SANALDAN HAYATA DÖNÜŞ

Somuncu Baba

Son yüzyılın en büyük buluşlarından biri olan internet¸ hayatımızda çoğu olumsuz olmak üzere köklü değişikliklere yol açtı. İnternet sayesinde bilgiye daha kolay ulaşır olduk ama buna karşılık âlim sayımız artmadı. Yine sosyal paylaşım siteleri sayesinde çoğuyla yüz yüze hiç görüşmediğimiz binlerce sanal arkadaşımız oldu ama bunun da kalıcı ve hakiki dostluklara zemin hazırladığı söylenemez

Son yüzyılın en büyük buluşlarından biri olan internet¸ hayatımızda çoğu olumsuz olmak üzere köklü değişikliklere yol açtı. İnternet sayesinde bilgiye daha kolay ulaşır olduk ama buna karşılık âlim sayımız artmadı. Yine sosyal paylaşım siteleri sayesinde çoğuyla yüz yüze hiç görüşmediğimiz binlerce sanal arkadaşımız oldu ama bunun da kalıcı ve hakiki dostluklara zemin hazırladığı söylenemez

İnternetin cep telefonuna girmesi ile birlikte¸ anbean başkalarının bizi¸ bizim de başkalarını takip etme imkânımız oldu. Bu durum çok mu gerekliydi tartışması ayrı bir konu ancak¸ takip etmek de edilmek de insanların hoşuna gidiyor.

İnternette asıl problem¸ internet kullanımının bağımlılık hâline gelmiş olmasıdır. O kadar ki¸ bazıları en geç yarım saatte bir sosyal paylaşım sitesindeki hesabına göz atamamış olsa bunu ciddi bir problem olarak algılıyor. Hasbelkader cep telefonu kaybolan¸ şarjı biten¸ şarj aletini bir yerde unutan birisi için o gün hayat duruyor¸ o kişi berbat bir gün geçirdiğini söylüyor.

Eğer bir kişi¸

1- Sadece birkaç dakikalığına diyerek internete girdikten sonra uzun süre internette vakit geçiriyorsa¸

2- Çevresindekilere internette geçirdiği süre hakkında yalan söyleme gereği duyuyorsa¸

3- Uzun süre bilgisayar başında kalmaktan mütevellit¸ kol¸ boyun¸ bel ve baş ağrısı yaşıyorsa¸

4- İnsanî ihtiyaçlar sebebiyle internetin başından zorunlu olarak ayrıldıktan sonra bir sonraki oturumu iple çekiyorsa¸

5- Aradığı bilgi ya da kişiyi bulmaya az kaldığını düşünerek arayışlarına devam ediyorsa bu kişi internet bağımlısıdır.

İnternet bağımlılığı¸ alkol ve uyuşturucu bağımlılığından daha fena bir hâl almıştır. Zira alkol ve uyuşturucuya her zaman ulaşma imkânı yoktur¸ olsa da maliyetlidir. Alkol ve uyuşturucunun zararı konusunda kullanıcılar dâhil bir fikir birliği vardır. Oysa internet bağımlılığının zararı dahi henüz tam olarak fark edilememiştir.

İnternet bağımlılığını tedavi etmek için bazı hastanelerde poliklinikler açılmıştır. Demek ki¸ resmî düzeyde bu bağımlılığın farkına varıldı. İnternet bağımlılığı artık tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak kabul ediliyor.

Hz. Ali (r.a)¸ “Alışkanlıklar insana musallat olur ve onu kontrolü altına alır.” der. Başlangıçta¸ internetin televizyona kıyasla daha çok kontrol edilebilir bir sistem olduğu sanılıyordu. Çünkü izleyiciler TV kanalından ne yayınlanmışsa onu izleyebiliyor¸ en fazla kanal tercihi yapabiliyordu. İnternette ise siteyi ya da kanalı siz belirliyorsunuz. Fakat son yıllarda özellikle sosyal paylaşım siteleri reyting için öyle şeyler geliştirdiler ki¸ kullanıcılar kendilerini anlık takipten alıkoyamaz hâle geldi. Bu da bağımlılık problemine yol açtı.

Bundan yirmi yıl önce parklar¸ bahçeler hatta araç kullanımına tahsis edilmiş işlek caddeler oyun oynayan çocuklarla cıvıl cıvıl idi. Artık parklarda oyun oynayan çocuklara çok az rastlıyoruz. Gençler temiz hava almak için parka çıkmış olsa bile elindeki telefonu karıştırmakla meşgul. Başını kaldırdığında görebileceği doğal ve güzel manzarayı bırakıyor¸ sanal âlemdeki sabit¸ donuk¸ ruhsuz resim ve görüntülere ulaşmaya çalışıyor. Parkta selam verebileceği¸ canlı bir şekilde sohbet edeceği insanların farkına bile varamıyor. İnternette çoğu kim olduğu belirsiz¸ maskeli¸ sanal kişilerle iletişim kurmaya çalışıyor. Bu durumu ‘trajikomik’ kelimesi en iyi şekilde ifade eder.

