İLAÇLAR VE YAŞLILAR

Somuncu Baba


İlaçların etkileri ve yan etkileri erişkinlerde ve yaşlılarda farklı olduğundan¸ ilaçların zararlı etkilerini önlemek için kesin kriterler belirlemek gerekir. Yaşlılarda aşırı ilaç kullanımına bağlı hastalıklar daha kolay ortaya çıkabilir. İlaçların yol açtığı istenmeyen tepkiler¸ gitgide artmaktadır. Yaşlı hastalar özellikle bu yan etkilere karşı çok daha savunmasızdır; bu hastalar genellikle yaşlılığın yanı sıra pek çok rahatsızlıktan yakınırlar.


Yaşlanma Süreci: Belirtilere sebep olan bir hastalık olmasa bile çeşitli organların işlevlerinde önemli değişiklikler oluşur. Böylece vücut kütlesi¸ toplam solunum kapasitesi¸ böbreklerin süzme hızı ve beyin işlevlerinin tümü azalır. Yedek kapasitedeki bu azalma¸ yaşlıyı¸ hastalıklar¸ travmalar ve ilaçlara karşı daha savunmasız hâle getirir.


Yaşlılarda Hastalık: Yaşa özgü değişikliklerin yanı sıra hemen her zaman ilaçlara tahammülü azaltan¸ az ya da çok patolojik değişiklikler oluşur. Yaşlılardaki pek çok hastalık¸ çeşitli organların yedek işlevlerinin tümüyle azalmasına yol açar. Bundan özellikle merkez sinir sistemi¸ kalp-dolaşım sistemi¸ solunum sistemi ve böbrekler etkilenir.


Toplumsal Etkenler: Mücadele¸ toplumdan yalıtılma¸ para kaynaklarının kısıtlanması gibi çeşitli toplumsal etkenler kesin bir organik hastalık olmasa bile fiziksel ve psikolojik koşulları bozar ve daha önceden bulunan kronik bir hastalığın belirtilerini ağırlaştırabilir. Bu tip sorunları olan hastaların¸ hekimden çok¸ insan ilişkilerine ve toplumsal desteğe ihtiyaçları vardır.


Niçin İlaç Kullanılır?


Hiçbir ilaç yaşlanma sürecini engelleyemez ama hastalıkları iyileştiren pek çok madde vardır. Tedavide en iyi sonuçlar tedavinin uygulanmasından önce¸ rahatsızlıkların belirlenmesiyle elde edilir. Pek çok kronik hastalık (kanın damarlarda birikmesiyle ortaya çıkan kalp yetmezliği¸ endişe ve depresyon) kesin olarak tedavi edilemese bile¸ ilaç tedavisine çok iyi yanıt verir. Bazı hastalıklarda ise belirtiler belirli bir düzeye kadar kontrol edilse bile hasta tedaviye daha az duyarlı olabilir. Kesin olarak belirlenmiş bir hastalık olmadan belli belirsiz bir fenalık duygusunun ilaç tedavisiyle düzelebilmesi çok zordur. Böyle durumlarda ilaç kullanımı hastayı daha da kötüleştirebilir.


Önlemek¸ Tedavi Etmekten Daha Yararlıdır


Refah toplumlarında fiziksel etkinliğin az olması¸ aşırı kalori alımı¸ zihinsel gerginlik ve gerek hekimlerin¸ gerek hastaların hatası sonucunda yersiz ilaç tüketimi¸ fiziksel ve zihinsel çöküşe yol açar.


İlaçların hastalıkları hafifletmesinin yanı sıra başka hastalıklara da yol açabileceği göz önüne alınırsa¸ tüm tedavi programını düzenli aralıklarla gözden geçirmek¸ bazı durumlarda tedaviyi azaltmak veya bütünüyle kesmek gerekebilir. Böylece akut bir stres (solunum yolları enfeksiyonu ya da akciğer enfarktüsü) sırasında belirlenmiş olan bir idrar söktürücü dozu¸ uzun zaman sonra çok yüksek gelebilir ve hatta uzun süreli bir tedavide hiç önerilmeyebilir.


Özel Sorunlar


Yaşlı hastalarda ilaç tedavisi sırasında karşılaşılan en önemli sorunlar şöyle özetlenebilir:


• Yaşlılarda hastalık sayısının artması¸ gençlere oranla hemen her zaman çok daha fazla miktarda ilaç tüketilmesine neden olur. Böylece ilaçların¸ istenmeyen yan etkileri de artar.


