KADI BURHANEDDİN ROMANI

195-somuncubaba-kadi

Günümüzde roman, insanların tarihe karşı bakışını etkileyen ve tarihe ilgi duyulmasına sağlayan bir edebî tür olarak bilinmektedir. Vedat Ali Tok tarafından kaleme alınan Kadı Burhaneddin romanı “Kadı” da günümüz okuyucusunun ilgiyle karşılayabileceğini düşündüğümüz bir eser.

Romanda Selçuklulardan sonra ortaya çıkan beylikler arasındaki mücadeleler canlı tasvirlerle yer almaktadır. Eserin merkezinde 14. yüzyıl ortalarında Kayseri’de kurulan Eretna Beyliği ve burada bulunan bir kadı, daha sonra kendi devletini Sivas’ta kuracak olan Kadı Burhaneddin bulunmaktadır.

Burhaneddin Ahmed 1345 yılında Kayseri’de dünyaya geliyor. Harezm’den Anadolu’ya göç eden Oğuzlar’ın Salur Boyu’na mensup bir aileden gelmektedir. Farsça “Bezm ü Rezm” adlı biyografisini ve hükümdarlık döneminin tarihini yazan Aziz bin Erdeşir-i Esterabadî, Kadı Burhaneddin’in cedlerinin âlim-kadı olduklarını bildiriyor.

Romanda Kadı Burhaneddin’in daha 4 yaşında iken eğitim öğretime başladığı, çile ve mücadele dolu bir hayatın içinde geçen yaşantısı ayrıntıları ile veriliyor. 14 yaşında iken babası ile birlikte Mısır’a gidiyor burada fıkıh, usûl-i fıkıh, ferâiz, hadis, tefsir, heyet ve tıp gibi bilim derslerini takip ederek dört mezheb (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî) hakkında tahsil görüyor. Şam’a geçip burada da devrin önemli âlimlerinden dersler alıyor. Hac dönüşü babasını kaybediyor. Nihayet Kayseri’ye gelerek burada kadılığa başlıyor. Kayseri o zaman Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan ufak beyliklerden biri olan Sivas ve çevresinde kurulmuş olan Eretna Beyliği idaresi altındadır. Kadılığı esnasında haksever tutumu, başarılı hükümleri ve adaletli idaresi ile halka kendini sevdiriyor. Daha sonra ise daha yüksek mevkilere kadar tırmanıyor.

Kadı Burhannedin bu siyasal uğraşları yanında edebiyat ve özellikle şiir ile yakından meşgul olmuş ve özellikle gazel, tuyuğ ve rubailerle dolu büyük bir Divan ortaya çıkarmıştır. Onun en bilinen şiiri aynı zamanda hayat felsefesini de ortaya koyan şu tuyuğudur:

Ezelde Hak ne yazmış ise bolur

Göz neni ki görecek ise görür

İki âlemde Hakk’a sığınmışuz

Tohtamış ne ola, ya Ahsah Temür

Kadı romanında aynı zamanda şair ve bilim adamı olan Kadı Burhaneddin’in şiirlerine de yer veriliyor, günümüz Türkçesiyle açıklamaları yapılıyor.

Eserin arka kapağındaki şu ifadeler ise romanın muhtevasını en iyi şekilde ortaya koyuyor:

“Türk tarihinin en kırılgan zamanlarında kendini gösteren adaletli bir kadı, akıllı bir hükümdar, lirik bir şair… Her yaşta ilme talip bir er… Gençliğinden itibaren kendisini heyecanlı ve çoğu zaman tehlikeli bir hayat macerasında bulmuş ömrünün sonuna kadar neredeyse âsûde bir gün görmemiş fakat bundan hiç de şikâyet etmemiş bir lider… Kayseri’de temelini attığı, Sivas’ta kurduğu devlet ile komşu beylikleri hükümranlığı altına almaya çalışan bir sultan… Timur’un çekindiği ender savaşçı… Bir âlim… Kahramanlık, felsefe ve aşk şairi… Kadı, şair, âlim, hükümdar… Kadı Burhaneddin Ahmed… Bu eser Kadı Burhaneddin’in mücadele dolu yaşantısının romanıdır.”

Daha çok biyografik romanları ile tanıdığımız Vedat Ali Tok, Fuzûlî ile ilgili Pervanenin Rüyası, Şeyh Galip’le ilgili Semender, Gevher Sultan ve 1921 yılında Sakarya Savaşına katıldıkları için o yıl mezun veremeyen Kayseri Lisesinin genç kahramanlarını anlattığı “Kayseri Lisesinden Nûra Koşanlar” isimli romanların yazarıdır.

Kadı (Kadı Burhaneddin Romanı) Akıl Fikir Yayınları, 2016 İstanbul.

Sayfayı Paylaş