İSLÂM GÜZEL AHLAKTIR

İSLÂM GÜZEL AHLAKTIR

İslâm, insanlığın hem dünyada hem de ahirette mutluluğunu hedefleyen son ilahî dindir. Bu din, en doğru bir şekilde Allah’ın kitabı Kur’an’dan ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sünnetinden öğrenilebilir. Çünkü Allah Rasûlü, Kur’an’ı vahiy yoluyla Yüce Allah’tan almış, insanlara tebliğ etmiş ve evrensel ilkelerini hayatında tatbik ederek insanlara en güzel örnek olmuştur.

İslâm Peygamberi, kısa ve özlü olarak İslâm’ı “İslâm güzel ahlâktır.”1diyerek tarif etmiştir. Bu tariften anlaşıldığı üzere İslâm’ın asıl hedefi, getirdiği evrensel ilkelerle insanları güzel ahlâk sahibi yapıp insan-ı kâmil derecesine çıkarmaktır.

İslâm’ın insanlara getirdiği evrensel ilkeleri üç ana grupta toplamak mümkündür. Bunlar; 1. İnanç, imanla ilgili ilkeler, 2. İbadetle ilgili ilkeler ve 3. Ahlakla ilgili ilkelerdir. Bu ilkeler aslında birbirini tamamlayan, birbiriyle sıkı bir ilişki içinde olan ilkelerdir. İslâm’a göre her şey imanla başlar. Her şey imanla değer kazanır. Doğru ve kuvvetli bir iman, insanı salih ameller ve ibadetleri yapmaya yönlendirir. İbadetler de insanı güzel ahlâka ulaştırır. Nitekim İslâm dininde inananlara ibadet yapmalarının emredilmesinin en önemli sebeplerinden birisi, insanı ahlâken olgunlaştırarak insan-ı kâmil mertebesine çıkarmak ve böylece Allah’a yaklaşmasını sağlayıp onun sevgisine ve rızasına erişmesine vesile olmaktır.

Eğer kılınan namazlar, tutulan oruçlar, verilen zekât ve sadakalar, yapılan haclar ve kesilen kurbanlar, insanı ahlâken olgunlaştırmıyorsa o zaman yapılan ibadetler Allahu Teâlâ’nın emrine ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sünnetine uygun bir şekilde yapılmıyor demektir. Bu durumda ibadetlerimizi gözden geçirip mükemmel bir şekilde yapmaya gayret etmeliyiz ki, yaptığımız ibadetler bizi ahlâken olgunlaştırsın ve Allah’a yaklaştırsın.

Bu konuda bize en güzel rol model Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir. Zira o, ibadet ve ahlâkın en zirve noktasını temsil etmektedir. Nitekim Yüce Allah, bizlere Hz. Muhammed (s.a.v)’i överek şöyle tanıtmaktadır:

“Şüphesiz ki sen en mükemmel ahlâk üzeresin.”2 Onun ahlâkı Kur’an ahlâkıydı. Hz. Aişe Validemizin ifadesiyle “O yaşayan bir Kur’an’dı.”3

İslâm Peygamberi ahlâka çok önem vermiş ve bir hadis-i şeriflerinde “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”4 buyurmuştur.

Hz. Peygamber (s.a.v.), kendisi en mükemmel ahlâk üzere olmasına rağmen Cenab-ı Allah’a daima şu dualarla niyazda bulunmuştur:

“Ey Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlâkımı da güzelleştir.”5

 “Allah’ım! Beni amellerin en iyisine ve ahlâkın en iyisine ilet. Amel ve ahlâkın en iyisine ancak sen hidayet edebilirsin. Amellerin kötüsünden ve ahlâkın kötüsünden beni koru. Amel ve ahlâkın kötüsünden ancak sen koruyabilirsin.”6

“Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve nefsimi (her türlü kötülükten) temizle, Sen temizleyenlerin en hayırlısısın. Sen nefsimin dostu ve Mevlâ’sısın.”7

Hz. Peygamber (s.a.v)’e insanların cennete girmelerine en çok yardımcı olan şey nedir? Diye sorulduğu zaman, “Takva ve güzel ahlâk.”8 diye cevap vermiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.), “Mü’minlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanıdır.”9 buyurmak suretiyle iman ve ahlâk arasında sıkı bir ilişki olduğunu ifade etmiştir.

Allah Rasûlü, hayatı boyunca en güzel ahlâk üzere yaşadığı gibi ümmetine de güzel ahlâk sahibi olmayı tavsiye etmiş ve bir defasında, “İçinizden en çok sevdiklerim ve Kıyamet gününde bana en yakın olanlarınız; ahlâkça en güzel olanlarınızdır.”10 buyurmuştur.

