OSMANLI'NIN İLK BİLİMSEL COĞRAFYA KİTABI CİHANNÜMÂ VE KÂTİP ÇELEBİ

Somuncu Baba

"Ortaya koyduğu bütün eserler¸ Kâtip Çelebi'yi evrenselleştirmiştir. Eserleri günümüzde¸ birçok ülkedeki bilim adamları¸ araştırmacılar¸ tarihçiler ve coğrafyacılar tarafından kaynak eser olarak kullanılmaya hâlâ devam etmektedir."


17. yüzyıl Osmanlı'sına ve IV. Murad dönemine¸ yazdığı eserlerle damgasını vuran meşhur ilim adamlarının başında Kâtip Çelebi (1609-1657) gelir. Prof. Adnan Adıvar'a göre Kâtip Çelebi¸ “Osmanlı'da ‘ilmî rönesansın müjdecisi”dir.


Prof. Said Öztürk'e göre de; “Batı'nın bilimsel ürünlerini Osmanlı'da ilk kullanan âlimdir. Belki bu yönüyle ona “ilk Osmanlı oksidantalisti” (Batı'yı bir Doğulu olarak yeniden inşa edip söylemleştiren) dense yeridir. Hilmi Ziya Ülken ise onun için “17. asır fikir tarihimizde Batı'ya çevrilmiş düşünceyi hazırlayan sağlam realist görüşe sahip bir fikir adamımızdır.” tahlilini yapmıştır.


Coğrafya¸ geometri¸ astronomi gibi müspet ilimlerle alakadar olmuş¸ 20 kadar telif ve tercüme eser vücuda getirmiştir. Kâtip Çelebi yalnız coğrafya alanında değil birçok sahada değerli eserler vererek¸ yaşadığı yüzyılın önemli bir bilim insanı olarak adını tarihe yazdırmıştır. Ortaya koyduğu bütün eserler¸ Kâtip Çelebi'yi evrenselleştirmiştir. Eserleri günümüzde¸ birçok ülkedeki bilim adamları¸ araştırmacılar¸ tarihçiler ve coğrafyacılar tarafından kaynak eser olarak kullanılmaya hâlâ devam etmektedir.



Bilimsel Coğrafyanın Gelişimine Büyük Katkısı


Kâtip Çelebi'nin yazdığı onca eser arasında evrensel nitelik kazanmış başyapıtı¸ hiç şüphesiz “Cihannümâ” (Dünyayı Gösteren)'dır. İlk baskısı 1648¸ ikinci baskısı 1654'de gerçekleşen ve dönemin padişahına sunulan bu eser1¸ Osmanlı'daki “ilk bilimsel coğrafya kitabı” özelliğine sahiptir.


Eser¸ dönemin en önemli coğrafya kitabıdır ve Osmanlı'da modern/bilimsel coğrafyanın gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. “Tarihî Coğrafya” bakımından da önemli bir kaynaktır. Konuyla ilgili Prof. Hamid Sadi Selen'in; “Cihânnüm⸠Şark'ta coğrafya sahasında bir müracaat kitabı sayıldığı gibi dünya ilim âleminde de birçok memleketlerin hususiyle Osmanlı İmparatorluğu'nun bazı kısımlarının tarihî coğrafyası için değerli bir kaynak olmuştur.” tespiti bilimsel anlamda kayda değerdir.


Eser¸ kıtalar ve birçok ülke hakkında malumat vermektedir. Ülkelerle ilgili konuların son kısmına o sahanın genel tarihi hakkında bilgiler yazılmıştır. Denizlerden¸ karalardan¸ adalardan¸ akarsulardan¸ yerleşmelerden¸ yollardan ve ekonomik faaliyetlerden söz etmektedir. Bölgesel coğrafya niteliğinde olup dünyanın birçok ülkesi ve Osmanlı Devleti'ndeki eyaletlerin fizikî coğrafyasının yanında beşerî¸ ekonomik¸ tarihî ve kültür coğrafyasını da içermektedir.


Bilimsel Niteliği ve Getirdiği Yenilikler


Esere 38 şekil konulmuş olup¸ bunların 25 tanesi haritadır. Kâtip Çelebi bütün bunları daha önce kullanılmayan coğrafya yöntemleriyle okuyucuya sunmuştur. Coğrafyada¸ kartografya2 konusunun ve harita yapmanın önemi üzerinde durmuştur. Zaten¸ Kâtip Çelebi de eserin ilk sayfalarında¸ kitabın bir benzerinin bundan önce yazılmadığını belirtmiş ve yaptığı çalışmanın farklı ve orijinal bir mahiyete sahip olduğunu savunmuştur.


