SULTAN I. AHMET

Somuncu Baba

"İlâhî senden özge mesnedim yok

Rızâdan özge yâ Râb hâcetim yok

Zaîfim bî-kesim her demde yâ Rab

Ki senden özge Rabb-i müşfikim yok"

Bahtî


Bir zamanlar dünyaya adaletle hükmeden¸ insanlığa barış ve huzur getiren Osmanlı Devleti¸ birkaç istisna dışında¸ kudretli padişahlar tarafından idare edilmiştir. Bu kudretli padişahlardan biri de 37 yaşında vefat ederek Osmanlı tahtını boş bırakan Sultan III. Mehmet'in oğlu Sultan I. Ahmet'tir. Osmanlı tahtının varislerinden I. Ahmet¸ 18 Nisan 1590'da babasının şehzadelik yaptığı Manisa'da doğmuştur. Annesi Handan Sultan'dır. Osmanlı padişahları zincirinin 14. halkası olan Sultan I. Ahmet¸ 93. İslâm halifesidir.


I. Ahmet¸ babası Sultan III. Mehmet ölünce 21 Aralık 1603 tarihinde henüz 14 yaşındayken Eyüp Sultan Camii'nde kılıç kuşanarak Osmanlı tahtına geçmiştir. Böylelikle çocuk yaşta büyük sorumluluk almıştır. “14” onun hayatında önemli bir anlam ifade eder. 14. Osmanlı padişahı olan Sultan I. Ahmet'in 14 yaşında başlayan saltanatı 14 sene sürmüştür.


Padişah olduğunda henüz 14 yaşında olan I. Ahmet¸ bu yaşına kadar sünnet bile edilmemişti. Sünneti¸ cülusundan bir ay sonra yapılmıştır. Çocuk denecek yaşta olmasına rağmen özgüveni tamdı. Genç padişahın ilk mühim işi¸ devlet işlerine sürekli karışan babaannesi Safiye Sultan'ı saraydan uzaklaştırmak oldu. Tahta çıktığında Osmanlı Devleti doğuda İran ile batıda da Avusturya ile savaş hâlinde idi. İran ile yapılan Revan Muhasarası başarılı olamamış¸ devlet Gence ve Şirvan'ı İran'a bırakmak zorunda kalmıştı. 1622'de İran'la Nasuh Paşa Antlaşması imzalanmıştı. Macaristan'ı almaya yönelik Avusturya seferindeyse Kasım 1606'da Avusturya Arşidüklüğü'yle Osmanlı İmparatorluğu arasında Zitvatorok Antlaşması imzalanmış¸ 15 yıl gibi uzun süren bir savaş durumuna böylelikle ara verilmişti. 


Sultan I. Ahmet¸ Osmanlı Sarayı haremine cariye olarak giren Kösem Sultan'la evlenmiştir. Kösem Sultan'ın Rum veya Bosna kökenli olduğu ve adının Anastasya olduğu söylenir. O¸ Sultan I. Ahmet'in çok değer verdiği kıymetli eşiydi. Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan olarak da bilinir. Kösem Sultan¸ Osmanlı Devleti'nin en güçlü kadın sultanlarından biridir. Sultan I. Ahmet'in saltanat yıllarında eşi Kösem Sultan devlet işleriyle sıkça ilgilenmiştir. Kösem Sultan IV. Murat ve I. İbrahim'in annesiydi.


Sultan I. Ahmet¸ Kanunî Sultan Süleyman'dan sonra devlet işleriyle en çok ilgilenen padişah olarak kabul edilmektedir. O¸ genç yaşında padişah olmasına rağmen cesur kararlar alabilen ve aldığı kararları ısrarla uygulayan güçlü bir karaktere sahipti. Devlet işlerinde hatalara tahammülü yoktu. Sert bir mizaca sahip olması¸ merhametli olmasına engel değildi.


Sultan I. Ahmet kendini iyi yetiştirmişti. İlim ve irfan sahipleriyle istişare ve sohbet etmeyi severdi. Ufku geniş bir insandı. O¸ çok iyi ok atar¸ çok iyi kılıç kullanır¸ iyi de ata binerdi. Dindar bir padişah olan I. Ahmet¸ zamanında içkiyi yasaklamıştır. Şeyh Edebali¸ Osman Gazi'yi manen nasıl yetiştirmişse Aziz Mahmut Hüdâyî de Sultan I. Ahmet'i öyle yetiştirmişti. O¸ yaşadıkça kutsal topraklara¸ Kâbe'ye büyük hizmet ve hürmet etmiştir.


Celâlî İsyanları I. Ahmet döneminde de devam etti. Bu isyanlar yüzünden birçok yerleşim yeri büyük zararlar gördü. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa bu asileri kılıçtan geçirerek sükûneti sağladı. 15 yıllık isyanlardan sonra Anadolu toprakları Celâlîlerden temizlendi.


Sultan I. Ahmet¸ veraset sisteminde değişiklik yaparak “Hanedanın en büyük şehzadesi padişah olur.” kuralını uygulamaya koyarak hanedan üyelerinin bir süreliğine de olsa öldürülmesinin önüne geçmiştir. Böylece Fatih zamanında çıkarılan kardeş katli yasasını kaldıran ilk padişah olmuştur. I. Ahmet¸ çıkardığı bu kanun gereği kardeşi I. Mustafa'yı öldürmemiştir. O güne kadar babadan oğula geçen saltanat¸ onunla birlikte ilk kez bir kardeşe intikal etmiştir. Mahfiruz Hatice Sultan'dan olma en büyük ağabeyi I. Mustafa tahta çıkmıştır.


