YUSUF HAS HACİB'DEN MUTLULUK BİLGİSİ

Somuncu Baba

Türkler¸ devlet olarak İslâmiyet'i 10. asırda seçtikten sonra bu yeni dinin Türklere daha iyi anlatılması amacıyla çeşitli eserler yazılmaya başlanmış. Bunların en önemlilerinden biri Kutadgu Bilig isimli eserdir.

Eserin yazarı Yusuf Has Hacib'dir. Türkistan'ın Balasagun şehrinde dünyaya gelen Yusuf Has Hacib¸ sanatkârlığının yanında aklı¸ bilgisi¸ görgüsü ile de dikkatleri çekmiş ve ona bugünkü karşılığı devlet başkanı başdanışmanlığı anlamına gelen “Has Haciblik” unvanı verilmiştir.


Türkler¸ devlet olarak İslâmiyet'i 10. asırda seçtikten sonra bu yeni dinin Türklere daha iyi anlatılması amacıyla çeşitli eserler yazılmaya başlanmış. Bunların en önemlilerinden biri Kutadgu Bilig isimli eserdir.


Eserin yazarı Yusuf Has Hacib'dir. Türkistan'ın Balasagun şehrinde dünyaya gelen Yusuf Has Hacib¸ sanatkârlığının yanında aklı¸ bilgisi¸ görgüsü ile de dikkatleri çekmiş ve ona bugünkü karşılığı devlet başkanı başdanışmanlığı anlamına gelen “Has Haciblik” unvanı verilmiştir.


Yusuf Has Hacib¸ edebiyatımızda ilk Türkçe siyasetname yazarı olarak bilinir. Siyasetnameler¸ devlet yönetimi ile ilgili bilgilerin verildiği eserlerdir. Yusuf Has Hacib de bilgi birikimini bir siyasetname olan Kutadgu Bilig isimli eserle kitap hâline getirerek Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han'a sunmuştur.


Mutluluk veren bilgi¸ anlamına gelen Kutadgu Bilig¸ aynı zamanda Türk edebiyatının ilk mesnevisidir ve 6645 beyittir. Eserin bazı yerlerinde olmak üzere 173 dörtlük de bulunmaktadır. Eserde Türkçe ifadelerin yanı sıra Arapça ve Farsçadan yeni yeni alınan kelimeleri de görmek mümkündür. XI. yüzyılda İslâm dünyasında ilim dili olan Arapça ile edebiyat dili Farsça revaçta tutulduğu için Türkçe yazı dili olarak yeterli gelişmeyi gösterememişti. Böyle bir zamanda Yusuf Has Hacib eserini Türkçe yazarken şöyle de bir ifade kullanıyor: “Bu Türkçe sözü yaban geyiği gibi gördüm. Onu yavaşça tuttum¸ kandırarak kendime çektim. Okşadım¸ ısındırdım¸ bana çabuk gönül verdi. Yine de ara sıra ürküyor¸ korkuyordu. Ele geçirdiğimce bu sözün peşinden koştum; onun miski bana güzel kokular saçmaya başladı.”


Kutadgu Bilig alegorik bir münazara karakterindedir. Eserin temeli dört kavram üzerine kurulmuş; bunlar kişileştirilerek eserin dört kahramanı ortaya çıkartılmıştır. Adalet¸ devlet¸ akıl ve kanaat kavramları arasında geçen konuşmalarda birey¸ toplum ve devlet hayatının düzenlenebilmesi için gerekli olan görgü¸ bilgi ve faziletlerin neler olduğu ve bunların nasıl elde edilip kullanılacağı anlatılır. Böylelikle¸ ideal olan devlet ve toplum yapısı belirlenmek istenir.


Yusuf Has Hacib¸ Türkçe olarak yazdığı eserine “Besmele” ile başlayan ilk Müslüman-Türk'tür denilebilir. Eser besmeleden sonra şöyle devam eder:


Bayat atı birle sözüg başladım


Törütgen egidgen keçürgen idim


(Yaratan¸ yetiştiren ve göçüren Rabb'im olan Allah'ın adı ile söze başladım.)


Eserin mukaddimesinin ilk beyitleri¸ Fatiha Suresi'nin başlangıç ayetlerinin Türkçe ifadesi gibidir:


Öküş ögdi birle tümen min senâ


Uğan bir bayatka anar yok fenâ


(Kadir ve bir olan Allah'a çok hamd ve binlerce sena olsun; onun için fânilik yoktur.)


Kamuğ barça munluğ törütülmişi


Munı yok idi bir anar yok eşi


(Bütün yaratılmışlar O'na muhtaçtır; muhtaç olmayan yalnız Allah'tır; onun eşi yoktur.)


Eserin ilerleyen beyitlerinde de Kur'an-ı Kerim ayetlerinin anlamlarının ya doğrudan ya da dolaylı olarak Türkçe manzum hale getirildiği gözden kaçmamaktadır.


Uluğluk sana ol bedüklük sana


Senindin adın yok sana tuş tene


(Ululuk ve büyüklük Sana mahsustur; Sana eş ve denk olan başka biri yoktur.)


Aya ber birikmez sana bir adın


Kamuğ aşnuda sen sen öndün kedin


(Ey bir olan Allah¸ bir başkası Sana şerik koşulamaz; başta her şeyden evvel ve sonda her şeyden sonra Sensin.)


