"DOYURMALIK" ANNE BABA İSTEMEYEN ÇOCUKLAR

Somuncu Baba

Hz. Ali (r.a.)¸ günümüz anne babalarına şu tavsiyelerde bulunmaktadır: "Evlâdınızı bulunduğunuz zamandan başka bir zaman için talim ve terbiye ediniz. Çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için halk olunmuşlardır. Çocuğun terbiyesinde sakın kusur gösterme; zira o¸ senin zamanından başka bir zaman için yaratılmıştır."


İletişim; kişinin duygu¸ düşünce ve bilgilerini sözlü ya da sözsüz olarak karşısındakilere aktarmasıdır. İletişimde dil kadar beden dili¸ konuşma şekli¸ kullanılan sözcükler¸ ses tonu¸ jest ve mimikler de çok önemlidir.


Çocuklarla konuşurken beden dilini çok iyi kullanmak gerekir. Çünkü beden dili iletişimin şahitleri gibidir. Zaman zaman kelimelerin anlatmakta yetersiz kaldığı sevgiyi; tatlı bir bakış¸ içten bir kucaklayış çok daha iyi anlatabilmektedir. Yine kelimelerle anlatılmayan acı ve sıkıntıların iki damla gözyaşıyla daha iyi anlatıldığını biliyoruz.


Çocuklarla iletişim problemi yaşamayan anne baba yok gibidir. Çünkü anlaşılamamaya bağlı olarak yaşanan sıkıntılar¸ çağlar öncesinde olduğu gibi¸ günümüzde de iletişim problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Milattan önce iki binli yıllarda bir anne ile ergenlik dönemindeki bir kızın yaşadıkları iletişim problemlerinin Mısır Piramitleri'nde yazılı olduğunu araştırmalardan öğrenmekteyiz. Buradan da anlaşılacağı üzere¸ iletişim problemi sadece çağımıza özgü değildir. İletişim problemi de anne babaların¸ çocuklarını kendi yaşadıkları çağa göre yetiştirmek istemelerinden kaynaklanmaktadır. Bu konuda Hz. Ali (r.a.)¸ günümüz anne babalarına şu tavsiyelerde bulunmaktadır:


“Evlâdınızı bulunduğunuz zamandan başka bir zaman için talim ve terbiye ediniz. Çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için halk olunmuşlardır. Çocuğun terbiyesinde sakın kusur gösterme; zira o¸ senin zamanından başka bir zaman için yaratılmıştır.”


İletişimde Satır Aralarındaki Mesajları İyi Okuyabilmeli


Yanlış ve yetersiz iletişim¸ aile ve çocuk arasında sorunlara yol açmaktadır. İşlerin yoğunluğu ve işlerin vermiş olduğu yorgunluk gibi nedenlerden dolayı bazı anne babalar¸ çocuklarına gereken zamanı ayır(a)mamaktadırlar. Sebep ne olursa olsun anne babalarından gereken ilgi ve sevgiyi göremeyen çocuklar¸ öncelikle¸ mesajlarını dolaylı olarak iletmek isterler: Söze karışmak¸ dökme ve kırma pahasına da olsa ev işlerine yardım etmeye çalışmak¸ bir şeyler anlatmaya çalışmak¸ ardı arkası kesilmeyen sorular sormak gibi. Çocuklar bunlarda başarılı olamazsa dikkati bu sefer de yaramazlıklara verecektir. Yaramazlık yapmak¸ söz dinlememek¸ kardeşini rahatsız etmek gibi…


Hiçbir ihtiyacı olmadığı hâlde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede çocuğun anlattıkları¸ hem çok ilginç hem de iletişim ve sevgi eksikliğine dayalı olan kleptomani hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk¸ çalma eylemini anne babasından intikam almak için yaptığını söylüyor ve şöyle devam ediyor:


“Hocam¸ okuldan eve geldiğim zaman genelde annemi evde bulamam. Annem benden sonra gelir ve hemen mutfağa gider. Ben de mutfağa gider ve anneme bir şeyler anlatmaya çalışırım. Fakat annem yemek yetiştirme telaşından beni dinlemek istemez. Hatta ayağımın altında dolaşma¸ odana git; yemekte anlatırsın diyerek beni kovar. Beni mutfaktan kovarken gözler¸ dövecek gibi bir hâl alır. Benimle fazla ilgilenmediği gibi¸ acıktığımı söylediğim zaman da ya öğün saatini beklememi söyler ya da buzdolabını gösterir.


Yemek saatinde bir şey anlatmaya çalıştığım zaman da¸ “Sus¸ çok konuşuyorsun!”; konuştukları konu hakkında fikrimi söylemeye çalışsam¸ “Sen daha çocuksun¸ anlamazsın!”; sesimi duyurmak için yüksek sesle konuşsam¸ “Büyüklerin yanında sesini yükseltme!”¸ “Kocaman oldun.” gibi ardı arkası gelmeyen¸ insanı ikilem içinde bırakan nasihatleri…


Babamı zaten hiç sormayın¸ varlığıyla yokluğu bir. Evde olduğu zaman sanki ben yokmuşum gibi davranır. Onun için varsa yoksa iş güç ve ona göre o her şeyi bizim için yapıyor. Tabii bana da her zaman sorar paraya ihtiyacın var mı diye. Oysa ben onlardan doğurmalık ve doyurmalık anne baba olmalarını istemiyorum¸ benim için çok değerli olan; fakat anne babam için fazla önemli olmayan ilgi ve sevgilerine ihtiyacım var.


