ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN SAKINMAK!

Somuncu Baba

“Hz. Peygamber (s.a.v.) bulunduğu konum itibarıyla hem kendisini hem de yakınlarını zekâttan uzak tutmuş¸ ganimetlerden kendine ayrılan pay ile yetinmişlerdir. O¸ bu kararıyla hem risalet ve riyaset makamına hem de şahsına ve yakınlarına karşı ortaya çıkabilecek çeşitli şaibe¸ spekülasyon¸ itham ve iftiraların önünü almak istemiştir.”

“(Bazen) aileme döndüğümde yatağımın üzerinde -veya evinde- düşmüş bir hurma bulur¸ yemek için onu yerden alırım. Fakat sonradan onun sadaka olmasından korkarak elimden bırakırım.”1

 

Hadis¸ Peygamberimiz (s.a.v.)’in¸ şüpheli şeylerden nasıl sakındığını ve bu tür konularda nasıl vera ve takva ile hareket ettiğini anlatmaktadır. Kendi evinde bulduğu bir hurmayı¸ sırf zekât mallarından olma ihtimali ile yemediğini belirtmek suretiyle¸ bir taraftan kendi hassasiyetini ifade ederken¸ diğer taraftan da Müslümanlara aynı anda iki farklı ders vermektedir. Bunlardan birisi¸ vera ve takva cihetiyle hareket etmek isteyenlerin¸ benzer durumlarda şüpheli şeylerden sakınmalarına örneklik etmesidir. Helal-haram konusunda eğer şüphe söz konusu ise¸ isteyenler takvayı seçerek bu şüpheli şeylerden uzak kalmalıdırlar. İkincisi ise¸ yerde bulunan bir hurma tanesi de olsa alınıp yenilmesi¸ israf edilmemesidir. Zira hadisten açıkça anlaşılmaktadır ki¸ şayet o hurmada zekât mallarından olma şüphesi olmasaydı¸ Hz. Peygamber (s.a.v.) onu yiyecekti.

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kendi evinde bulduğu bir hurmayı yemekten bu kadar çekinmesinin sebebi¸ bazen evinde ya da mescitte dağıttığı zekât mallarından olması veya köle¸ cariye vb. hizmetçilerine verilmiş bir zekât ya da sadaka olması ihtimalidir. Ancak Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ cariyelerinden Cuveyriye ve Berîre veya başkalarına zekât olarak verilmiş bulunan bazı yiyeceklerin¸ zekât olarak yerlerine ulaştığını¸ bunun onlar için zekât¸ kendisi içinse hediye olduğunu belirterek onların ikram ettiği yiyecekleri yemekte bir mahzur görmemiştir.2

 

“Biz Zekât Yemeyiz”

 

Yüce Allah tarafından Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ganimetlerin beşte biri tahsis edilmiş3 ve hem kendisi hem de ailesi bu pay ile yetinmiştir. Hadis kaynaklarımızda yer alan çeşitli rivayetlere göre¸ Hz. Peygamber (s.a.v.) kendisi zekât ve sadaka yemediği gibi¸ akrabalarının da yemesine müsaade etmemiştir. Bu konuda gelen rivayetlerden bazısında “Biz zekât yemeyiz.” denilirken4 bazısında “Muhammed’in akrabasına yaraşmaz.”5 bazılarında ise daha açık bir ifade ile “helal olmaz” denilmekte6¸ hatta bazı muahhar kaynaklarda ise “haramdır” ifadesi kullanılmaktadır.7

 

Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ hem rasûl olarak¸ hem de devletin başkanı/ toplumun lideri olarak şahsının ve yakınlarının zekât yemeyeceğini bir prensip kararı olarak ileri sürülmüş¸ sahip oldukları konum itibarıyla zekât almanın kendilerine yakışmayacağını ifade etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ hem kendisini hem de yakınlarını zekâttan uzak tutmuş¸ ganimetlerden kendine ayrılan pay ile yetinmişlerdir. O¸ bu kararıyla hem risalet ve riyaset makamına hem de şahsına ve yakınlarına karşı ortaya çıkabilecek çeşitli şaibe¸ spekülasyon¸ itham ve iftiraların önünü almak istemiştir. Dolaysıyla Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bu kararı helal ve haram şeklinde şer’i bir hüküm olmaktan ziyade siyasî ve ahlakî ideal bir karar¸ güzel bir örnektir. Nitekim aynı anlayıştan hareket eden Hz. Ömer’in bilmeden içmiş olduğu sütün¸ zekât develerinden sağılmış olduğunu duyar duymaz kusması8 bir devlet başkanı olarak onun da aynı prensiple hareket ettiğini ve bu husustaki hassasiyetini gösterir.

Hadisten¸ hurma¸ meyve vb. fazla kıymeti olmayan buluntu şeylerin ilan edilmesine gerek duyulmayacağı¸ bozulmaya terk edilmektense tüketilmesinin daha uygun olacağı sonucu çıkartılmaktadır. Şayet buluntu¸ ilan edilmeyi¸ emanet olarak muhafaza etmeyi gerekli kılacak kadar değerli bir şey değilse ve iade edilmediği takdirde mal sahibinin fazla bir kaybı olmayacağı veya bunu önemsemeyeceği tahmin ediliyorsa¸ mal sahibinin hakkı mahfuz olmakla beraber uzun süre beklemeye gerek kalmadan kullanılabileceği belirtilmiştir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz değnek¸ kamçı¸ ip gibi çok değerli olmayan şeylerin kullanılmasına izin vermiştir.9

 

 

Dipnot

 

1. Hemmâm¸ Sahîfe¸ no: 94; Abdurrazzâk¸ IV: 52; Buhârî¸ Lukata¸ 6; Buyu¸ 4; Müslim¸ Zekât¸ 163; Ahmed b. Hanbel¸ Musned¸ II. 317.

2. Müslim¸ Zekât¸ 169-174.

3. 8/Enfâl¸ 1¸ 41; 59/Haşr¸ 7.

4. Buhârî¸ Zekât¸ 60¸ 57; Müslim¸ Zekât¸ 161.

5. Müslim¸ Zekât¸ 167; Ahmed b. Hanbel¸ Musned¸ IV. 166.

6. Müslim¸ Zekât¸ 168; EbûDâvûd¸ İmâre¸ 20; Nesâî¸ Zekât¸ 95.

7. Taberânî¸ el-Mucemul-Kebîr¸ XI. 300.

8. Mâlik¸ Zekât¸ 31.

9. Ebu Davud¸ Lukata¸ 1.

 

Sayfayı Paylaş