Sultan I. Ahmet sanatkâr ruhlu bir padişahtı. Sultan I. Ahmet sadece Osmanlı topraklarının değil¸ söz mülkünün de kudretli padişahıdır. Bir Divançe oluşturan birbirinden kıymetli şiirleri¸ bu görüşümüzü doğrulamak için yeterlidir. O¸ şiirlerinde “Bahtî” mahlasını kullanmıştır. Münâcât¸ na't¸ methiye¸ mersiye¸ gazel¸ terci-i bend¸ murabba ve şarkı nazım şekillerinde¸ aruz ölçüsüyle kaleme aldığı divan tarzındaki birbirinden güzel şiirleri onun kelimelere nasıl hükmettiğini gösterir. I. Ahmet¸ şairliğinin yanında hattatlığa da meraklıydı.


Bir Peygamber sevdalısı olan ve Bahtî mahlasıyla birbirinden güzel şiirler yazan Sultan I. Ahmet¸ iki cihan serveri Rasûlullah Efendimiz'e dair şu mısraları kaleme almıştır: “N'olatâcım gibi başımda götürsem dâim/Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-ı Rusûl'ün/Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sâhibidir/Bahtiyâ durma yüzün sür kademine o gülün.”


İstanbul deyince akla ilk gelen Osmanlı şaheserlerinden biri olan ve İstanbul'un en büyük camilerinin başında gelen Sultanahmet Camii'ni¸ adından da anlaşılacağı gibi¸ Sultan I. Ahmet¸ Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırmıştır. Sultan Ahmet¸ kendi adını taşıyan ve Osmanlı mimarisinin en naif eserlerinden biri olan bu cami yapılırken işçi gibi çalışmış¸ eteğinde taş ve toprak taşımıştır. 1609-1616 yılları arasında Sultan I. Ahmet tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada inşa ettirilen bu görkemli mabet¸ yeşil-beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de gene mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca “Mavi Cami/Blue Mosque” olarak adlandırılır. 


Sultan I. Ahmet'in bu görkemli mabedi Bizans'ın şaheserlerinden biri olan ve fetih nişanesi olarak görülen Ayasofya'nın tam karşısına yapması tesadüf değildir. I. Ahmet bu görkemli mabetle İslâm'ın ihtişamını bu kutlu coğrafyada ikame eylemek istemiştir. Batılıların “Mavi Cami” dedikleri bu ihtişamlı mabedin on dört şerefeli oluşu I. Ahmet'in Osmanlı tahtının 14. varisi olduğunu temsil etmektedir. Aslında bu bir cami değil¸ camiyi de içine alan “medrese¸ imarethane¸ darüşşifa¸ sebil ve türbelerden” oluşan devasa bir külliyedir.


Rivayet olunur ki; Sultan Ahmet Camii tamamlanınca açılış merasimine başkanlık etmesi için Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri davet edildi. O gün deniz çok fırtınalı ve dalgalıydı. Bu sebeple kayıkçılar denize açılmaya cesaret edemiyorlardı. Mahmud Hüdâyî Hazretleri¸ Üsküdar İskelesine indi; müritleriyle kendi kayığına binerek dalgalar arasında Sarayburnu'na doğru yol aldı. Allahu Teâlâ'nın izniyle kayığın ön¸ arka ve yanlarından deniz bir kayık mesafesinde sütliman oluyor¸ dalgalar kayığa tesir etmiyordu. Hiç kimse korkudan denize çıkamazken Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri kayığı ile selâmetle karşıya geçti.


I. Ahmet'in inşa ettirdiği Sultanahmet Camii o gün muhteşem bir merasimle ibadete açıldı. Cuma hutbesi Aziz Mahmud Hüdâyî'ye okutturuldu. Halen Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu deniz yoluna¸ “Hüdâyî Yolu” denir. Kayıkçılar şiddetli fırtınalarda bu yolu takip ederler. Bu durum Mahmud Hüdâyî Hazretleri'nin günümüze kadar uzanan bir kerametidir.


Sultan I. Ahmet zamanında¸ Şehzadebaşı Kuyucu Murat Paşa Külliyesi¸ İstanbul Mesih Paşa Camii ve Elmalı Ömer Paşa Camii gibi mimarî eserlerde inşa edilmiştir.


Sultan I. Ahmet¸ çok dindar ve derviş ruhlu bir padişahtı. Dünyaya gerektiğinden fazla değer vermez¸ ahiret işlerini öne alırdı. O¸ devrinin mutasavvıf şahsiyetlerinden Celveti Tarikatı piri Aziz Mahmud Hüdâyî'ye “Pederim” diyecek kadar gönülden bağlı bir insandı. Sultan Ahmet Camii'nin açılış hutbesini Aziz Mahmut Hüdayi'nin okuması tesadüf değildir.


Çocuk yaşta çıktığı Osmanlı tahtında önemli işler başaran Sultan I. Ahmet¸ 22 Kasım 1617'de yakalandığı tifüs hastalığından kurtulamayarak gencecik bir yaşta¸ henüz 28 yaşında iken¸ İstanbul'da ebediyete göçmüştür. İstanbul'un en muhteşem mabetlerinden birini yaptıran Sultan I. Ahmet¸ bu görkemli caminin yanındaki türbede¸ kıyamet sabahı son bulacak olan ebedî uykusunu uyumaktadır. Caminin yanındaki bu türbede otuz altı sanduka vardır. Burada I. Ahmet'in yanında¸ hanımı Mahpeyker Kösem Sultan¸ II. Osman ve IV. Murad ile hanedan ailesinden çeşitli kişiler medfundur. Allah üzerlerinden rahmetini eksik etmesin.

Sayfayı Paylaş