AHMED YÜKNEKÎ VE HAKİKATLERİN EŞİĞİ

Somuncu Baba

“Ahmed Yüknekî eserini Hakaniye Türkçesiyle yazmıştır. Bilginin faydası¸ cehaletin zararları¸ cömertlik¸ cimrilik¸ iyi ve kötü huylar gibi birbirine zıt kavramlarla okuyanları bilgilendirmek istemiştir.”


Türklerin İslâmiyet ile müşerref olmalarından sonra peş peşe yazılan birkaç eserden biri de Atabetü'l-Hakayık'tır. Günümüz Türkçesiyle bu eserin adı “Hakikatler Eşiği” anlamına geliyor. Eser¸ Türkistan'ın Yüknek şehrine nispetle anılan Ahmed Yüknekî tarafından yazılmıştır.


Kaynaklarda doğuştan âmâ olduğu belirtilen Edib Ahmed Yüknekî'nin kalp gözünün açık olduğunu Ali Şir Nevâî¸ şöyle dile getiriyor: “Edib Ahmed Türk ilindenmiş. Derler ki¸ gözü körmüş ve asla görmezmiş. Basîrmiş¸ başka basirler gibi değilmiş. Ama gayet akıllı¸ zekî¸ zahit ve müttekî kişiymiş. Hak Subhanallahu ve Teâlâ gerçi zahir gözünü kapalı yaratmıştır ama gönül gözünü gayet parlak kılmıştır.”


Ahmed Yüknekî¸ etrafında sevilen ve itibar gören bir kişiliğe sahipmiş. Halka vaaz ü nasihatlerde bulunurmuş. Sözü dinlenir bir bilge imiş. Zaten eseri okunduğu zaman da onun bilgece söylenmiş veciz değerinde mısralarına¸ beyitlerine rastlanır.


Yazar¸ eserini Hakaniye Türkçesiyle yazmıştır. Bilginin faydası¸ cehaletin zararları¸ cömertlik¸ cimrilik¸ iyi ve kötü huylar gibi birbirine zıt kavramlarla okuyanları bilgilendirmek istemiştir. Eserde Arapça ve Farsça kelimelere rastlanır. On dört bölümden oluşan Atabetü'l-Hakayık'takırk beyit¸ yüz bir dörtlük bulunmaktadır¸ eserin tamamı 484 mısradır.


Daha sonra yazılacak olan eserlerde artık klasik bir forum oluşturacak olan bir sıralamanın ilk örnekleri de yine Atabetü'l-Hakayık'ta görülür. Yani esere önce Allah'a övgü ve yalvarma ile başlanır. Peygamber Efendimiz'e¸ dört halifeye ve eseri takdim ettiği Emir Muhammed Dâd Sipehsalar'a övgü eserin devamında yer alan bölümlerdir.


Kitabın yazılış sebebi (sebeb-i telif) belirtildikten sonra bilginin yararı¸ bilgisizliğin zararı¸ dilini tutmanın erdemi¸ dünyanın dönekliği¸ cömertliğin övülmesi¸ cimriliğin yerilmesi¸ kibir¸ harislik gibi konuların işlendiği bölümler yer alır.


Atabetü'l-Hakâyık'ın baş kısmındaki övgü ve sebeb-i telif kısımları kaside şeklinde yazılmıştır. Aruz ölçüsünün yeni kullanılmaya başlanması sebebiyle eserde vezin hatalarına sık rastlanmaktadır.


Aşağıya eserin dil özelliğini de yansıtmak amacıyla orijinal söyleyişi ve bugünün Türkçesiyle birkaç örnek alalım:


Allah'a hamd


İlâhî öküş hamd ayur men sanga


Sening rahmetingdin umar men onga


(İlâhî¸ Sana pek çok hamd ederim¸ Senin rahmetinden hayır umarım.)


Senamu ayugay seza bu tilim


Unarça ayaym yan bir manga


(Seni bu dilim övebilir mi? Bana yardım et ki seni öveyim.)


Sening barlıkmg katanukluk birür


Cemad canvar uçgan yügürgen nenge


(Senin varlığına tanıklık verir;canlı¸ cansız¸ uçan¸ koşuşan her şey…)


Sening birlikingke delil arkagan


Bulur bir neng içre deliller minge


(Senin birliğine delil arayan¸ bir şey içinde binlerce deli bulur.)


Peygamberimizin Vasıfları (Günümüz Türkçesiyle)


O¸ yaratılanların en seçkini ve insanların en kutlusudur.


Bil ki¸ yaratılanlar arasında onun eşi ve dengi yoktur.


Rasûller beyaz bir yüzdür; o ise¸ bu yüzün gözüdür.


Yahut onlar al bir yanaktır; o ise¸ bu yanağın benidir.


Bilginin Faydası ve Bilgisizliğin Zararı Hakkında


Ey dost¸ bilgiden sözüme temel atarım. Bilgiliye yaklaşmaya çalış; saadet yolu bilgi ile bulunur¸ bilgi edin ve saadet yolunu bul.


Bilgili insan-kıymetli dinardır¸ cahil ve bilgisiz adam değersiz bir akçedir.


Bilgili ile bilgisiz eşit olur mu? Bilgili dişi¸ erkek; cahil erkek¸ dişidir.


Kemik için ilik ne ise¸ insan için bilgi odur.


İnsanın ziyneti akıldır¸ kemiğinki ise¸ iliktir; bilgisiz kimse¸ iliksiz kemik gibi¸ boştur; iliksiz kemiğe kimse el uzatmaz.


İnsan bilgisi ile tanınır; bilgisiz¸ hayatta iken¸ kaybolmuş sayılır; bilgili adam ölür¸ (fakat) adı kalır¸ bilgisiz¸ sağ iken¸ adı ölüdür.


Bilginin ağırlığını tartan kimseye göre bir bilgili bin bilgisize denktir; şimdi¸ anlayarak ve sınayarak¸ etrafa bakıver¸ bilgi kadar faydalı başka ne var?


Âlim bilgi ile yükseldi¸ bilgisizlik insanı aşağı düşürdü; bilgiyi ara¸ usanma; bil ki o Hak Rasûl: “Bilgiyi¸ Çin'de bile olsa¸ arayınız.” dedi.


…


Atabetü'l-Hakâyık¸ zamanındaki insanlara aklın ve ilmin faydaları¸ cahilliğin zararları başta olmak üzere birçok konuda nasihatte bulunan veciz değerdeki mısralardan müteşekkil bir nasihat kitabıdır. Eser¸ güncelliğini bugün de muhafaza etmektedir.

Sayfayı Paylaş