GENETİĞİYLE OYNANMIŞ GIDALAR (GDO) VE SAĞLIĞIMIZ

Somuncu Baba

“GDO'lar yardımıyla insanlarda kullanılan gerek ilaç gerekse aşılar hem daha ucuz hem de daha güvenli bir şekilde üretilebilmektedir. Genetik olarak değişikliğe uğratılmış bakterilerden üretilen insülin buna verilebilecek en güzel örnektir.”


Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) nedir?


Genleriyle oynanmış ürünlere GDO diyoruz. Yapılan iş basit şekilde bu organizmalara başka organizmaların genlerinin kesilip yapıştırılmasıdır. Amaç bitkilerin zararlılara¸ hastalıklara karşı direncinin artırılmasıdır. Bunun dışında soğuk¸ susuzluk¸ güneş gibi dış faktörlere dirençli hâle getirilmesi bir başka avantajdır.


GDO'lu tohumlar kullanılarak yapılan üretimde maliyet hızla düşüyor¸ kısa sürede verimli ürün alınıyor¸ ilaç kullanımı azalıyor ve standart yükseliyor.


Bunun dışında tarım ürünlerinin raf ömrünü uzatmak veya patateslerin daha az yağla kızartılmasını sağlamak¸ çileklerin daha kırmızı olmasını sağlamak gibi amaçlarla da GDO ürünleri geliştirilmektedir.


GDO'ların sağlıkta kullanılma alanları nelerdir?


GDO'lar yardımıyla insanlarda kullanılan gerek ilaç gerekse aşılar hem daha ucuz hem de daha güvenli bir şekilde üretilebilmektedir. İlaç üretimine en iyi örnek ise¸ genetik olarak değişikliğe uğratılmış bakterilerden üretilen insülin verilebilir.


Yine GDO'larla gıdaların besin değerleri artırılabilmektedir. Gıdalara değişik vitamin ve minareler eklenebilmektedir.


Yine GDO'larla hastalık riskleri düşürülmektedir.


Tarımda üretimini artırmak için genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) kullanılıyor. Bunu öncelikle bilim etiği açısından nasıl buluyorsunuz?


Şahsî görüşüm daha çok etik olmadığı yolundadır. Ancak iyi incelenir¸ enine boyuna tartışılır ve kullanıcılara nasıl elde edildiğine dair bilgi verilirse bazı sahalarda mahzur olmayabilir.


Başta ABD olmak üzere dünyada açlığa çözüm bulacak yol olarak GDO'lar gösteriliyor. Buna katılıyor musunuz?


Kısmen katılıyorum. Bunun yerine dünyada savurganlığın önüne geçilir¸ aşırı tüketim önlenirse daha dengeli bir gıda dağılımının söz konusu olabileceği kanısındayım.


Açlık sorununa daha farklı bir çözüm alternatifi veya alternatifleri sizce ne olabilir?


Birinci madde israf ve aşırı tüketimin önüne geçmek. Bugün Afrika'da birçok ülke yokluk ve kıtlıktan kırılırken ABD'nin öncelikli sorununun aşırı yeme ve obezite olması ilginçtir.


Diğer madde ise¸ dünyadaki silahlanmaya ayrılan payın bir kısmını muhtaç ülkelere yönlendirmektir.


GDO'lu gıdalarla ilgili olarak üretici firmalar sağlık açısından zararlı olmadığını iddia ediyorlar¸ fakat “deli dana” hastalığı gibi sorunların yaşandığı dünyada bu uygulamanın zararsızlığı mümkün müdür?


Verdiğimiz örnek gerçekten çarpıcı. Deli dana hastalığı ortaya çıkmadan önce besiciler çok modern ve hayvanları hızla büyüten yem bulduklarını zannediyorlardı. Yaradılışla oynanınca sonucu ortada…


Bugün GDO'ların sağlık üzerine birçok zararları olduğunu biliyoruz. Tabi esas etkilerini yıllar içinde göreceğiz.


Eğer zararlıysa bu konuda detaylı bilgi verir misiniz? Ne gibi zararları olabilir?


GDO'ların sağlık üzerine zararlarını şöyle sıralayabiliriz:


* Alerjik reaksiyonları tetiklemeleri: GDO'lardan sağlanacak yiyeceklerin alerjik olma ihtimali yüksektir. Bu yüzden ağız¸ göz¸ solunum yolları¸ sindirim sistemi ve deride alerjik reaksiyonlar oluşabilmektedir.


İnek sütü¸ yumurta¸ balık¸ kabuklu deniz mahsulleri¸ fıstık¸ soya fasulyesi ve buğday gibi gıdaların alerjik özelliği vardır. Bu tür gıdaların işlenmesi sonucu eklenen koruyucu maddeler ile üretim esnasında kullanılan ot ve böcek ilaç kalıntıları da eklenince alerjik özellikleri daha da artmaktadır.


* Antibiyotiklere karşı direnç oluşturmaları: Meselâ antibiyotiğe dirençli genlerin GDO'lardan yiyecekler yoluyla¸ doğal olarak bağırsak ve midede bulunan mikroorganizmalara geçmesi sonucunda bu canlılar antibiyotiklere karşı direnç gösterecektir.


Antibiyotik direnç genlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ise endişe kaynağıdır. Bazı antibiyotik direnç genleri¸ ürettikleri enzimlerle hedef antibiyotikleri ya tahrip etmekte veya fonksiyonsuz hâle getirmektedir.


GDO'larda sıkça kullanılan ampisilin direnç geninin menenjit hastalığına yol açan bakteriye geçmesi durumunda¸ bu hastalığın tedavisinde ciddi problemler yaşanabilmektedir.


* GDO'lardan elde edilen gıdalarda toksin birikebilir.


* Yoğun GDO kullanımı sağlıklı ekosisteme ve biyolojik çeşitliliğe zarar verebilir. GDO'lerde kullanılan genlerin akraba türlere kaçışına ek olarak akraba türlere değil de bakteri¸ küf ve mantar gibi doğal ortamda bulunan türlere geçmesi durumunda (yatay gen akışı) birçok sorunlar ortaya çıkabilir. Bu toksik ürünlerin toprakta çoğalması zamanla birçok yararlı toprak organizması (solucanlar gibi) için de tehdit oluşturabilecektir.


* Gen girişinden dolayı istenmeyen etkiler oluşabilir.


* Genli fidanlardan doğal ortamdaki geleneksel ürünlere gen hareketi söz konusu olabilir.


GDO'ların ayrıca muhtemel riskleri de olabilecektir. Günümüzde kısırlığın ve kızlarda adet bozukluklarının¸ bisküvi ve kolalı içeceklerde bulunan GDO'lu mısır fruktoz şurubu yüzünden arttığı söylenmektedir.


Ülkemizde henüz yasal kontrolü yetersiz olan GDO'lara karşı tüketiciler kendilerini nasıl korumalı?


Bu konuda özellikle ithal gıdaların içeriği etiketli mi diye bakmalılar. GDO'lar söz konusu ise bence uzak durmalılar. Özellikle soya¸ kanolo¸ mısır şurubu¸ pamuk yağı gibi gıdaların daha büyük ihtimalle GDO olabileceğini unutmamalılar.

Sayfayı Paylaş