ORUÇ PSİKOLOJİSİ

Somuncu Baba

"Oruç şeklen açlık perhizlerine benzerse de aradaki fark büyüktür Rabb'imizin isteği ile ve onun rızasını kazanmak için oruç tutan açlık hissetmez. Aç kalmak¸ böyle kişi için zahmetli olmaz¸ aksine zevk ve haz verir."


Beslenme psikolojisinde oruç tutmanın ayrı bir önemi vardır. Oruç tutarak yemenin esiri¸ yiyeceklerin bağımlısı olmadığımızı ilan ederiz.


Oruçla bedenimizi temizler¸ toksinlerden (zehirli atıklar) arındırırız.


Oruç tutmayanlar oruca dayanmanın zor olduğunu düşünürler. Oruçla aç kalacaklarını sanırlar. Hâlbuki hakkıyla tutulan¸ iftar ve sahurda yenilen¸ ama aşırıya kaçmadan yenilen oruç asla zararlı değildir. Üstelik tutanı hastalıklara karşı korur ve sanılanın aksine kişiyi enerjik yapar.


Oruç; kalp¸ mide¸ bağırsak¸ böbrekler¸ ciğerler¸ pankreas dâhil tüm sitemlerimize dinlenme ve yeniden güç kazanma şansı verir. Böylece oruçtan sonra vücudumuz daha düzenli olarak çalışır. Özellikle kalbin kan damarlarına ve sindirim sistemine besinlerin emilmesi için fazla miktarda kan pompalanması gerekmeyecek ve sistem istirahate geçecektir. Böylelikle yaşlanma süreci yavaşlayarak ömür uzayacaktır.


Oruç tutmak zihni berraklaştırır¸ duyuları keskinleştirir ve hafızayı güçlendirir. Boş bir mide sindirim için harcanacak kanı beyne gönderir¸ böylece beyin daha fazla kan ve enerji alır. Böylelikle konsantrasyon artar ve düşünme yeteneği çoğalır.


Oruç tutma ile hormonların ve organların normal ve dengeli salgı yapmasına yardımcı olunur.


Oruç fazla yağları yakar ve aşırı kiloları azaltır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle oruçla sağlıklı bir iştah oluşur. Sürekli olarak fazla yemek yiyenler midelerini doğal olmayan bir şekilde genişletirler. Böylece onu doldurmak için daha fazla besin gerekir. Oruç büyümüş mideyi normal ölçüsüne getirir¸ doğal olmayan oburluk ortadan kaybolur.


Oruç kişiyi sakinleştirir. Endişeyi azaltır¸ uykusuzluğu giderir.


Oruçluyken nimetlerin tadını daha lezzetli algılarız ve kıymetini daha çok anlarız. Yoksulların ve yiyecek bir şeyleri olmayanların acılarını daha derinden hissederiz.


Oruç şeklen açlık perhizlerine benzerse de aradaki fark büyüktür Rabb'imizin isteği ile ve onun rızasını kazanmak için oruç tutan açlık hissetmez. Aç kalmak¸ böyle kişi için zahmetli olmaz¸ aksine zevk ve haz verir.


Oruç tutan yemeye ara vermeyi¸ yemeden de yaşanacağını¸ fazla yemenin gereksiz hatta zararlı olduğunu anlar. Yılda tutulan bir aylık Ramazan orucu ve aradaki oruçlar¸ bizi yemek için yaşamadığımızın¸ aksine yaşamak için yediğimizin şuuruna vardırır. Rastgele yemeye elimiz uzanmaz olur. İrademiz artık daha kuvvetlidir.


Gerçekten oruç sağlığımıza sağlık katar.

Sayfayı Paylaş