• Yaşla birlikte ilaçların alınmasında reçetede yazılanlara uyma yeteneği de azalmakta ve ilacı alırken hatalar yapılmaktadır. Bu durum¸ hekimin tam anlaşılmamasından ve genellikle çok sayıda ilaç kullanılmasının sebep olduğu şaşkınlıktan ortaya çıkar. Bellek kaybı¸ görmenin azalması ve el becerilerinde azalma başlıca olumsuz etkenlerdir. İlaçların ambalajları genellikle kullanımı güçleştiren boyutlardadır; açıklayıcı bilgileri içeren prospektüslerin tam anlaşılamaması ve zor okunması¸ ilaçların doğru kullanımını daha da güçleştirir.


• Yaşlı hastalar üretim tarihi eski ilaçları¸ yakınlarının veya başkalarının önerdiği ilaçları ya da hastanın kendi isteğiyle¸ hekim reçetesi olmadan elde ettiği ilaçları bir arada kullanma eğilimindedir.


• Yaşlılarda genellikle birden fazla hastalığa aynı anda rastlanır. Hangisinin öncelikle tedavi edileceği¸ hangisinin belirli bir süre tedavi dışında bırakılacağına karar vermek güçtür ve bir öncelik sırası belirlemek gerekir.


• Birden fazla hastalığın bulunduğu durumlarda bile hekim¸ gereken ilaçları mümkün olduğunca az yazmaya özen göstermeli ve ilaçların kullanımındaki kolaylık göz önünde tutulması gereken en önemli kural olmalıdır.


İlaçlar


İlacın etkisinin ortaya çıkması¸ önemli ölçüde emilim oranına ve vücutta dağılma biçimine bağlıdır. İlacın etki süresi öncelikle vücuttan atılma oranına bağlı olmakla birlikte¸ karaciğerde daha az etkin olan başka maddelere dönüşmesine veya böbreklerden atılmasına da bağlıdır. Vücutta ilacın emildiği evreler farmakolojik evre¸ farmakokinetik evre ve farmakodinamik evredir. Farmakolojik evrede¸ alınan üründeki başlıca etkin madde (ilaç) ilacı kaplayan öteki maddelerden (kapsül vb.) ayrılarak kana karışır ve kendine özgü etkisini başlatır. Farmakokinetik evrede¸ etkin madde emilerek çeşitli sistemlerde dağılır¸ dönüşüme uğrar ve sonunda vücuttan atılır. Farmakodinamik evrede etkin madde¸ etkisini göstermek zorunda olduğu organa (hedef organ) ulaşır.


Yaşlanma nedeniyle bazı bozuklukların ortaya çıktığı vücutta ilk evre¸ öteki yaşlardakinden farklı değildir. Buna karşılık¸ öteki iki evrede kimi zaman önemli olabilen farklılıklar görülür. İlaca duyarlılıkta veya çeşitli nedenlere bağlı olarak vücudun ilacı alışında değişiklikler oluşur. Bu nedenler bağırsaktan emilim kapasitesinin azalması¸ plazmada oluşan değişiklikler¸ çeşitli ilaçların metabolizmasının gerçekleştiği organlarda (özellikle karaciğer) bu sürecin değişikliğe uğraması¸ ilacın dışarıya atılmasını sağlayan organlardaki (böbrekler) işlevsel değişiklikler ve ilacın kan ile özel bir dağılıma uğramasıdır.


Yaşlılarda ilacın farklı emilme ihtimali genel olarak şu etkenlere bağlıdır:


• Mide işlevlerindeki değişme. Midede hidroklorik asit salgılanması azalmış¸ mide salgısının asitliği azalmıştır. Bu durum ilacın metabolizmasını olduğu kadar emilimini de etkiler.


• Bağırsak villüslerinin azalması sonucunda emilim yüzeyi de azalır. Bu nedenle ilaçlar yaşlılarda gençlere oranla daha az emilir.


• Kan dolaşımının yavaşlaması.


Yukarıda belirtilen bu özel organik ve işlevsel değişiklikler yaşlılarda emilim kapasitesinin azalmasına yol açar. Etkin madde bağırsaklardan emildiğinde kana karışır. Bunun belirli bir bölümü özel bir maddeye (proteinler) bağlanarak çeşitli değişim ve atılım birimlerine taşınır. Buna karşılık tedavi edici etki gösteren bölüm ise kanda serbest hâlde taşınır.


Yaşlılarda ilaçların taşınmasına yarayan protein miktarı erişkinlerdekinden daha az olduğundan serbest (etkin) ilaç oranı daha fazladır. İlacın etkisiz hale getirilmesi¸ daha önce de belirtildiği gibi karaciğer hücrelerindeki enzim sistemlerinin etkisiyle gerçekleşir¸ karaciğer hücrelerinin miktarındaki azalmanın yanı sıra enzim sistemlerinin etkinliğinde de bir azalma olacağından yaşlılarda ilaçların etkisizleştirilmesi yetersiz kalmaktadır.


