KEM SÖZ SADECE SAHİBİNE Mİ AİT?

Somuncu Baba

 

Kötü söz¸ söyleyenin kızgınlığını ve iç dünyasını yansıtır. İnsan¸ kendi iç dünyasını bir vesile ile izhar eder. Birinden; küfürlü¸ hakaret¸ alay¸ tahkir ve tezyif eden bir söz duyduğumuzda en kibar karşılık olarak¸ “Kem söz sahibine aittir.” deriz. “Ben bu lafın altında kalmam.” diyenler ise aynı cümlelerle karşılık verir. Kötü sözle yapılan nitelemeye muhatap layık olsa bile hiç kimse¸ muhatabın kişiliğini hedef alınarak hakaret edemez¸ küfredemez. Buna kimsenin hakkı yoktur. En fazla¸ yanlış olan söz ve davranış eleştirilebilir.

Kötü söz sadece sahibine mi aittir? Kötü konuşan kişi¸ bu cümleyi ilk kuran kişi midir yoksa o da bir başkasından mı duymuştur? Maalesef¸ kültürümüzde vecize değerinde çok güzel sözlerimiz olduğu gibi duyulduğunda hayâ sahibinin yüzünü kızartacak bir o kadar da kötü söz mevcuttur. Birkaç yıl önce bir arkadaş meclisinde¸ dedikodu faslı başlamıştı¸ bir şahsın dedikodusu yapılıyordu; bir kişi hakkında ‘O¸ onbirlerden.” denildi. İlk defa duyduğum deyimin anlamını sordum. Bana¸ şaşkın bir şekilde “Aaa¸ gerçekten bilmiyor musun?” diye sordular. “Yahu bilmiyorum¸ ne var bunda¸ bunu bilmemek gerçekten bir kusur mudur?” dedim. “Yok¸ kusur diyemeyiz ama toplumda böyle bir olgu var¸ en azından haberdar olmalıydın.” dedi bir arkadaşım. Meğer onbirler denilen ruhsuz güruh içinde her tür küfür serbestmiş. Birbirlerinin annesine¸ kızına¸ eşine küfür edip ardından da gülerlermiş. Bu defa ben şaşırdım. Bir insan¸ kendi annesine¸ eşine¸ kızına yapılan küfre nasıl güler; bu nasıl bir ruh hâlidir? Bu nasıl ahlaksızlıktır¸ nasıl bir karakterdir¸ demekten kendimi alamadım.

Arkadaşlara hak veriyorum. Toplumu ıslah etme sorumluluğu taşıyanlar¸ toplumda böylesi soysuz ve ruhsuz bir güruhun en azından varlığından haberdar olmalı ki onlarla da etkili bir mücadele yürütmek için strateji geliştirebilsin.

Biz çocukken küfürlü sözleri sokakta arkadaşlarımızdan duyardık. Tam olarak anlamını bilmediğimiz sözlerden bazılarını evde tekrarladığımda babamız ya da annemiz¸ yüzünü ekşiterek¸ “Sus¸ böyle şeyleri bir daha duymayayım; bak¸ dilin kara oldu¸ dilini kirlettin. Bu sözleri ancak kötü insanlar söyler.” şeklinde ikaz ederlerdi¸ biz de bir daha o kötü sözleri söylemezdik.

Birkaç yıl önce görev yaptığımız bazı yörelerde özellikle erkek çocuklar arasında küfürlü konuşmanın yaygın olduğunu görünce¸ buna karşı yaz kurslarında bir kampanya başlattım. Denetim ve ziyaret için gittiğim bütün yaz kurslarında bu konuyu işledim. Çocuklara şöyle bir metaforla konuyu izah etmeye çalıştım:

-Çocuklar¸ yolda gidiyorsunuz¸ yağmur yağmış¸ yolda su birikintileri ve çamurlar oluşmuş. Siz¸ “Bu ne tatlı bir şey!” diyerek¸ çamura parmağınızı daldırıp bir parmak çamuru ağzınıza götürür müsünüz?

 

Çocuklar arasından yüzünü ekşiten ve “Iıııyyy¸ çok iğrenç!” diyenleri duydum ve söze şöyle devam ettim:

İşte çocuklar¸ küfürlü konuşmak da böyle bir şeydir. Küfürlü cümlelerle ağzınızı kirletmeyin.

