EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE ÇEŞİTLİ YÖNTEMLER

Somuncu Baba

"Eğitim zekâyı ve kabiliyeti artırmaz. Eğitim¸ ; zekâ ve kabiliyetle öğrenilen bilgiyi yerli yerince kullanmayı ve daha faydalı olmayı öğretir."


Eğitim¸ bilgilenme¸ örnek gösterme¸ telkin etme¸ düşündürme¸  ilgi ve sevgi uyandırma vb. yöntemlerle belli bir program dâhilinde istenilen davranışı bireye kazandırma ve istenilen hedefe yönlendirme çalışmasıdır.


İnsan; eğitildikçe olgunlaşan ve medenileşen¸ eğitimsiz kaldıkça da yozlaşan ve yabanileşen bir yeteneğe sahiptir.


 Bir bilgiyi kafalara yerleştirmek¸ ezberletmek¸ anlaşılır hale getirmek öğretim¸ bilgiyi¸ nerede¸ nasıl ve niçin kullanması gerektiğini belletmek eğitimdir. Allah “oku” diyor ama neyi niçin okumamız gerektiğini âyetin devamında okuma sahasını daraltmamak için açıklamamış. Demek ki okumaya değer olan her şey okunmalıdır. Neyi niçin okuyacağını bilmek eğitimdir. 


Bir takım bilgi¸ düşünce ve yeteneği ezberleterek ve şartlandırarak bireye kazandırmak eğitim değildir. Hayvanların ehlileştirilmesi için yapılan terbiye yöntemi ile insana uygulanan terbiye yöntemi aynı olamaz. İnsanı terbiye ederken; “Sizin en hayırlınız insanlara en çok yararlı olanınızdır” hadis-i şerifini de benimsetmek gerekir. Yani insana eğitimle birlikte bilinç ve şuur verilmelidir. Eğer bir insanı  eğitim vermeden bilgi ile sadece öğretirseniz¸ profesyonel anarşist yetiştirmiş olursunuz. İnternet üzerinden banka şifrelerini kırarak para çalanlar cahil kimseler değildirler. Bomba yaparak binlerce insanın ölümüne sebep olanlar¸ 1945 yılında atom bombasıyla Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde yaklaşık  250 kişinin ölümüne sebep olanlar da hiç şüphesiz yükseköğrenim görmüş kişilerdi. 


İnsan; zekâ ve kabiliyeti sayesinde emsallerinden daha bilgili¸ daha başarılı olur. Eğitim zekâyı ve kabiliyeti artırmaz. Eğitim¸ ;zekâ ve kabiliyetle öğrenilen bilgiyi yerli yerince kullanmayı ve daha faydalı olmayı öğretir. 


Eğitim; insanı adam gibi adam etme sanatıdır. “Kişinin kıymeti¸ bilgi¸ hüner ve emeği ile ölçülür.”¸ “Kötü insan yoktur eğitimsiz kalmış ya da ifsat edilmiş kimseler vardır.” mealindeki özdeyişler¸ eğitimin önemini ve insan üzerindeki etkisini anlatmaya yeter kanaatindeyim. 


İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın


Eğitimin gayesi öncelikle insanın doğuştan iyi olan tabiatını korumak¸ geliştirmek dolaylı olarak da milleti ve devleti güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır. Şeyh Edebali¸ “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” demiştir.


 Allahu Teâl⸠Rab sıfatı ile kâinatı düzenlemiş¸ bizleri de vahiy ile terbiye etmek istemiştir.  “Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız tohum ekiniz. On yıl sonrasını düşünüyorsanız ağaç dikiniz. Yüz yıl sonrasını düşünüyorsanız insan yetiştiriniz.” Buna göre nesil eğitimi¸ istikbalin inşası için insan yetiştirmek gibi kutsal bir görev olmaktadır. Bununla birlikte  çocukların zararlı akım ve alışkanlıklardan korunması insani bir zorunluluk olmaktadır. Kur'an-ı Kerim' de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:


“Ey iman edenler! Kendinizi ve aile fertlerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan Cehennem azabından koruyunuz.” (66/Tahrim¸ 6)


Peygamberimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde “Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” buyuruyor. 