Türk edebiyatında Türkçe yazılacak mesnevilere¸ siyasetnamelere¸ nasihatnamelere ve diğer dinî ve ahlâkî eserlere öncülük yapacak olan bu eser birçok bakımdan ilk örnek olma özelliği taşımaktadır. Yusuf Has Hacib'in eseri incelendiğinde neredeyse bütün ifadelerinin veciz değerde olduğu ve bilge bir yürekten terennüm edildiği hususunda hiçbir şüphe görülmez. Kutadgu Bilig'den birkaç başlık altında bu veciz değerdeki beyitlere örnekler verirsek yargılarımızda duygusal davranmadığımız daha iyi anlaşılır.


Bilginin Faydaları


Anlayış nerede olursa¸ orası ululuk kazanır; bilgi kimde olursa¸ o büyüklük bulur.


Bilgisiz insan hep hastalıklı olur; hastalık tedavi edilemezse¸ insan çabuk ölür.


Bütün işini gücünü anlayış yolu ile yap; eline geçen bu zamanı israftan bilgi ile koru.


Bilgisiz insan¸ şüphesiz¸ kördür. Ey bilgisiz¸ yürü bilgiden nasip al.


Sözün Önemi


Bak¸ doğan ölür; ondan¸ eser olarak¸ söz kalır; sözünü iyi söylersen¸ ölümsüz olursun.


İnsan iki şey ile kendisini ihtiyarlamaktan kurtarır: Biri iyi iş ve diğeri iyi söz.


Bak¸ insan doğdu¸ öldü; sözü kaldı; insanın kendisi gitti¸ adı kaldı.


Ey bilge kişi¸ ölümsüz bir hayat dilersen işin ve sözün iyi olsun.


İyilik ve Kötülük


Her yaşayan er geç ölecek ve toprağa düşecektir; insan iyi nam ile ölürse¸ adı yaşar.


İnsanların dillerden düşmeyen iki türlü adı vardır: Biri iyi¸ biri kötü; bunlardan biri dünyada kalır.


Kötü sövülür¸ iyi övülür; iyice dikkat et¸ canın hangisini ister.


İktidar Sahiplerine Nasihat


Kutadgu Bilig bir siyasetname olduğu için ve siyasetnamelerin de asıl amaçları devlet yönetimi ile ilgili iktidar sahiplerine bilgi vermek olduğu için eserin en kapsamlı bölümü de burasıdır.


Ey hükümdar¸ memleket arzu edersen¸ ihtiyatlı ol; tedbir¸ aynı zamanda¸ şeriatın de emrettiği şeydir.


Gafil adam gözünü kapar ve gafletle uyur; ey sert huylu insan¸ gafil olma¸ ihtiyatlı ol.


Hükümdarın ihtiyatlı olması memlekete fayda getirir; bu fayda ile memlekette huzur temin edilir.


Ey yüzü sevinçle parlayan bahtiyar¸ insan dürüst hareket ederse¸ bu beylik ululuk çok iyi bir şeydir.


Beylik çok iyi bir şeydir fakat daha iyi olan kanundur ve onu doğru tatbik etmek lâzımdır.


Bey ne kadar doğru olur ve iyi hareket ederse¸ halk için o kadar mesut bir devir ve hayat başlar.


Sana beylik ve büyüklük erişirse¸ bu devlet içinde saçının¸ sakalının ağarması için¸ kendini küçük tut ve mütevazı ol.


İşinde hiddetli olma¸ öfkene hâkim ol; beyler hiddetli olurlarsa¸ mülk ve saltanat haleldar olur.


İnsanlara kaba söz söyleme; kaba söz alev alev yanan bir ateştir.


Sakin¸ halîm selîm ve yumuşak huylu ol ve böylelikle bütün iyiliklere elini uzat.


Önünde uzun bir yol¸ bir sefer vardır; akıllı olan bu yol için azığını iyice hazırlar.


Her işe Allah'tan tevfik dile; bil ki¸ sana ancak Allah yardım edebilir.


İyi veya kötü¸ ne gelirse¸ ona razı ol; kazaya boyun eğ¸ ağzını bozma.


Eğer her iki dünya beyliğini istiyorsan¸ en iyisi budur¸ sen şu beş işe yaklaşma.


Harama karışma¸ zulüm etme¸ insan kanı dökme¸ düşmanlık besleme ve kin gütme.


Şarap içme¸ fesattan uzak dur¸ ondan kaç; bunlar daima mülke ve saltanata halel veren şeylerdir.


Eğer devamlı ve ebedî beylik istiyorsan¸ adaletten ayrılma ve halk üzerinden zulmü kaldır.


Ey hükümdar¸ sen bugün halkın başında bulunuyorsun; halkı gözet¸ aklın başında ve uyanık ol.


Hükümdarların omuzlarına ağır yük yüklenmiştir; ey iyi huylu insan¸ ihmalkâr olma¸ tedbirli davran.


Vücut arzusuna tâbi olan insan nefsinin esiridir; onun esiri olma¸ olursan da kendini kurtarmaya bak.


Kalan ömrünü artık boşuna geçirme; kendini günah ve kusurlardan temizle.


Bil ki dünya sana vefa edecek değildir; bu geçici dünyadan sana lâzım olan azığı al.


Takva sahibi ne der¸ dinle; dünyada takva sahibi insanlar muvaffak olurlar.


Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Asırlar öncesinde yazılmış olmasına rağmen bugün bile tazeliğini ve önemini koruyan Kutadgu Bilig¸ bundan sonraki asırlarda da okuyanların ve hayatına tatbik edenlerin iki cihan saadetini kazanacakları güzel nasihatleri ihtiva eden¸ yolumuzu aydınlatan bir eserdir.

Sayfayı Paylaş