Yaşla birlikte değişen bu mekanizmanın sonucunda¸ aynı miktardaki ilacın yaşlılarda farmakolojik olarak etkin madde miktarı¸ erişkindekinden daha fazla olacaktır. Bu sonucu dolaylı olarak etkileyen başka etkenler de olabilir. Bu etkenler¸ etkin ilaç ya da bunun metabolizma ürünleriyle karşılaşan böbreklerin salgılama işlevlerinin azalması ve damar ağında değişiklikler oluşmasıdır. Gerçekten de atardamarların çapının değişmesiyle çevre dokulara ulaşan kan miktarı azalır. Bunun sonucunda kanda bulunan ilaçların etkin maddesinin tümü etki göstermesi gereken alıcılara ulaşamaz. Böylece ilacın kanda kalma süresi ya da kullanım süresi uzar. Böbrek işlevlerinin fizyolojik olarak azalmasının yanı sıra yaşlılarda su kaybı¸ kalp yetmezliği¸ düşük tansiyon¸ idrar birikimi¸ şeker hastalığına bağlık böbrek hastalığı veya iltihaplanması da böbrek işlevlerinin azalmasına yol açarak ilacın atılımını daha da zorlaştırırlar.


Dozlara Dikkat!


Bir ilacın etkili olabilmesi için kanda belirli bir yoğunluğa ulaşması gerekir. Bunun altındaki doz etkili olamaz; üzerindeki doz ise zararlıdır. Bu nedenle ilaç uygulanırken dozunun iyi düzenlenmesi ve hesaplanması gerekir. Tüm fizyopatolojik koşullar göz önüne alınarak¸ ilacın yararlı bir etki oluşturabileceği gibi¸ zararlı bir maddeye dönüşebileceği de unutulmamalıdır. İstenmeyen sonuçların en sık ortaya çıktığı ilaçlar¸ özellikle etkin olan ve bu nedenle de kullanılması en çok gerekli olan ilaçlardır. Bunlar arasında kalbi güçlendirici ilaçlar¸ Parkinson hastalığına karşı kullanılan ilaçlar ve psikolojik uyarıcılar sayılabilir.


Yaşlılarda ilacın etki gösterdiği organların ilaca duyarlılığı ve cevabı da değişir. Bunu en önemli nedeni hücrelerin sayısındaki değişikliklerdir. Karaciğerde çeşitli hücreler yıkıma uğrarsa¸ etkin olarak kalanlar¸ yeniden çoğalabilme ve yıkılanların yerini doldurabilme yeteneğine sahiptir. Sinir sisteminde yavaş yavaş ölen hücrelerin yerine yenileri geçmezse; çevrede bulunan hücrelerin üreyerek ölenlerin yerini tutabilme yeteneği yoktur. Bunun sonucunda karaciğerde oluşan bir lezyon yaygın değilse onarılabilir¸ ama sinir sistemi lezyonları onarılamaz. Bu nedenle yaşlılara beyin işlevlerini etkileyen ilaçlar verildiğinde¸ bu ilacı algılayabilecek hücre miktarının azaldığı ve orta yaşlı bir erişkinde normal olarak etki gösteren dozların¸ yaşlılarda çok daha fazla etki gösterebileceği göz önüne alınmalıdır. Bu gözlemler uygulamada da yararlıdır. Hastanın veya ilacı veren yardımcının istenmeyen etkileri tanıması¸ kısıtlamaları bilmesi ve komplikasyonları engelleyebilmek için karşılıklı yardımlaşmanın sağlanması gerekir.


Genellikle¸ aynı anda birden fazla ilaç verildiğinde önceden tahmin edilemeyen zararlı etkiler ortaya çıkabilir. Bu durumu önlemek için ilaç seçimi¸ doz ayarlanması ve ilaca ilişkin bilgi edinme konusunda dikkatli ve titiz davranmak gerekir. Yaşlı hastanın ve ona yardımcı olan kişinin yan etkilerin ortaya çıkma ihtimalini bilmesi ve hekime anında bilgi ulaştırması son derece önemlidir. Özellikle ilacın verilme saatleri konusunda çok titiz davranılmalıdır. Kimi zaman unutma¸ önemsememe ya da zihinsel bulanıklıktan dolayı¸ hasta farklı zamanlarda alması gereken ilaçları bir arada alır. Hiç de ender olmayan bu durum nedeniyle¸ hastaya son derece kesin uyarılar yapılmasının yanı sıra ona yardımcı olan kişinin de sürekli dikkatli olması gerekir.

Sayfayı Paylaş