"KULLARINA KARŞI ŞEFKATLİ, ONLARA İHSANDA BULUNAN VE İYİLİĞİ BÜTÜN MAHLÛKATINA YAYGIN OLAN": EL-BERR

Somuncu Baba

"KULLARINA KARŞI ŞEFKATLݸ ONLARA İHSANDA BULUNAN VE İYİLİĞİ BÜTÜN MAHLÛKATINA YAYGIN OLAN": EL-BERR


El-Berr¸ “iyiliği ve hayrı geniş olmak” mânâlarındaki “birr” kökünden türemiş olup “kullarına iyiliği ve ihsanı bol olan” demektir. Mutlak iyiliğin kaynağı Yüce Allah'tır. Şüphesiz O¸ kullarına iyilik yapan¸ çok lütufkâr¸ çok merhametli ve çok şefkatli olandır. O'nun kullarına olan iyiliği hem din ve hem de dünya hayatlarına yönelik konularda cereyan eder. Meselâ hidâyet¸ iman¸ tâat ve sevap¸ din cihetinden; sağlık-sıhhat¸ kuvvet¸ mal¸ zenginlik ise¸ dünya cihetindendir.1


Şanı Yüce olan Allah'ın kullarına olan iyiliklerini saymaya kalksak sayamayız.2 Dolayısıyla¸ Yüce Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan el-Berr¸ “iyilik eden¸ va'dini yerine getiren” demektir. O'nun çok iyilik yapan ve çok merhametli olan mânâsına gelen Berr ismi Kur'an-ı Kerim'de şöyle geçer:


“Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Şüphesiz O¸ iyilik edendir¸ çok merhametlidir.3


Ayrıca “berr”¸ “sözünde ve yeminin de doğru ya da doğru sözlü olmak” mânâlarına da gelir. Berr¸ kul hakkında kullanılırsa çok itâatkâr¸ Cenâb-ı Hak hakkında kullanılırsa¸ kulların tâat ve ibadetlerine karşılık çok sevap veren mânâlarını kapsar. Öte yandan¸ iyilik yapmak mânâsına gelen teberrû fiili de birr kökünden türemiştir.4 Ayrıca¸ Arapçada gramer bakımından birr ile hayır arasında da farklar vardır. Birr¸ hayra ulaştıran faydayı kasdetmek¸ hayır ise¸ mutlak anlamda fayda demektir. Birr'in zıddı¸ ukûk/isyan; hayrın zıddı ise¸ şer/kötülüktür. İman¸ dinin temeli ise¸ birr de gâyesidir. Bir başka açıdan¸ berr ve birr; iyi insan¸ yani Yüce Allah'ın emirlerini yerine getiren ve yasaklarından da kaçınan kimse demektir. Berr'in çoğulu ise iyiler anlamına gelen “ebrâr”dır.


Yüce Allah¸ el-Berr isminin bir gereği olarak iyilik yapan kullarına on kat sevap¸ kötülük yapan kullarına da misliyle cezâ vereceğinden bahseder.5


İyilik¸ İnsanı Yüce Allah'a Yaklaştırır


İyilik¸ insanı Yüce Allah'a yaklaştıran hayırlı işlerin tümüne denir. Yüce Allah mü'minlerin iyilik ve Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getirmede birbirleriyle yardımlaşmalarını tavsiye eder.6 Kur'an-ı Kerim'de iyilik konusunda Hz. İsa ve Hz. Yahyâ gibi peygamberlerin örnek hayatlarından bahsedilir: “Beni anama saygılı kıldı (berr)¸ beni azgın bir zorba kılmadı.”7 âyetinde Hz. İsa (a.s.); “O¸ Allah'tan sakınan¸ anne-babasına iyi davranan bir kimse idi¸ isyancı ve zorba değildi.8 âyetinde de Hz. Yahya (a.s.) “iyilik” örneği olarak sunulur. Bu bağlamda bütün peygamberler bizim için “iyilik” örnekleridir.


Her mü'min iyiliğin öncüsü ve kötülüğün de engelleyicisi olmalıdır. Başkalarına iyiliği emrederken¸ kendimizi iyilikten alıkoymamamız gerekir. Nitekim bir âyette şöyle buyrulur: “Siz Kitab'ı okuyup durduğunuz halde¸ kendinizi unutup¸ başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?9


İyilik Nedir?


