YAŞAYARAK ÖĞRENME

Somuncu Baba

“Toplumların temeli millettir. Milletin temeli insan¸ insanın temeli ise eğitimdir. Eğitimin temeli de insan sevgisi ve güzellikleridir. Sıcak ilişkilerin en yoğun yaşandığı kurum ailedir. Eğitim ailede başlar¸ okullarda devam eder. Çocuğun kişilik yapısı ve temel davranışları ailede şekil alır.”


Çocuklarımızı iyi yetiştirmek istiyorsak çocuk yetiştirmenin püf noktalarına dikkat etmemiz gerekir. Genelde çocuk yetiştirmek evde annelere kalıyor. Babaların hem işleri hem de televizyonları var¸ gerektiği gibi annelere yardımcı olamadıklarından anneler yalnız kalmaktadır. Çocuklarımız bizim gülümüz¸ çiçeğimiz her şeyimizdir. Canımız¸ cananımızdır.


Özellikle ergenlik çağında çocuklarla anneler arasındaki iletişim güçleşmektedir. Bu çağda çocuklar uyum sorunu yaşadıklarından her şeye ve herkese tepeden bakarak yargılarlar. Yine bu çağda genç¸ ruhsal ve bedensel olarak karşılaştığı durum sonunda panik halindedir. Zamanla duygu patlaması yaşar ve bu¸ olumsuz davranışlar halinde belirir.


Böyle durumlarda anne-babaların anlayışlı ve sabırlı olmaları gerekir. Sabır anahtardır. Çocuklarımızı dinlemek¸ izlemek¸ değişiklikleri kavramaya çalışmak gerekir. Babalar çocuğun geçirdiği evreleri pek dikkate almaz¸ anneyi de telaşa kapılmakla suçlayarak olayı geçiştirmeye çalışır. Annenin bu dönemle ilgili gerekli donanıma sahip olması gerekir. Çocuklarla iletişim konusunda anneler daha isteklidir. Babalar ise kendini sorumluluk dışında tutmaktadır.


Çocuklarımızı Yetiştirme Konusunda Tavsiyelerimiz


Vaktinizin çoğunu çocuğunuzla geçirin¸ başarılarını övün¸ onları cesaretlendirin. Anne-baba olarak birbirinizi sevin ve sevginizi abartmadan yansıtın. Aile toplantılarına önem verin¸ hatıra ve düşüncelerinizi ailenizle paylaşın. Çocukların mutlaka fikirlerini sorun¸ hayal kurmalarını sağlayın¸ yetki ve sorumluluk verin. Çocuklar yaparak¸ yaşayarak öğrenmeyi isterler.


Çocuklarınıza kitap sevgisi aşılayın¸ kitap almaya birlikte gidin¸ evinizde bir kitaplık oluşturun¸ aileyi televizyona kilitlemeyin. İstenmeyen davranışları abartarak eleştirmeyin¸ iyi ve doğru davranışları ölçülü övün¸ çocuğunuzun yanında başka çocukları övmeyin. Çocuğunuz bir yanlışlık yaptığında hemen bağırıp çağırmayın¸ önce dinleyin¸ sonra yanlış davranışı konusunda konuşun. Sevginizi zaman zaman belirtin¸ arkadaşlarını tanımaya çalışın. Her istediğini yapmayın¸ hayır demesini bilin¸ niçin hayır dediğinizi de açıklayın.


Çocukların yanında kaş-göz işareti yapmayın¸ imalı konuşmayın¸ fısıldamayın¸ başkalarını çekiştirmeyin. Çocuğunuza karşı dürüst ve açık olun¸ mutlaka doğruları söyleyin. Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmeden sonuna kadar dinleyin. Kendi doğrularınızı dayatmayın. Empati yapın¸ çocuğun gözüyle bakın. Çocuğunuza korkutucu şeyler anlatmayın¸ söz verdiğiniz zaman mutlaka tutun¸ tutamayacağınız sözü de vermeyin. Tutamadığınız sözlerinizden dolayı niçin tutamadığınızı söyleyin¸ özür dilemeyi de ihmal etmeyin.