Ben de anne babamdan bana göstermedikleri ilgi ve sevginin intikamını; ancak falanın çocuğu okulda hırsızlık yapmış dedirterek alabilmekteyim. Aslında yaptığım hareket hiç doğru değil; fakat kendimi bunu yapmak zorunda hissediyorum. Burada en çok üzüldüğüm şey de arkadaşlarımın kalemlerini ve silgilerini aradıkları zaman bulamamaları.”


Peki¸ ilk hırsızlığını nerede ve nasıl yaptın diye sorduğumda; kleptomaninin psikodinamiğine uygun çok güzel bir cevap verdi: “Mutfağımızdan tatlı çalarak…”


İletişimde Yapılan Hatalar


Problemleri kapı aralıklarında çözmeye çalışmak¸ söylenenleri dinlemek yerine verilecek cevabı düşünmek¸ konuşurken suçlayıcı ve aşağılayıcı bir dil kullanmak¸ geçmişte verip de tutamadıkları sözleri sürekli gündemde tutmak¸ duygu ve düşünceleri dikkate almamak¸ olumsuz olarak damgalamak¸ uzun uzun nasihat etmek ve nutuk çekmek¸ sen dilini yerli yersiz kullanmak¸ çocukların ihtiyaçlarını ve gelişim dönemlerini dikkate almamak gibilerini sayabiliriz.


İletişimde Duruş ve Geri Bildirimlerin Faydaları


İletişim için ortam ve oturuş rahat olmalıdır. Çocukla göz teması kurabilmek için gerekirse çocuğun boyun hizasına kadar eğilmeli ya da ona göre pozisyon alınmalıdır. Özellikle çocukların¸ kendilerine yakın duran¸ konuşurken gözlerinin içine bakan kişilere daha çok güvendiklerini biliyoruz. Yine konuşma esnasında sözlerinin kesilmemesi¸ durakladıklarında “Hımmm¸ evet¸ anlıyorum…” diye geri bildirimler verilmesi çocuğun dinlenildiğini ve anlaşıldığını göstereceğinden daha rahat konuşmasını sağlamaktadır.


Geri bildirimler¸ çocukların benlik saygılarını geliştirir. Çünkü çocukların kendileri hakkındaki duygu ve düşünceleri¸ benlik saygısını olumlu etkilemektedir.


Çocukların kelime hazinelerini geliştirir. Bu da çocukların konuşma yeteneklerini geliştireceğinden duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade etmelerini sağlayacaktır. Kendini daha iyi ifade edebilen çocuklarda içe kapanma ve saldırgan davranışlar daha az görüleceğinden çocuğun toplumsal uyumunu kolaylaştıracaktır.


Anne Babalar Çocuklarla İletişim Problemi Yaşamamak İçin;


Çocuklarla onları yargılamadan¸ eleştirmeden ve uzun uzun nasihat etmeden¸ bir yetişkin gibi konuşmak gerekir. Çocuklarla konuşurken¸ “Ben senin yaşındayken¸ benim zamanımda¸ ben senin yerinde olsaydım…” gibi cümlelerden kaçınmak gerekir. Kendileri için önemli olan bir konuyu anne babalarıyla uygun bir şekilde konuşmalarını söylediğimizde çocuklar: “Annemle mi? Annem konuşmaya bir başladı mı maşallahı var! Ben… diye başlayan cümlelerin ardı arkası kesilmez.” derler.


Sen dilini kullanarak çocukları suçlamak yerine¸ duygu ve düşünceleri ben dilini kullanarak ifade etmek gerekir: “Şu şekilde davranınca kendimi kötü hissediyorum¸ ödevlerini zamanında yapmadığın için endişeleniyorum¸ böyle söylemen beni üzüyor…” gibi.


Derdini anlatamayan ve anlaşılmadığını düşünen çocuklar¸ anne babalarıyla iletişim problemi yaşayacaklardır. Çünkü iletişim¸ saygıya dayanmaktadır. Anne babalar çocukların anlattıklarına saygı göstermezlerse iletişim problemi yaşamaya devam edeceklerdir. Yemek yaparken¸ internete girerken ya da televizyon seyrederken çocuğu dinlemeye çalışmak çocuğun dinlenilmediğini gösterir. Bir öğrencimiz¸ babasıyla iletişimini şu şekilde anlatmaktadır:


Çocukların psikolojik hâlleri göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklar¸ sıkıntılı ve üzgün oldukları zaman genelde konuşmak istemezler. Bu durumda¸ konuşmaları için çocukları zorlamak yerine; “Canın herhâlde konuşmak istemiyor; ama konuşmak istersen ben seni her zaman dinlemeye hazırım…” demek¸ çocukların sıkıntılarını anne babalarıyla paylaşmalarına olanak sağlayacaktır.


Bunların yanında;


Çocukların anlattıklarına yeni bir şeyler eklemek yerine¸ anlattıkları kısa özetler şeklinde¸ geri bildirim olarak vermeli.Öğüt vermek yerine¸ sıkıntılarına benzer sıkıntılar yaşanmışsa bunu anlatmak daha faydalı olacaktır. Yaşadığı sıkıntıların herkes tarafından yaşandığını¸ yalnızca ona özgü olmadığını bilmesi çocuğu rahatlatacaktır.


Özellikle çalışan anne babalar¸ çocuklarla nitelikli zaman geçirmeli. Çocuklarla iletişim konusunda sıkıntılar hâlâ devam ediyorsa özeleştiri yapılmalı. Sıkıntının kaynağının ilişki biçimi mi¸ olaylara bakış açısı mı yoksa ruh hali mi olduğu düşünülmeli.

Sayfayı Paylaş