,
Sonsuzluğa yalnızca Sen’le ulaşacağım,
Bulutlar kundağımdır, inanmazsan sor beni.

Suların türküsüyle yıkanırım her gece,
Seninle buluşurken utanırım her gece,
Her gece içimdeki duygular bin bilmece,
Bunca kahrın yükünü üzerimden al artık,
Senden gelen mihnete katlanırım her gece
Benimle güne uyan, gel, benimle kal artık!

Sayfayı Paylaş