ES-SEYYİD OSMAN HULÛSİ EFENDİ'NİN ÜÇ ŞAHESERİ

Somuncu Baba


Asrımızın mutasavvıfı gönüller sultanı Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s.)'nin malumlarınız olduğu üzere üç şaheseri vardır. Bu güzide eserler yeni baskılarıyla bugünlerde okuyucusuyla yeniden buluşuyor.


Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi¸ edebiyat ve irfan vadisinde eserler vererek¸ bilhassa günümüz nesillerinin karşı karşıya olduğu¸ eski kültürümüzle aramıza yerleştirilmiş olan dil engelinin aşılması yolunda da kıymetli faaliyetleri gibi pek semereli himmetleri olmuştur.


“Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî” adlı eserinde tebliğ için bir vasıta olarak kullandığı şiir ile tesirini daha devamlı ve müessir kılmıştır. Vezni ve formlarıyla artık öldü denilen klasik edebiyatımızın¸ her türlü menfîliklere rağmen günümüzde de yaşayabileceğini bilfiil ve olanca kuvvetiyle ortaya koymuş¸ bunun da en iyi şekilde İslâm kültürüne hakkıyla vâkıf olmakla ve tasavvufu bilmekle¸ hatta yaşamakla mümkün olabileceğini bizlere göstermiştir.


Hazret'in dilinden dökülen kelimeler¸ okuyanı ve dinleyeni lahûti âlemlere götüren bir seher yeli¸ bir sevda seli gibidir. Çünkü Osman Hulûsi Efendi bu şiirleri; ilhamın¸ aşkın¸ seher vaktinin¸ gülün¸ bülbülün sevdasını¸ sadâsını ruhunda hissederek ilahî bir sırla¸ imanla¸ vecdle¸ hikmetle kaleme almıştır. Daha doğrusu her bir kelime¸ mısra¸ beyit ve böylece gazeller¸ ilahiler¸ koşmalar doğuşla yazılmış¸ ilham ile ilahî kudretle kendisine yazdırılmıştır. Onun için okuyana da¸ dinleyene de tesiri o nispette etkin olmuştur. Dîvân'ın yeni yapılan 5. baskısında bir takdim kaleme alan H. Hamidettin Ateş Efendi¸ Hulûsi Efendi'nin edebî cephesiyle alâkalı şunları söylüyor: “Dîvân; şiirin her türlü motifinin işlenmiş olduğu bir güzel halıdır. Gönül saraylarını süsleyen bir gül dalıdır. İlahi aşkın en coşkun bir şekilde anlatıldığı¸ şairin ruh hâlidir¸ düşüncenin dilidir. Aşk duygusunun gazel mısralarındaki ifadesi¸ ideal güzelliğin çağlardan çağlara yankılanan sesidir. Güzeller güzeline yazılan en müstesna na'tların güftesi¸ en samimi dost meclislerinin gönül bestesidir. Şairin¸ bir olanın aşkıyla kaleme aldığı¸ tevhidi¸ münacatı¸ kasîdesi¸ bir ağlayan kalbin inlemesidir. Değişik tasvirlerle¸ öğüt veren beyitlerle ahlakî anlatımların destanlaşan mesnevisidir.”


Prof. Dr. Nihat Öztoprak başkanlığındaki bir heyet tarafından redaksiyonu yapılan eser¸ Prof. Dr. Mehmet Akkuş ve Prof. Dr. Ali Yılmaz'ın titiz çalışmasıyla¸ Hulûsi Efendi'nin hikmet dolu şiirleri ve şiirsel metinleri bilimsel bir ayıklama ile ehline ve meraklısına 5. baskısıyla sunulmuştur.


“Üç Şaheser” olarak adlandırdığımız dizinin ikinci kitabı da 3. baskısı yapılan “Mektûbât-ı Hulûsî-i Dârendevî”dir. Osman Hulûsi Efendi'nin mektuplarındaki ifadelerden¸ mektuplaşmanın birer vasıta olduğu¸ esas maksadın ise mektup vesilesi ile âdeta muvasalatın elde edildiği anlaşılmaktadır. O¸ mektuplarında kendi aile fertlerine ve yakın dostlarına tavsiye ve nasihatlerde bulunur¸ kendi evlatlarına yazdığı mektuplarda da son derece elzem düsturlar ortaya koyar. Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız H. Hamidettin Ateş Efendi'nin Mektûbât'a yazdığı “Takdimnâme” de samimi duyguların mektup diliyle satırlara nakış nakış işlenmiş hâlidir.


Osman Hulûsi Efendi külliyatının üçüncüsü¸ yine 3. baskısı yapılan “Şeyh Hâmid-i Veli Minberinden Hutbeler” adlı eserdir. Osman Hulûsi Efendi'nin Şeyh Hamid-i Veli Camii'nde İmam ve Hatiplik yaptığı dönemde¸ îrâd etmiş olduğu hutbelerden¸ kendi özel kütüphanesinde yapılan araştırmalar neticesinde birçok hutbe içerisinden seçilen 150 hutbe¸ Osmanlıca metninden transkribe edilerek günümüz Türkçesiyle yayına hazırlanmıştır.


Millî¸ insanî ve dînî hitapların yer aldığı bu nadide eser de dâhil olmak üzere¸ “Üç Şaheser” yeni baskılarıyla okuyuculara iftiharla sunulmuştur.

Sayfayı Paylaş