MÜSLÜMANLARIN CÖMERTLİKTE ZİRVEYE ULAŞAN HALİFESİ HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A.)

Somuncu Baba

"Cennetle müjdelenen Hz. Osman bin Affan¸ zengin olan sahabilerden olmasının yanı sıra¸ cömertliği ve takvası ile de Müslümanlara örnek teşkil eden bir sahabidir. Hz. Osman¸ servetini Allah yolunda harcamaktan çekinmezdi."


Hz. Osman (r.a.)¸ İslâm'la şereflendiği sırada 34 yaşında idi. Babasından kendisine büyük bir zenginlik kalan Hz. Osman¸ baba mesleği olan ticarete devam etti. Peygamberimiz (s.a.v.)'in kızı Hz. Rukiye ile evlenen Hz. Osman¸ eşi ile birlikte Mekke'den Habeşistan'a hicret etti. Bir müddet orada kaldıktan sonra bir grup Müslüman'la birlikte Mekke'ye döndü. Sonra Mekke'den Medine'ye hicret etti. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in vefatından sonra birinci halife olan Hz. Ebu Bekir'in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Hz. Osman¸ Hz. Ömer devrinde de bütün gücüyle ona destek olmuştur. Vefatını müteakip Hz. Ömer'in tayin ettiği şûra meclisi¸ Hz. Osman'ı halife seçmişti. Halifelik döneminde fütuhat dairesi genişlemiş¸ ziraat ile birlikte ticaret ilerlemiş ve toplumsal refah en üst seviyeye yükselmişti. Hz. Osman'ın hilafet döneminin son yıllarında refah artışı ile birlikte özellikle yeni Müslüman olmuş bazı kesimlerde sefahat ve ahlâkî zaaflar baş göstermiştir. İslâm düşmanları¸ bu fırsattan yararlanarak¸ Müslümanlar arasında fitne çıkartmışlardır. Hz. Osman¸ şehit edildiği güne kadar¸ 12 yıl halifelik yapmıştır. Hz. Osman¸ Hicrî 35 (Miladî 656) yılında asiler tarafından şehit edildiğinde 82 yaşında idi.1


İki Nur Sahibi Olması


Eşi Hz. Rukiye'nin ciddî bir hastalığa yakalanması sebebiyle¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in isteği üzere Bedir Muharebesi'ne katılamayıp¸ eşinin tedavisiyle ilgilenmiştir. Ne var ki¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in kızı Hz. Rukiye¸ babasının cihatta olduğu bir günde ruhunu teslim etmiştir. Hz. Zeyd b. Hârise¸ mücahit sahabilerin Bedir'de kazandığı zaferin müjdesini Medine'ye getirdiğinde Hz. Osman¸ vefat eden eşinin defni ile meşguldü. Bu sırada yolda olan Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ kızının cenazesine katılamadı. Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ bu savaşta izinli saydığı Hz. Osman'a¸ savaşa katılmış gibi¸ ganimetten pay verdi. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)¸ Hz. Osman ile akrabalık bağının kesilmesini istemeyerek¸ onu diğer kızı Hz. Ümmi Gülsüm ile evlendirmiştir. Hz. Osman¸ bu evliliklerinden dolayı¸ iki nur sahibi anlamına gelen “Zünnûreyn” lakabını almıştır.2


Tebûk Savaşı'nın Masrafının Üçte Birini Karşılaması


Cennetle müjdelenen Hz. Osman bin Affan¸ zengin olan sahabilerden olmasının yanı sıra¸ cömertliği ve takvası ile de Müslümanlara örnek teşkil eden bir sahabidir. Hz. Osman¸ servetini Allah yolunda harcamaktan çekinmezdi. Peygamberimiz (s.a.v.)¸ Hicrî 9 (Miladî 630) senesinde Bizans İmparatorluğu'na karşı İslâm ordusunu Tebûk Seferi için hazırlıyordu. Ne var ki bir kıtlık senesine rastladığından dolayı güçlü bir ordu meydana getirmek hayli güç görünüyordu. Peygamberimiz (s.a.v.)¸ Tebûk Savaşı'nın ön hazırlığını yaparken¸ Hz. Osman'a¸ maddî yardımda bulunması için haber gönderdi. Bunun üzerine Hz. Osman on bin (10.000) dinar gönderdi. Paralar önüne dökülürken Peygamberimiz (s.a.v.) bir taraftan paraları evirip çeviriyor¸ bir taraftan da Hz. Osman için şu duaları okuyordu: “Ey Osman; Allah senin gizli âşikâr işlediğin bütün günahlarını ve kıyamete kadar işleyeceğin bütün günahları affeylesin.” Hz. Abdurrahman b. Avf''a göre Hz. Osman¸ Tebûk Savaşı için hazırlık yapan Peygamberimiz (s.a.v.)'in yanına giderek¸ O'na bizzat kendi elleriyle yedi yüz (700) okka altın daha teslim etmiştir. Bunun yanında yine Tebûk Savaşı'na katılacak olan orduya elli (50) at ve dokuz yüz elli (950) deve bağışında bulunmuştur. Böylece Hz. Osman¸ Tebûk Savaşı'nda ordunun üçte birinin masrafını üzerine almıştır.3 Tebûk Gazası'na katılan İslâm ordusunun sayısı takribî olarak 30.000 idi. Buna göre Hz. Osman¸ tek başına yaklaşık olarak 10.000 mücahidi teçhiz ederek¸ silahlanmalarına yardımcı olmuştur. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in katıldığı bu son seferde Bizans ordusu¸ herhangi bir varlık gösterememiştir. Bizanslı askerler¸ mücahitlerden oluşan bu ordunun karşısına çıkma cesareti gösterememiş ve İslâm ordusu salimen Medine'ye dönmüştür. Güç şartlar altında hazırlandığından dolayı bu orduya¸ “Ceyşü'l-Usre” (Zorluk Ordusu) denilmişti.4