Kâtip Çelebi¸ eserin hazırlık ve yazım aşamasında Doğu ve Batı'da coğrafyayla ilgili yazılmış eserleri ve atlasları takip etmiştir. Eseri¸ Batı'daki ilmî gelişmelerden etkilenerek¸ özellikle de coğrafya ile ilgili çalışmaları yakından takip edip bunlara başvurarak kaleme almıştır. Batı'da coğrafya ile ilgili yazılmış kitapları okudukça Osmanlı/İslâm âlimlerinin bu sahada gerilediklerini görmesi ve bunu telafi etme isteği de eseri yazmaya karar vermesinde tesirli olmuştur. Abraham Ortelius'un (1527-1598) 1570'de yazdığı “Theatrum Orbis Terrarum” (Dünya Sahnesi Görünümü) isimli eseri ile Gerard Mercator'un (1512-1594) 1607'de kaleme aldığı “Atlas Minor” (Küçük Atlas) başlıklı eserini örnek almıştır. Bunların yanında Batılı coğrafyacılardan Ph. Cluverius ve G. Lorenz'in eserlerinden de faydalanmıştır.


Kâtip Çelebi eserinde¸ yaşadığı dönemde Doğu ve Batı'da coğrafya alanında var olan yaklaşımları birbiriyle bağdaştırarak yeni görüşlere ulaşmıştır. Özellikle Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan ve kullanılan yeni görüş ve gelişmeleri esas almıştır. Bu yönüyle eser¸ Osmanlı coğrafya anlayışına yeni ve bilimsel bir yaklaşım ve açılım getirmiştir.


Kâtip Çelebi böylece¸ günümüzde hâlâ varlığını koruyan ve sıkça tekrar edilen “Osmanlı Devleti¸ Batı'daki bilimsel ilerlemeleri takip etmeyip gerisinde kaldığı için Duraklama Devri'ne girmiştir.” tezini kesin olarak geçersiz ve temelsiz kıldığı gibi o zamana kadar yazılan coğrafya kitaplarında bulunmayan ve ilk defa bu eserde kullanılan bazı yeniliklerle Osmanlı'nın Duraklama Devri'nde bilimsel alanda¸ en azından coğrafya ilminde büyük çığır açan¸ önemli bir bilimsel gelişme gösterdiğini de ispat etmiştir.


Sadece basıldığı dönem ve ülkede değil¸ öncelikle Avrupa'da olmak üzere birçok ülkede¸ günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde büyük ilgi görmüştür. Türkiye'deki kütüphanelerde olduğu gibi Avrupa'nın birçok büyük kütüphanesinde el yazma nüshalarının var olması ve birçok dile çevrilerek basılması¸ eserin o dönemden günümüze kadar önemini¸ bilimsel niteliğini ve kaynak özelliğini koruduğunun bir delilidir. Bu noktada Abbe G. Toderini'nin 1789'da Paris'te neşrettiği “De la litterature des turcs” isimli eserin 1. cildinde geçen şu tespiti önemlidir: “Çeşitli ilimlerden payı olan ve bütün tarihte tetebbuunun (araştırmanın) zenginliğiyle meşhur bir bilgindir.”


Kâtip Çelebi ve Cihannümâ'nın modern zamanlarda bile önemsendiğinin ve bilimsel referans kabul edildiğinin mühim bir delili de¸ UNESCO'nun¸ 2007 yılında gerçekleştirdiği 34. Genel Konferansı'nda Kâtip Çelebi'nin doğumunun 400. yıldönümü münasebetiyle 2009 yılını¸ “Uluslararası Kâtip Çelebi Yılı” olarak ilan etmesidir.


Kâtip Çelebi'nin¸ Cihannümâ ile coğrafya alanında meydana getirdiği yenilikleri şu şekilde sıralayabiliriz:



1. Daha önce yazılmış olan diğer eserlerden yararlanma.


2. Matematik¸ Coğrafya ve kartografya konularına yer verme.


3. Esere¸ konularla ilgili şekiller ve haritalar koyma.


4. Dünyayı kıtalara ayırarak¸ buna göre ülkeleri anlatma.


5. Ülkeleri anlatırken konulara¸ uygun belli bir sıra izleme.


6. Anlatılacak sahaları coğrafyacının gezip görmesi.


Kâtip Çelebi'nin¸ özellikle ikinci defa yazdığı eserde kullandığı bu yenilikler¸ döneminde coğrafya alanında çığır açmıştır. Günümüzde de coğrafya alanında yapılan araştırmalar genel hatlarıyla bu nitelikleri taşımaktadır.



