ÇOCUĞUMUZLA KONUŞABİLİYOR MUYUZ?

Somuncu Baba

“Çocuğun hatalarını yüzüne vurmanın bir anlamı yoktur. Çocuğumuzla güzel konuşmak¸ doğru ve yanlışı anlatmak daha anlamlıdır. Çocuklar anlamaz zannetmeyin.”


Sevgili veliler! Çocuklarımızı karşımıza alalım ve onlara samimi bir şekilde şunları söyleyelim:


“Sen bizim evladımız canımız¸ ciğerimizsin. Ailemizin gülü¸ bahçemizin eşsiz sevgi çiçeğisin. Biz senin başarılarını değil seni seviyoruz.”


Çocuklarınıza “Siz başarılı olmasanız da biz sizi seveceğiz¸ bağrımıza basacağız. Sizin başarılı olmanızı kendimiz için değil¸ gelecekte rahat¸ mutlu ve iyi bir insan olmanız için istiyoruz.” deyin. Bu sözleriniz çocuklarınıza güven verir. Onların kendilerini evde huzur içinde hissetmelerini sağlar.


Sevgili anne babalar! Çocuklarımıza karşı göstereceğimiz birazcık sevgi¸ azıcık anlayış¸ samimi bir gülümseme ile ilk sevgi adımının oluşturduğu iletişimle çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. En büyük problemler bile sağlıklı bir iletişimle çözülür.


Çocuğumuzun okul başarısı büyük oranda aileye bağlıdır. Ailenin içinde bulunduğu çevre de¸ çocuğun başarısında önemlidir. Çevreyi oluşturacak olan da yine anne babadır. Anne babanın çocuğuna verdiği eğitimin de büyük katkısı vardır. Çocukla ailenin kurduğu sağlıklı iletişim çocuğun iyi bir şekilde yetişmesine zemin hazırlar. Çocukla kurulacak sağlıklı iletişim ancak onun güvenini kazanmakla olur. Aile sıcak bir yuvaya dönüşmüşse sorunları çözmek büyük ölçüde kolaylaşır. Ailenin kıymeti bilinmelidir. Aile huzur kaynağıdır.


Çocuklarımızın okul başarısını istiyorsak; onlara sorumluluk aşılamalı¸ yapabilecekleri uygun görevler vermeli¸ cesaret ve güven aşılamalı¸ huzurlu bir ortam sağlamalı ve her zaman destek olmalıyız. Ailesi çocuk için çocuk ta ailesi için çok değerlidir.


Çocuğun hatalarını yüzüne vurmanın bir anlamı yoktur. Çocuğumuzla güzel konuşmak¸ doğru ve yanlışı anlatmak daha anlamlıdır. Çocuklar anlamaz zannetmeyin. Çocuğunuz sizin konuşmalarınızı anlar ve zamanla yanlış davranışlarını düzeltir ve bir daha tekrar etmez. Yalnız biz bu zemini çocuklarımıza hazırlamamız gerekir.


Çocuğa bu davranışı yapma¸ dediğiniz zaman bir daha yapmadığını gördünüz mü? Cevap büyük ihtimalle hayır olacaktır. Çünkü sadece söylemekle iş bitmiyor. Uygun ortam hazırlamalıyız. Yanlış davranışın bir daha yapılmasını engelleyecek şeyler ortadan kaldırılmamış¸ çocuğumuzla iyi bir iletişim sağlanmamışsa¸ “yapma”¸ “etme”¸ “dokunma”¸ “alma” vb. sözlerimizin¸ uyarı ve ikazlarımızın hiçbir yararı olmaz.


Sürekli çocuklarımızın problemleri ile uğraşmamalıyız. Çocuk bu¸ tabii ki küçük yaramazlıklar yapacak¸ yerinde duramayacak¸ bazı şeyleri kırıp dökecektir. Anne baba olarak bizler de çocuk olduk. Bizler de yaramazlık yaptık. Burada önemli olan iyi ile kötünün¸ doğru ile yanlışın çocuğa verilmesi¸ temel ahlâk ilkeleri doğrultusunda iyi bir diyalog kurmak¸ iyi bir eğitim¸ iyi bir terbiye vermekle olacaktır.


Çocuklarımıza daha işin başında “sen yapamazsın” “geri zekâlı”¸ “aptal” gibi ifadeler kullanmamalıyız. Onların cesaretlerini kırmamalı aksine onlara güven duygusu aşılamalıyız. “Sen yaparsın¸ becerirsin.” demeliyiz. İnsanları önceden yapamayacağına şartlandırmak onların başarısızlığına sebep olur. Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler kendilerine söylenen aşağılama¸ onur kırıcı söz ve davranışları ömürleri boyunca unutmazlar. Çocukların elbette ki yanlış ve hataları olacaktır. Önemli olan onların hataları değil sizin ona karşı takınacağınız tavır ve davranışlardır. İyi geçinme olayı nedir? İyi geçinme iki insanın birbirine karşı kusur işlememesi değil¸ birbirlerine karşı gösterdikleri sevgi ve saygıdır. Çocuklarımıza “Bu çok zor.”¸ “Bunu kimsenin yapabileceğini sanmıyorum.” vb. ifadeler insanda var olan cesareti de kırar. Yapacak insanı yapamaz hâline getirebilir.

Sayfayı Paylaş