Güzel Ahlak Nedir?

En mükemmel ahlâk sahibi olan ve insanları güzel ahlâka davet eden İslâm Peygamberi, güzel ahlâkı şöyle açıklamıştır:

“Seninle ilişkiyi kesene git. Sana vermeyene ver. Sana zulmedeni affet.”11

Yine başka bir hadislerinde Allah Rasûlü güzel ahlâkı şöyle açıklamaktadır: “Cennetin yüksek derecelerine kavuşmak isteyen, kendisine saygısızlık yapana yumuşak davransın; zulmedeni affetsin, malını esirgeyene ihsanda bulunsun, kendisinden ilişkisini kesen akrabasını gözetsin.”12

Yüce Allah da bu manada Kur’an’da şöyle buyurmuştur: “Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.”13

“İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur. Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur.”14

Yüce Allah, bu ayette bize yapılan kötülüğe en güzel bir şekilde karşılık vermemizi emretmektedir. Zira kötülük ancak bu şekilde önlenebilir. O hâlde bize bir insan öfkelenip kızdığı zaman sabretmeliyiz ona sabırla karşılık vermeliyiz. Cahil kişilere karşı hilmle/yumuşak huylulukla karşılık vermeliyiz. Bize karşı bir hata veya kötülük yapan kişiyi de affederek ona iyilikle karşılık vermeliyiz. O zaman bize azılı düşman olan insan yaptığı hatayı anlar ve mahcup olur ve en iyi bir dost hâline gelir. Tabi ki böyle hareket etmek her insanın yapabileceği bir davranış değildir. Ancak şahsiyetli ve güzel ahlâk sahibi insanlar bunu yapabilir. Nitekim atalarımız, “İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârıdır.” demişlerdir.

Hasan-ı Basrî Hazretleri’ne güzel ahlâk nedir, diye sorulduğu zaman o güzel ahlâkı şöyle açıklamıştır: “Güzel ahlâk, cömertlik, bağışlamak ve eziyetlere katlanmaktır.”15

Abdullah b. Mübarek ise, güzel ahlâkı, “insanlara eziyet etmemek, iyilik yapmak, güler yüzlü davranmak” olarak açıklamıştır.

Güzel Ahlakın İnsana Kazandırdıkları

Güzel ahlâk insana birçok değer kazandırmaktadır. Bunlardan en önemlilerini burada sıralamak istiyorum:

  1. Güzel ahlâk, insanı her türlü kötülükten temizler ve arındırır.
  2. Güzel ahlâk, insanın bu dünyada mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamasına yardımcı olur.
  3. Güzel ahlâk, toplumda insanlar arasında hoşgörünün yaygınlaşmasına vesile olur.
  4. Güzel ahlâk sahibi insan, çevresindeki insanlar tarafından sevilir ve sayılır.
  5. Güzel ahlâk, insanı Allah’a yaklaştırır.
  6. Güzel ahlâk, insanın Allah’ın sevgi ve rızasına kavuşmasına vesile olur.
  7. Güzel ahlâk, insanın ahirette peygamberle birlikte olmasına ve onunla beraber haşrolmasına vesile olur.
  8. Güzel ahlâk, peygamberin şefaatine nail olmaya vesile olur.
  9. Güzel ahlâk insanın cennete girmesine vesile olur.

Dipnot

Prof. Dr. H. Mehmet SOYSALDI
1.    Ali el-Muttakî,Kenzü’l-Ümmâl, III, 17.
2.    68/Kalem, 4.
3.    Müslim, Müsafirin, 139.
4.    Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VI,68,155; Malik, Husnü’l-Huluk, 8, (II, 904).
5.    Ahmed b. Hanbel, age.,I, 403, VI, 155.
6.    Nesâî, İftitah, 16.
7.    Müslim, Dua, 73.
8.    Tirmizî, Birr,62; Gazalî, İhyauUlumi’d-Din, II, 391.
9.    Buhârî, Edeb, 39.
10.    Tirmizî, Birr, 71.
11.    İbnEbi’d-Dünya, Mekârimü’l-Ahlâk, nr. 25; Kâdîİyâz, eş-Şifâ, I, 80; Bursevî, Rûhu’l-Beyân, III, 298; Mâverdî, Edebü’d-Dünyâve’d-Din, 645.
12.    Münzirî, et-Tergîbve’t-Terhib, III, 419; Azîzî, Sirâcü’l-Münîralâ Câmiu’s-Sagîr, III, 36.
13.    7/A’raf, 199.
14.    41/Fussılet, 34-35.
15.    Şa’rânî, Tenbîhü’l-Muğterrîn, Dımaşk, 2001, 198.

Sayfayı Paylaş