Cihannümâ'daki Konular¸ Çizim ve Haritalar


Cihannümâ'da yer verilen konu başlıklarını şu şekilde toparlamak mümkündür: Arzın Küre Oluşu¸ Felekler ve Unsurlar¸ Kutuplar ve Daireler¸ Medarlar ve Mıntıkalar¸ Hakikî İklimler¸ Tul ve Arz Daireleri¸ Mevki Tayini¸ Mesafe Ölçüleri ve Mikyaslar¸ Cihetler ve Rüzgârlar¸ Kara ve Deniz Haritaları¸ Kara Haritalarının Yapılmasındaki Güçlükler.


Güneş ve ay tutulmasını anlatan çizimler yapılmıştır. Burçlar ve gezegenlerle ilgili bir şekil konulmuştur. Burada gezegenler; Ay¸ Güneş ve Dünya'ya uzaklıklarına göre sıralanmışlardır. Bu şeklin üzerinde 12 burç bulunmaktadır ve isimleri şöyle belirtilmiştir: Cedi¸ Delu¸ Hut¸ Haml¸ Nur¸ Coza¸ Seretan¸ Ised¸ Semboli¸ Mizan¸ Akreb¸ Kos. Gezegenlerin isimleri ise şöyle kaydedilmiştir: Utarit (Merkür)¸ Zöhre (Venüs)¸ Merih (Mars)¸ Müşteri (Jüpiter)¸ Zühal (Satürn).Ek olarak 10 derecelik parçalara ayrılmış¸ kutup daireleri¸ dönenceler ve başlangıç meridyeni temsilen konulmuştur.


Kuzey ve güney yarımküreler ve buralarda yaşayan canlılar resimlerle gösterilmiş ve yanlarına kısa açıklamalar yapılmıştır. Dünya ve gök cisimlerinin hareketleri¸ enlem ve boylam daireleri ve mevsimlerle ilgili şekil; iklimleri saat-dakika¸ derece-dakika olarak gösteren çizelge; rüzgârgülleri ve yönlerle ilgili şekiller konulmuştur. Dünya¸ Doğu Yarımküre ve Batı Yarımküre olarak verilmiştir.


Kâtip Çelebi¸ küre şeklinde olan dünya yüzeyini ve üzerindeki bilgileri¸ bir düzlem üzerine aktarmayı başarmıştır. Yeryüzündeki bir noktanın tarifi için gerekli olan enlem¸ boylam¸ paralel ve meridyen terimleri üzerinde durmuştur.


Eserde¸ yeryüzü¸ denizler¸ karalar ve yer küresi ile ilgili genel bilgiler vermekte¸ bunlar; Denizlerin Oluşu ve Derinlik¸ Denizlerin Taksimi¸ Deniz Hareketleri¸ Akıntılar¸ Med ve Cezir¸ Med ve Cezirin Faydası¸ Kıyılar ve Denizler¸ Fırtınalar¸ Tayfunlar¸ Denizlerde Tuzluluk¸ Deniz Seferleri¸ Mevsimler başlıkları altında açıklanmaktadır.


Karaların taksimi; Avrupa¸ Afrika¸ Asya¸ Amerika¸ Şimal (Kuzey) Kutbu¸ Cenup (Güney) Kutbu olarak sıralanmakta ve bunlar hakkında toplu olarak bilgiler verilmektedir. Kâtip Çelebi¸ daha önce sözü edilmeyen “kıta” kavramına burada değinmekte ve ilk olarak kıtalardan söz ederek Eskidünya (Asya¸ Avrupa¸ Afrika)¸ Yenidünya (Amerika) kıtalarını anlatmaktadır. Bu durum¸ dönemin önemli coğrafî yeniliklerinden biridir.


Kitapta¸ Akdeniz¸ Ege Denizi ve Adalar; Venedik Körfezi¸ kıtaları gösteren Avrupa¸ Afrika¸ Asya¸ Kuzey ve Güney Amerika; Kutuplar; Japonya¸ Hind ve Çin Adaları; Çin¸ Hindistan¸ İran¸ Afganistan¸ Pakistan¸ Maveraünnehr¸ Tebriz (Urmiye) Gölü¸ Kafkasya¸ Arabistan Yarımadası haritalarına da yer verilmiştir.