Babalar¸ çocukları bilgiye daha kolay ulaşsın¸ daha çok çalışsın ve başarılı olsun diye evlere önce bilgisayar aldı¸ sonra internet bağlattı¸ cep telefonları yaygınlaştıktan sonra da çocuklarla daha kolay ve sık iletişim kurabilmek için telefon aldı. Aileler¸ çocukları için yaptıkları bu masraflarla çocuklarını geleceğe daha iyi hazırlamayı umuyordu. Peki¸ sonuç ne oldu? Her birinin binlerce maliyeti olan bu cihazlardan her biri gençleri bilgiden¸ beceriden¸ yetenekten¸ kitaptan en önemlisi de hayattan koparan bir engel hâline geldi.

İnternette¸ Peygamberimiz’in insanlığı sakındırdığı üç büyük tehlike¸ insanların birçoğunu tehdit ediyor:

 

a) Zaman israfı: Ahirette insanlara zamanlarını nerede harcadıkları sorulacak.

b) Faydası olmayan ilim: Peygamberimiz¸ faydası olmayan ilimden Allah’a sığınmıştır.

c) Malayani sözler: Peygamberimiz (s.a.v.)¸ “Kişinin malayaniyi (boş sözleri) terk etmesi Müslümanlığının güzelliğindendir.” buyurmuştur.

 

Fuhuşa yaklaştıran¸ dolandırıcılığa ve sahteciliğe kapı aralayan tehlikeleri ayrı bir başlık altında ele almak gerekir.

İnternetin tehlikelerinden bahsederken interneti bütünü ile terk edin demiyoruz. Dostlarımızla anlık iletişimlerimize belli zamanlarda ve sürelerde devam edebiliriz. İnternetin bilgiye kolay ulaşma imkânından elbette yararlanacağız. Ama internetin aklımıza¸ gözümüze ve bedenimize zarar verici etkisinden kurtulmak için şu hususlara dikkat etmek gerekir:

 

– Bilgisayarı kullanmaya başlayacağınız zaman¸ oturum sürenizi baştan belirleyin.

– Bir oturumda en fazla yarım saat bilgisayarın başında kalın. Eğer işinizi bilgisayarla yapan bir çalışan değilseniz günlük iki saatten fazla bilgisayar ve telefon kullanmayın.

– İşiniz bitmemişse¸ internet kullanımına devam edecekseniz¸ en az on dakika teneffüs yapın¸ dışarı çıkın¸ hareket edin¸ meyve yiyin.

– Bilgisayarın başında iken beş dakikada bir gözünüzü birkaç kez kırpın¸ dışarı¸ uzak yerlere bakın.

– Masa ve sandalyeyi¸ bilgisayar mesafesini iyi ayarlayın; kol¸ boyun ve bel ağrısına sebep olacak sağlıksız oturuşlardan sakının.

– Çocuklarınızı internetin zararından koruyacak kadar internet kültürüne ve bilgisayar tekniğine vâkıf olun.

 

Sanal âlem¸ büyük şehirlerin nüfus yoğunluğu çok olan bir caddesine benzer. Orada her türlü insanla karşılaşırsınız fakat sadece kendinize yakın bulduklarınıza selam verirsiniz. Caddede insanlar tarafından nasıl tanınmak isterseniz öyle giyinir ve öyle davranırsınız. İnternette insanlarla yazışırken ve konuşurken bu gerçeği göz önünde bulundurmak gerekir.

Gerçek hayatta¸ canlı¸ dinamik ve beş duyu organı ile hissedilen bir hayat var. İnternette ise sadece iki duyu organı (görme ve işitme) işlev görüyor. İnternette gerçek hayata nispeten daha karmaşık¸ belirsiz¸ anarşik bir ortam hüküm sürüyor. Sanal âlem; varsayılan¸ statik¸ kaotik bir çevre sunuyor insanlara. İnternet¸ çoğu lüzumsuz bilgiler çöplüğü gibidir. İnternet birçoğu sahte¸ maskeli insanlar topluluğunun barınağıdır adeta.

Sanal bilgi ve görüntü¸ gerçek hayattan kopyalanıp yapıştırılmıştır. Sanalın sahte yüzünü anlamak için interneti teknik düzeyde bilmeye dahi gerek yoktur. Şimdi hayatın gerçekleri ile yüzleşme vaktidir. Hayatı sanal olarak değil hakikaten yaşayanlar¸ bu dünyada yaşamış sayılırlar. Sanalda yaşayanın yaşamı da sanaldır. Sanalda yaşayanların -mış gibi bir hayatı olacak. Bir varmış¸ bir yokmuş… Sanal¸ masal gibidir¸ masal kadar bir gerçeklik değeri vardır.

Aklını kullanan¸ ömür nimetinin kadrini bilen ve Allah’a vereceği hesabı düşünen için sanaldan hayata dönüş vakti gelmiştir. Ahirette hesabınızın zor geçmemesini arzu ediyorsanız¸ hayatı sanalda -mış gibi¸ masal gibi değil âdemoğlu adam gibi yaşayın¸ bihakkın yaşayın.

 

Sayfayı Paylaş