MELEKLERİNKİYLE KESİŞEN "ÂMİNLER"

Somuncu Baba

"Özellikle bu iki namaz üzerinde durulmasının hikmeti¸ sabah namazının uyku sebebiyle¸ ikindi namazının ise iş yoğunluğu sebebiyle birçok kimse tarafından kaçırılmasından dolayıdır."


Birinizin (namazdaki) ‘âmîn' demesi¸ semadaki meleklerin ‘âmîn' demesine denk düşerse geçmiş günahları bağışlanır.”1


Bu hadis¸ namaz esnâsında imamın Fâtiha Sûresi'ni okumasının ardından ‘âmîn' denilmesinin faziletinden söz etmektedir. Buharî'deki diğer bir rivâyet bunu daha açık bir şekilde dile getirmektedir:


Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İmâm ‘Ğayri'l-mağdûbi aleyhim vela'd-dâllîn' dediği zaman¸ sizler ‘âmîn' deyiniz. Çünkü kimin “âmîn” demesi¸ meleklerin “âmîn” demesine denk düşerse¸ geçmiş günahları bağışlanır.”2


Hadisten anlaşıldığına göre¸ cemâatle kılman namazlara semâdaki melekler şahit olmakta ve imamın ardından “âmîn” demektedirler. Bu melekler hafaza¸ gezici veya gece-gündüz nöbetleşe namazlara şahitlik eden melekler olabileceği gibi¸ genel olarak bütün melekler de olabilir.


Meleklerin âmînleri ile cemâatin âmînlerinin denk düşmesi ise iki farklı şekilde yorumlanmıştır:


İlki bunun söylenişte ve zamanlamada denk düşmesidir. Bunun için melekler nasıl gaflet içinde olmaksızın tam zamanında söylerlerse¸ cemâatin de aynı titizlik ve dikkat ile âmîn demesi gerekmektedir.


İkincisi ise¸ İbn Hibban'ın dile getirdiği üzere¸ melekler bu âmînleri nasıl riyâdan¸ gösterişten¸ kendini beğenmişlikten uzak bir şekilde samîmî olarak söylüyorlarsa¸ mü'minin de aynı samimiyet ve ihlas ile söylemesi gerekir. İşte şâyet âmînlerdeki ihlas ve samimiyet birbirini tutarsa hadiste sözü edilen dereceye nâil olunacaktır.


Günahlarının bağışlanacağı ifadesi ise¸ bir terğîb ifadesidir. Yani ihlasla ve zamanında “âmîn” demeye teşvik için böyle bir ifade kullanılmıştır. Bu sebeple büyük' günahların değil de sağâir denilen küçük günahların bağışlanabileceği belirtilmiştir. Allah Rasûlü bu hadisiyle¸ cemâati hep bir ağızdan “âmîn” demeye teşvik etmektedir.


Gerek gelenek¸ gerekse bu tür hadislerin teşvikiyle olmalı ki¸ Mekke ve Medine'de kılman namazlarda binlerce cemâatin tek bir ağızdan sesli ve uzatarak çektikleri âmînler ne kadar da etkileyicidir. Hanefî mezhebine göre ise¸ cemâat âmîn kelimesini ancak kendisi işitecek bir tarzda söyler.


Hadisten alınacak ders ise şudur: Namazda âmînleri söylerken¸ imamın okuyuşunu dikkatle takip edip¸ hep birlikte zamanlamasını ayarlayarak söylememiz ve okunan Fâtiha Sûresi'nde nelere âmîn dediğimizin bilinci ve samimiyeti içerisinde olmamız gerekmektedir. Bu nedenle Fâtiha Sûresi'ni tekrar okuyup¸ hangi taleplere âmîn dediğimizi bir kez daha gözden geçirmemizde yarar var.


Ve Arif Nihat Asya'nın şiiriyle noktalayalım:


Konsun -yine- pervazlara güvercinler¸


“Hû hû”lara karışsın âmînler¸


Mübarek akşamdır;


Gelin ey Fatihalar¸ Yasinler…


 


Dipnot


1. Hemmâm¸ Sahife¸ No: 10; Muvatta'¸ Salât¸ 45-6; Abdurrazzâk¸ II. 97-8; Buhârî¸ Ezân¸ 111-113; Müslim¸ Salât¸ 72-76; Ahmed b. Hanbel¸ Musned¸ II. 312.


2. Buhârî¸ Ezân¸ 113.

Sayfayı Paylaş