Dört tür çizgi ölçeği3 ile yönleri gösteren rüzgârgülü konulmuştur. Önemli akarsular çizilmiş ve yer adları yazılmıştır. Buna göre her ülkenin bilgisi belli bir plana bağlı kalınarak tarif ve tasvir edilmiş olup konular; yönetim merkezi¸ yeri¸ coğrafi durumu¸ yönetim¸ din¸ ahlak¸ adetler¸ yerleşmeler¸ sanat¸ ticaret¸ bitkiler¸ hayvanlar¸ tarım ürünleri¸ madenler şeklinde sıralanmıştır. Bunların her birinin son kısmında¸ o sahaya ulaşım yolları ve menzilleri anlatılmıştır.44


 


Dipnot


1. Kâtip Çelebi'yi¸ bir tür coğrafya ansiklopedisi sayılabilecek olan Cihannümâ'yı yazmaya sevk eden düşünce; “Göklerin ve yerin yüceliğini düşünüp araştırmazlar mı?” Araf Suresi 185. ayet olmuştur. Daha sonraki yüzyılda İbrahim Müteferrika¸ kurduğu matbaada 1732 yılında kitabın ilaveli baskısını gerçekleştirmiştir. Müteferrika¸ Cihannümâ'nın yeni baskısına “Tezyil el-Tâbi'” başlıklı bir ilave koymuştur. Yaptığı ilavede¸ Batılı felsefe ve astronomi âlimlerinin (Aristo¸ Batlamyus¸ Pisagor¸ Platon¸ Kopernik ve Tycho Brahe) kâinatın yapısı hakkındaki görüşlerini etraflıca açıklamıştır. Bu ek¸ neşrini takip eden yüzyıl boyunca modern astronomiyi ele alan en geniş metin olma özelliğini korumuştur. Bkz. Hamit Sadi Selen¸ “Cihannüm┸ Kâtip Çelebi¸ Hayatı ve Eserleri Hakkında İncelemeler¸ Ankara¸ 1991¸ Türk Tarih Kurumu Yayınları¸ s.121; Ekmeleddin İhsanoğlu¸ Osmanlılar ve Bilim¸ İstanbul¸ 2003¸ Nesil Yayınları¸ s.161¸ 181¸ 186-187.


2. Harita ve harita benzeri gösterimleri üretmek amacıyla uygulanan¸ gerekli tüm çalışmaları kapsayan bilim¸ teknik ve sanattır. Harita benzeri gösterimler¸ küreler¸ üç boyutlu kabartma harita vb. türde ürünlerdir.


3. Her biri ayrı ayrı fersah¸ mil¸ merhale ve saat değerleri esas alınarak dört adet çizgi ölçek düzenlenmiştir. Bu ölçeklerden 22 fersah = 66 mil = 3 merhale = 20 saat olduğu anlaşılmaktadır.


4. Kâtip Çelebi¸ Cihannüma (2 Cilt)¸ Yayıma Hazırlayanlar: Prof. Dr. Bekir Karlığa¸ Prof. Dr. Said Öztürk¸ İstanbul¸ 2010¸ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları; Kitâb-ı Cihânnüm⸠Ankara¸ 2009¸ 1. Baskı¸ Türk Tarih Kurumu Yayınları¸ 674 s.; Orhan Şaik Gökyay¸ Kâtip Çelebi¸ Ankara¸ 1991¸ Türk Tarih Kurumu¸ s.3-92; “Kâtip Çelebi”¸ İslam Ansiklopedisi¸ İstanbul¸ 1977¸ c.6¸ s.432-438; Hilmi Ziya Ülken¸ “Kâtip Çelebi ve Fikir Hayatımız”¸ Kâtip Çelebi Hayatı ve Eserleri Hakkında İncelemeler¸ Ankara¸ 1957/1991¸ s.33¸ 177¸ 182; Abbe G. Toderini¸ “De la litterature des turcs”¸ Paris¸ 1789¸ c.1¸ s.142; Adnan Adıvar¸ Osmanlı Türklerinde İlim¸ İstanbul¸ 1970¸ s.120-135¸ 150¸ 154-155; Said Öztürk¸ “Kâtip Çelebi Hayatı ve Eserleri”¸ http://www.tded.org.tr/bpi.asp?caid=216&cid=4211¸ Erişim: 18.05.2014; Selen¸ “Cihannüm┸ Kâtip Çelebi¸ Hayatı ve Eserleri Hakkında İncelemeler¸ s.125; Cevdet Türkay¸ Osmanlı Türklerinde Coğrafya¸ İstanbul¸ 1999¸ Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları¸ s.9; Mesut Elibüyük¸ “Tarihi Coğrafya Bakımından Önemli Bir Kaynak: Cihannüma”¸ Coğrafi Bilimler Dergisi¸ Yıl: 2009¸ Cilt: 7¸ Sayı: 2¸ s.94-109; Cemal Kafadar¸ Türk Eğitim Düşüncesinde Batılılaşma¸ s.68-69; İlhan Tekeli¸ Selim İlkin¸ Osmanlı İmparatorluğunda Eğitim ve Bilgi Üretim Sisteminin Oluşumu ve Dönüşümü¸ Ankara¸ 1993¸ Türk Tarih Kurumu Yayınları¸ s.42-43.

Sayfayı Paylaş