O halde Cenâb-ı Hakk'ın el-Berr isminin insan hayatında iman¸ ibadet ve ahlâk alanlarına yansıması olan iyilik nasıl tecelli etmektedir?


Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)'e “Birr nedir?” diye sorulduğunda “birr”i tanımlamak adına şu âyeti okuduğu rivâyet edilir:


“İyilik¸ yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik:


Allah'a¸ Âhiret gününe¸ Meleklere¸ Kitaplara ve Peygamberlere iman edenlerin;


Mala olan sevgilerine rağmen¸ onu yakınlara¸ yetimlere¸ yoksullara¸ yolda kalmışa¸ (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin;


Namazı dosdoğru kılan¸ zekâtı veren¸ antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda¸ hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar¸ doğru olanlardır. İşte bunlar¸ Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”10


Dikkat edilirse¸ bu âyette iman esasları¸ ahlâkî ilkeler ve ibadetler bir bütün halinde “birr/iyilik” olarak anlatılmaktadır. Hiç kuşkusuz böyle bir dindarlık¸ üst düzey bir dindarlıktır. Müslümanın hayatında bu iyilik; iman-amel bütünlüğü şeklinde tezâhür etmektedir. Nihâyetinde iman ve amel bütünlüğü¸ kişiyi ahlâkî alanda iyiye ulaştıracaktır. Böyle bir dindarlık¸ her kişinin değil¸ er kişilerin ahlâkıdır. Bundan dolayı “birr” doğruluk olarak da anlamlandırılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ “Doğruluk birr'e¸ birr de cennete ulaştırır.” buyurmuşlardır.11 Bir başka rivâyette de: “Birr¸ ahlâk güzelliğidir.”12 buyrulmak suretiyle iman-amel bütünlüğünün kişiyi eriştireceği mânevî derecelere işaret edilmiş olmaktadır.


Erdemli Mü'minler İyiler


Onun için iyiliği hayat tarzı haline getiren erdemli mü'minler iyilerden olmak ve iyiler arasında değerlendirilmek için Yüce Allah'a hep şöyle yalvarmışlardır:


“Rabb'imiz! Biz ‘Rabb'inize iman edin.' diye imânâ çağıran bir davetçi işittik¸ hemen iman ettik. Rabb'imiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle/ebrâr beraber al.”13


Gerçekten ebrârdan olan kimseleri âhirette Yüce Rabb'imiz ilâhî lütfuyla cennet makamlarının âlîsine eriştirecektir:


“Şüphesiz iyi kimseler¸ naîm cennetindedirler.”14


“Şüphesiz iyiler/ebrâr ise¸ katkısı kâfur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.”15


Netice¸ her mü'min Yüce Allah'ın el-Berr¸ el-Birr ismiyle ahlâklanmalıdır. Bir mü'minin ebrâr derecesine ulaşabilmesi için iman esaslarını dili ile ikrâr edip kalbiyle tasdîk etmesi¸ Allah'a ve Peygamber (s.a.v.)'e her hususta itâat göstermesi¸ Allah ve kul haklarına riâyet etmekle birlikte her türlü hayrı işlemesi ve kötülüklerin her türlüsünden de sakınması gerekir. Ancak bu özellik ve güzellikleri hayatına yansıtan kimseler mukarrebûn olarak Yüce Allah'a yakın olma liyâkatine erişirler.16


Rabb'imiz cümlemizi ebrârinden olan kullarından eylesin!.



Dipnot


 


1. Beydâvî¸ Şerhu Esmâillahi'l-Hüsn⸠s. 319.


2. Bkz. 14/İbrâhîm¸ 34.


3. 52/Tûr¸ 28.


4. Bkz. 2/Bakara¸ 224.


5. Bkz. 6/En'âm¸ 160; 16/Nahl¸ 97.


6. Bkz. 5/Mâide¸ 2.


7. 19/Meryem¸ 32.


8. 19/ Meryem¸ 13-14.


9. 2/Bakara¸ 44.


10. 2/Bakara¸ 177.


11. Bkz. Buhârî “Edeb” 69; Müslim “Birr” 103-105.


12. Tirmizî “Zühd” 52.


13. 3/Âl-i İmrân¸ 193.


14. 82/İnfitâr¸ 22; 83/Mutaffifîn¸


15. 76/İnsan¸ 5.


16. Bkz. 83/Mutaffifîn¸ 18-26.

Sayfayı Paylaş