Kıtlıkta Yoksullara Erzak Dağıtması


Halife Hz. Ebu Bekir döneminde bir kıtlık yaşanmıştı. Halk¸ durumlarını halifeye iletmek için¸ ona gitti ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın elçisinin halifesi! Ne yağmur yağıyor ne toprak yeşeriyor¸ insanlar açlıktan ölme korkusu içindedirler. Bu konuda ne düşünüyorsun?” Halife Hz. Ebu Bekir de¸ “Gidin¸ biraz bekleyin¸ ümit ediyorum ki Allah Teâl⸠size bir kapı açacaktır.” diyerek bir yandan vatandaşlarını teselli etmeye çalışmış¸ diğer yandan da hummalı bir arayış içine girmişti. O gün akşama doğru Hz. Osman'a ait bir ticaret kervanının Şam'dan gelmekte olduğu ve ertesi sabah kervanın Medine'ye ulaşacağı haberi geldi.


Hz. Osman¸ Şam'dan erzak yüklü 100 deve getirmişti. Develerin yükleri buğday¸ zeytinyağı ve kuru üzümdü. Develer¸ Hz. Osman'a ait alana alınıp yükleri indirilince şehir esnafı gelip karşısına toplandılar. Hz. Osman onlara “Evet¸ ne istiyorsunuz?” diye sorunca esnaf: “Ne için geldiğimizi biliyorsun¸ şu malını çabucak bize sat da gidelim. Bak¸ halkımız aç ve perişan¸ bu malı bekliyorlar.” dediler. Bunun üzerine Hz. Osman: “Peki¸ hay hay¸ ama söyleyin bakayım¸ bana ne kadar kâr bırakacaksınız?” diye sorunca: “Ölçek başına bir veya iki dirhem veririz.” dediler Hz. Osman: “Bundan daha fazlasını veren oldu.” diye itiraz edince; “Peki¸ dört dirhem verelim.” diyerek pazarlığa devam ettiler. Fakat Hz. Osman¸ bu kez de yine: “Bundan daha fazlasını verdiler.” dedi. Esnaf¸ bu sıkı pazarlık karşısında: “Peki¸ beş dirhem verelim¸ yetmez mi?” deyince Hz. Osman: “Hayır¸ daha fazlasını verdiler.” dedi ve diretti. Bu durumu hayretle karşılayan esnaf: “Ey Osman! Medine'de bizden başka esnaf yok. Bizden önce de buraya başka birileri gelmediğine göre sana bundan daha fazla kâr veren kim olabilir?” diyerek hayretlerini ifade ettiler.


Esnaf¸ bu durumu Halife Hz. Ebu Bekir'e bildirip üzüldüklerini ifade ettiler. Hz. Ebu Bekir¸ Hz. Osman'ı herkesten iyi tanıdığı için onlara şöyle dedi: “O¸ Rasûlullah'ın damadı olmakla şeref kazanmıştır. Cennette de onun arkadaşıdır. Siz onun sözünü yanlış anlamışsınızdır. Buyurun¸ beraber gidelim ve durumu kendisinden öğrenelim.” Hz. Osman'ın yanına vardıklarında Hz. Ebu Bekir: “Ey Osman¸ bu insanlar sözlerine üzülmüşler. Ne dersin? Meselenin aslı nedir?” dedi. Hz. Osman şöyle cevap verdi: “Ey Rasûlullah'ın halifesi! Onlardan daha iyi alıcı olan biri¸ 1'e 700 veriyor. Biz de buğdayı 1'e 700 verene sattık.” Hz. Osman bu sözleriyle¸ kervandaki malını Allah yolunda sadaka olarak verdiğini ifade etmek istiyordu. En sonunda Medine'nin toptancı esnafına niyetini şu şekilde açıkladı: “Bakınız¸ Yüce Allah şahidimdir. Bu kervanın yükünün tamamını sırf Allah rızası için perişan durumdaki insanlara ve Müslümanların yoksullarına sadaka olarak dağıtmaya niyet etmiş bulunuyorum.” Halife Hz. Ebu Bekir¸ Hz. Osman'ın bu cömert tutumunu çok beğendi ve O'nu alnından öptü. Bundan sonra Hz. Osman¸ 100 deveden indirdiği erzakı Medine'de bulunan fakir insanlara karşılıksız olarak dağıttı.5


 


Dipnot


1. Ağırman¸ Mustafa; “Devamlı verirdi¸ verdikçe malı eksilmez¸ çoğalırdı.”; Burhan Aylık Dergi; Yıl 4; Sayı 48; Eylül 2009; ss. 4-9.


2. Ağırman¸ 2009¸ss. 5-7.


3. Kandehlevi¸ M. Yusuf; Hayatü's-Sahabe; Hikmet Neşriyat; C. 2; İstanbul; t.y.; s. 281.


4. Nedvi¸ Ahmed ve Ensari¸ Sahib; Asr-ı Saadet:Hayatü's-Sahabe; (Urduce'den Tercüme: Ali Genceli); Şamil Yayınevi; C.1; İstanbul; 1985; s. 333.


5. Kandehlevi¸ s. 68.

Sayfayı Paylaş