İNSANLIK VE İYİLİK YAPMA

Somuncu Baba

"Giderek gelişmekte olan ‘eko-psikoloji' çalışmaları¸ ortak ekolojik bilinçaltı konusunu araştırıyor. Konunun uzmanlarına göre insan zihni tabiatla o kadar yakından bağlantılı ki¸ tabiattan kopmak çok ciddi problemlere yol açıyor."


Tarih boyunca yaşanan açgözlük ve şiddet döngüsü¸ insanların doğuştan kötü olduğunu akla getiriyor. Oysa yeni bilimsel kanıtlara göre en duygusuz sosyopatlar hariç her insan¸ yaradılışı itibarıyla fedakârlık yapmaya eğilimlidir. The New York Times'da çıkan bir makaleye göre bebekler daha sosyalleşme süreci başlamadan önce¸ birbirlerine yardım etme konusunda yaradılıştan gelen doğal bir eğilim sergiliyorlar. Çocuklar üç yaşına girdiklerinde¸ grup içinde birtakım sosyal kurallar uyguluyorlar. Jane E. Brody'nin makalesine göre¸ bazı uzmanlar bebeklerin belirli durumlarda empati belirtileri sergilediğine inanıyor. Başka bir bebeğin ağladığını duyan bebekler¸ hafifçe inliyor. Bebekler ayrıca sevdikleri bir oyuncağı veya battaniyeyi üzgün arkadaşlarına veriyorlar.


İlk insanları inceleyen “Empati Çağı” adlı kitabın yazarı Dr. Frans de Wall¸ “Birbirimize iletişim kurmaya programlanmışız. Empati¸ bizim fazla kontrol edemediğimiz otomatik bir tepki” diye yazdı.


MR görüntüleri de bu görüşü destekliyor. Toplumsal işbirliği yapan insanlarda¸ beynin haz bölgelerinde yüksek faaliyet gözleniyor. The New York Times'den Natalie Angier'ın yazdığı gibi¸ “insanlar işbirliği ve dayanışma yapıyor¸ çünkü bu kendilerini iyi hissetmelerini sağlıyor.”


İşbirliği yapmaya yönelik bu doğal eğilim¸ tarihsel olarak dinler aracılığıyla kendini ifade etmiştir. En inatçı ateistler bile bunu kabul edecektir. “İnanç İçgüdüsü” adlı bir kitap yazan The New York Times muhabiri Nicholas Wade¸ “İnsanları birbirine yaklaştıran din¸ onları toplumun ihtiyaçlarını kendi menfaatlerinden üstün tutmaya yönlendiriyor.” diyor.


Giderek gelişmekte olan “eko-psikoloji” çalışmaları¸ ortak ekolojik bilinçaltı konusunu araştırıyor. Konunun uzmanlarına göre insan zihni tabiatla o kadar yakından bağlantılı ki¸ tabiattan kopmak çok ciddi problemlere yol açıyor. “Umutsuzluk ve endişe¸ kökleşmiş ekolojik içgüdülerimizle olan bağları koparmaktan kaynaklanıyor” diyen Daniel B. Smith ekliyor: “Tehlike altındaki bir çevre¸ zihnimizi de tehlikeye atacaktır.”


Bilim¸ muhtemelen insanların gezegenimiz için doğru olan şeyleri yapıp yapmayacağına cevap veremez. Ancak bilim dünyasındaki iyimserlere göre¸ işbirliği ve fedakârlık yapmak ve tabiatı korumak için duyduğumuz doğuştan gelen istek¸ bize yol göstermeye devam edecek. Doktor de Waal¸ “Biyolojinin bizim için en iyi ümit olduğunu iddia ediyorum. Toplumdaki şefkat ve insancıl duygular sadece siyasetle¸ kültürle veya inançla bağlantılı olsaydı¸ mahvolmuştuk” diyor.


 


Dipnot


İyilik Yapma İçgüdüsü Genlerde. Kevin Delaney. The New York Times¸ 21 Mart 2010.

Sayfayı Paylaş