ÇOCUKLARI “TOSTLU” ELEŞTİREBİLMEK

Somuncu Baba

Aile eki diğer yazıları için tıklayınız

 

Okuldan eve¸ annemin kapıda hoş geldin deyip beni kucaklaması ve günümün nasıl geçtiğini sorması hayaliyle gelirim. Fakat daha eve adımımı atar atmaz annem¸ “Üstünü çıkar¸ askıya aş çantanı ortalık yere atma¸ ellerini yıka!”; sonrasında ise “Televizyonu açma¸ git dersine çalış¸ üstünü kirletme¸ beni bağırtma¸ eve zamanında gel…” gibi ardı arkası gelmeyen cümleler kurar.


Yine bir konu hakkında görüş söylediğimde ise; “Çok konuşma¸ kapat çeneni¸ senin aklın ermez¸ sen daha çocuksun¸ her şeye burnunu sokma¸ akşam yatmasını sabah kalkmasını bilmezsin¸ git yat…” türünden eleştiriler gelmeye başlar diye anlatıyor Emre adında bir öğrencimiz.


Bir anlık da olsa çocuğun yerine kendimizi koyduğumuz zaman düşüncesi bile insanı bunaltmaktadır. Peki¸ her gün bu eleştiri sürecini yaşayan çocuklar ne yapsın!


Eleştiri; daha çok¸ eksikleri söyleme anlamında çağrışım yapsa da aslında eleştiri bir insanın¸ bir eserin¸ bir konunun doğru ya da yanlış taraflarını göstermek amacıyla yapılan incelemedir.


Eleştiriler kişiden kişiye değiştiği gibi ortamdan ortama da değişmektedir. Eğer eleştirilecek kişinin sosyal statüsü yüksekse o kişi¸ yerine göre eleştirilmemekte ya da eleştirilirken daha yumuşak ifadeler kullanılmaktadır.


Eleştirilecek kişinin yaşı küçük ve sosyal statüsü düşükse eleştiride kullanılacak dil sert¸ bir o kadar da ölçüsüz olur. Eleştirdiğimiz kişi bir de kendi çocuğumuz ise eleştirideki cömertliğimiz daha fazla olur. Başka bir deyişle¸ konu yemeyip yedirdiğimiz¸ giymeyip giydirdiğimiz çocuklarımızın hâl ve hareketleri olunca bunu onların iyiliği için yaptığımızı düşünürüz. Bu düşünceyle¸ eleştirilerimizi sansürden geçirmeden ve çocuk üzerinde bırakacağı etkiyi hesaba katmadan yaparız.


Eleştiride En Çok Kullanılan Sözler


Anne babalar çocuklarını en çok yaramazlık¸ söz dinlememe ve derslere çalışmama konusunda eleştirmektedirler. “Sen adam olmazsın¸ kadir kıymet bilmezsin¸ hâlden anlamazsın¸ ne biçim çocuksun¸ anlayışı kıt…” gibi ifadeler¸ anne babaların en çok kullandıkları ifadelerin başında gelmektedir. İfadeler sert olduğu gibi¸ çözüm yolları söylenirken de yine olumsuz ifadeler kullanılmaktadır. “Ben senin yerinde olsaydım¸ bizim zamanımızda¸ yediğin önünde yemediğin arkanda…” şeklindeki ifadelerde de sitemkâr bir üslup vardır.


Anne babaların eleştiri anlamında kullandıkları suçlayıcı ifadeler¸ çocuklarda suçluluk duygusuna bağlı olarak düşük benlik saygısı geliştirecektir. “Ne yaparsam yapayım anne babama yaranamıyorum.” diyerek suçluluk psikolojisine gireceklerdir. Çocuklar¸ yinelenen suçlayıcı eleştirilere karşı koysalar da hatalarını düzeltmek yerine¸ anne babanın kendilerine uygun gördüğü kişiliğe bürünmeye çalışacaklardır.


Olumlu Eleştiriler Abartılmamalı


“Aferin sana¸ sen çok akıllı bir çocuksun¸ bunu hiç kimse senin gibi yapamaz!” gibi cümleler kurarak çocukların olumlu davranışlarını abartmamak gerekir. Çocukların başarılarını ve olumlu davranışlarını takdir ederken gerçekçi bir değerlendirme yapmak gerekir. Çünkü olumlu davranışlarına değil de kişiliklerine verilen abartılı geribildirimler¸ çocuklarda¸ kibirlenme ve büyüklenme gibi insanları küçük görme davranışına neden olacaktır.


Eleştiriler Nasıl Yapılmalı?


Eleştiriler yapılırken yumuşak bir dil kullanılmalıdır. Yetişkinlerde olduğu gibi¸ çocuklar da ne söylendiğinden çok nasıl söylendiğine bakarlar. Bağırarak¸ çağırarak ya da rica ederek onlara bir şeyler yaptırılmaya çalışılmamalıdır. Çocukların içinde bulunduğu ortam ile psikolojik hâlleri göz önünde bulundurularak uygun bir dil kullanılmalıdır.


“Kullarıma söyle¸ sözün en güzelini söylesinler…” (17/İsra¸ 53) “Ey Musa! Firavun'a karşı yumuşak söz söyle¸ ona yumuşaklık göster!” (20/Taha¸ 44) ayetleri eleştiri yaklaşımının nasıl olması gerektiğini en güzel şekilde açıklamaktadır.


Mevlana Hazretleri; sözün muhatabın gönlünde nasıl bir etki bırakacağını şu veciz sözleriyle ifade etmiştir:


“Söz vardır¸ keskin kılıç gibidir; dostluğu keser¸ öldürür. Kalpte tedavisi imkânsız yaralar açar. Gönül bahçesindeki yeşillikleri¸ sevgi çiçeklerini hazan mevsimi gibi kurutup öldürür. Bir söz de vardır ki¸ ilkbahar mevsimi gibidir. Her tarafı süsler¸ güzelleştirir¸ sayısız faydalar sağlar.”


Buradan da anlaşılacağı üzere¸ çocukların olumsuz davranışlarını eleştirirken “Tost Tekniği”ni kullanmak gerekiyor. Yani eleştirilecek davranışlar iki övgü arasına tost ekmeği arasına konan malzemeler gibi yerleştirilerek yapılmalıdır. Başka bir ifadeyle¸ çocuğun olumlu davranışları ön plana çıkarılarak övülmeli¸ sonra¸ eleştirilecek olumsuz davranışlar yumuşak bir ifade ile söylendikten sonra tekrar övgü dolu ifadeler kullanılmalıdır. Bunun için¸ çocuğun iki olumlu yanı bulunmadan eleştiri yapılmamalıdır.


Sayfayı Paylaş