Aile bireyleri mutlaka birbirleriyle konuşmalı¸ iletişime önem vermelidir. Konuşmak¸ paylaşmak gerginliği azaltır¸ insanları rahatlatır. Çocuğumuzdaki problemi çözerken sabırlı davranmalı¸ problemin temeline inmeli¸ pratik çözümler üretmeli ve çözümün kalıcı olması sağlanmalıdır. Çocuklara öğütten çok davranışlarla öğüt verme yolunu seçin. Çocukları dinlerken dinliyor gibi yapmayın¸ onları önemseyin¸ konuşmasını can kulağı ile dinleyin. Çocuk sizin dinlemediğinizi hissederse çözümü başka yerlerde ve başka kişilerde arar.


Hatalı davranışlarda davranışın sebebini sorun¸ karşınıza alın konuşun¸ çocuğun size güvenmesini sağlayın. Güven olmadan sorun çözülmez. Anne-baba söylemeyip gösterir¸ ısrar etmeyip yaşar¸ kızmayıp sever¸ resmî değil çocuklarıyla arkadaş olursa çözümlenmeyecek hiçbir sorun kalmaz.


Özgürce Düşünmeye Teşvik Edin


Çocuklarınızı özgürce düşünmeye teşvik edin¸ soruları bıkmadan usanmadan cevaplayın. İş yapmaya teşvik ederek sorumluluk yükleyin. Emeğin ve alın terinin önemini kavratın. Çocukların derslerinde başarılı olması¸ hayatta da başarılı olacağı anlamına gelmez. Sadece anne-babanın mutluluğu değil¸ tüm aile fertlerinin mutluluğu önemlidir. Unutmayalım¸ sadece anne-baba mutlu olursa bu günümüz¸ çocuklar mutlu olursa yarınlarımız mutlu olur.


Çocuklarla sağlıklı bir iletişim kurmak¸ verimli kılmak¸ sağlıklı bir şekilde yardım etmek için¸ anne ve babaların çocuklarıyla çok iyi ilişkiler içerisinde olması gerekir. Anne-baba çocuğu tanıyarak ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmelidir. Kendi tutku ve arzularına göre değil. Çocuklarındaki güven duygusunu pekiştirmek için uygun ve yapıcı bir ortam hazırlamalı¸ yeterince sevgi¸ ilgi ve yakınlık gösterilmeli¸ aşırıya da kaçmamalıdır.


Çocuğumuzla iyi ilişkiler içinde olmak¸ yerine göre arkadaş olmak¸ sorunların çözümünde onlara da söz hakkı vermek¸ onları dinlemek ve anlamak önemlidir. Okul¸ çevre ve aile birbirini tamamlamalıdır.


Ailenin önemini anlatmaya sayfalar yetmez. Çocuğun yetişmesiyle ilgili ciltlerce kitaplar yazılmıştır. Çocuğun gelişimi ve başarısında ailenin rolü inkâr edilemez. Okullarda ne kadar mükemmel eğitim verilirse verilsin aile tarafından desteklenmediği sürece gerçek başarıdan söz edilemez. Aileler çocuğunun okulunu ve derslerini çok iyi tanırlarsa gerçek yardımı yapmış olurlar.


“Toplumların temeli millettir. Milletin temeli insan¸ insanın temeli ise eğitimdir. Eğitimin temeli de insan sevgisi ve güzellikleridir. Sıcak ilişkilerin en yoğun yaşandığı kurum ailedir. Eğitim ailede başlar¸ okullarda devam eder. Çocuğun kişilik yapısı ve temel davranışları ailede şekil alır. Çocuğun aile içindeki yeri ve onunla kurulan iletişim biçimi¸ okul başarısını etkiler. Çocuklar farklı özelliklere sahiptir. Bunu bilen ve buna göre davranan¸ incelik ve özellikleri çabuk kavrayan aileler başarıyı kısa zamanda yakalar. Anne-baba çocuğuna iyi bir model olur¸ rehberliği iyi yaparsa ortaya birçok güzelliğin çıktığını görecektir. Anne-baba gelecekle çocukları arasındaki önemli bir köprüdür. Bu köprü ne kadar sağlam olursa çocuk da o ölçüde sağlam ve sağlıklı olur.” (Ahmet Çağlayan)


Okul çağı çocuklarının özelliklerini her anne-babanın bilmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir. Çocukların zekâ ve bedensel gelişimleri farklıdır. Çocuklar yaparak¸ yaşayarak öğrenmeyi ister. Oldukça hareketlidirler¸ yerlerinde duramazlar. Oyuna çok düşkündürler. Övülmekten hoşlanırlar¸ görev almaktan¸ yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyarlar. Öykü ve masal dinlemeyi severler. Duygularını yavaş yavaş anlatırlar.

Sayfayı Paylaş