 

Geçenlerde bir ortaokulda müdürlük yapan bir arkadaşla konuşurken¸ arkadaşım yakında yaşadıkları şöyle bir olayı anlattı: “Yedinci sınıfa giden iki kız öğrenci Facebook’ta birbirleriyle çok ağır küfürlü sözlerle tartışmışlar. Kızlardan biri kendi yazdıklarını silerek arkadaşının yazdığını babasına göstermiş ve veli olarak bu kızdan şikayetçi olmasını istemiş. Haklı olarak¸ veli de okula gelerek durumu okul müdürüne anlatmış. Diğer kız çağrılmış; kız¸ o da bana küfretti¸ karşılıklı küfürleştik¸ demiş ve Facebook sayfasını açarak yazışmayı göstermiş. Kızın babası¸ hayır olamaz¸ benim kızım böyle şeyler yazmaz¸ bunu siz uyduruyorsunuz¸ diyerek kızının arkadaşını suçlasa da velinin sosyal paylaşım mantığını ve sistemini bilmediği aşikâr. Müdür Bey¸ ‘Yahu hocam¸ o yaştaki bir kız öğrenci bu sözleri nereden biliyor¸ ben bir erkek olarak duyunca yüzüm kızarıyor¸ bu nasıl bir şey?’ diyerek şaşkınlığını ve tepkisini dile getirdi.” Evet¸ hiçbir şekilde beğenmesek ve çok rahatsız olsak da vakıa bu. Bunların sayısı azımsanmayacak kadar da çok.

Kötü söz¸ küfürlü konuşma bir Müslüman olarak bize hiç yakışmıyor. Konuşanın iç dünyasını yansıttığı için de söz sahibi hakkında çok menfi bir kanaat oluşmasına yol açıyor. Ayrıca sözün ağırlığına göre de bir günah ağırlığı amel defterine kaydedilir.

Allahu Teala¸ Kur’an-ı Kerim’de İbrahim Suresi’nin 24¸ 25 ve 26. ayetlerinde iyi söz ile kötü sözün misalini şöyle beyan eder:

 

“Görmedin mi¸ güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz)¸ kökü sağlam¸ dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç¸ Rabb’inin izni ile¸ her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. Kötü bir sözün durumu da¸ yerden koparılmış¸ ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.”

 

Buna göre; kötü söz¸ köksüz¸ mesnetsiz ve yersizdir. Sahibine yüktür¸ onu küçük düşürür¸ beşerî ilişkileri tahrip eder. Kötü söz ve yersiz konuşmalar¸ hadis-i şeriflerde “malayani” olarak nitelendirilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadis-i şeriflerinde¸ “Kişinin malayaniyi terk etmesi¸ onun Müslümanlığının güzelliğindendir.” (Nevevi¸ Kırk Hadis¸ no: 12) buyurmuşlardır. Buna göre¸ kötü ve malayani söz¸ kişinin manevî seviyesini de düşürmektedir.

Kötü söz¸ sahibinin iç dünyasını ve kalitesini yansıtır ama güzel söz gibi kötü sözler de büyüklerden ve çevreden öğrenilir. Kötü söz sadece sahibinin değil¸ onu taşıyan¸ yaşatan ve tepki göstermeyip anlayışla karşılayan herkesindir.

 

Üslubu beyan aynı ile insan.” denilir. Kötü söz¸ fiiliyata geçmemiş olsa bile bir nevi irade beyanı¸ dilek ve temenni sayılır. Kötü söz; söyleyeni¸ duyunca anlayışla karşılayanı ve başkasına nakledeni küçük düşürür. Kötü sözün sıkça kullanılması toplumda¸ bahsi geçen konunun sıradan¸ vak’a-i adiyeden¸ olağan gibi algılanmasına¸ dolayısı ile daha fazla yayılmasına da yol açar. Bu sebeple¸ sorumluluk taşıyan kimseler olarak¸ üzerinde ciddiyetle durmamız ve mücadele etmemiz gereken konulardan biri de kötü/küfürlü sözlerdir.

 

Sayfayı Paylaş