Hz Ali'nin eğitim ve öğretimle ilgili özdeyişleri şöyledir: 


“Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil gelecek zamana göre yetiştirin. Çünkü onlar sizin zamanınız için değil gelecek zaman için yaratılmışlardır.”¸ “Bana bir  harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”¸ “Çocuğunu kendin için sev¸ milletin için yetiştir.”¸ “Cahillerin kalbi dudaklarında âlimlerin dudakları kalplerindedir.”


Lord Brougham “Eğitimli milletin idaresi kolay¸ esir edilmesi zordur.”¸ “Her okul bir hapishane kapatır.”  der.


Eğitimde Uygulanan Bazı Yöntemler:


1- Örnek gösterme: Peygamberler¸ âlimler¸ Allah'ın salih kulları en güzel örnek ve önderdirler. Peygamberimiz; “Beni Rabb'im terbiye etti ve terbiyemi en güzel yaptı” buyurmuştur. “Hiç şüphesiz ben en yüksek ahlak üzereyim.” hadis-i şerifinden de anlaşıldığı üzere Allah da Kur'an'da örnek gösterme yöntemini kullanmış Peygamberimizi bizler için özel seçmiştir. 


2- Ödüllendirme: İnsanları bir şeye motive edebilmek için sarf edeceği çaba sonunda kazanç sağlama umudunun olması gerekir. Yüksek not alma¸ diploma alma ve iyi bir iş sahibi olma umudu olmasa hiçbir öğrenciye ders çalıştıramazsınız. Allah da Cennet vaadi ile bizi iyiliklere kanalize etmek istemiştir. Çocukların hiçbir başarısı karşılıksız kalmamalıdır.


3-Yeteneğe uygun yönlendirme:  Çocuğun hareketini tanımladıktan ve anlamlandırdıktan sonra “Bu çocuk yaramaz¸ adam olmaz.” şeklinde bir hüküm vermeyin¸ yönlendirme yapın. Çok hareketli olanlar¸ karete ve tekvando gibi sporlarla çocuğun aktif yönü yararlı hale getirilebilir.  Bizde¸ aktif ve hiperaktif çocuklar yaramaz olarak adlandırılarak terbiye adına sindirilmeye çalışılıyor. Oysa terbiye adına çocuğun aktif yönünü sindirenler¸ onun kabiliyetli yönlerini de farkında olmadan törpülemiş oluyorlar. 


4- İlgi ve sevgi odaklı eğitim:


Çocuk¸ büyüklerinden yakın ilgi ve sevgi görme ihtiyacındadır. Anne ve babası tarafından sevilen çocukların daha zeki¸ özgüven sahibi ve medeni cesareti olan kimseler oldukları görülmüştür. Çocuklara¸ “İstersen sen bunu yaparsın¸ sen bizim için değerlisin¸ gelecekte de önemli biri olabilirsin.” diyerek onlara değer verdiğimizi kendilerine hissettirmeliyiz ve bu şekilde onları yüreklendirmeliyiz. 


Çocukları büyük adammış gibi dinleyin ama onlardan büyük adam davranışı beklemeyin.


Anne baba merkezli aileyi çocuk merkezli aileye dönüştürmeyin. Çocukları ailenin küçük kralı yapmayın. Böyle bir yükü çocuk ne şimdi ne de gelecekte kaldıramaz. 


5- Ortam hazırlayarak fırsatlar oluşturma:


Bir öğrenciye her istediğini almak¸ ödevini yapıvermek haddi zatında bir iyilik değildir. Çocuk her istediğinin yerine gelmeyebileceğini¸ her istediğini elde edemeyeceğini bilmelidir. Ona¸ hünerlerini gösterebileceği bir takım fırsatlar vermeliyiz. Eve bilgisayar alın ama nasıl kullanılacağını kendi öğrensin¸ ödevini yapmak için gerektiğinde kütüphaneye gitsin¸ internetten araştırsın vs. 


Eğitimciler¸ sadece karşılarında duran nesli eğitmiyorlar¸ daha sonra gelecek en az üç nesli daha eğitmiş oluyorlar. Buna göre bizler geçen neslin ve asrın eseriyiz. Yarın ki nesil ise bizim eserimiz olacak. 


Eğitim konusunda sorumluluk taşıyanlar¸ geleceğe yatırım yapmakta olduklarını ve geleceğin  manevi sorumluluğunu kısmen taşımakta olduklarını bilmek durumundadırlar.

Sayfayı Paylaş